Krishnamurti Subtitles

Dindar zihin çok olgusal bir zihindir

Amsterdam - 20 September 1981

Public Talk 2



0:47 Korkarım ki bu
son konuşma.
  
1:00 Güzel bir günde parkta oturan
iki arkadaş gibi,
  
1:08 yaşam hakkında konuşan,
 
1:15 sorunları hakkında konuşan,
 
1:21 varoluşlarının en doğal halini
ciddi olarak sorgulayan
  
1:30 ve kendilerine neden hayatın
bu kadar büyük
  
1:37 bir problem haline geldiğini
ciddi olarak soran iki arkadaş.
  
1:45 Neden sizler entellektüel olarak
oldukça bilmilş olsanız da
  
1:55 günlük hayatınız
anlamsız ve sıkıcı,
  
2:07 hayatta kalmanın haricinde
oldukça muğlaktır.
  
2:16 Neden yaşam, günlük varoluş
öyle bir işkence haline gelmiştir.
  
2:26 Birisi kiliseye gidebilir,
 
2:30 siyasi yada dinsel bir lideri
izleyebilir,
  
2:37 ama günlük yaşam
daima bir karışıklıktır
  
2:50 arasıra eğlenceli, mutlu
belirli periyotlar olsada,
  
2:58 ama daima hayatımızda
karanlık bir bulut vardır.
  
3:08 Ve bu birlikte
konuşan iki arkadaş,
  
3:12 bizim gibi,
siz ve konuşmacı,
  
3:20 tekrar birlikte
arkadaşça konuşarak,
  
3:26 belki muhabbetle,
ilgiyle, alakayla,
  
3:35 günlük hayatın hiç
problemsiz,
  
3:41 yaşamanın olası olup
olmadığına bakacağız.
  
3:50 Ve iyi eğitimli, belirli kariyerli,
uzmanlaşmış olsak da,
  
4:05 henüz çözülmemiş bu
 
4:13 acı, keder, keyif
 
4:17 ve bazen tamamen bencil olmamaın
büyük duygusuda vardır.
  
4:30 Ve bu sabah birlikte,
 
4:35 bu soruya girebilirsek:
neden insan oğlu bizim gibi yaşar,
  
4:47 saat 9 dan beşe yada
altıya kadar büroya gider
  
4:53 gelecek 50 yıl boyunca,
 
4:59 yada devamlı meşgul olur
sadece kendi problerinle değilde,
  
5:08 ama beynide,
zihnide sürekli meşguldür,
  
5:17 asla sesizlik yoktur,
asla huzur yoktur,
  
5:24 daima bir şeyle yada
başkasıyla meşguliyet vardır.
  
5:31 Ve hayatımız budur.
 
5:34 İşte günlük, monoton,
daha çok yalnız, yetersiz hayatlarımız.
  
5:44 Ve ondan
din ile ,
  
5:49 eğlenceninn her türlüsüyle
kaçmaya çalışırız.
  
5:55 Ve günü sonunda halen
aynı yerdeyizdir
  
5:59 binlerce ve binlerce
yıldan beri.
  
6:04 İçsel ve psikolojik olarak çoz
azıcık değişmiş gözüküyoruz.
  
6:11 Ve sorunlarımız artıyor.
 
6:16 Ve daima yaşlıkık korkusu,
 
6:24 bizi bitirecek hastalık, bir kaza
korkusu vardır.
  
6:34 Yani bizim çocukluktan
ölüme varoluşumuz budur,
  
6:44 kah istereyerek
kah istemeden ölelim.
  
6:58 Bu problem çözülmüş
görülmüyor hemde,
  
7:06 yaşamak ve ölmek problemi.
 
7:13 Özellikle kişi yaşlandıkça,
 
7:20 kişi olan herşeyi hatırlar:
 
7:24 zevkli zamanları,
acılı zamanları,
  
7:30 üzüntüleri,
gözyaşlarını.
  
7:38 Ancak bu bilinmeyen ölüm
denen şey vardır
  
7:46 ki hepimizi ürkütür.
 
7:51 Ve parkta sırada oturan
iki arkadaş olarak,
  
7:57 bu salonda bütün
ışıklarla filan değil,
  
8:03 ki oldukça çirkin,
 
8:06 ama parkta sırada oturmak
gün ışığında -
  
8:13 yaprakların arsından
dökülen ışık -
  
8:20 kanaldaki ördekler ve
yeryüzünün güzelliği,
  
8:26 tekrar birlikte konuşmak.
 
8:30 Ve işte bu yapacağımız şey,
 
8:33 uzun yaşamış iki arkadaş
olarak konuşmak,
  
8:44 bütün dertlerleriyle
uzun ciddi bir hayat yaşamış,
  
8:55 cinsellik sorunu,
yalnızlık,
  
9:01 çaresizlik, depresyon,
endişe, belirsizlik,
  
9:10 bütün bunlara karşı
anlamsızlık duygusu.
  
9:17 Ve daima bunların
sonunda ölüm vardır.
  
9:29 Ve onun hakkında konuşmak,
entellektüel yaklaşsak bile,
  
9:38 yani gerçeklesek onu,
deyelim kaçınılmaz,
  
9:45 bir çeşit düşünce ile
korkmadan yada kaçmadan,
  
9:55 öbürdünya, Asya dünyasının
inanışıyla, reenkarnasyon,
  
10:04 yada çok entellektüelseniz
bu herşeyin sonudur,
  
10:15 varoluşumuzun sonu,
deneyimlerimizin, anılarımızın,
  
10:25 şefkatin, zevkin bolluğun.
 
10:31 Ve de büyük acı ve
ızdırabında sonudur.
  
10:39 Bütün bunların anlamı,
 
10:42 bu hayat gerçekte,
eğer biri yakından incelerse,
  
10:49 daha çok anlamsızdır.
 
10:52 Biri entellektüel olarak, sözel
olarak hayata bir anlam verebilir,
  
11:02 ama yaşadığımız hayat
çok az bir anlam sahiptir.
  
11:12 Yani bu yaşamak ve
ölmek denen şey vardır.
  
11:21 Bildiğimizin hepsi bu.
 
11:26 Bundan gayrısı
bir teori, söylenti olur;
  
11:35 yada bir inancın arkasından koşmak
ki birileri bir tür güvenlik, umut bulur.
  
11:46 Ancak bu inanışlar
çok da sığdır,
  
11:52 hatta daçok anlamsızdır,
bütün inaçlar gibi.
  
11:59 Yada düşünce tarfından
tasarlanmış fikirleriniz vardır,
  
12:06 o fikirleri başarmak için
çabalarsınız.
  
12:12 Haytımız budur
 
12:19 çok genç de olsak,
yaşam dolu, neşeli,
  
12:29 neredeyse herşeyi
yapabilme duygusuyla,
  
12:36 ama gençlikle bile,
orta yaş ve yaşlılık,
  
12:43 daima bu soru vardır
- ölüm, öllmek.
  
12:53 Bu sabah bunun
hakkında konuşabilirmiyiz?
  
13:02 Lütfen dün
belirttiğimiz gibi,
  
13:07 beraber onun
hakkında düşünüyoruz.
  
13:11 Sadece birinin gösterdiği
değil,
  
13:17 bir seri sözcüğü dinleyen,
bazı fikirleri,
  
13:25 daha ziyade birlikte,
gerçekten birlikte,
  
13:32 bu yaşam ve ölüm sorununu
inceleyen kişlersiniz.
  
13:46 Herikiside kişinin
yüreğiyle,
  
13:53 kişinin bütün zihniyle,
yada kısmen, üstünkörü,
  
14:06 ve böylece çok
küçük bir anlamla yapar..
  
14:10 Öyleyse ilk önce beyinlerimiz
asla tamamen çalışmaz,
  
14:24 bütünüyle, sadece beynin küçük bir
parçasını kullanırız.
  
14:39 O parça düşüncenin
yapısalıdır.
  
14:47 O parça kendini bir parça
içinde var eder ve dolayısıyla eksiktir,
  
14:58 düşüncenin eksik olduğu gibi,
 
15:03 yani beyin çok dar
bir alanda iş görür,
  
15:08 duygularımıza bağlı olarak,
 
15:14 duygularımız da
kısmidir,
  
15:18 asla bütün duyular
tamamen aktif değildir.
  
15:25 Bilmiyorum, eğer
deneyimlemediyseniz
  
15:31 birşeyi bütün duyularınızla
seyretmeyi:
  
15:37 denizi seyretmeyi,
 
15:40 büyük bir çayırda
ayışığında kuşları seyretmeyi.
  
15:47 Kısmen
seyretmediyseniz
  
15:51 yada bütün duyularınz tamamen
aktif iken.
  
15:57 İki durum tamamen
farklıdır.
  
16:02 Birşeyi kısmen
seyrederken
  
16:07 ayırıcı egoist bir
 
16:11 davranış ve yaşam kurarsınız.
 
16:20 Ama o ayışığını
su üzerinde
  
16:25 gümüş bir iz yaparken,
bütün duyularınızla,
  
16:31 yani, zihninizle,
yüreğinizle,
  
16:34 sinirlerinizle, bütün dikkatinizi
o gözleme vererek izlerseniz,
  
16:40 o zaman kendiniz için gözlediğiniz
 
16:44 bir merkez
olmadığını göreceksiniz.
  
16:52 Öyleyse yaşamın ne
olduğunu ,
  
17:04 ve gerçekte ölmenin ne anlama geldiğini
gözleyebilirmiyiz?
  
17:12 Birlikte.
 
17:16 Yaşamımız, günlük hayatımız,
bir hatırlamalar sürecidir.
  
17:25 Beynimiz, zihnimiz
tamamen hafızadır.
  
17:38 Öylemi?
Bunde hemfikir miyiz?
  
17:48 Bu oldukça zordur
 
17:51 ki emin değilim
birbirimizi anladığımızdan.
  
18:01 Bilmiyorum ne kadar İngilizce
biliyorsunuz,
  
18:05 ve bu bir aşağılayıcı
durum değildir,
  
18:10 İngilizceyi tamamen anlasak ta,
 
18:13 konuşmacının ne dediğini
anlamanın garantisi yoktur.
  
18:18 Yada kısmen dinlersiniz,
kısmen İngilizce'yi anlarsınız,
  
18:28 ve böylece
dikkat dağılır,
  
18:34 ve yani kişi burada
oldukça afallar.
  
18:46 Konuşmacının kullandığı dil
 
18:50 çok sıradan
özel olmayan bir dildir.
  
18:58 Temel İngilizce'dir.
 
19:03 Öyleyse umarım
birbirimizi anlarız.
  
19:11 Diyoruz ki, biz
- biz egomuz, karakterimiz-
  
19:19 bütün yapımız tamamen hafıza olarak bir araya gelmiştir,
 
19:26 bizler hafızayız
-öylemi?
  
19:33 Bu araştırılacaktır,
lütfen, kabul etmeyin.
  
19:39 Gözyleyin, dinleyin.
 
19:43 Konuşmacı diyor ki,
 
19:45 siz, ego, ben,
hepberaber hafızadır.
  
19:57 Açıklığın olduğu nokta yada
yer yoktur.
  
20:07 Yada, umuda inanabilirsiniz,
inancınız olabilir
  
20:13 o içinizde kirlenmemiş
birşey vardır,
  
20:22 ki o Tanrı'dır, zamnsız
bir kıvılcımdır,
  
20:29 hepsine inanabilirsiniz.
 
20:32 Ancak o inanç sadece ilizyondur,
tüm inançlar öyledir.
  
20:41 Ama gerçek tüm
varoluşumuz,
  
20:48 tamamen hafızadır,
hatırlamadır.
  
20:56 İçsel olarak hafıza olmayan
bir nokta yada yer yoktur.
  
21:04 Eğer zamanınız varsa bunu
araştırabilirsiniz,
  
21:08 belki bu sabah değil,
çünkü kapsayacak çok şeyimiz var,
  
21:13 ama kendinizi cidden
sorgularsanız
  
21:18 o "ben"i ego'nun tamamen hafıza,
hatırlama olduğunu göreceksiniz.
  
21:32 Ve hayatımız budur,
hafızadan işgörür, yaşarız.
  
21:42 Ve bizler için ölüm
o hafızanın sona ermesidir.
  
21:49 Doğrumu?
 
21:56 Kendi kendime mi konuşuyorum,
yoksa bunda berabermiyiz?
  
22:04 Görüyorsunnuz, konuşmacı bu
bu parlak ışıklar olmadan,
  
22:12 ağaçlar altında, yada büyük bir çadırda
konuşmaya alışıktı
  
22:21 ve dinleyici ile
yakın bir iletişim vardı.
  
22:31 İşin doğrusu,
 
22:37 beraber konuşan
sadece siz ve ben varız,
  
22:43 bu müthiş
dinleyici ve salon yok,
  
22:49 ama siz ve ben nehir
kıyısında bir sırada oturup,
  
22:53 bir bankta, one
bu konuda beraber konuşuyruz.
  
23:00 Ve birimiz diğerine diyorki:
bizler hafızadan başka birşey değiliz,
  
23:10 ve o hafızaya bağımlıyız
 
23:18 evim, mülküm,
deneyimlerim, ilişkilerim,
  
23:29 gittiğim işyeri,
fabrika,
  
23:37 bir zaman boyunca topladığm
ustalık,
  
23:48 ben bütün bunlarım.
 
23:51 Ve ona, düşünce bağlıdır.
Yaşam dediğimiz budur işte.
  
24:06 Ve bubağımlılk,
bütün sorunlarıyla,
  
24:14 çünkü bağımlı olduğunuz da
kaybetme korkusu vardır,
  
24:22 bağımlıyız
çünkü yalnızız,
  
24:26 derinden dayanılan yalnızlık
boğucu, izole edici, depresesiftir.
  
24:40 Ve başkasına daha
çok bağlandıkça,
  
24:45 ki tekrar hafızadır
-başkasıda hafızadır:
  
24:53 karım, kocam, çocuklarım,
benden fiziksel olarak farklıdır,
  
25:06 psikolojik olarak karımın hafızası,
ona bağımlıyımdır,
  
25:17 isme, şekle,
varoluşum bağımlılıktır
  
25:23 bütün yaşamım boyunca
biriktirdiğimo hafızaya.
  
25:32 Nerede bağımlılık varsa
 
25:35 anlarım, gözlerim ki
çürüme vardır.
  
25:44 Bir inanca bağımlı olduğumda,
 
25:49 o inanca olan bağımlığktan
belirli bir güvenlik olacağını umarak,
  
25:57 hem psikolojik hemde
fiziksel anlamda,
  
26:03 o bağımlılık sadece
ilerdeki sınavdan korumaz,
  
26:11 halbuki birşeye acayip
bağlandığımda-
  
26:14 bir kişiye, bir fikre,
bir deneyime,
  
26:17 bile halen sınav yapılmaktan
korkarım.
  
26:21 Yani bağımlılık olduğunda
çürüme olur.
  
26:30 Ve kişinin bütün hayatı bilinenin
alanında bir devinimdir.
  
26:40 Açıkça böyle.
 
26:46 Ve ölüm bilinenin sona ermesidir.
Öylemi?
  
26:55 Fizeksel organizmanın
sona ermesi,
  
27:00 "ben" olan tüm hafızanın
sona ermesi.
  
27:07 Ben hafızadan başka birşey değilim,
hafıza da bilinendir.
  
27:17 Ölüm demek olan o herşeyi
bırakıp gitmekten korkarım.
  
27:30 Sanırım bu yeterince açık
en azından sözel olarak.
  
27:36 Yani, entellektüel olarak
bunu kabul edebilirsiniz.
  
27:41 Mantıken, akıllıca
gerçek budur.
  
27:47 Öyleyse soru: neden insanoğlu
dünya boyunca,
  
27:55 inandıklarına rağmen
- bazıları, Asya dünyasında-
  
28:00 kendilerinin tekrar dünyaya
gelecek yaşamda geleceklerine;
  
28:09 gelecek yaşamın çok daha şerefli,
başarılı,
  
28:20 daha iyi ev, daha iyi pozisyon.
 
28:25 Öyleyse tekrar dünyaya gelmeye
inananlar,
  
28:32 yani, ruh, ego,
"ben"-
  
28:35 ki bir öbek hafızadır-
gelecek yaşama doğmaya inanırlar.
  
28:46 Gelecek yaşam daha iyidir
çünkü şimdi doğru davranırsam,
  
28:52 kendimi doğru idare edersem,
şiddetsiz bir hayat yaşarsam,
  
29:01 açgözlü olmadan ve bunun gibi,
 
29:03 gelecek yaşam daha iyidir,
daha iyi pozisyon getirecektir.
  
29:10 Ama gelecek yaşam...
 
29:14 yeniden doğmaya inanmak
sadece bir inançtır
  
29:19 çünkü bu kuvvetli inançlara
sahip olanlar
  
29:24 bugün doğru bir
yaşam sürmezler.
  
29:28 Doğrumu?
Bütün bunları iziliyormusunuz
  
29:33 Gelecek yaşamın harika
olacağı sadece bir fikirdir.
  
29:39 Gelecek yaşamın güzelliği
 
29:42 şimdiki hayatın güzelliğiyle
uygun olmalıdır.
  
29:49 Ama şimdiki yaşam çok dolambaçlı
çok talepkar, çok karışıktır,
  
29:56 inancı unuttuk ve hile
ve ikiyüzlülükle çabalıyoruz,
  
30:02 kabalığın her şekliyle
ve benzerleriyle...
  
30:10 Bu ölümün gelecek yaşamda birşeylere
inanma açısından bir bakışıdır.
  
30:18 Ama bu teriyi kabul
etmeyenler için,
  
30:25 yeniden doğma hakkındaki kanıtları
toplasalr da,
  
30:31 ki oldukça saçmadır-
 
30:35 bütün bunları anlıyormusunuz?-
 
30:41 çünkü yeniden doğacak
olan nedir?
  
30:45 Devamlılığı olan nedir?
 
30:53 Sorumu anladınız mı?
Beraber mi konuşuyoruz?
  
30:58 Hayatımızdaki, günlük yaşamdaki
devam edecek şey nedir?
  
31:10 Dünün deneyiminin
hatırlanması mıdır,
  
31:15 zevkler, korkular, huzursuzluklar
 
31:19 ve işte o devamlılık
hayatın içinde
  
31:25 kırıp o akıntıdan
kaçmadığımız sürece öyle.
  
31:31 Doğrumu?
 
31:34 İşte soru: birisi yaşarken
sonladırmak,
  
31:43 bütün telaş, o enerji ile,
kapasiyeyle,
  
31:50 olasımıdır, örneğin
deyelimki bağımlılığı?
  
31:56 Çünkü öldüğünüzde
olacak olan budur.
  
32:02 Belki karınıza,
koacanıza bağımlısınız,
  
32:05 mülkünüze, - mülkünüze
değil, o tehlikelidir-
  
32:13 bazı inançlara bağlıyızdır,
Tanrıya inaç.
  
32:21 O inanç sadece düşüncenin
planı yada icadıdır,
  
32:27 ama ona bağlıyızdır çünkü bir
derecede güven duygusu verir
  
32:35 ne kadar aldatıcı olsada
ona bağlıyızdır.
  
32:42 Ölüm o bağımlılığın
sona ermesidir.
  
32:49 Yaşarken şimdi gönüllü
olarak kolayca bitirebilirmiyiz,
  
32:58 çabalamadan,
bağımlılığın o şeklini?
  
33:05 Ki anlamı bildiğimiz
bir şey karşı ölmektir.
  
33:11 İzliyormusunuz?
 
33:19 Bunu yapabilirmiyiz?
 
33:20 Çünkü o birlikte
yaşamak ve ölmektir,
  
33:26 bizi düşürecek bir hastalığı beklerken
 
33:31 yüz yada elli yılla
gecikmiş birşey değil.
  
33:37 Ama yaşamak bütün
canlılıkla, enerjiyle,
  
33:43 entellektüel kapasite,
büyük duygularla,
  
33:49 kesin sonuçları bitirmek,
 
33:56 kesin mizaçları, deneyimleri,
bağımlılıkları, incinmeleri bitirmek.
  
34:10 İşte o yaşarken
ölümle yaşamaktır.
  
34:17 Bunu anladınızmı?
 
34:20 Beraber miyiz?
 
34:24 Öyleyse o ölüm
çok uzak birşey değildir,
  
34:34 ölüm birinin hayatının
sona ermesi gibi birşey değildir,
  
34:41 bir kazayla, hastalıkla,
yaşlılıkla,
  
34:46 daha ziyade yaşamak,
hafızanın bütün bu şeylerine,
  
34:57 onu sonlandırmak,
ölümdür.
  
35:00 Bunun anlamı ölüm yaşamdan
ayrı birşey değildir.
  
35:13 Dünde söylediğimiz gibi
birlikte düşünmeliyiz,
  
35:27 nehrin kenarında
bir sıraya oturup,
  
35:35 su akarken, temiz su,
çamursuz, kirlenmemiş su,
  
35:43 dalgaların bütün
devinimlerini görerek
  
35:49 nehrin kenarında
biribirini takip ederek,
  
35:54 iki arkadaş olarak da
orada oturup,
  
36:00 din hakkında
konuşuruz.
  
36:07 Neden din yaşamlarımızda
böylesine büyük bir rol oynar
  
36:14 antik zamanlardan
günümüze kadar?
  
36:24 Dindar zihin
nasıl olur?
  
36:32 "Din" kelimesinin
gerçekte anlamı nedir?
  
36:39 Çünkü tarihsel olarak- birinin
hakkında okuduğu yığın bilgi değil
  
36:46 ama kişinin gözlediği uygarlıkların
nasıl yokolduğu,
  
36:53 ve tekrar farklı
bir dinle geldiği.
  
37:00 Dinler yeni uygarlıklar
yeni kültürler getirmiştir.
  
37:07 Teknolojik dünya,
bilgisayarlar değil,
  
37:14 denizaltılar,
savaş malzemeleri değil.
  
37:19 Nede işadamları,
yada ekonomistler,
  
37:24 ama dünya boyunca
din adamları
  
37:28 heybetli bir değişim
getirmişlerdir.
  
37:33 Öyleyse, kişi birlikte "din"
kelimesinin anlamını sorgulamalıdır.
  
37:43 Anlamı nedir,
 
37:47 sadece mantıksız batıl
itikatmıdır?
  
37:54 Yoksa çok ilerde
birşeyler mi vardır,
  
38:01 sonsuz güzel
çok fazla bişeyler mi?
  
38:12 Ve onu bulmak
gerekli değildir-
  
38:20 iki arkadaş olarak
hakkında konuşuyoruz-
  
38:23 özgür olmak gerekli
değildir
  
38:32 düşüncenin din olarak
icat ettiği herşeyden.
  
38:43 Sorumu anladınız mı?
 
38:46 Dinin anlamının ne
olduğunu bulmak istiyorum.
  
38:57 Derinliği nedir?
Sonu nedir?
  
39:03 Çünkü insan fiziksel varlığın ötesinde
sürekli
  
39:09 birşeyler aramıştır.
 
39:13 Daima araştırmış, bakmış,
acı çekmiştir,
  
39:23 kendine işkence etmiştir zaman olmayan
birşeyleri bulmak için,
  
39:34 düşünce olmayan,
inanç yada iman olmayanı.
  
39:46 Ve onu bulmak için
kişi tamamen özgür olmalıdır,
  
39:57 yoksa özel bir
inanca bağlıysanız
  
40:06 o kesin inanç sonsuz olanın
araştırılmasına engel olur,
  
40:13 sonsuz diye
birşey varmı
  
40:16 bütün zamanların ve ölçümlerin
ötesinde.
  
40:22 Yani kişi özgür olamlıdır,
 
40:27 eğer dinin ne olduğununn
sorgulanmasında ciddi ise,
  
40:34 kişi düşüncenin icat ettiği
herşeyden özgür olmalıdır,
  
40:40 din olarak ortaya konan şeyleri
bir araya getirmek için.
  
40:50 Yani, Hizduizim icat
ettiği herşey,
  
41:00 batıl itikatlarıyla,
inançlarıyla, imajlarıyla,
  
41:08 ve antik literatür
Upanishadslar olarak ve benzeri,
  
41:15 kişi hepsinden özgür
olmalıdır.
  
41:20 Eğer kişi bütün onlara bağımlıysa
o zaman doğal olarak,
  
41:28 orijinalin ne olduğunu
keşfetmek imkansızdır.
  
41:33 Sorunu anladınız mı?
 
41:36 Yani, eğer zihnim, beynim
 
41:40 Hindu batıl inancı
ile şartlanmışsa,
  
41:45 inaçları, dogmaları, ikonlarıyla,
 
41:53 bütün antik geleneklerle,
 
42:02 o zaman zihnim
oray demir atmıştır,
  
42:06 böylece ilerleyemez,
özgür değildir.
  
42:11 Yani kişi bütün bunlardan
tamamen özgür olmalıdır:
  
42:22 bir Hindu olmaktan. Doğrumu?
 
42:26 Benzer olarak, kişi düşüncenin
tüm icatlarından bağımsız olmalıdır,
  
42:37 törenlerden, dogmalardan,
inançlardan, sembollerden,
  
42:42 öğretmenlerden ve Hıristiyanlığın
benzeri şeylerinden.
  
42:47 Bu belki oldukça zordur,
yani eve yakın gelmek.
  
42:55 Yada eğer Seylan'a
yada Tibet'e giderseniz,
  
43:01 Kuzeye, bütün
ikonlarıyla Budizm,
  
43:08 Hıristiyan ikonculuğu gibi,
onlarda bu soruna sahiptir:
  
43:17 düşüncenin icat ettiği
objelere güvenlik için bağımlı olmak.
  
43:26 Öyleyse bütün dinler,
Hıristiyanlık, yada İsalm,
  
43:32 Hinduizim yada Budizm,
 
43:37 düşüncenin zaman
içinde devinimidirler
  
43:44 literatürle,
sembollerle,
  
43:50 zihin yada
elle yapılmış objelerle,
  
43:56 modern dünyada
hepsi dinsel olarak kabul edilir.
  
44:06 Konuşmacıya göre
din değilidirler.
  
44:15 Konuşmacıya göre
yanılsamanın bir şeklidir,
  
44:20 rahat ettiren, tatmin eden, romantik,
duygusal ama gerçek değil,
  
44:30 çünkü din hayatı, yaşam
şeklimizi etkilemelidir,
  
44:38 hayatın anlamı
odur.
  
44:44 Çünkü sadece
o zaman düzen olduğunda-
  
44:48 dün konuştuğumuz gibi-
hayatlarımızda.
  
44:56 Düzen düzensizlikle tamaen ilgisiz
birşeydir.
  
45:05 Düzensizlikte yaşarız, buda
çatışma, çelişkidir,
  
45:11 birşey söyleyip, başak birşey yapmak,
birşey düşünüp başka türlü davranmak,
  
45:16 çelişki budur.
 
45:20 Çeliki olan yerde,
ki bölünmedir,
  
45:24 düzensizlik olmadır.
 
45:29 Ve dinsel zihin tamamen
düzensizlikten bağımsızdır.
  
45:37 Dinsel hayatın temeli
budur,
  
45:43 guruların saçmalıkları ve
aptallıkları ile süregiden değildir.
  
45:53 Bilirsiniz en eşsiz
şey:
  
46:00 birçok guru konuşmacıyı
görmeye geldi, birçoğu.
  
46:08 Çünkü gurulara saldırdığımı
sandılar.
  
46:14 Anladınız mı?
 
46:17 Beni saldırmamaya
razı etmeye çalıştılar.
  
46:23 Derlerki, ne diyorsun
ne yaşıyorsun
  
46:28 mutlak gerçektir,
ama bizim için değil,
  
46:32 çünkü biz senin kadar ileri gitmemiş
insanlara yardım etmeliyiz.
  
46:37 Oynadıkları oyunu görüyorsunuz.
Anladınız mı?
  
46:43 Yani, kişi merak eder
neden Batı dünyası,
  
46:50 bazı Batılı'lar
Hindistan'a gider,
  
46:57 bu guruları izler, başlatılırlar
- ne demekse-
  
47:05 farklı elbiseler giyerler
ve sanırlar ki korkunç dindardırlar.
  
47:12 Ama elbiselerini soyarsanız,
 
47:18 durdurup ve hayatlarını sorgularsanız,
sizin ve benim gibidirler.
  
47:24 Yani, aydınlanmayı bulmak için
bir yere gitme fikri,
  
47:31 adınızı Sanskrit ismine
değiştirmek,
  
47:38 son derece saçma
romantik ve gerçekdışı görünür,
  
47:46 ama binlercesi bunu yapıyor.
 
47:50 Muhtemelen eğlencenin
çok da anlamlı olmayan bir türü.
  
48:01 Konuşmacı saldırmıyor.
Lütfen anlayalım:
  
48:06 hiçbir şeye saldırmıyoruz,
sadece gözlemliyoruz,
  
48:12 insan zihninin saçmalığını
gözlüyoruz,
  
48:19 ne kadar kolay yakalndığımızı,
son derece ahmakız.
  
48:27 Öyleyse, dinsel zihin çok
gerçekçidir, gerçeklerle uğraşır.
  
48:38 Yani, gerçek şu anda
olandır,
  
48:44 dış dünya ile,
ve içerdeki dünya ile.
  
48:51 Dış dünya içerdeki
dünyanın ifadesidir,
  
48:55 içeri ve dışarı arasında
bölünme yoktur-
  
49:00 ki içine girip açıklamak çok uzundur.
 
49:03 Yani, dinsel hayat,
düzenin yaşamıdır, çaba gerektirir,
  
49:10 kişinin kendisinde ne olduğuyla
uğraşmasını gerektirir,
  
49:18 aldanmasız, böylece kişi
düzenli, dorğu bir yaşama ularşır.
  
49:29 Bu kurulduğunda,
sarsılmazca,
  
49:35 o zaman meditasyonun ne olduğunu
sorgulamaya başlayabiliriz.
  
49:48 Belkide o sözcük
Batı dünyasında,
  
49:58 yirmi yıl ömce yoktu
yada otuz yıl önce.
  
50:02 Doğu'lu gurular
onu buraya getirdiler.
  
50:06 Tibet meditasyonu
vardır,
  
50:10 Zen, Hindu
meditasyonu,
  
50:18 özel bir gurunun
özel bir meditasyonu vardır,
  
50:25 yoga meditasyonu,
bağdaş kurup oturursun,
  
50:31 nefes alırsın, bilirsiniz hepsini.
 
50:38 Hepsi meditasyon diye adlandırılır.
 
50:48 Bunları yapan insanlara kara
çalmıyoruz.
  
50:54 Meditasyonun ne kadar
saçmalaştığını gösteriyoruz.
  
51:04 Hıristiyan dünyası
tefekküre inanır,
  
51:14 kendini Tanrının arzusuna,
inaytine vermek ve benzeri.
  
51:25 Asya dünyasında da
aynı şey vardır,
  
51:30 sadece Sanskritçe farklı
kelimeler kullanılırlar,
  
51:35 ama aynı şeydir:
 
51:38 ebedi güvenliği
arayan insan,
  
51:46 mutluluğu, barışı,
dünyada bulamaz,
  
51:53 başka biryerde olacağını
umud eder,
  
51:59 bozulmayan birşeyin
umutsuz aranması.
  
52:09 Bu insanın ölçülemez zamandan
beri aradığıdır.
  
52:21 Antik Mısır'lılar,
antik Hindu'lar,
  
52:25 Budist'ler ve benzeri, bazı
hıristiyanlar da bunu izlemiştir.
  
52:37 Yani birlikte sorgulamak,
 
52:43 meditasyonunn ne olduğuna
derinlemesine gitmek,
  
52:51 ve kutsal, mukaddes birşeylerin
olup olmadığnı
  
52:58 düşüncenin kicat edip
kutsal olan değil,
  
53:05 o kutsal değildir,
düşüncenin icat ettiği şey kutsal değildir,
  
53:10 mukaddes değildir,
çünkü bilgi üzerine kurulmuştur,
  
53:16 ve bilgi eksil olmuştur,
düşünce ne bulursa bulsun,
  
53:23 nasıl kutsal olabilir ki?
 
53:25 Ama bizler bütün dünya da
düşüncenin icat ettiğine ibadet ederiz.
  
53:37 Öyleyse birlikte, organize olarak,
bazısı kısmen, bazısı tamamen,
  
53:47 bütünüyle, yaşamlarında düzenle,
davranışlarında düzenle,
  
53:52 hiç çelişki olmayan
hepsinde,
  
53:57 onun organize olduğu,
ve rededildiği, tamamen redeildiği,
  
54:06 meditasyonun çeşitli şekillerinin
olduğu, kendi sistemleri ve tecrübeleri
  
54:14 çünkü tecrübe ettiğinizde
tekrar ve tekrar yeniden yaparsınız,
  
54:22 bir piyanistin çalıştığı gibi,
belki bir notayı yanlış çalışıyordur.
  
54:30 Yani bir kalıp
uydurmak kolaydır,
  
54:38 birinin söylediği
birşeye boun eğmek,
  
54:45 sizi o şey neyse onun
en yüksek seviyesine götürecektir.
  
54:51 Yani pratik yaptıkça,
sistemleri kabul edersiniz
  
54:56 çünkü "olandan" başka birşeyi
elde etmek istersiniz.
  
55:03 Şimdi biz de tamamen
zıt birşey söylüyoruz.
  
55:09 Hiç bir sistem,
pratik yoktur
  
55:23 ama özgür bir zihnin
açık algısı,
  
55:30 hiç yönlendirme, seçim olmadan
özgürce gözleyebilecektir.
  
55:39 Birçok meditasyonların bu
düşünceyi kontrol etme sorunu vardır.
  
55:53 Tecrübe eden
tecrübe ettiğinden farklıdır.
  
56:00 Umarım bütün bunları
izliyorsunuz, eğer sizi ilgilendiriyorsa.
  
56:08 Yani birçok meditasyon
Zen, hindu,
  
56:14 Budist, Hıristiyan
yada son guru,
  
56:21 düşüncenizi kontrol eder,
çünkü böylece, merkezileşirsiniz
  
56:30 bütün enerjinizi
özel bir noktaya getirirsiniz.
  
56:35 Buda konsantrasyondur.
 
56:41 Yani bir kontrolcu vardır ve
kontrol edilenden farklıdır.
  
56:48 Bütün bunları izliyormusunuz?
 
56:50 Ki kontrolcu
geçmiştir,
  
56:56 ki halen düşüncedir,
halen hafızadır,
  
57:01 ve kontrol ettiği halen
düşüncedir,
  
57:04 ki oda endişelidir,
böylece çatışma olur.
  
57:10 Sezsize oturursunuz düşünce gider,
konsantre olmak istersiniz,
  
57:16 pencereden bakan okul çocuğu gibi
ve öğretmen derki,
  
57:21 " Dışarı bakma,
kitabına bak"
  
57:25 Ve bizde aynı şeyi yapıyoruz.
 
57:28 Yani kişi gerçeği öğrenmelidir,
kontrolcü kotrol edilendir.
  
57:39 Açık mı bu?
 
57:46 Bütün bunlar adım adım mı
açıklanmalıdır?
  
57:52 Öyle- açıklayacağım, lütfen.
 
57:57 Kontrolcu, düşünen,
deneyimleyen,
  
58:05 sanırız ki
kontrol edilenden farklıdır,
  
58:12 düşüncenin deviniminden,
 
58:17 denyimleyenden
ve deneyimden,
  
58:21 sanırız ki bu iki
devinim farklıdır.
  
58:26 Ama yakından gözlerseniz,
düşünen düşüncedir.
  
58:32 Düşünce düşüneni
düşünceden ayırır,
  
58:38 sonra derki
"kontrol etmeliyim".
  
58:42 Bütün bunları izliyor musunuz?
 
58:45 Çok mantıklıdır, çok akıllıcadır.
 
58:49 Yani ne zaman kontrolcü,
kontrol edilendir,
  
58:55 o zaman çatışmayı
tamamen ortadan kaldırırsınız.
  
58:59 Çatışma sadece
bölünme varken vardır.
  
59:05 Sizinle Alman'lar,
İsrail'lilerle Arap'lar arasında.
  
59:10 Nerede ulusalcılık yada
ekonomik,
  
59:14 yada sosyal bölünme varsa
orada çatışma vardır.
  
59:18 Yani içsel olarak gözlemci ile
tanıklık edenle,
  
59:25 deneyimlenenden farklı olan
 
59:26 deneyimleyen kişi arasında
 
59:31 daima çatışma olur.
 
59:34 Ve hayatlarımız çatışmadır
çünkü bu bölünme ile yaşarız.
  
59:40 Ama bu bölünme boştur,
gerçek değildir,
  
59:48 kontrol eden alışkanlığımız
olmuştur, kültürümüzdür.
  
59:53 Asla kontrol edenin
kontrol edilen olduğunnu göremeyiz.
  
59:59 Öylemi? Bunları alıyormusunuz?
 
1:00:02 Öyleyse, ne zaman kişi görürse,
sözel, fikirsel olarak değil,
  
1:00:14 ütopyacı bir hal olarak değil
sizin şimdi çabaladığınız,
  
1:00:23 ama onu gözlemek
gerçekten kişinin hayatında
  
1:00:28 kontrolcunun kontrol
edilen olduğunu,
  
1:00:33 düşünenin düşünce,
 
1:00:38 o zaman bütün düşünce dizgemiz
kökten bir değişime gider
  
1:00:45 çünkü çatışma yoktur.
 
1:00:50 Ve eğer meditasyon yapıyorsanız
bu kesinlikle gereklidir
  
1:00:57 çünkü meditasyon yüksek derecede
tutkulu bir zihin ister.
  
1:01:05 Ve böylece yüksek
zekalı,
  
1:01:10 zeka ki sevginin
içinden doğmuştur,
  
1:01:14 kurnaz düşünceden çıkmamıştır.
 
1:01:19 Yani meditasyon demek
hayatınızda çelişki olmayan
  
1:01:29 düzenin kurulması
demektir.
  
1:01:34 O zaman bütün sistemleri,
meditasyonları, hepsini redederek,
  
1:01:42 çünkü zihnin tamaen özgür
yönlendirmesiz olması gerekir,
  
1:01:53 ve aynı zamnda tamamen
sesiz bir zihin demektir.
  
1:02:04 Olanaklımıdır?
 
1:02:07 Çünkü durmadan
gevezelik ediyoruz,
  
1:02:12 bu yeri terk ettiğiniz anda
biliyorum gevezeliğe başlayacaksınız.
  
1:02:20 Yani zihinlerimiz
devamlı meşguldür,
  
1:02:24 gevezelikle, düşünmeyle, çabalamayla,
böylece de hiç yer yoktur.
  
1:02:32 Boşluk sessizlik
için gereklidir.
  
1:02:40 Çabalayan, pratik yapan bir zihin için,
 
1:02:43 sessiz olmak isteyen
asla sessiz olamaz.
  
1:02:49 Ama o sesizliğin mutlaka
gerekli olduğunu görünce,
  
1:02:58 düşünce tarfından
tasarlanan sezsizlik değil,
  
1:03:03 iki nota arasındaki sessizlik değil,
iki gürültü arasında olan değil,
  
1:03:06 iki savaş arasında değil,
ama düzenin sessizliği.
  
1:03:19 Ve mutlak sesizlik
olduğunda-
  
1:03:27 insan tarafından üretilen değil
 
1:03:31 ki birçok meditasyonun
yapmaya çalıştığı: sessizliği üret.
  
1:03:39 Yani, üretilmiş düşünce,
asla sessizlik değildir.
  
1:03:45 Bilmem ki bunun saçmalığını
görüyormusunuz?
  
1:03:50 Öyleyse o sessizlik olduğunda
insan keşfederki
  
1:03:58 - pardon, insan keşfetmez-
 
1:04:00 o sessizlikte, gerçek,
ki ulaşılacak yolu yoktur, varolur.
  
1:04:10 O zaman gerçek, zamansızdır,
kutsaldır, bozulamazdır.
  
1:04:22 Meditasyon odur,
dinsel zihin odur.
  
1:05:09 Alt yazılar telif hakkı
KRISHNAMURTI TRUST Vakfına aittir.