Krishnamurti Subtitles

Bombay (Mumbai) - 9 February 1984

Public Question & Answer



1:32 Birkaç soru var,
 
1:36 birçok.
 
1:43 Bir soruya nasıl yaklaşırsınız?
 
1:50 Soru cevaptan
daha mı önemlidir,
  
2:00 veya cevap sorunun
bizzat içinde midir?
  
2:09 O halde, bu sorulara
geçmeden evvel soruyoruz:
  
2:16 bir soruyu nasıl karşılarsınız,
bir soruya nasıl bakarsınız,
  
2:22 bir soruya nasıl cevap verirsiniz.
 
2:31 Veya, sadece soruya
bir cevap arayışındasınız-
  
2:39 bir cevap arıyorsanız,
 
2:41 cevap sorudan
daha önemlidir.
  
2:49 O halde, çok önemli olduğunu
söylüyoruz
  
2:54 bir soruya
ne şekilde yaklaştığınızın.
  
3:04 Ve soruyu sorgulama
 
3:06 şekliniz de,
 
3:11 çünkü cevabın kendisi
sorunun içinde yatar,
  
3:16 ondan ayrı değildir.
 
3:19 Umarım bu açıktır,
 
3:23 iki taraf olarak bir soruya
cevap arıyoruz,
  
3:34 ama biz çok daha önemli
olduğunu söylüyoruz
  
3:41 sorunun doğası
ve içeriğinin.
  
3:50 O halde, ikimiz de,
siz ve konuşmacı,
  
3:56 sorunun kendisini
inceleyeceğiz,
  
4:02 ve sorunun anlaşılmasınını
ardından
  
4:05 cevap, bu sorunun
incelenmesidedir.
  
4:11 Umarım bu açıktır.
 
4:17 Burada birkaç soru var
ve siz ve konuşmacı beraberce
  
4:28 sorunun doğasına
inecekler
  
4:35 ve sonrasında büyük ihtimalle
 
4:36 sorunun kendi içinde
cevabı bulabileceğiz.
  
4:43 Bu oldukça açık oldu mu?
 
4:48 O halde, önce
soruları okuyacağız.
  
4:54 1. soru: Güzellik nedir?
 
4:58 Güzel olan şeyleri
neden severiz?
  
5:04 Güzellik nedir ve güzel şeyleri
neden severiz?
  
5:16 Soru budur.
 
5:20 O halde beraberce
inceleyip soruşturacağız,
  
5:24 sorunun kendisini bulacağız,
sorunun içeriğini.
  
5:31 Bu açık mıdır?
 
5:35 Soran kişi güzellik nedir
diye soruyor.
  
5:42 Şimdi bu salonun etrafına
baktığınızda, burası güzel mi?
  
5:52 Gece gökyüzüne
baktığınızda,
  
5:57 gökteki yıldızla beraber,
bu güzel midir?
  
6:04 Veya harika bir gün batımı gördüğünüzde,
 
6:10 renkli, çok derin,
acayip bir genişleme hissi
  
6:17 ve tüm evren
ışık ve renkle dolu,
  
6:22 bu güzel midir?
 
6:25 Veya sadece insan yapımı olan
şeyler güzeldir.
  
6:36 İnsanoğlu, katedral,
tapınak, kilise
  
6:45 ve farklı türde camiler yapmıştır,
dünyanın her yerinde.
  
6:52 O halde, insan yapımı şeyler,
resim yapma,
  
6:58 şiir, heykel, bina gibi,
 
7:04 hepsi insan ürünüdür
ve bu yüzden güzel midir?
  
7:11 Yani, güzelliğin ölçütü
insan mıdır
  
7:17 veya insan herşeyin ölçütü müdür?
 
7:23 Birbirimizi anlıyor muyuz?
 
7:33 Güzelliğin ne olduğunu
bulmak için soruyoruz.
  
7:38 Bu çok karmaşık bir soru
ve çok fazla duyarlılık
  
7:44 istiyor kendimiz adına
bulmak için.
  
7:51 Harika bir gün batımı görüyorsunuz,
 
7:57 sabahın erken saatlerinde güneşin
ağaçlar arasından yükselişini.
  
8:04 Veya berrak mavi gökyüzüne karşı
muazzam bir dağ görüyorsunuz,
  
8:13 zarif, sessiz,
 
8:17 ulu bir güzellik,
büyük bir onur hissi,
  
8:24 şaşırma hissi.
 
8:28 Bu olduğunda,
 
8:31 yani, olağanüstü
birşey gördüğünüzde,
  
8:37 ona baktığınızda
ne olur?
  
8:43 Deniz üstündeki gün batımına
ve acayip bir ışık,
  
8:52 gün batımından kaynaklanan parlaklığa
baktığınızda,
  
8:57 sizin içinizde ne olur?
 
9:06 Lütfen,
beraber sorguluyoruz.
  
9:10 Konuşmacının sorunuzu
cevaplamasını beklemeyin.
  
9:17 Soruyu beraberce
inceliyoruz,
  
9:22 soru ne ise-
politik, ekonomik, sosyal vb..
  
9:29 Soran kişi burada soruyor;
'Güzellik nedir?'
  
9:38 Biz de güzellik sadece
 
9:43 benlik, 'ben' yoksa vardır diyoruz.
 
9:51 İnsan-yapımı şeyler bir resim,
 
9:59 bir ağacın veya birinin, ya da
ışıkla dopdolu, hacimli
  
10:08 büyük bir ırmağın
harika bir fotoğrafı gibi,
  
10:17 tüm bunlara baktığınızda,
yeryüzünün harikasına,
  
10:23 yeryüzünün güzelliğine,
içinizde neler olur
  
10:31 olağanüstü güzellikte
birşeye baktığınızda?
  
10:37 O an için var olmazsınız.
 
10:44 Tüm problemleriniz
kaygılarınızla,
  
10:48 günlük sorunlarınız
ve karmaşa ve kafa karışılığınızla
  
10:53 bunların hepsi uçar gider
 
10:59 olağanüstü güzellikte
birşeyi görmekle.
  
11:07 O an için siz yoksunuzdur.
Buna katılır mısınız?
  
11:14 Tüm bunları dinliyor musunuz?
 
11:18 Eğer dinliyor ve güzellik olduğunda
görüyor veya algılıyorsanız-
  
11:30 bunu algıladığınızda, sadece kadın ya da
erkeğin fiziksek güzelliğini değil
  
11:38 bunu algıladığınızda,
o saniye için benliğiniz yoktur.
  
11:47 Ben işte bunu olağanüstü
güzellik olarak sayarım.
  
11:53 Ve ayrıca-
 
11:57 burası ne kadar da gürültülü, değil mi-
 
12:01 ve ayrıca soruda
 
12:05 neden güzel olan birşeyi
sevdiğimiz de soruluyor.
  
12:11 Ve bu soru aynı zamanda,
 
12:14 çirkin, kirli birşeye
nasıl izin verdiğimizi içeriyor.
  
12:20 Bombay'ın kirli caddeleri gibi.
 
12:24 Neden tolere ediyoruz,
neden izin veriyoruz?
  
12:29 Söyle söyleyebilirsiniz:
'Bu, bizim sorumluluğumuz değil,
  
12:33 hükümetin sorumluluğudur'
 
12:36 ve devlet sahtekardır ve
bu yüzden herşey mahvoluyor.
  
12:43 Ama bizler içinde yaşadığımız çevreyi
duyarlı şekilde fark ediyor muyuz?
  
12:57 İçinde yaşadığımız odayı,
acaba düzenli mi, temiz mi,
  
13:04 iyi oranlanmış mı,
tüm bunların farkında mıyız?
  
13:10 Veya sadece herşeye katlanıyor muyuz?
 
13:18 Ve çoğumuz -
 
13:22 sürekli gördüğünüzde
bakımsızlığı,
  
13:29 kiri, insanın insana
yaptığı insafsızlığı,
  
13:36 buna alışıyorsunuz,
duyarlılığınız köreliyor, saptırılıyor
  
13:44 ve bu yüzden gerçekten güzel olanı
hiç görmüyorsunuz.
  
14:09 2.soru: Gerçeğin algılanması
mümkün olabilir mi
  
14:17 düşünce müdahalesi olmadan?
 
14:20 Olanın algılaması düşünce müdahalesi
olmadan mümkün müdür?
  
14:32 Soruyu anlıyorsunuz?
 
14:36 Bir ağacı, karınızı
veya kocanızı,
  
14:50 veya patronunuzu, yardımcınızı,
hizmetçinizi
  
14:57 veya etrafınızdaki doğayı algılamak
mümkün mü,
  
15:00 düşünce müdahalesi olmadan
algılamak?
  
15:11 Soru açıksa,
 
15:16 yani, görebiliyor musunuz
bir ağacı veya yeni ayı
  
15:27 veya güneşin batışını,
 
15:31 karınızı, kocanızı
ve çocuğunuzu,
  
15:37 düşünce araya girmeden
kendi algınızla?
  
15:47 Soru budur.
 
15:52 Hadi soruyu inceleyelim.
 
15:57 Algılamaktan neyi kastediyoruz
-algılamak, gözlemek?
  
16:12 Karınızı veya kocanızı
veya
  
16:15 kız arkadaşınızı ya da oğlunuzu
algıladığınızda,
  
16:20 onları oldukları gibi görebiliyor musunuz,
 
16:26 ya da onlarla ilgili
bir resim, bir imajınız var
  
16:38 ve bu imaj vasıtasıyla,
 
16:40 hatıraların, varılan sonuçların
renkli gözlükleri vasıtası ile
  
16:47 bakıyorsunuz.
 
16:52 Lütfen konuşmacının
söylediklerini gözlemleyin.
  
16:58 Kendi karınızı veya kocanızı,
 
17:02 ya da komşunuzu veya
patronunuzu vb inceleyin,
  
17:07 onlara bakabiliyor musunuz
 
17:10 hiçbir düşünce, imaj veya kelime
hareketi olmadan.
  
17:22 Diyelim ki ben evliyim-ki değilim-
evli olduğumu varsayalım.
  
17:31 Karımla yirmi veya otuz senedir
ya da on beş gündür yaşamaktayım
  
17:38 ve bu zaman dilimi içinde
 
17:44 farklı olaylar, rastlantılar vasıtası ile
 
17:51 onunla ilgili bir imaj yarattım.
 
17:55 Onun da benim üstüme bir imajı var.
 
18:00 Bu imajlar, bu hatıralar,
 
18:05 ona gerçekte bakmama engel oluyor,
onun ne olduğuna.
  
18:12 Ve o halde şu soru ortaya çıkıyor:
 
18:15 bir insana bakmak
mümkün müdür,
  
18:20 ister benim karım, isterse bir komşu
ya da yabancı biri olsun,
  
18:28 tek bir düşünce hareketi olmadan
onlara bakmam.
  
18:36 Soru soranın sorduğu
şey budur.
  
18:42 Siz orada ve konuşmacı
burada oturuyor.
  
18:48 Besbelli konuşmacı üstüne imajlar,
varsayımlarla,
  
18:58 konuşmacıyla ilgili hatıralarla
beraber buradasınız, öyle değil mi?
  
19:10 Benim sorumu yanıtlıyor musunuz?
 
19:15 Konuşmacıyı gözlemleyebilir misiniz
 
19:19 onun üstüne yarattığınız
ünü, şanı katmadan,
  
19:26 onunla ilgili söylenen
tüm şeyler olmadan
  
19:30 ve onun hakkında okuduğunuz herşeyi
veya onun tüm söylediklerini
  
19:37 -hepsini bir kenara bırakın
ve ona bakın, onu gözleyin.
  
19:45 Bunu yapacak mısınız, yapabilir misiniz?
 
19:50 Yani, birşeye veya birine
bakma,
  
19:57 önceki bir anı, varsayım,
anımsama olmadan.
  
20:03 Sadece taptaze bakın-
bu mümkün müdür?
  
20:11 Bu, düşüncenin sizin gözleminize
müdahale etmediği anlamına gelir.
  
20:20 Hiç denediyseniz veya
bunu ileride yapacaksanız,
  
20:25 çok olağanüstü şeylerin
olduğunu göreceksiniz.
  
20:28 Önceden hiç düşünmediğiniz
birşeyi keşfedeceksiniz.
  
20:34 Tamamen yeni birşeyi
keşfedeceksiniz.
  
20:41 Karınıza veya kocanıza
baktığınızda
  
20:46 onunla ilgili biriktirdiğiniz
hiçbir anı olmadan
  
20:52 ve onun da sizinle ilgili,
 
20:56 o durumda ona ilk kez
taptaze bakıyorsunuzdur!
  
21:04 Böylece bir ilişki
sürekli yenilenir, tazedir.
  
21:13 Eski anılar işlemez
ve araya girmez.
  
21:19 Bunları hiç denediniz mi?
Veya sadece dinliyorsunuzdur-
  
21:24 'Evet, kulağa çok ilginç geliyor,
ama bunları yapamam' ve devam edersin.
  
21:33 O halde, bunu gerçekten
bir yada iki kez yaparsanız,
  
21:39 tüm birikmiş anıları
bir kenara bırakırsanız
  
21:44 onunla ilgili,
 
21:49 o halde o kişiye
ilk kez taptaze bakıyorsunuzdur.
  
21:59 Ve o kişiye
taptaze baktığınızda
  
22:02 tamamen yeni birşey ortaya çıkar,
 
22:05 yeni bir tür bir ilişki olur.
 
22:26 3. Soru: İlgisiz bir koca ile
nasıl yaşanır?
  
22:37 İlgisiz bir koca ile
nasıl yaşanır?
  
22:43 Bilmiyorum.
 
22:57 Bu soruyu irdeleyelim.
 
23:09 Koca nedir ve
eş nedir?
  
23:18 Amerika'da ve
dünyanın diğer bölgelerinde,
  
23:25 bir erkek ve bir kız beraber yaşıyorlar
 
23:28 evlilik töreni olmadan,
 
23:33 veya resmi makamlara gidip
evliliklerini kayıt ettirmeden.
  
23:39 Bu bir açıdan,
bir erkekle bir kızın birarada yaşamasıdır
  
23:45 evlenmeden veya
resmi kayıt yaptırmadan.
  
23:54 Bu durumun başka tarafı vardır:
 
23:58 bir erkek ve kadın arasında
bir merasim yapılır
  
24:03 ve bu tören -yani kiliseye gidilir
ya da nikah dairesine
  
24:10 böylece erkek ve kadın
karı koca olurlar.
  
24:17 Bu ikisi arasındaki
fark nedir?
  
24:23 Sorumu anlıyorsunuz?
 
24:25 Bir erkek ve kadının
evlilik töreni olmadan
  
24:31 beraber yaşaması ile
 
24:35 bir erkek ve kadının
 
24:42 pahalı evlilik yolu ile beraber
olması arasındaki fark nedir,
  
24:48 ikisi arasındaki
fark nedir?
  
24:53 Birinin resmi kağıtları vardır
sizler karı ve kocasınız diyen.
  
25:02 Toplum sizin evli olduğunuzu söylüyor,
 
25:08 beirli sorumluluklarınız var,
karınıza, çocuklarınıza
  
25:12 ve diğerlerine bakmak için.
 
25:15 Ve diğeri, kilise vb. ye
gitmeyen,
  
25:21 evlilik töreninden geçmeyen
 
25:26 ya çok sorumsuzlar
ya da çok sorumluluk sahibiler.
  
25:33 İkisi de sorumlu.
 
25:38 İkisi de beraber yaşamayı
ciddiye alıyorlarsa,
  
25:44 her ikisi de sorumludur.
 
25:48 O halde, soruyoruz, koca nedir
ve eş nedir?
  
25:56 Bu soruyu cevaplayın.
 
25:58 Sanırım buradakilerin çoğu
evliler
  
26:05 veya kız arkadaşınız var-
herhalde Hindistan'da çok yaygın değil
  
26:10 ama Avrupa ve Amerika'da
oldukça yaygın.
  
26:16 O halde, koca nedir?
 
26:21 Bir kocanın çalışması,
ofise gitmesi
  
26:26 veya dokuzdan beşe
bir işe gitmesi varsayılıyor,
  
26:37 günün büyük bir kısmını ofiste
geçiriyor ya da bir fabrikada vb
  
26:44 keyifle veya keyif almayarak
ve sonra eve geliyor.
  
26:49 Karısı, kadın yemeği yapıyor,
 
26:53 çocukları varsa, onlara bakıyor
vb..
  
27:00 Bu bizim günlük rutinimiz.
 
27:07 Bunu kabul ediyor musunuz?
 
27:09 Allah aşkına. Evet?
 
27:13 Dünyanın her tarafında
olan biten bu.
  
27:16 Kadın evde kalır
 
27:18 veya ofise gider,
daha fazla para kazanmak için
  
27:24 ve genel olarak çocukları varsa,
onlara bakar
  
27:32 ve evde kalır.
 
27:35 Bu iki kişi arasındaki
ilişki nedir?
  
27:40 Dokuzdan beşe çalışan
koca
  
27:45 ve dokuzdan beşe
çalışan kadın,
  
27:52 ilişkileri nedir?
 
27:57 Bunu hiç düşündünüz mü?
 
28:01 Yaşam gittikçe daha da
karmaşıklaşıyor,
  
28:04 daha da pahalılaşıyor,
 
28:06 bu durumda hem erkek,
hem kadın çalışmak zorunda.
  
28:14 Ve çocukları varsa ki ne yazık ki
büyük ihtimal çocukları vardır,
  
28:20 çocuklara ne olur?
 
28:23 Kadın eve gelir veya
eşi eve gelir, yorgundur
  
28:30 ve birbirlerini umursarlar mı,
cinsellik dışında?
  
28:36 Gerçekten önemsiyorlar mı?
 
28:40 Bu soruyu konuşmacıya soruyorsunuz
 
28:46 ve onun bunu
cevaplaması gerekiyor.
  
28:50 Bu soruyu kendinize sormalısınız,
konuşmacıya değil.
  
28:58 Soru şöyle:
 
29:02 Kocasının umurunda olmayan
bir bayan nasıl yaşar?
  
29:11 Ya eski adama, eski beye veda edersin
veya ona katlanırsın.
  
29:22 Bu genelde olandır,
siz katlanırsınız,
  
29:27 birbirinize karşı giderek
iyice umursamaz olursunuz,
  
29:32 daha da izole yaşarsınız,
daha da bunalımda olursunuz
  
29:41 ve karşısındakini gerçek anlamda
umursamayan
  
29:47 bir erkek veya kadınla yaşamanın
tüm zorluklar
  
29:51 Bu sizin probleminiz, benim değil.
 
29:55 O halde siz ne yapacaksınız,
 
30:02 başka kadının peşine mi,
başka erkeğin peşine mi gideceksiniz?
  
30:08 Ve aynı şey orada da olacak,
 
30:13 bir süre sonra
o yine umursamayacak.
  
30:19 Ve bu şekilde hep bu probleme
yakalanıyorsunuz.
  
30:26 Burada hiç sevgi var mıdır, bu durumda?
 
30:37 İki kişi bir arada yaşadığında,
 
30:42 bir araya gelmenin
seksüel, biyolojik eylemi midir
  
30:52 veya yaşamlarında sevgi var mıdır
birbirlerini önemseyen?
  
31:02 Büyük ihtimalle bu cevabı
konuşmacıdan iyi bilirsiniz.
  
31:20 4. Soru:
Yaşamda evlenmek gerekli midir?
  
31:25 Kadın ve erkek arasındaki
fiziksel ilişki nedir?
  
31:30 Ben bilmiyorum.
 
31:36 Bunu siz bilmelisiniz.
 
31:41 Ne kadar tuhaf bir soru,
değil mi?
  
31:46 Yaşamda evlenmek gerekli midir?
 
31:54 Ne söylersiniz?
 
31:59 Eğer konuşmacı bunu size sorsaydı,
cevabınız ne olurdu?
  
32:06 Beyler, bayanlar,
evlenmeli miyim?
  
32:12 Cevabınız ne olur?
 
32:16 Cevabınız, büyük ihtimalle,
 
32:18 'Ne isterseniz onu yapın.
Neden beni karıştırıyorsunuz?
  
32:25 Bu size bağlı.'
 
32:31 Ama soru gerçekte bundan
çok daha karmaşık.
  
32:38 Hepimiz yoldaşlık istiyoruz,
hepimiz cinsel ilişki istiyoruz,
  
32:48 biyolojik bir gereklilik.
 
32:52 Ve tek istediğimiz
bel bağlayacağımız birisi,
  
32:58 güvende hissedebileceğimiz birisi,
 
33:03 rahatlık, destek hissi veren,
 
33:10 çünkü çoğumuz kendi ayaklarımız
üstünde duramıyoruz,
  
33:17 o yüzden 'Evlenmeliyim' deriz
 
33:19 veya bir kız arkadaşım vardır
veya her ne ise,
  
33:23 'Evde beraber olabileceğim
biri olmalı.'
  
33:30 Hiçbir zaman biriyle evde değiliz
 
33:34 çünkü düşüncelerimizde,
kendi problemlerimizle yaşıyoruz,
  
33:39 kendi hırslarımızla vb...
 
33:42 Ve tek başına kalmaya korkarız,
 
33:52 çünkü yaşam çok yalnızdır,
 
33:58 yaşam çok karmaşık, sorunlu
 
34:03 ve birşeyleri konuşmak için
birine ihtiyaç duyarsınız.
  
34:09 Ve ayrıca evlenince
cinsel ilişki yaşarsınız,
  
34:20 çocuklar vb..
 
34:21 Yani, erkek ve kadın
arasındaki ilişkide,
  
34:28 sevgi yoksa,
sen onu, o seni kullanır.
  
34:35 Sen onu, o seni suistimal eder.
 
34:39 Bu bir gerçektir.
 
34:44 Bu durumda, soruyu soran
'Evlenmeli miyiz?' diye soruyor.
  
34:57 Ve insanlar arasındaki
fiziksel ilişki nedir-
  
35:02 bu soruyu bilmiyor musunuz?
 
35:07 Bu size bağlı, beyler.
 
35:12 Ama tüm bu komplike
soruya girmek için
  
35:19 bir arada yaşamak üstüne,
sadece iki kişi ile değil,
  
35:24 insanlıkla yaşamak-
komşunuzla,
  
35:31 patronunuzla, hizmetçinizle,
eğer hizmetçiniz varsa,
  
35:35 babanızla, annenizle, çocuklarla-
 
35:38 bir arada yaşamak,
bu çok karmaşık bir konudur.
  
35:47 Bir aile olarak bir arada yaşamak size
belirli bir güvenlik, koruma sağlar
  
35:57 ve bu aile yapısını
bir gruba taşıyorsunuz,
  
36:01 bir cemiyete, bir devlete,
bir ulusa
  
36:06 ve bir ulustan
bir diğerine muhalif olunuyor
  
36:12 ve bu yüzden hep bölünme, çelişki
ve savaşlar oluyor.
  
36:18 O halde, başkası ile çelişki olmadan
nasıl yaşanacağına bakmalı,
  
36:34 mücadele, uyma, uzlaşma
hissi olmadan.
  
36:42 Bu çok fazla zeka,
bütünsellik gerektirir.
  
36:50 Ama cinsel, biyolojik vb. taleplerden
dolayı evleniyoruz.
  
37:06 Bu soruları uydurdunuz mu?
Hayır diyorlar.
  
37:17 5. Soru: Beyinle
zihin arasındaki fark nedir?
  
37:26 Beyinle zihin arasındaki
fark nedir?
  
37:36 Bu çok karmaşık bir sorudur.
 
37:42 Beynin ne olduğunu biliyoruz.
 
37:46 Bilimadamları şimdi
 
37:50 beynin sağ tarafı ve
sol tarafı var diyorlar.
  
37:56 Beynin sol tarafı
günlük işlerde kullanılır.
  
38:01 Tüm detaylarına girmeyeceğim,
dilerseniz okuyabilirsiniz.
  
38:05 Ben okumadım,
 
38:06 ama bilimadamı olan bazı arkadaşlar
bana anlattılar.
  
38:11 Beynin sol tarafı operasyonda,
eylemde bulunuyor,
  
38:17 tüm günlük işleri
yapıyor.
  
38:22 Ve beynin sağ tarafı
 
38:26 tam olarak çalışmıyor,
işlev görmüyor
  
38:29 çünkü sağ beyin
çok daha zeki,
  
38:36 çok daha keskin,
çok daha bilinçli.
  
38:42 Ve beyin aynı zamanda tüm
eylem ve tepkilerin merkezidir,
  
38:55 tüm duyusal yanıtların
 
38:59 -konuşmacının dediği budur.
 
39:05 O halde, beyin tüm bilincin içeriğine
sahiptir veya içeriğini kapsar.
  
39:19 Bilinç, sizin inancınızdır,
sizin imanınızdır,
  
39:24 isminiz, yeteneğiniz, kabiliyetiniz,
 
39:30 tüm anılar, tüm incinmeler,
zevk, acı,
  
39:34 acı, mücadele, tüm hepsi,
şefkat vb...
  
39:40 tüm bunlar
bilincinizin içeriğidir.
  
39:45 Bilincinizin içeriği
sizsiniz,
  
39:50 benlik, bendir.
 
39:58 Bilincin içeriği süper, ultra-süper
bilinçlilik icat edebilir
  
40:06 veya hayal edilmeyen veya hayal edilen
farklı haller icat edebilir,
  
40:13 ama bu da yine
sizin bilincinizin içeriğidir.
  
40:22 Bunu görüyor musunuz?
 
40:25 Siz, isminiz, bedeninizsiniz,
 
40:31 kızgınlığınız, aç gözlülüğünüz,
rekabetçiliğiniz, hırsınız,
  
40:37 zevkiniz, acınız vb..,
 
40:43 şefkat, hepsi- hepsi sizsiniz.
 
40:50 Ve bu, bilincinizin içeriğidir.
 
40:56 Bilincinizin içeriği
geçmiştir-
  
41:05 eski anılar, eski olaylar,
 
41:11 her tür faaliyet, deneyim
-siz geçmişsinizdir.
  
41:20 Siz bilgisiniz, geçmiş olan.
 
41:25 O halde, bu beyindir.
 
41:28 Bizler diyoruz
-ve konuşmacı hatalı da olabilir
  
41:36 ve o bu konuyu
bazı bilimadamları ile tartışmıştır
  
41:41 ve bu durumda dahi,
konuşmacı yanılabilir,
  
41:47 lütfen söylediklerini,
kabul etmeyin,
  
41:52 söylediğinden kuşkulanın,
sorgulayın, soruşturun.
  
41:57 O, beynin kısıtlı
bilincin tamamı olduğunu söylüyor
  
42:05 tüm içeriğiyle-
 
42:08 hoş, hoş olmayan,
çirkin, güzel, mücadele,
  
42:13 bunların hepsi içeriktir.
 
42:19 Ve zihin, beyinden tamamen
ayrı birşeydir.
  
42:27 Zihin, beynin dışındadır
-konuşmacı böyle diyor,
  
42:31 bilim insanları böyle konuşmuyor.
 
42:40 Konuşmacı, beyin bir mevzu,
 
42:44 ve zihin tamamen
farklı birşeydir diyor.
  
42:50 Tüm içeriği ile beyin,
 
42:54 mücadelesi,
acısı, kaygısı ile
  
42:57 sevginin güzelliğini
bilemez, anlayamaz.
  
43:06 Sevgi, sınırsızdır.
 
43:09 O, 'Sadece birini seviyorum' değildir,
o çok büyük, çok muazzamdır,
  
43:18 Ve tüm çelişkileri, meşakkatleri,
karmaşası ile beyin
  
43:22 sevmeyi anlayamaz, tutamaz
veya sevmek için canlı değildir-
  
43:29 sadece sınırsız olan zihin
yapabilir.
  
43:35 Yani, beyinle zihin
arasında fark vardır.
  
43:42 Ardından, soru soranın
sormadığı şey,
  
43:46 burada konu ile alakalı
daha ileri bir soru vardır:
  
43:49 O halde beyin ve zihin arasında
ne tür bir ilişki vardır?
  
44:00 Beyin sınırlıdır,
 
44:03 sınırlıdır çünkü her çeşidinden
farklı parçalardan oluşur,
  
44:12 ayrılmış, parçalanmış
 
44:17 ve bu yüzden sürekli mücadele,
çelişki durumu vardır.
  
44:23 Buna karşın, zihin bu kategorinin
tamamen dışındadır.
  
44:31 İlişki, sadece beyin
tamamen özgür olduğunda vardır,
  
44:37 tüm içeriğindeki anılardan,
eğer bu mümkünse.
  
44:45 Bu oldukça fazla soruşturma,
duyarlılık ister.
  
44:54 Beyne ait olmayan zeka.
 
45:04 Düşüncenin zekası,
zihnin zekasını içeremez.
  
45:19 Tüm bunları anlıyorsunuz?
 
45:23 Benim konuştuklarımı
anlayan birisi var mı?
  
45:28 Hayır, tamam.
 
45:31 Bakın, beyler, çok yalın olun
 
45:35 çünkü ancak çok yalın olursanız,
çok uzağa gidebilirsiniz.
  
45:41 Ama karmaşık birçok teori
ve varsayımla başlarsanız,
  
45:47 orada kalırsınız,
o yüzden çok yalın olalım.
  
45:53 Günlük yaşamınız- işe gitmek,
çalışmak, çalışmak, çalışmak,
  
46:00 para, belirli konularda eğitilmek
 
46:05 bir avukat, cerrah, iş adamı
veya ahçı vb olmak amacıyla...-
  
46:13 beyniniz daralmıştır,
kısıtlanır.
  
46:21 Ben bir fizikçiysem, fizik öğrenmek
için yıllarımı harcarım,
  
46:30 ders çalışmak, araştırmak,
onu incelemek için,
  
46:34 o halde beynim bizim bu garip kültürümüz
vasıtası ile doğal olarak
  
46:41 daraltılır.
 
46:47 Burada iki tane bilim insanı var,
onlar buna katılıyorlar.
  
46:55 Ve beynimiz,
mekanik, rutin oldu, küçüldü,
  
47:02 çünkü kendimizle
o kadar meşgulüz ki,
  
47:06 sürekli beğenme, beğenmeme,
ıstırap, acıdan ibaret olan
  
47:15 küçük bir alanda yaşıyoruz.
 
47:18 Ama zihin tamamen
farklı birşey.
  
47:24 Böylesi bir zihnin doğasını
anlamanız veya kavramanız
  
47:29 mümkün değil, beyniniz kısıtlıysa.
 
47:33 Hayatınız kısıtlıysa,
sınırsız olanı anlayamazsınız.
  
47:44 O halde, işte bu ilişkidir-
 
47:47 beyinle zihin
arasındaki ilişki sadece
  
47:52 ancak beyin içeriğinden
özgürleşirse mümkündür.
  
47:58 Bu karmaşık bir soru,
konuya çok daha detaylı girmemiz gerekir
  
48:03 ama bunun için zamanımız yok.
 
48:21 6. soru: İman nedir?
 
48:29 İman nedir? Tanrıya iman, iman.
 
48:36 Karıma güveniyorum.
o beni aldatmaz.
  
48:42 Kocama güveniyorum.
 
48:44 İşime güveniyorum. İnanç.
 
48:51 Tüm Hristiyanlık,
 
48:56 Hristiyanlığın tüm dini
yapısı ve doğası
  
49:01 inanç üstüne kurulu.
 
49:05 Ve orada sorgulama yapmıyorlar,
 
49:09 kuşku duymuyorlar, şüphe yok.
 
49:17 Tanrıya eğer inanıyorsanız
o durumda kesinlikle
  
49:25 kuşkuculuğun hiçbir türünün
girmesine izin vermezsiniz,
  
49:31 veya İslam dünyasında.
 
49:34 Ama Hint dünyasında ve
Budist dünyasında
  
49:41 şüphe, beyni temizlemek
için gerekli özelliklerden biridir.
  
49:55 İnanıyorsunuz, hepinizin
inancı var, değil mi?
  
50:00 Hiç inancınızı,
imanınızı
  
50:06 ve yanılsamalarınızı sorguladınız mı?
 
50:09 Veya hepsini kabul ediyorsunuz.
 
50:13 İnancınız varsa,
 
50:16 sorgulama işini tamamen
bir kenara bırakırsınız.
  
50:24 Diyelim ki ben Tanrıya inanıyorum,
 
50:27 Tanrı inancım var,
 
50:33 o durumda, her soru,
her şüphe bir kenara konulmalı
  
50:41 çünkü Tanrıya olan inancım
korkuya dayanıyor.
  
50:51 Dünyanın nasıl birşey olduğunu
bilmiyorum, birisi yaratmış
  
50:56 ve ben de Tanrının onu yarattığını
düşünmeyi isterim,
  
51:01 bu bir tür inançtır.
 
51:03 Bilim adamları Tanrı diye
birşey yok,
  
51:07 tek hücreden çok karmaşık
insan hücrelerine ulaşan
  
51:12 doğal bir evrim sürecidir
derler.
  
51:19 O halde, neden iman ederiz?
 
51:28 Bu çok kısıtlayıcı, engelleyici,
daraltıcı değil mi
  
51:36 ve inanç insanları bölmez mi?
 
51:41 Hristiyan inancı
ve İslam inancı
  
51:45 ve belki de hiçbir konuda imanı
olmayan Hintliler
  
51:52 ve bu şekilde hepsinin arasında
sürekli çelişki olur.
  
51:59 Bakın, burada
başka bir karmaşık konu var:
  
52:04 Neden ideallerimiz var?
 
52:08 Tüm komünist dünyası
 
52:11 Marx'ın, Stalin'ın, Lenin 'in
teorik varsayımlarına
  
52:19 dayanır.
Bu kişiler onların tanrısıdır.
  
52:28 Ve onların söylediklerine
inanırlar,
  
52:31 tıpkı Hristiyanların İncil'de
söylenenlere inanması veya Kuran'da
  
52:36 ya da Gitalarınız,
Upanişadlarınızla sizlerin.
  
52:46 Hepiniz, kitaplar
her ne diyorsa yutuyorsunuz,
  
52:51 ama hiç kendiniz için
bütün süreci sorgulamıyorsunuz.
  
52:57 Çünkü sorguladığınız, şüphe
duyduğunuz zamanda,
  
53:03 kendinize güvenmek zorundasınız
ve bu yüzden korkarsınız.
  
53:09 O yüzden hayali,
yaşamayan birşeylere
  
53:15 inanmak çok daha iyidir.
 
53:20 Ama kendiniz için bilirseniz,
kendi yaşamımı anlamak zorundayımdır,
  
53:27 acaba kendi yaşamımda
 
53:30 büyük bir devrim yapmam
mümkün mü, buna bakmalıyım,
  
53:36 bu durumda oradan başlarsınız.
 
53:40 Ama birşeylere inancınız varsa,
 
53:43 olağanüstü hayali bir dünyada
yaşarsınız.
  
53:55 Çok fazla sorunuz var.
 
54:05 7. soru:
Tüm insanlığın bilinci bir ise,
  
54:09 nasıl oluyor da biri mutluyken
bir diğeri mutsuz oluyor?
  
54:18 Bir de düşüncenin 'ben' olduğunu
diyorsunuz. Bu nasıl oluyor,bana gösterin.
  
54:29 İnsanlığın bilinci birse,
 
54:35 nasıl biri mutlu iken,
bir diğeri mutsuz oluyor?
  
54:45 Bir de düşünce 'benim' diyorsunuz.
Bu nasıl oluyor, bana lütfen gösterin.
  
55:07 Siz mutlu musunuz?
 
55:15 Ve niye bir başkası mutsuz?
 
55:18 Siz zengin doğdunuz,
 
55:22 dedeleriniz size
bir fabrika veya bir iş miras bıraktı
  
55:30 ve siz bu durumdan oldukça memnunsunuz.
 
55:33 Ve diğeri küçük bir köyde
doğuyor, eğitimi yok,
  
55:38 her gün geziniyor
küçük bir alanda
  
55:44 bu odanın büyüklüğü kadar
veya bu salonun yarısı kadar olan,
  
55:49 üstünde çalışıyor, üç beş kuruşla
geçiniyor ve mutsuz,
  
55:55 mutluluk veya mutsuzluk
nedir bilmiyor,
  
55:59 çalışıyor, çalışıyor.
 
56:04 Mutluluk
çevreye, işe
  
56:14 ne yaptığınıza mı bağlıdır
 
56:19 veya birşeyi yapmaktan
aldığınız doyuma mı?
  
56:26 Siz neye mutluluk ve
neye mutsuzluk dersiniz?
  
56:33 Hoşnut olduğunuzda
mutluluktan bahsedebilirsiniz.
  
56:38 Birşey yapmaktan doyum alıyorum
ve bundan mutluluk duyuyorum.
  
56:45 Ve birşey yapmaktan
doyum almıyorum
  
56:48 ve onunla mutlu değilim.
 
56:52 Doyum, acaba mutlulukla
eş anlamlı mı?
  
57:01 Ve ben sürekli
doyum peşinde miyim?
  
57:09 Bu, her zaman
doyum arıyorum
  
57:15 ve böylece mutlu olacağım
anlamına gelir.
  
57:20 Veya mutluluk
gidip gelen birşey mi,
  
57:27 yani bir yan ürün,
o kadar da önemli olmayan?
  
57:36 Ve soruyu soran birşey daha soruyor,
 
57:46 düşünce 'ben'sem,
bu nasıl oluyor bana göster.
  
57:53 'Bana göster' demekle
neyi kastediyorsunuz?
  
57:58 Bir televizyonun ekranında mı?
 
58:05 Veya bir plan yaparak mı?
 
58:11 Veya sözel anlatarak mı?
 
58:20 Bu, konuşmacının söylediklerini
zihinsel olarak kabul edecekseniz demektir
  
58:29 Bunu anlayacak mısınız?
 
58:33 Yani konuşmacı açıklayacak,
tanımlayacak,
  
58:38 adım adım açıklayacak.
 
58:43 Ve böylece siz
bunun gerçeğini görecek misiniz
  
58:47 veya 'Hayır, bu benlik olamaz.
Benlik bundan çok daha üstün.
  
58:53 O yücedir, o atmandır,
o başka birşeydir' mi diyeceksiniz.
  
58:58 O halde, bir açıklamayı
nasıl karşılayacaksınız?
  
59:04 Açıklamayı, tasviri,
kelimeyi bilmek
  
59:13 şeyin kendisi midir?
 
59:20 Pencere, 'pencere' kelimesi
gerçekte pencere değil.
  
59:28 Bir dağı resmedebilirim
ama resim gerçek dağ değildir.
  
59:37 O halde beraberce bu konuya
girebiliriz. Ben size gösteremem.
  
59:47 Bunu bir ekrana, televizyona
koyup
  
59:51 size gösteremem, o oradadır.
 
59:54 Ama beraber inceleyebilirsek,
eğer sizler gönüllüyseniz.
  
1:00:02 Bundan sıkıldıysanız,
sorun değil, sıkılın.
  
1:00:08 O halde beraberce bakalım.
 
1:00:11 Siz nesiniz?
 
1:00:17 Gerçek anlamda samimi, ciddiyseniz,
bu soru size yöneltildiğinde,
  
1:00:23 siz nesiniz?
 
1:00:30 Siz isminiz değil misiniz?
 
1:00:35 Yüzünüz, gözleriniz,
burnunuz, saçlarınız vb
  
1:00:40 fiziksel olarak, değil misiniz?
 
1:00:45 Kızgınlık değil misiniz,
açgözlülük
  
1:00:56 veya açgözlülük sizden ayrı mıdır?
 
1:01:05 Kaygı varken,
siz o kaygı değil misiniz?
  
1:01:13 Acı çektiğinizde,
 
1:01:18 kaybettiğinizde
eşinizi, çocuklarınızı,
  
1:01:25 anneannenizi vb,
acı çekmez misiniz?
  
1:01:31 Ve bu ıstırap sizden
ayrı birşey midir?
  
1:01:38 Bunların hepsi siz değil misiniz?
 
1:01:43 Veya tüm bunlardan ayrı olduğunuz mu
düşünüyorsunuz-düşünmek?
  
1:01:54 Doğru mu?
 
1:01:56 Tüm bunlardan ayrı mısınız?
 
1:02:01 Kızgınlığınızdan, kıskançlığınızdan,
banka hesabınızdan ayrı mısınız?
  
1:02:10 Siz, kendi banka hesabınızsınız,
değil mi?
  
1:02:17 Veya banka hesabınızı elinizden aldım
diyelim, 'Bu ben değilim' dersiniz.
  
1:02:25 Bunu söyler misiniz?
 
1:02:27 'Hesabıma el koyabilirsiniz,
çünkü ben o değilim.'
  
1:02:32 Banka hesabınıza el koysam,
ne yaygara koparırsınız.
  
1:02:38 O halde, siz banka hesabınızsınız,
eşyalarınızsınız,
  
1:02:42 evinizsiniz, sigortanızsınız,
ipoteğinizsiniz, paranızsınız.
  
1:02:52 Ama 'Ben hiçbiri değilim,
 
1:02:56 içimde birşey var,
tüm bunları gözleyen' derseniz,
  
1:03:05 bu bir gerçek midir?
 
1:03:09 Veya bu sizin uydurmanız mıdır?
 
1:03:16 Çoğu insanlar, 'Ultra-süper
bilinçlilik var,
  
1:03:21 tüm bilincin üstünde' diyorlar.
 
1:03:27 Bu da, düşüncenin yaratımı
değil midir?
  
1:03:37 Banka hesabınız
-kuruşlar değil, kağıt paralar değil-
  
1:03:43 düşüncenin sonucu
değil midir?
  
1:03:53 Eşinizi tanımanız da
 
1:04:00 bu düşünce değil midir?
 
1:04:03 O halde, hepiniz
geçmiş anılar değil misiniz,
  
1:04:10 geçmişin tüm geleneği-
 
1:04:13 bir Hindu, bir Brahman,
Brahman olmayan
  
1:04:17 ve tüm benzer haller
-siz bunların hepsi değil misiniz?
  
1:04:24 Tabii ki öylesiniz.
 
1:04:27 O halde, siz geçmiş olan
bilgisiniz.
  
1:04:38 Sadece anılardan ibaretsiniz.
 
1:04:45 Bunu kabul ediyor musunuz? Tabii ki hayır.
 
1:04:52 Değil misiniz?
 
1:04:55 Tüm anılarınız sizden alınırsa,
siz nesinizdir?
  
1:05:04 Bir sebze olursunuz.
 
1:05:09 O halde, geçmiş olan
anılarınız sizsiniz.
  
1:05:20 Bir Hindu, bir İranlı, bir Müslüman
vb. olarak geleneğiniz,
  
1:05:27 yılların getirdiği propagandanın,
geleneğin sonucudur
  
1:05:35 ki bu da düşünce eylemidir.
 
1:05:39 Yani siz düşüncesiniz.
 
1:05:45 Eğer hiç düşünmeseydiniz,
neydiniz?
  
1:05:56 Siz, geçmişin tüm içeriğisiniz.
 
1:06:09 Yani, geçmişin kendini değiştirip
şimdiye dönmesi
  
1:06:15 ve gelecek olarak devam etmesi.
 
1:06:19 Yani, siz geçmiş, şimdi
ve geleceksiniz.
  
1:06:27 Tüm zamanlar sizde mevcut.
 
1:06:31 Tüm bunları anlamıyorsunuz.
 
1:06:39 Ve benlik, 'ben', ismim,
kalitem, başarım,
  
1:06:48 hırsım, acım, ıstırabım
hepsi geçmiştir.
  
1:06:54 O halde benlik
geçmişin esasıdır,
  
1:07:01 yani anı, bilgidir.
 
1:07:04 Bu yüzden, benlik
çok ama çok kısıtlıdır.
  
1:07:14 Bu yüzdendir ki benlik dünyada
bu kadar zarara sebep oluyor.
  
1:07:22 Her benlik sadece kendisi için var.
 
1:07:27 Siz kendiniz için varsınız,
değil mi?
  
1:07:33 Dürüstseniz, bunu net olarak görüyorsanız,
kendi çıkarınız peşinde değil misiniz?
  
1:07:41 Sizin hırsınız, başarınız,
doyumunuz, tatmininizsiniz.
  
1:07:53 Yani düşünce sizsiniz.
 
1:08:00 Düşünce sınırlıdr,
tüm bilgi sınırlı olduğundan.
  
1:08:05 O yüzden benliğiniz
en sınırlı şeydir.
  
1:08:16 Ve bu yüzden çok fazla acı,
çok fazla çelişkiye sebep oluyorsunuz,
  
1:08:23 çünkü benlik ayırıcıdır,
bölücüdür.
  
1:08:31 Beyler, bu şekilde konuşmacı
açıklama yaptı. Açıklama gerçek değildir.
  
1:08:46 Gerçek olan kendiniz için
görmenizdir.
  
1:08:53 Kendiniz için görür ve
'Gidişatımı beğeniyorum' derseniz,
  
1:08:58 bu tamamen uygundur.
 
1:09:01 Ama dünyada karmaşa yarattığınızı
kendiniz için biliyor
  
1:09:10 ve böyle yaşamayı tercih ediyorsanız
size iyi şanslar.
  
1:09:17 Ama böyle yaşanmamalı
diyen bazıları olabilir.
  
1:09:27 Küresel beyinle yaşanmalı,
 
1:09:31 hiçbir bölünme,
hiçbir milliyet,
  
1:09:34 hiçbir benlik olmadan.
 
1:09:39 Bunu sakın yüce bir aydınlanmaya
çevirmeyin
  
1:09:44 sadece birkaçının erişebileceği.
 
1:09:47 Her kim,
beynini ve kalbini
  
1:09:53 benliğin doğasını anlamaya
 
1:09:56 ve bu benlikten özgürleşmeye
kullanırsa,
  
1:09:58 aklına koyan
herkes bunu yapabilir.
  
1:10:07 Doğru, evet.
 
1:10:12 Bir soru daha cevaplayayım mı?
Sonra bitireceğiz.
  
1:10:17 Saat on.
 
1:10:19 Büyük ihtimalle işlerinize vb ye
geri dönmeniz gerekecek...
  
1:10:28 Saat 10'u 10 geçiyormuş, pardon.
Bir sorudan sonra bitiriyoruz.
  
1:10:42 Ama, bu soruyu yanıtladım.
 
1:10:59 8.Soru:
Dünyanın büyük dinleri
  
1:11:04 din değilse, o halde
din nedir?
  
1:11:10 Soru budur.
 
1:11:14 Çok net yazılmamış.
 
1:11:18 Dünyanın büyük dinleri
gerçek din değilse,
  
1:11:26 gerçek din nedir?
 
1:11:32 Neden 'eğer' diyorsunuz,
büyük dinler gerçek değilse?
  
1:11:37 Neden 'eğer' diyorsunuz?
 
1:11:41 Onlar din midir?
 
1:11:45 Bu soruyu siz cevaplayın.
 
1:11:48 Belki hepiniz tapınaklara gidiyorsunuz.
 
1:11:51 Hepiniz evlilik törenine,
dini ayinlere vb. katıldınız.
  
1:11:58 Bunlar din midir?
 
1:12:02 Büyük dinler: Hristiyanlık, İslam,
Hinduizm, Budizm
  
1:12:09 bunlar din midir?
 
1:12:14 Yani onların ayinleri,
hiyerarşileri,
  
1:12:23 imanları, inançları,
 
1:12:29 tapınağa gitme ve yüksek meblağlarda
paralar verilmesi
  
1:12:35 sizin Tanrı dediğiniz
el ya da zihinle yapılan şeylere,
  
1:12:44 bunların hepsi din midir?
 
1:12:48 Bunu siz din olarak kabul ediyorsunuz.
 
1:12:52 Ama eğer sorgulasanız, şüphe duysanız,
 
1:13:00 o halde sormaya başlarsınız,
 
1:13:05 bunlar tabii ki düşünce tarafından
bir araya getirilmiştir.
  
1:13:13 İncil, Kuran ve sizin
dini kitaplar dedikleriniz,
  
1:13:21 hepsi düşünce ürünüdür.
 
1:13:25 Onlar kutsal vahi değil,
 
1:13:30 onlar doğrudan
Tanrının ağzından çıkmadı.
  
1:13:33 Böyle düşünmeye bayıldığınızı biliyorum.
 
1:13:39 Ama düşünce çalıştı
ve bir kağıda yazdı
  
1:13:46 ve sonra da siz bunu acayip kutsal
birşeymiş gibi kabul ettiniz.
  
1:13:51 O halde, tüm bunları bir kenara atarsanız
ve bu şüpheci olmayı gerektirir,
  
1:14:00 gözlem yapmak için özgür olma hissi,
 
1:14:06 korkudan özgürleşmek,
 
1:14:14 tamamen korkudan,
 
1:14:18 bu durumda, dinin ne olduğunu
kendiniz için bulabilirsiniz.
  
1:14:23 Yani, kutsal olan birşey var mıdır,
 
1:14:31 düşünce buluşu olmayan,
kelimelerle ölçülmeyen,
  
1:14:41 ölçülemeyen, zamansız
birşey var mıdır?
  
1:14:47 Bu çok eski çağlardan
beri sorulagelmiştir.
  
1:14:54 Eski Mısırlılar, Yunanlılar,
 
1:14:57 tüm eski büyük uygarlıklar
bu soruyu sormuştur:
  
1:15:04 Tüm bunların ötesinde, düşüncenin
icat etmediği birşey var mıdır?
  
1:15:13 Düşüncenin dokunmadığı?
 
1:15:16 Çünkü düşünce ölçülebilir.
 
1:15:21 Düşünce, maddi bir süreçtir
 
1:15:26 ve her ne yaratırsa,
kutsal değildir.
  
1:15:34 O halde, bulmak için
 
1:15:39 beynin içeriğinden
özgür olması gerekir,
  
1:15:46 korkudan, kaygıdan,
 
1:15:50 o kötü yalnızlık duygusundan,
ölümden.
  
1:15:59 Ancak böylece bulabilirsiniz,
gerçeğin ne olduğunu,
  
1:16:02 dinin en yüksek formunun ne olduğunu.