Krishnamurti Subtitles

Bombay (Mumbai) - 9 February 1984

Public Question & Answer



1:32 There are several questions, Birkaç soru var,
   
1:36 a whole packet of them. birçok.
   
1:43 How do you approach a question? Bir soruya nasıl yaklaşırsınız?
   
1:50 Is the question more important Soru cevaptan
than the answer, daha mı önemlidir,
   
2:00 or does the answer veya cevap sorunun
lie in the question itself? bizzat içinde midir?
   
2:09 So we are asking O halde, bu sorulara
before we go into these questions, geçmeden evvel soruyoruz:
   
2:16 how you receive a question, bir soruyu nasıl karşılarsınız,
how you look at a question, bir soruya nasıl bakarsınız,
   
2:22 how you respond to a question. bir soruya nasıl cevap verirsiniz.
   
2:31 Or, are you merely seeking Veya, sadece soruya
an answer to the question – bir cevap arayışındasınız-
   
2:39 if you are seeking an answer, bir cevap arıyorsanız,
   
2:41 the answer is more important cevap sorudan
than the question. daha önemlidir.
   
2:49 So, we are saying O halde, çok önemli olduğunu
it is very important söylüyoruz
   
2:54 how you approach a question. bir soruya
  ne şekilde yaklaştığınızın.
   
3:04 And in the manner – Ve soruyu sorgulama
   
3:06 how you investigate the question, şekliniz de,
   
3:11 for the answer çünkü cevabın kendisi
lies in the question itself, sorunun içinde yatar,
   
3:16 not away from it. ondan ayrı değildir.
   
3:19 I hope this is clear, Umarım bu açıktır,
   
3:23 that we are both seeking iki taraf olarak bir soruya
to find a solution to a question, cevap arıyoruz,
   
3:34 but we are saying that it is ama biz çok daha önemli
far more important to understand olduğunu söylüyoruz
   
3:41 the nature and the content sorunun doğası
of the question. ve içeriğinin.
   
3:50 So we are both of us, O halde, ikimiz de,
you and the speaker siz ve konuşmacı,
   
3:56 are going to investigate sorunun kendisini
the question itself, inceleyeceğiz,
   
4:02 and then in understanding ve sorunun anlaşılmasınını
the question ardından
   
4:05 the answer is in the investigation cevap, bu sorunun
of that question. incelenmesidedir.
   
4:11 I hope this is clear. Umarım bu açıktır.
   
4:17 There are several questions here Burada birkaç soru var
and you and the speaker together ve siz ve konuşmacı beraberce
   
4:28 are going to explore sorunun doğasına
the nature of the question, inecekler
   
4:35 and then perhaps ve sonrasında büyük ihtimalle
   
4:36 we will be able to find the answer sorunun kendi içinde
in the question itself. cevabı bulabileceğiz.
   
4:43 Is this fairly clear? Bu oldukça açık oldu mu?
   
4:48 So we are going to read O halde, önce
these questions first. soruları okuyacağız.
   
4:54 1st Question: What is beauty? 1. soru: Güzellik nedir?
   
4:58 Why do we like things Güzel olan şeyleri
that are beautiful? neden severiz?
   
5:04 What is beauty, and why is it that Güzellik nedir ve güzel şeyleri
we like things that are beautiful? neden severiz?
   
5:16 That is the question. Soru budur.
   
5:20 So, we are together O halde beraberce
going to investigate, explore, inceleyip soruşturacağız,
   
5:24 find out the question itself, sorunun kendisini bulacağız,
the content of the question. sorunun içeriğini.
   
5:31 Is this clear? Bu açık mıdır?
   
5:35 The questioner asks, what is beauty. Soran kişi güzellik nedir
  diye soruyor.
   
5:42 Now when you look around this hall, Şimdi bu salonun etrafına
is it beautiful? baktığınızda, burası güzel mi?
   
5:52 When you look Gece gökyüzüne
at the sky of an evening, baktığınızda,
   
5:57 with one star in the heavens, gökteki yıldızla beraber,
is that beautiful? bu güzel midir?
   
6:04 Or when you see a marvellous sunset, Veya harika bir gün batımı gördüğünüzde,
   
6:10 full of colour, great depth, renkli, çok derin,
great sense of expansion, acayip bir genişleme hissi
   
6:17 and the whole universe is ve tüm evren
filled with light and colour, ışık ve renkle dolu,
   
6:22 is that beautiful? bu güzel midir?
   
6:25 Or only the things that man has made Veya sadece insan yapımı olan
are beautiful. şeyler güzeldir.
   
6:36 Man has made the cathedrals, İnsanoğlu, katedral,
the temples, the churches tapınak, kilise
   
6:45 and the various types of mosques ve farklı türde camiler yapmıştır,
all over the world. dünyanın her yerinde.
   
6:52 So, man-made things like a painting, O halde, insan yapımı şeyler,
  resim yapma,
   
6:58 a poem, a sculpture, a building, şiir, heykel, bina gibi,
   
7:04 which are all man-made, hepsi insan ürünüdür
and therefore are they beautiful? ve bu yüzden güzel midir?
   
7:11 That is, is man Yani, güzelliğin ölçütü
the measure of beauty, insan mıdır
   
7:17 or man is the measure of all things? veya insan herşeyin ölçütü müdür?
   
7:23 Do we understand each other? Birbirimizi anlıyor muyuz?
   
7:33 We are asking to find out Güzelliğin ne olduğunu
what is beauty. bulmak için soruyoruz.
   
7:38 It is a very complex question Bu çok karmaşık bir soru
and requires a great sensitivity ve çok fazla duyarlılık
   
7:44 to find out for ourselves istiyor kendimiz adına
what is beauty. bulmak için.
   
7:51 You see a marvellous sunset, Harika bir gün batımı görüyorsunuz,
   
7:57 the early morning rise sabahın erken saatlerinde güneşin
of the sun over the trees. ağaçlar arasından yükselişini.
   
8:04 Or you see a great mountain Veya berrak mavi gökyüzüne karşı
against a clear blue sky, muazzam bir dağ görüyorsunuz,
   
8:13 tender, quiet, silent, zarif, sessiz,
   
8:17 great beauty, great sense ulu bir güzellik,
of tremendous dignity, büyük bir onur hissi,
   
8:24 a sense of wonder. şaşırma hissi.
   
8:28 When that takes place, Bu olduğunda,
   
8:31 that is, when you see yani, olağanüstü
a great marvellous thing, birşey gördüğünüzde,
   
8:37 what happens when you look at it? ona baktığınızda
  ne olur?
   
8:43 When you look at a sunset Deniz üstündeki gün batımına
over the sea, and a great light, ve acayip bir ışık,
   
8:52 brilliance born of sunset, gün batımından kaynaklanan parlaklığa
  baktığınızda,
   
8:57 what takes place in you? sizin içinizde ne olur?
   
9:06 Please, we are Lütfen,
investigating together. beraber sorguluyoruz.
   
9:10 You are not just waiting for Konuşmacının sorunuzu
the speaker to answer your question. cevaplamasını beklemeyin.
   
9:17 We are together Soruyu beraberce
exploring the question, inceliyoruz,
   
9:22 whatever the question – soru ne ise-
political, economic, social and so on. politik, ekonomik, sosyal vb..
   
9:29 The questioner here is asking, Soran kişi burada soruyor;
‘What is beauty?’ 'Güzellik nedir?'
   
9:38 We are saying that beauty exists only Biz de güzellik sadece
   
9:43 when the self, the ‘me’ is not. benlik, 'ben' yoksa vardır diyoruz.
   
9:51 Man-made things like a painting, İnsan-yapımı şeyler bir resim,
   
9:59 like a marvellous photograph bir ağacın veya birinin, ya da
of a tree or of a person, ışıkla dopdolu, hacimli
   
10:08 of a great river flowing down büyük bir ırmağın
full of light and volume, harika bir fotoğrafı gibi,
   
10:17 when you look at all this, tüm bunlara baktığınızda,
the wonder of the earth, yeryüzünün harikasına,
   
10:23 the beauty of the earth, yeryüzünün güzelliğine,
what takes place in you içinizde neler olur
   
10:31 when you look at something olağanüstü güzellikte
extraordinarily beautiful? birşeye baktığınızda?
   
10:37 For the moment you cease to exist. O an için var olmazsınız.
   
10:44 You with all your problems, Tüm problemleriniz
with your worries, kaygılarınızla,
   
10:48 with your daily travail günlük sorunlarınız
and misery, confusion, ve karmaşa ve kafa karışılığınızla
   
10:53 all that is dissipated or driven away bunların hepsi uçar gider
   
10:59 by something that you see olağanüstü güzellikte
with great tremendous beauty. birşeyi görmekle.
   
11:07 You for the moment are absent. O an için siz yoksunuzdur.
Would you agree to that? Buna katılır mısınız?
   
11:14 Are you listening to all this? Tüm bunları dinliyor musunuz?
   
11:18 If you are listening and you see Eğer dinliyor ve güzellik olduğunda
or perceive when there is beauty – görüyor veya algılıyorsanız-
   
11:30 great beauty, not merely bunu algıladığınızda, sadece kadın ya da
physical beauty of a woman or a man – erkeğin fiziksek güzelliğini değil
   
11:38 when you perceive that, bunu algıladığınızda,
for the second your self is not there. o saniye için benliğiniz yoktur.
   
11:47 I would consider Ben işte bunu olağanüstü
that is great beauty. güzellik olarak sayarım.
   
11:53 And also – Ve ayrıca-
   
11:57 it is a very noisy place, isn’t it – burası ne kadar da gürültülü, değil mi-
   
12:01 and also the question asks, ve ayrıca soruda
   
12:05 why do we like something neden güzel olan birşeyi
that is beautiful? sevdiğimiz de soruluyor.
   
12:11 And also that question implies, Ve bu soru aynı zamanda,
   
12:14 why do we tolerate something çirkin, kirli birşeye
that is ugly, dirty? nasıl izin verdiğimizi içeriyor.
   
12:20 Like the filthy streets of Bombay. Bombay'ın kirli caddeleri gibi.
   
12:24 Why do we tolerate it, Neden tolere ediyoruz,
why do we allow it? neden izin veriyoruz?
   
12:29 You might say, Söyle söyleyebilirsiniz:
‘It is not our responsibility, 'Bu, bizim sorumluluğumuz değil,
   
12:33 it is the responsibility hükümetin sorumluluğudur'
of the government’,  
   
12:36 and the government is corrupt ve devlet sahtekardır ve
and so everything goes to pieces. bu yüzden herşey mahvoluyor.
   
12:43 But are we aware sensitively Ama bizler içinde yaşadığımız çevreyi
of the environment in which we live? duyarlı şekilde fark ediyor muyuz?
   
12:57 The room in which we live, İçinde yaşadığımız odayı,
whether it is orderly, clean, acaba düzenli mi, temiz mi,
   
13:04 well proportioned or not, iyi oranlanmış mı,
are we aware of all this? tüm bunların farkında mıyız?
   
13:10 Or we just put up with everything? Veya sadece herşeye katlanıyor muyuz?
   
13:18 And so most of us become – Ve çoğumuz -
   
13:22 when you see constantly, sürekli gördüğünüzde
day after day the squalor, bakımsızlığı,
   
13:29 the dirt, the inhumanity kiri, insanın insana
of man against man, yaptığı insafsızlığı,
   
13:36 you get used to it, your sensitivity buna alışıyorsunuz,
becomes dull, corroded, duyarlılığınız köreliyor, saptırılıyor
   
13:44 and so you never see actually ve bu yüzden gerçekten güzel olanı
that which is beautiful. hiç görmüyorsunuz.
   
14:09 2nd Question: Is perception 2.soru: Gerçeğin algılanması
of the actual possible mümkün olabilir mi
   
14:17 without the intervention of thought? düşünce müdahalesi olmadan?
   
14:20 Is perception of the actual possible Olanın algılaması düşünce müdahalesi
without the intervention of thought? olmadan mümkün müdür?
   
14:32 You understand the question? Soruyu anlıyorsunuz?
   
14:36 Is it possible to perceive a tree, Bir ağacı, karınızı
your wife or your husband, veya kocanızı,
   
14:50 or your boss or your helper, veya patronunuzu, yardımcınızı,
your servant, hizmetçinizi
   
14:57 or the nature around you, veya etrafınızdaki doğayı algılamak
  mümkün mü,
   
15:00 to perceive that without düşünce müdahalesi olmadan
the intervention of thought? algılamak?
   
15:11 If the question is clear, Soru açıksa,
   
15:16 that is, can you see a tree, yani, görebiliyor musunuz
or the new moon, bir ağacı veya yeni ayı
   
15:27 or the setting of the sun, veya güneşin batışını,
   
15:31 or your wife or your husband karınızı, kocanızı
and your children, ve çocuğunuzu,
   
15:37 without thought interfering düşünce araya girmeden
with your perception? kendi algınızla?
   
15:47 That is the question. Soru budur.
   
15:52 Let us explore the question. Hadi soruyu inceleyelim.
   
15:57 What do we mean perceiving Algılamaktan neyi kastediyoruz
– to perceive, to observe? -algılamak, gözlemek?
   
16:12 When you perceive your wife Karınızı veya kocanızı
or your husband veya
   
16:15 or your girlfriend or your son, kız arkadaşınızı ya da oğlunuzu
  algıladığınızda,
   
16:20 do you actually see them as they are, onları oldukları gibi görebiliyor musunuz,
   
16:26 or you have a picture of them, ya da onlarla ilgili
an image of them, bir resim, bir imajınız var
   
16:38 and through that image, ve bu imaj vasıtasıyla,
   
16:40 through those coloured glasses hatıraların, varılan sonuçların
of memories, conclusions, renkli gözlükleri vasıtası ile
   
16:47 you look through. bakıyorsunuz.
   
16:52 Please examine kindly Lütfen konuşmacının
what the speaker is saying. söylediklerini gözlemleyin.
   
16:58 Examine your own wife or your husband Kendi karınızı veya kocanızı,
   
17:02 or your neighbour or your boss ya da komşunuzu veya
and so on, patronunuzu vb inceleyin,
   
17:07 whether you can look at them onlara bakabiliyor musunuz
   
17:10 without a single movement hiçbir düşünce, imaj veya kelime
of thought or image or the word. hareketi olmadan.
   
17:22 Suppose I am married – which I'm not – Diyelim ki ben evliyim-ki değilim-
suppose I am married. evli olduğumu varsayalım.
   
17:31 I live with my wife for twenty Karımla yirmi veya otuz senedir
or thirty years or fifteen days, ya da on beş gündür yaşamaktayım
   
17:38 and during that interval of time ve bu zaman dilimi içinde
   
17:44 I have built through various farklı olaylar, rastlantılar vasıtası ile
incidents, accidents,  
   
17:51 an image about her. onunla ilgili bir imaj yarattım.
   
17:55 She has built an image about me. Onun da benim üstüme bir imajı var.
   
18:00 These images, these memories, Bu imajlar, bu hatıralar,
   
18:05 prevent me from looking ona gerçekte bakmama engel oluyor,
at her actually, what she is. onun ne olduğuna.
   
18:12 And then the question arises: Ve o halde şu soru ortaya çıkıyor:
   
18:15 is it possible to look bir insana bakmak
at a human being, mümkün müdür,
   
18:20 whether it be my wife ister benim karım, isterse bir komşu
or a neighbour or a stranger, ya da yabancı biri olsun,
   
18:28 to look at them without tek bir düşünce hareketi olmadan
a single movement of thought. onlara bakmam.
   
18:36 That is what the questioner Soru soranın sorduğu
is asking. şey budur.
   
18:42 You are sitting there and Siz orada ve konuşmacı
the speaker is sitting up here. burada oturuyor.
   
18:48 You apparently are here Besbelli konuşmacı üstüne imajlar,
with an image, with a conclusion, varsayımlarla,
   
18:58 with memories of the speaker, konuşmacıyla ilgili hatıralarla
right, sirs? beraber buradasınız, öyle değil mi?
   
19:10 Are you responding to my question? Benim sorumu yanıtlıyor musunuz?
   
19:15 Can you observe the speaker Konuşmacıyı gözlemleyebilir misiniz
   
19:19 without all the reputation onun üstüne yarattığınız
that you have built about him, ünü, şanı katmadan,
   
19:26 all the things that onunla ilgili söylenen
have been said about him, tüm şeyler olmadan
   
19:30 and all that you perhaps may have read ve onun hakkında okuduğunuz herşeyi
about him, or what he has said veya onun tüm söylediklerini
   
19:37 – to put away all that -hepsini bir kenara bırakın
and look at him, observe him. ve ona bakın, onu gözleyin.
   
19:45 Will you do that, can you do it? Bunu yapacak mısınız, yapabilir misiniz?
   
19:50 That is, to look at something, Yani, birşeye veya birine
or a person or anything, bakma,
   
19:57 without a previous memory, önceki bir anı, varsayım,
conclusion, remembrance. anımsama olmadan.
   
20:03 Just to look afresh – Sadece taptaze bakın-
is that possible? bu mümkün müdür?
   
20:11 That means thought not interfering Bu, düşüncenin sizin gözleminize
with your observation. müdahale etmediği anlamına gelir.
   
20:20 If you have ever tried, Hiç denediyseniz veya
or if you ever will do it, bunu ileride yapacaksanız,
   
20:25 you will find most çok olağanüstü şeylerin
extraordinary things happen. olduğunu göreceksiniz.
   
20:28 You begin to discover something Önceden hiç düşünmediğiniz
which you have never thought of. birşeyi keşfedeceksiniz.
   
20:34 You begin to discover Tamamen yeni birşeyi
something totally new. keşfedeceksiniz.
   
20:41 If you look at your wife Karınıza veya kocanıza
or your husband baktığınızda
   
20:46 without all the memory that you have onunla ilgili biriktirdiğiniz
accumulated about her hiçbir anı olmadan
   
20:52 and she about you, ve onun da sizinle ilgili,
   
20:56 then you are looking at her or him o durumda ona ilk kez
for the first time afresh! taptaze bakıyorsunuzdur!
   
21:04 So a relationship Böylece bir ilişki
is constantly renewed, fresh. sürekli yenilenir, tazedir.
   
21:13 Not the old memories Eski anılar işlemez
operating and interfering. ve araya girmez.
   
21:19 Have you ever tried all this? Bunları hiç denediniz mi?
Or you just listen – Veya sadece dinliyorsunuzdur-
   
21:24 ‘Yes, it sounds very grand, 'Evet, kulağa çok ilginç geliyor,
but I can’t do it’, and carry on. ama bunları yapamam' ve devam edersin.
   
21:33 So if you actually do it O halde, bunu gerçekten
once or twice, bir yada iki kez yaparsanız,
   
21:39 to put away tüm birikmiş anıları
all the accumulated memories bir kenara bırakırsanız
   
21:44 that you have about her or him, onunla ilgili,
   
21:49 then you are looking at the person o halde o kişiye
for the first time afresh. ilk kez taptaze bakıyorsunuzdur.
   
21:59 And when you look Ve o kişiye
at that person afresh taptaze baktığınızda
   
22:02 something totally new takes place, tamamen yeni birşey ortaya çıkar,
   
22:05 a new kind of relationship yeni bir tür bir ilişki olur.
comes into being.  
   
22:26 3rd Question: How can one live 3. Soru: İlgisiz bir koca ile
with a husband who does not care? nasıl yaşanır?
   
22:37 How can one live with a husband İlgisiz bir koca ile
who doesn't care? nasıl yaşanır?
   
22:43 I don’t know. Bilmiyorum.
   
22:57 Let’s look into the question. Bu soruyu irdeleyelim.
   
23:09 What is a husband, Koca nedir ve
and what is a wife? eş nedir?
   
23:18 In America and other Amerika'da ve
parts of the world, dünyanın diğer bölgelerinde,
   
23:25 a boy and a girl are living together bir erkek ve bir kız beraber yaşıyorlar
   
23:28 without going through evlilik töreni olmadan,
a marriage ceremony,  
   
23:33 or going through the registrar, veya resmi makamlara gidip
register their marriage. evliliklerini kayıt ettirmeden.
   
23:39 That’s one thing: Bu bir açıdan,
a boy and a girl live together bir erkekle bir kızın birarada yaşamasıdır
   
23:45 without going through marriage evlenmeden veya
or recording officially. resmi kayıt yaptırmadan.
   
23:54 Then there is the other side: Bu durumun başka tarafı vardır:
   
23:58 you go through a ceremony bir erkek ve kadın arasında
between a man and a woman, bir merasim yapılır
   
24:03 and that ceremony ve bu tören -yani kiliseye gidilir
– that going to church, or registrar – ya da nikah dairesine
   
24:10 that officially makes you böylece erkek ve kadın
man and wife, husband and wife. karı koca olurlar.
   
24:17 What is the difference Bu ikisi arasındaki
between these two? fark nedir?
   
24:23 You understand my question? Sorumu anlıyorsunuz?
   
24:25 What is the difference between Bir erkek ve kadının
a man and a woman living together evlilik töreni olmadan
   
24:31 without going through beraber yaşaması ile
the ceremony of marriage,  
   
24:35 and what is the difference bir erkek ve kadının
between them and a man and woman  
   
24:42 who goes through expensive marriage, pahalı evlilik yolu ile beraber
  olması arasındaki fark nedir,
   
24:48 what is the difference ikisi arasındaki
between the two? fark nedir?
   
24:53 One has a paper, legalised, Birinin resmi kağıtları vardır
saying you are husband and wife. sizler karı ve kocasınız diyen.
   
25:02 Society says you are married, Toplum sizin evli olduğunuzu söylüyor,
   
25:08 you have certain responsibilities beirli sorumluluklarınız var,
to look after your wife, karınıza, çocuklarınıza
   
25:12 your children and all the rest of it. ve diğerlerine bakmak için.
   
25:15 And also the other, who do not Ve diğeri, kilise vb. ye
go to church and all the rest, gitmeyen,
   
25:21 go through marriage ceremony, evlilik töreninden geçmeyen
   
25:26 either they are very irresponsible ya çok sorumsuzlar
or they are very responsible. ya da çok sorumluluk sahibiler.
   
25:33 Both are responsible. İkisi de sorumlu.
   
25:38 If they take living together İkisi de beraber yaşamayı
seriously, ciddiye alıyorlarsa,
   
25:44 both are responsible. her ikisi de sorumludur.
   
25:48 So we are asking, what is a husband, O halde, soruyoruz, koca nedir
and what is a wife? ve eş nedir?
   
25:56 You answer that question. Bu soruyu cevaplayın.
   
25:58 Most of you I presume Sanırım buradakilerin çoğu
who are here are married, evliler
   
26:05 or you have a girlfriend – veya kız arkadaşınız var-
perhaps not in India so much herhalde Hindistan'da çok yaygın değil
   
26:10 but in Europe and America ama Avrupa ve Amerika'da
it is quite common. oldukça yaygın.
   
26:16 So what is a husband? O halde, koca nedir?
   
26:21 A husband is supposed Bir kocanın çalışması,
to work, go to the office ofise gitmesi
   
26:26 or go to some kind of work veya dokuzdan beşe
from nine till five o’clock, bir işe gitmesi varsayılıyor,
   
26:37 spends most of the day in an office, günün büyük bir kısmını ofiste
either pleasant or unpleasant, geçiriyor ya da bir fabrikada vb
   
26:44 a factory and so on, keyifle veya keyif almayarak
and then comes home. ve sonra eve geliyor.
   
26:49 The wife, the woman, cooks the meal, Karısı, kadın yemeği yapıyor,
   
26:53 looks after – if she has children – çocukları varsa, onlara bakıyor
the children, and so on. vb..
   
27:00 This is our daily routine. Bu bizim günlük rutinimiz.
   
27:07 Do you agree to that? Bunu kabul ediyor musunuz?
   
27:09 Oh, for God’s sake. Yes? Allah aşkına. Evet?
   
27:13 This is what is happening Dünyanın her tarafında
the world over. olan biten bu.
   
27:16 The woman stays at home, Kadın evde kalır
   
27:18 or she goes to the office also veya ofise gider,
to earn more money, daha fazla para kazanmak için
   
27:24 and the wife generally looks after ve genel olarak çocukları varsa,
the children if she has any, onlara bakar
   
27:32 and stays at home. ve evde kalır.
   
27:35 What is the relationship Bu iki kişi arasındaki
between these two people? ilişki nedir?
   
27:40 The husband who works Dokuzdan beşe çalışan
from nine to five, koca
   
27:45 and also the woman goes off ve dokuzdan beşe
to work from nine to five, çalışan kadın,
   
27:52 what is their relationship? ilişkileri nedir?
   
27:57 Have you ever thought about it? Bunu hiç düşündünüz mü?
   
28:01 Life is becoming more Yaşam gittikçe daha da
and more complex, karmaşıklaşıyor,
   
28:04 more and more expensive, daha da pahalılaşıyor,
   
28:06 so both the woman and the man bu durumda hem erkek,
have to work. hem kadın çalışmak zorunda.
   
28:14 And if they have children, which Ve çocukları varsa ki ne yazık ki
perhaps unfortunately they have, büyük ihtimal çocukları vardır,
   
28:20 what happens to the children? çocuklara ne olur?
   
28:23 The woman comes home Kadın eve gelir veya
or the husband comes home, tired, eşi eve gelir, yorgundur
   
28:30 and will they care for each other ve birbirlerini umursarlar mı,
except sexually? cinsellik dışında?
   
28:36 Will they really care? Gerçekten önemsiyorlar mı?
   
28:40 You ask this question to the speaker Bu soruyu konuşmacıya soruyorsunuz
   
28:46 and he is supposed ve onun bunu
to answer that question. cevaplaması gerekiyor.
   
28:50 You should put this question Bu soruyu kendinize sormalısınız,
to yourself and not to the speaker. konuşmacıya değil.
   
28:58 The question is: Soru şöyle:
   
29:02 how does one live with a husband Kocasının umurunda olmayan
who doesn’t care? bir bayan nasıl yaşar?
   
29:11 Either you say goodbye old man, Ya eski adama, eski beye veda edersin
or old boy, or you put up with it. veya ona katlanırsın.
   
29:22 This is generally what happens, Bu genelde olandır,
you put up with it, siz katlanırsınız,
   
29:27 getting more and more birbirinize karşı giderek
indifferent to each other, iyice umursamaz olursunuz,
   
29:32 more and more isolated, daha da izole yaşarsınız,
more and more depressed, daha da bunalımda olursunuz
   
29:41 and all the misery of living ve karşısındakini gerçek anlamda
with a man or a woman umursamayan
   
29:47 who doesn’t really care at all. bir erkek veya kadınla yaşamanın
  tüm zorluklar
   
29:51 It is your problem, not mine. Bu sizin probleminiz, benim değil.
   
29:55 So what will you do, O halde siz ne yapacaksınız,
   
30:02 go after another woman, başka kadının peşine mi,
go after another man? başka erkeğin peşine mi gideceksiniz?
   
30:08 And it will also happen there, Ve aynı şey orada da olacak,
   
30:13 after a little while bir süre sonra
he will not care. o yine umursamayacak.
   
30:19 And so you are Ve bu şekilde hep bu probleme
always caught in this problem. yakalanıyorsunuz.
   
30:26 Which means, is there love at all? Burada hiç sevgi var mıdır, bu durumda?
   
30:37 When two people live together, İki kişi bir arada yaşadığında,
   
30:42 is it a sexual, biological activity bir araya gelmenin
of coming together seksüel, biyolojik eylemi midir
   
30:52 or is there love in their life, veya yaşamlarında sevgi var mıdır
caring for each other? birbirlerini önemseyen?
   
31:02 Perhaps you know this answer Büyük ihtimalle bu cevabı
better than the speaker. konuşmacıdan iyi bilirsiniz.
   
31:20 4th Question: 4. Soru:
Is it necessary to marry in life? Yaşamda evlenmek gerekli midir?
   
31:25 What is the physical relationship Kadın ve erkek arasındaki
between man and woman? fiziksel ilişki nedir?
   
31:30 I don’t know. Ben bilmiyorum.
   
31:36 You ought to know. Bunu siz bilmelisiniz.
   
31:41 What a strange question Ne kadar tuhaf bir soru,
this is, isn’t it? değil mi?
   
31:46 Is it necessary to marry in life? Yaşamda evlenmek gerekli midir?
   
31:54 What do you say? Ne söylersiniz?
   
31:59 If the speaker puts this question Eğer konuşmacı bunu size sorsaydı,
to you, what will you answer? cevabınız ne olurdu?
   
32:06 Is it necessary, sirs and ladies, Beyler, bayanlar,
that I should marry? evlenmeli miyim?
   
32:12 What would be your answer? Cevabınız ne olur?
   
32:16 Your answer probably would be, Cevabınız, büyük ihtimalle,
   
32:18 ‘Do what you want to do. 'Ne isterseniz onu yapın.
Why bother me with it? Neden beni karıştırıyorsunuz?
   
32:25 It’s up to you.' Bu size bağlı.'
   
32:31 But you see the question is really Ama soru gerçekte bundan
much more complex than that. çok daha karmaşık.
   
32:38 We all want companionship, Hepimiz yoldaşlık istiyoruz,
we all want sexual relationship, hepimiz cinsel ilişki istiyoruz,
   
32:48 a biological necessity. biyolojik bir gereklilik.
   
32:52 And also we want somebody Ve tek istediğimiz
on whom we can rely, bel bağlayacağımız birisi,
   
32:58 in whom we can find security, güvende hissedebileceğimiz birisi,
   
33:03 in whom there is a sense rahatlık, destek hissi veren,
of comfort, support,  
   
33:10 because most of us cannot çünkü çoğumuz kendi ayaklarımız
stand alone on our own feet, üstünde duramıyoruz,
   
33:17 therefore we say, ‘I must marry’, o yüzden 'Evlenmeliyim' deriz
   
33:19 or I will have a girlfriend, veya bir kız arkadaşım vardır
or whatever it is, veya her ne ise,
   
33:23 ‘I must have somebody 'Evde beraber olabileceğim
with whom I can be at home’. biri olmalı.'
   
33:30 We are never at home with anybody Hiçbir zaman biriyle evde değiliz
   
33:34 because we are living in our own çünkü düşüncelerimizde,
thoughts, in our own problems, kendi problemlerimizle yaşıyoruz,
   
33:39 our own ambitions and so on. kendi hırslarımızla vb...
   
33:42 And we are frightened to stand alone, Ve tek başına kalmaya korkarız,
   
33:52 because life is very lonely, çünkü yaşam çok yalnızdır,
   
33:58 life is very complex, troublesome, yaşam çok karmaşık, sorunlu
   
34:03 and one needs somebody with whom ve birşeyleri konuşmak için
you can talk things over. birine ihtiyaç duyarsınız.
   
34:09 And also when you marry Ve ayrıca evlenince
you have sexual relationships, cinsel ilişki yaşarsınız,
   
34:20 children and so on. çocuklar vb..
   
34:21 So, in this relationship Yani, erkek ve kadın
between man and woman, arasındaki ilişkide,
   
34:28 if there is no love, sevgi yoksa,
you use her and she uses you. sen onu, o seni kullanır.
   
34:35 You exploit her and she exploits you. Sen onu, o seni suistimal eder.
   
34:39 That’s a fact. Bu bir gerçektir.
   
34:44 So, the questioner asks, Bu durumda, soruyu soran
should one marry. 'Evlenmeli miyiz?' diye soruyor.
   
34:57 And what is the physical Ve insanlar arasındaki
relationship between man – fiziksel ilişki nedir-
   
35:02 don’t you know the question? bu soruyu bilmiyor musunuz?
   
35:07 It’s up to you, sirs. Bu size bağlı, beyler.
   
35:12 But to really enter into Ama tüm bu komplike
this whole complex problem soruya girmek için
   
35:19 of living together, bir arada yaşamak üstüne,
not only with two people, sadece iki kişi ile değil,
   
35:24 living together with humanity – insanlıkla yaşamak-
with your neighbour, komşunuzla,
   
35:31 with your boss, with your servant patronunuzla, hizmetçinizle,
if you have a servant, eğer hizmetçiniz varsa,
   
35:35 with your father, mother, children – babanızla, annenizle, çocuklarla-
   
35:38 to live together, bir arada yaşamak,
it’s a very complex thing. bu çok karmaşık bir konudur.
   
35:47 Living together as a family gives you Bir aile olarak bir arada yaşamak size
certain security, certain safety belirli bir güvenlik, koruma sağlar
   
35:57 and so you extend ve bu aile yapısını
that family to a group, bir gruba taşıyorsunuz,
   
36:01 to a community, to a state, bir cemiyete, bir devlete,
to a nation, bir ulusa
   
36:06 and from a nation which is ve bir ulustan
opposed to another nation, bir diğerine muhalif olunuyor
   
36:12 and so there is always division ve bu yüzden hep bölünme, çelişki
and conflict, and wars. ve savaşlar oluyor.
   
36:18 So one has to find out how to live O halde, başkası ile çelişki olmadan
with another without any conflict, nasıl yaşanacağına bakmalı,
   
36:34 without any sense of struggle, mücadele, uyma, uzlaşma
adaptation, adjustment. hissi olmadan.
   
36:42 That requires a great deal Bu çok fazla zeka,
of intelligence, integrity. bütünsellik gerektirir.
   
36:50 But we just marry off because of Ama cinsel, biyolojik vb. taleplerden
sexual, biological demands and so on. dolayı evleniyoruz.
   
37:06 Did you make up these questions? Bu soruları uydurdunuz mu?
They say no. Hayır diyorlar.
   
37:17 5th Question: What is the difference 5. Soru: Beyinle
between the brain and the mind? zihin arasındaki fark nedir?
   
37:26 What is the difference Beyinle zihin arasındaki
between the brain and the mind? fark nedir?
   
37:36 This is a very complex question. Bu çok karmaşık bir sorudur.
   
37:42 We know what the brain is. Beynin ne olduğunu biliyoruz.
   
37:46 The scientists are saying now Bilimadamları şimdi
   
37:50 there is the left side of the brain beynin sağ tarafı ve
and the right side of the brain. sol tarafı var diyorlar.
   
37:56 The left side of the brain Beynin sol tarafı
is used daily. günlük işlerde kullanılır.
   
38:01 I won’t go into all the details of it, Tüm detaylarına girmeyeceğim,
you can read it if you want to. dilerseniz okuyabilirsiniz.
   
38:05 I haven’t read it, Ben okumadım,
   
38:06 but some friends who are scientists ama bilimadamı olan bazı arkadaşlar
have told me about it. bana anlattılar.
   
38:11 The left side of the brain Beynin sol tarafı operasyonda,
is in operation, activity, eylemde bulunuyor,
   
38:17 functioning with all tüm günlük işleri
the daily activity. yapıyor.
   
38:22 And the right side of the brain Ve beynin sağ tarafı
   
38:26 is not operating fully, tam olarak çalışmıyor,
not functioning fully işlev görmüyor
   
38:29 because the right side of the brain çünkü sağ beyin
is much more intelligent, çok daha zeki,
   
38:36 much more acute, çok daha keskin,
much more aware. çok daha bilinçli.
   
38:42 And also the brain is the centre Ve beyin aynı zamanda tüm
of all action and reaction, eylem ve tepkilerin merkezidir,
   
38:55 of all the sensory responses tüm duyusal yanıtların
   
38:59 – this is what the speaker is saying. -konuşmacının dediği budur.
   
39:05 So, the brain contains, or has O halde, beyin tüm bilincin içeriğine
the whole content of consciousness. sahiptir veya içeriğini kapsar.
   
39:19 Consciousness is your belief, Bilinç, sizin inancınızdır,
your faith, sizin imanınızdır,
   
39:24 your name, your faculty, capacity, isminiz, yeteneğiniz, kabiliyetiniz,
   
39:30 all the memories, all the hurts, tüm anılar, tüm incinmeler,
pleasure, pain, zevk, acı,
   
39:34 agony, struggle, all that, acı, mücadele, tüm hepsi,
affection and so on, şefkat vb...
   
39:40 all that is the content tüm bunlar
of your consciousness. bilincinizin içeriğidir.
   
39:45 The content of your Bilincinizin içeriği
consciousness is you, sizsiniz,
   
39:50 is the self, is the ‘me’. benlik, bendir.
   
39:58 That content of consciousness may Bilincin içeriği süper, ultra-süper
invent a super-super-consciousness, bilinçlilik icat edebilir
   
40:06 or invent various kinds of veya hayal edilmeyen veya hayal edilen
unimagined or imagined states, farklı haller icat edebilir,
   
40:13 but it is still within the content ama bu da yine
of your consciousness. sizin bilincinizin içeriğidir.
   
40:22 Do we see this? Bunu görüyor musunuz?
   
40:25 You – you are your name, your body, Siz, isminiz, bedeninizsiniz,
   
40:31 your anger, your greed, kızgınlığınız, aç gözlülüğünüz,
your competition, your ambition, rekabetçiliğiniz, hırsınız,
   
40:37 your pleasure, your pain and so on, zevkiniz, acınız vb..,
   
40:43 affection, all that – you are that. şefkat, hepsi- hepsi sizsiniz.
   
40:50 And that means the content Ve bu, bilincinizin içeriğidir.
of your consciousness.  
   
40:56 The content of your Bilincinizin içeriği
consciousness is the past – geçmiştir-
   
41:05 past memories, past incidents, eski anılar, eski olaylar,
   
41:11 all kinds of activities, experiences her tür faaliyet, deneyim
– you are the past. -siz geçmişsinizdir.
   
41:20 You are knowledge, which is the past. Siz bilgisiniz, geçmiş olan.
   
41:25 So, that is the brain. O halde, bu beyindir.
   
41:28 We are saying – and the speaker Bizler diyoruz
may be wrong, -ve konuşmacı hatalı da olabilir
   
41:36 and he has discussed this matter ve o bu konuyu
with several so-called scientists, bazı bilimadamları ile tartışmıştır
   
41:41 and even then, the speaker ve bu durumda dahi,
may be wrong, konuşmacı yanılabilir,
   
41:47 please don’t accept what he says, lütfen söylediklerini,
  kabul etmeyin,
   
41:52 doubt what he says, söylediğinden kuşkulanın,
question, enquire. sorgulayın, soruşturun.
   
41:57 He says, the brain is the whole O, beynin kısıtlı
limited consciousness bilincin tamamı olduğunu söylüyor
   
42:05 with all its content – tüm içeriğiyle-
   
42:08 pleasant, unpleasant, hoş, hoş olmayan,
ugly, beautiful, struggle, çirkin, güzel, mücadele,
   
42:13 all that is the content. bunların hepsi içeriktir.
   
42:19 And the mind is something Ve zihin, beyinden tamamen
totally separate from the brain. ayrı birşeydir.
   
42:27 The mind is outside the brain Zihin, beynin dışındadır
– the speaker is saying, -konuşmacı böyle diyor,
   
42:31 the scientists are not saying that. bilim insanları böyle konuşmuyor.
   
42:40 The speaker says Konuşmacı, beyin bir mevzu,
the brain is one thing  
   
42:44 and mind is something ve zihin tamamen
entirely different. farklı birşeydir diyor.
   
42:50 The brain with all its content, Tüm içeriği ile beyin,
   
42:54 with its struggles, mücadelesi,
with its pain, anxieties, acısı, kaygısı ile
   
42:57 can never know, understand sevginin güzelliğini
the beauty of love. bilemez, anlayamaz.
   
43:06 Love is limitless. Sevgi, sınırsızdır.
   
43:09 It is not, ‘I love one person only’, O, 'Sadece birini seviyorum' değildir,
it is too vast, too tremendous. o çok büyük, çok muazzamdır,
   
43:18 And the brain with all its Ve tüm çelişkileri, meşakkatleri,
conflicts, miseries, confusion, karmaşası ile beyin
   
43:22 cannot comprehend or hold sevmeyi anlayamaz, tutamaz
or be alive to love – veya sevmek için canlı değildir-
   
43:29 only the mind, which is limitless. sadece sınırsız olan zihin
  yapabilir.
   
43:35 So there is a difference Yani, beyinle zihin
between the brain and the mind. arasında fark vardır.
   
43:42 Then what the questioner Ardından, soru soranın
doesn’t ask, sormadığı şey,
   
43:46 there is still a further question burada konu ile alakalı
involved in this: daha ileri bir soru vardır:
   
43:49 what is the relationship then O halde beyin ve zihin arasında
between the mind and the brain? ne tür bir ilişki vardır?
   
44:00 The brain is limited, Beyin sınırlıdır,
   
44:03 limited because it is made up sınırlıdır çünkü her çeşidinden
of all kinds of separate parts, farklı parçalardan oluşur,
   
44:12 fragmented, broken up, ayrılmış, parçalanmış
   
44:17 and therefore it is in constant ve bu yüzden sürekli mücadele,
state of struggle, conflict. çelişki durumu vardır.
   
44:23 Whereas the mind is totally Buna karşın, zihin bu kategorinin
out of that category. tamamen dışındadır.
   
44:31 There is a relationship only İlişki, sadece beyin
when the brain is completely free, tamamen özgür olduğunda vardır,
   
44:37 if that is possible, from all tüm içeriğindeki anılardan,
the content of its memories. eğer bu mümkünse.
   
44:45 This requires a great deal Bu oldukça fazla soruşturma,
of enquiry, sensitivity. duyarlılık ister.
   
44:54 Intelligence is not of the brain. Beyne ait olmayan zeka.
   
45:04 The intelligence of thought cannot Düşüncenin zekası,
contain the intelligence of the mind. zihnin zekasını içeremez.
   
45:19 You understand all this? Tüm bunları anlıyorsunuz?
   
45:23 Does somebody understand Benim konuştuklarımı
what I am talking about? anlayan birisi var mı?
   
45:28 No, all right. Hayır, tamam.
   
45:31 Look, sirs, be very simple, Bakın, beyler, çok yalın olun
   
45:35 because if one can be very simple çünkü ancak çok yalın olursanız,
you can go very far. çok uzağa gidebilirsiniz.
   
45:41 But if you begin with lots of Ama karmaşık birçok teori
complex theories and conclusions ve varsayımla başlarsanız,
   
45:47 you are stuck there, orada kalırsınız,
so let’s be very simple. o yüzden çok yalın olalım.
   
45:53 Your daily life – going to the office, Günlük yaşamınız- işe gitmek,
working, working, working, çalışmak, çalışmak, çalışmak,
   
46:00 money, trained in certain disciplines para, belirli konularda eğitilmek
   
46:05 as a lawyer, surgeon, businessman, bir avukat, cerrah, iş adamı
or a cook or whatever it is – veya ahçı vb olmak amacıyla...-
   
46:13 your brain is being beyniniz daralmıştır,
narrowed down, limited. kısıtlanır.
   
46:21 If I am a physicist I spend years Ben bir fizikçiysem, fizik öğrenmek
and years learning about physics, için yıllarımı harcarım,
   
46:30 studying it, investigating, ders çalışmak, araştırmak,
research into it, onu incelemek için,
   
46:34 so my brain is naturally, through o halde beynim bizim bu garip kültürümüz
this peculiar culture that we have, vasıtası ile doğal olarak
   
46:41 is being narrowed down. daraltılır.
   
46:47 There are two scientists here, Burada iki tane bilim insanı var,
they agree. onlar buna katılıyorlar.
   
46:55 And our brain has become Ve beynimiz,
mechanical, routine, small, mekanik, rutin oldu, küçüldü,
   
47:02 because we are so concerned çünkü kendimizle
with ourselves, o kadar meşgulüz ki,
   
47:06 always living in a very small area sürekli beğenme, beğenmeme,
of like, dislike, pain, sorrow, ıstırap, acıdan ibaret olan
   
47:15 and all the rest of it. küçük bir alanda yaşıyoruz.
   
47:18 But the mind is something Ama zihin tamamen
entirely different. farklı birşey.
   
47:24 You cannot understand or comprehend Böylesi bir zihnin doğasını
the nature of that mind anlamanız veya kavramanız
   
47:29 if your brain is limited. mümkün değil, beyniniz kısıtlıysa.
   
47:33 You cannot understand the limitless Hayatınız kısıtlıysa,
when your life is limited. sınırsız olanı anlayamazsınız.
   
47:44 So that is the relationship – O halde, işte bu ilişkidir-
   
47:47 the relationship between the brain beyinle zihin
and the mind can only take place arasındaki ilişki sadece
   
47:52 when the brain ancak beyin içeriğinden
is free from its content. özgürleşirse mümkündür.
   
47:58 This is a complex question, Bu karmaşık bir soru,
it requires much more going into konuya çok daha detaylı girmemiz gerekir
   
48:03 but we haven’t the time for it. ama bunun için zamanımız yok.
   
48:21 6th Question: What is faith? 6. soru: İman nedir?
   
48:29 What is faith? Faith in God, faith. İman nedir? Tanrıya iman, iman.
   
48:36 I have faith in my wife, Karıma güveniyorum.
she won’t betray me. o beni aldatmaz.
   
48:42 I have faith in my husband. Kocama güveniyorum.
   
48:44 I have faith in my business. Faith. İşime güveniyorum. İnanç.
   
48:51 The whole Christendom, Tüm Hristiyanlık,
   
48:56 all the religious structure Hristiyanlığın tüm dini
and nature of Christianity yapısı ve doğası
   
49:01 is based on faith. inanç üstüne kurulu.
   
49:05 And there they do not question, Ve orada sorgulama yapmıyorlar,
   
49:09 they do not have doubt, scepticism. kuşku duymuyorlar, şüphe yok.
   
49:17 If you have faith in God Tanrıya eğer inanıyorsanız
then you cannot possibly allow o durumda kesinlikle
   
49:25 any form of scepticism, kuşkuculuğun hiçbir türünün
doubt to enter, girmesine izin vermezsiniz,
   
49:31 or in the Islamic world. veya İslam dünyasında.
   
49:34 But in the Hindu world Ama Hint dünyasında ve
and in the Buddhist world Budist dünyasında
   
49:41 doubt is one of the necessary şüphe, beyni temizlemek
qualities to cleanse the brain. için gerekli özelliklerden biridir.
   
49:55 You have faith, İnanıyorsunuz, hepinizin
haven’t all of you, belief? inancı var, değil mi?
   
50:00 Have you ever questioned Hiç inancınızı,
your belief, your faith imanınızı
   
50:06 and your illusions? ve yanılsamalarınızı sorguladınız mı?
   
50:09 Or you just accept them. Veya hepsini kabul ediyorsunuz.
   
50:13 When you have faith İnancınız varsa,
   
50:16 you have put aside altogether sorgulama işini tamamen
any question of investigation. bir kenara bırakırsınız.
   
50:24 Suppose I believe in God, Diyelim ki ben Tanrıya inanıyorum,
   
50:27 believe, have faith in God, Tanrı inancım var,
   
50:33 then every question, every doubt o durumda, her soru,
must be set aside her şüphe bir kenara konulmalı
   
50:41 because my belief in God çünkü Tanrıya olan inancım
is based on fear. korkuya dayanıyor.
   
50:51 I don’t know what the world is, Dünyanın nasıl birşey olduğunu
somebody has created it, bilmiyorum, birisi yaratmış
   
50:56 and I like to think ve ben de Tanrının onu yarattığını
God has created it, düşünmeyi isterim,
   
51:01 that’s one kind of belief. bu bir tür inançtır.
   
51:03 The scientists say Bilim adamları Tanrı diye
there is no such thing as God, birşey yok,
   
51:07 it is a natural growth of evolution tek hücreden çok karmaşık
from the cell insan hücrelerine ulaşan
   
51:12 into the very complex cells doğal bir evrim sürecidir
of the human brain. derler.
   
51:19 So, why do we have faith? O halde, neden iman ederiz?
   
51:28 Isn’t that very restricting, Bu çok kısıtlayıcı, engelleyici,
narrowing down, limiting, daraltıcı değil mi
   
51:36 and doesn’t faith divide people? ve inanç insanları bölmez mi?
   
51:41 The Christians’ faith Hristiyan inancı
and Islamic faith, ve İslam inancı
   
51:45 and the Hindus who probably have ve belki de hiçbir konuda imanı
no faith about anything at all, olmayan Hintliler
   
51:52 and so there is constant conflict ve bu şekilde hepsinin arasında
between them all. sürekli çelişki olur.
   
51:59 You see, there is also another Bakın, burada
complex question involved in this: başka bir karmaşık konu var:
   
52:04 why do we have ideals? Neden ideallerimiz var?
   
52:08 The whole communist world Tüm komünist dünyası
   
52:11 is based on the theoretical Marx'ın, Stalin'ın, Lenin 'in
supposition of Marx, teorik varsayımlarına
   
52:19 Stalin and so on, Lenin. dayanır.
They are their gods. Bu kişiler onların tanrısıdır.
   
52:28 And they believe Ve onların söylediklerine
in what they have said inanırlar,
   
52:31 as Christians believe in what tıpkı Hristiyanların İncil'de
the Bible says, or the Koran, söylenenlere inanması veya Kuran'da
   
52:36 or you with your Gita, ya da Gitalarınız,
Upanishads or something else. Upanişadlarınızla sizlerin.
   
52:46 You are all absorbing Hepiniz, kitaplar
what the books say, her ne diyorsa yutuyorsunuz,
   
52:51 but you never for yourself ama hiç kendiniz için
question the whole thing. bütün süreci sorgulamıyorsunuz.
   
52:57 Because the moment Çünkü sorguladığınız, şüphe
you question, doubt, duyduğunuz zamanda,
   
53:03 you have to rely on yourself, kendinize güvenmek zorundasınız
and therefore you are frightened. ve bu yüzden korkarsınız.
   
53:09 Therefore much better to have O yüzden hayali,
faith in something illusory, yaşamayan birşeylere
   
53:15 something that doesn’t inanmak çok daha iyidir.
really actually exist.  
   
53:20 But if you know for yourself, Ama kendiniz için bilirseniz,
I have to understand my own life, kendi yaşamımı anlamak zorundayımdır,
   
53:27 I have to see if it is possible acaba kendi yaşamımda
   
53:30 to bring about a great büyük bir devrim yapmam
revolution in my life, mümkün mü, buna bakmalıyım,
   
53:36 then you start from there. bu durumda oradan başlarsınız.
   
53:40 But if you have faith in something, Ama birşeylere inancınız varsa,
   
53:43 you are living in an extraordinarily olağanüstü hayali bir dünyada
illusory world. yaşarsınız.
   
53:55 You have got a lot of questions. Çok fazla sorunuz var.
   
54:05 7th Question: 7. soru:
If human consciousness is one, Tüm insanlığın bilinci bir ise,
   
54:09 how is it that one person is happy nasıl oluyor da biri mutluyken
and the other is unhappy? bir diğeri mutsuz oluyor?
   
54:18 Also you say thought is ‘me’. Bir de düşüncenin 'ben' olduğunu
Please show me how. diyorsunuz. Bu nasıl oluyor,bana gösterin.
   
54:29 If human consciousness is one, İnsanlığın bilinci birse,
   
54:35 how is it that one person is happy nasıl biri mutlu iken,
and the other, unhappy? bir diğeri mutsuz oluyor?
   
54:45 Also you say thought is me – Bir de düşünce 'benim' diyorsunuz.
please show me how. Bu nasıl oluyor, bana lütfen gösterin.
   
55:07 Are you happy? Siz mutlu musunuz?
   
55:15 And why is another unhappy? Ve niye bir başkası mutsuz?
   
55:18 You are born rich, Siz zengin doğdunuz,
   
55:22 your grandfathers and grandparents dedeleriniz size
have left you a factory or a business, bir fabrika veya bir iş miras bıraktı
   
55:30 and you are quite happy with it. ve siz bu durumdan oldukça memnunsunuz.
   
55:33 And another is born Ve diğeri küçük bir köyde
in a little village, uneducated, doğuyor, eğitimi yok,
   
55:38 toiling day after day her gün geziniyor
on a piece of earth küçük bir alanda
   
55:44 which is the size of this room, bu odanın büyüklüğü kadar
or half the size of this hall, veya bu salonun yarısı kadar olan,
   
55:49 working on it, living on a pittance üstünde çalışıyor, üç beş kuruşla
and he is unhappy, geçiniyor ve mutsuz,
   
55:55 he doesn’t know about happiness mutluluk veya mutsuzluk
or unhappiness, nedir bilmiyor,
   
55:59 he is working, working, working. çalışıyor, çalışıyor.
   
56:04 Does happiness depend Mutluluk
on circumstances, on work, çevreye, işe
   
56:14 on what you are doing, ne yaptığınıza mı bağlıdır
   
56:19 or on your satisfaction veya birşeyi yapmaktan
in doing something? aldığınız doyuma mı?
   
56:26 What do you call happiness, Siz neye mutluluk ve
and what do you call unhappiness? neye mutsuzluk dersiniz?
   
56:33 Happiness can be said Hoşnut olduğunuzda
that when you are satisfied. mutluluktan bahsedebilirsiniz.
   
56:38 I am satisfied in doing something Birşey yapmaktan doyum alıyorum
and feel very happy about it. ve bundan mutluluk duyuyorum.
   
56:45 And I am not satisfied Ve birşey yapmaktan
in doing something doyum almıyorum
   
56:48 and I am very unhappy about it. ve onunla mutlu değilim.
   
56:52 Is satisfaction synonymous Doyum, acaba mutlulukla
with happiness? eş anlamlı mı?
   
57:01 And am I seeking Ve ben sürekli
continuously satisfaction? doyum peşinde miyim?
   
57:09 Which means I am seeking Bu, her zaman
all the time gratification doyum arıyorum
   
57:15 and I will be happy. ve böylece mutlu olacağım
  anlamına gelir.
   
57:20 Or is happiness something Veya mutluluk
that comes and goes, gidip gelen birşey mi,
   
57:27 that is a by-product, yani bir yan ürün,
it is not very important? o kadar da önemli olmayan?
   
57:36 And also the questioner asks, Ve soruyu soran birşey daha soruyor,
   
57:46 thought is ‘me’, show me how. düşünce 'ben'sem,
  bu nasıl oluyor bana göster.
   
57:53 What do you mean ‘show you how’? 'Bana göster' demekle
  neyi kastediyorsunuz?
   
57:58 On a screen in a television? Bir televizyonun ekranında mı?
   
58:05 Or make a diagram? Veya bir plan yaparak mı?
   
58:11 Or show you verbally? Veya sözel anlatarak mı?
   
58:20 Which is, you accept intellectually if Bu, konuşmacının söylediklerini
the speaker explains, thought is ‘me’. zihinsel olarak kabul edecekseniz demektir
   
58:29 Would you understand it? Bunu anlayacak mısınız?
   
58:33 The speaker will explain, Yani konuşmacı açıklayacak,
that is, he will describe, tanımlayacak,
   
58:38 he will explain step by step. adım adım açıklayacak.
   
58:43 And will you see the truth of it, Ve böylece siz
  bunun gerçeğini görecek misiniz
   
58:47 or say, ‘No, that is not the self. veya 'Hayır, bu benlik olamaz.
Self is something far superior. Benlik bundan çok daha üstün.
   
58:53 It is divine, it is atman, O yücedir, o atmandır,
it is something else’. o başka birşeydir' mi diyeceksiniz.
   
58:58 So how will you receive O halde, bir açıklamayı
an explanation? nasıl karşılayacaksınız?
   
59:04 Knowing the explanation, Açıklamayı, tasviri,
the description, the word, kelimeyi bilmek
   
59:13 is not the thing? şeyin kendisi midir?
   
59:20 The window, the word ‘window’ Pencere, 'pencere' kelimesi
is not the actual window. gerçekte pencere değil.
   
59:28 I can paint a mountain but the Bir dağı resmedebilirim
painting is not the actual mountain. ama resim gerçek dağ değildir.
   
59:37 So we can go into this together. O halde beraberce bu konuya
I can’t show it to you. girebiliriz. Ben size gösteremem.
   
59:47 I can’t put it on a screen, Bunu bir ekrana, televizyona
television, koyup
   
59:51 and show it to you; there it is. size gösteremem, o oradadır.
   
59:54 But if we can together investigate, Ama beraber inceleyebilirsek,
if you are willing. eğer sizler gönüllüyseniz.
   
1:00:02 If you are bored with it, Bundan sıkıldıysanız,
all right, be bored with it. sorun değil, sıkılın.
   
1:00:08 So let us together find out. O halde beraberce bakalım.
   
1:00:11 What are you? Siz nesiniz?
   
1:00:17 If you are really frank, serious, Gerçek anlamda samimi, ciddiyseniz,
when that question is put to you, bu soru size yöneltildiğinde,
   
1:00:23 what are you? siz nesiniz?
   
1:00:30 Aren’t you your name? Siz isminiz değil misiniz?
   
1:00:35 aren’t you your face, Yüzünüz, gözleriniz,
your eyes, your nose, burnunuz, saçlarınız vb
   
1:00:40 your hair and so on, physically? fiziksel olarak, değil misiniz?
   
1:00:45 Aren’t you the anger, Kızgınlık değil misiniz,
aren’t you the greed, açgözlülük
   
1:00:56 or the greed is separate from you? veya açgözlülük sizden ayrı mıdır?
   
1:01:05 Aren’t you, when there is anxiety, Kaygı varken,
aren’t you that anxiety? siz o kaygı değil misiniz?
   
1:01:13 When you are suffering, Acı çektiğinizde,
   
1:01:18 suffering when one loses kaybettiğinizde
one’s wife, husband, eşinizi, çocuklarınızı,
   
1:01:25 children, or grandmother, etc., anneannenizi vb,
are you not suffering? acı çekmez misiniz?
   
1:01:31 And is that suffering Ve bu ıstırap sizden
something separate from you? ayrı birşey midir?
   
1:01:38 Aren’t you all that? Bunların hepsi siz değil misiniz?
   
1:01:43 Or do you think – think – Veya tüm bunlardan ayrı olduğunuz mu
that you are separate from all that? düşünüyorsunuz-düşünmek?
   
1:01:54 Right, sir? Doğru mu?
   
1:01:56 Are you separate from all that? Tüm bunlardan ayrı mısınız?
   
1:02:01 Are you separate from your anger, Kızgınlığınızdan, kıskançlığınızdan,
jealousy, from your bank account? banka hesabınızdan ayrı mısınız?
   
1:02:10 You are your bank account, Siz, kendi banka hesabınızsınız,
aren’t you? değil mi?
   
1:02:17 Or if I take away your bank account Veya banka hesabınızı elinizden aldım
you say, ‘That’s not me’. diyelim, 'Bu ben değilim' dersiniz.
   
1:02:25 Would you say that? Bunu söyler misiniz?
   
1:02:27 ‘You can take my bank account 'Hesabıma el koyabilirsiniz,
because it is not me’. çünkü ben o değilim.'
   
1:02:32 How you would howl Banka hesabınıza el koysam,
if I took away your bank account. ne yaygara koparırsınız.
   
1:02:38 So you are your bank account, O halde, siz banka hesabınızsınız,
you are your furniture, eşyalarınızsınız,
   
1:02:42 you are your house, your insurance, evinizsiniz, sigortanızsınız,
your mortgage, your money. ipoteğinizsiniz, paranızsınız.
   
1:02:52 But if you say, ‘I am not all that, Ama 'Ben hiçbiri değilim,
   
1:02:56 there is something in me içimde birşey var,
that is watching all this’, tüm bunları gözleyen' derseniz,
   
1:03:05 is that a fact? bu bir gerçek midir?
   
1:03:09 Or you have invented it? Veya bu sizin uydurmanız mıdır?
   
1:03:16 Many people say there is Çoğu insanlar, 'Ultra-süper
super-super-consciousness bilinçlilik var,
   
1:03:21 above all this consciousness. tüm bilincin üstünde' diyorlar.
   
1:03:27 That is, is that not Bu da, düşüncenin yaratımı
invented by thought? değil midir?
   
1:03:37 Is not your bank account Banka hesabınız
– not the coin, not the notes – -kuruşlar değil, kağıt paralar değil-
   
1:03:43 all that is not düşüncenin sonucu
the result of thought? değil midir?
   
1:03:53 Is not your recognition Eşinizi tanımanız da
of your wife, your husband,  
   
1:04:00 isn’t that thought? bu düşünce değil midir?
   
1:04:03 So aren’t you all the memory O halde, hepiniz
of the past, geçmiş anılar değil misiniz,
   
1:04:10 all the tradition of the past – geçmişin tüm geleneği-
   
1:04:13 as a Hindu, as a Brahmin, bir Hindu, bir Brahman,
non-Brahmin, Brahman olmayan
   
1:04:17 and all that business ve tüm benzer haller
– aren’t you all that? -siz bunların hepsi değil misiniz?
   
1:04:24 Of course you are. Tabii ki öylesiniz.
   
1:04:27 So, you are the knowledge O halde, siz geçmiş olan
which is the past. bilgisiniz.
   
1:04:38 You are nothing but memories. Sadece anılardan ibaretsiniz.
   
1:04:45 Would you accept that? Of course not. Bunu kabul ediyor musunuz? Tabii ki hayır.
   
1:04:52 Aren’t you? Değil misiniz?
   
1:04:55 If all your memories were Tüm anılarınız sizden alınırsa,
taken away, what are you? siz nesinizdir?
   
1:05:04 You would be a vegetable. Bir sebze olursunuz.
   
1:05:09 So your memories, which is O halde, geçmiş olan
always the past, is what you are. anılarınız sizsiniz.
   
1:05:20 Your tradition, as a Hindu, Bir Hindu, bir İranlı, bir Müslüman
as a Parsi, as a Muslim and so on, vb. olarak geleneğiniz,
   
1:05:27 that’s the result of years of yılların getirdiği propagandanın,
propaganda, years of tradition, geleneğin sonucudur
   
1:05:35 which is the activity of thought. ki bu da düşünce eylemidir.
   
1:05:39 So you are thought. Yani siz düşüncesiniz.
   
1:05:45 If you don’t think at all, Eğer hiç düşünmeseydiniz,
what are you? neydiniz?
   
1:05:56 So you are the whole Siz, geçmişin tüm içeriğisiniz.
content of the past.  
   
1:06:09 That past is modifying Yani, geçmişin kendini değiştirip
itself in the present şimdiye dönmesi
   
1:06:15 and continues as the future. ve gelecek olarak devam etmesi.
   
1:06:19 So you are the past, Yani, siz geçmiş, şimdi
the present and the future. ve geleceksiniz.
   
1:06:27 In you all time is contained. Tüm zamanlar sizde mevcut.
   
1:06:31 Oh, you don’t understand all this. Tüm bunları anlamıyorsunuz.
   
1:06:39 And the self, the ‘me’, my name, Ve benlik, 'ben', ismim,
my quality, my achievement, kalitem, başarım,
   
1:06:48 my ambition, my pain, hırsım, acım, ıstırabım
my sorrow, is all the past. hepsi geçmiştir.
   
1:06:54 And so the self is O halde benlik
the essence of the past, geçmişin esasıdır,
   
1:07:01 which is memory, knowledge. yani anı, bilgidir.
   
1:07:04 And therefore the self Bu yüzden, benlik
is very, very limited. çok ama çok kısıtlıdır.
   
1:07:14 And that’s why the self is causing Bu yüzdendir ki benlik dünyada
so much mischief in the world. bu kadar zarara sebep oluyor.
   
1:07:22 Each self is out for itself. Her benlik sadece kendisi için var.
   
1:07:27 You are out for your Siz kendiniz için varsınız,
own self, aren’t you? değil mi?
   
1:07:33 If you were honest, see this clearly, Dürüstseniz, bunu net olarak görüyorsanız,
aren’t you out for yourself? kendi çıkarınız peşinde değil misiniz?
   
1:07:41 Your ambition, your achievement, Sizin hırsınız, başarınız,
your fulfilment, your satisfaction. doyumunuz, tatmininizsiniz.
   
1:07:53 So thought is you. Yani düşünce sizsiniz.
   
1:08:00 Thought is limited, Düşünce sınırlıdr,
because all knowledge is limited. tüm bilgi sınırlı olduğundan.
   
1:08:05 Therefore your self O yüzden benliğiniz
is the most limited thing. en sınırlı şeydir.
   
1:08:16 And therefore you are causing Ve bu yüzden çok fazla acı,
enormous sorrow, enormous conflict, çok fazla çelişkiye sebep oluyorsunuz,
   
1:08:23 because the self is çünkü benlik ayırıcıdır,
separative, divisive. bölücüdür.
   
1:08:31 So, sirs, the speaker has explained. Beyler, bu şekilde konuşmacı
The explanation is not the fact. açıklama yaptı. Açıklama gerçek değildir.
   
1:08:46 The fact is for you Gerçek olan kendiniz için
to see this for yourself. görmenizdir.
   
1:08:53 If you see this for yourself and say, Kendiniz için görür ve
‘I like the way I am going on’, 'Gidişatımı beğeniyorum' derseniz,
   
1:08:58 perfectly all right. bu tamamen uygundur.
   
1:09:01 But you know for yourself that you Ama dünyada karmaşa yarattığınızı
are creating havoc in the world, kendiniz için biliyor
   
1:09:10 and you prefer to live that way, ve böyle yaşamayı tercih ediyorsanız
good luck to you. size iyi şanslar.
   
1:09:17 But there might be some who say Ama böyle yaşanmamalı
that is not the way to live. diyen bazıları olabilir.
   
1:09:27 One must live with a global brain, Küresel beyinle yaşanmalı,
   
1:09:31 without any division, hiçbir bölünme,
without any nationality, hiçbir milliyet,
   
1:09:34 without any self. hiçbir benlik olmadan.
   
1:09:39 Don’t make that into some kind Bunu sakın yüce bir aydınlanmaya
of heightened illumination çevirmeyin
   
1:09:44 only a few can reach. sadece birkaçının erişebileceği.
   
1:09:47 Anybody Her kim,
who sets his brain and heart beynini ve kalbini
   
1:09:53 to understand the nature of the self benliğin doğasını anlamaya
   
1:09:56 and be free of that self, ve bu benlikten özgürleşmeye
  kullanırsa,
   
1:09:58 anybody can do it aklına koyan
if they put their mind. herkes bunu yapabilir.
   
1:10:07 Right, sir. Doğru, evet.
   
1:10:12 May I answer one more question? Bir soru daha cevaplayayım mı?
After that we’ll stop. Sonra bitireceğiz.
   
1:10:17 It’s ten o’clock. Saat on.
   
1:10:19 Probably you have to go to your Büyük ihtimalle işlerinize vb ye
own jobs and all the rest of it... geri dönmeniz gerekecek...
   
1:10:28 ...Ten past ten, sorry. One more Saat 10'u 10 geçiyormuş, pardon.
question and that’s the end of it. Bir sorudan sonra bitiriyoruz.
   
1:10:42 Oh, I’ve answered this question. Ama, bu soruyu yanıtladım.
   
1:10:59 8th Question: If the great religions 8.Soru:
of the world Dünyanın büyük dinleri
   
1:11:04 are not religions, din değilse, o halde
what is then religion? din nedir?
   
1:11:10 That’s the question. Soru budur.
   
1:11:14 It is not printed clearly. Çok net yazılmamış.
   
1:11:18 If the great religions of the world Dünyanın büyük dinleri
are not true religions, gerçek din değilse,
   
1:11:26 what is true religion? gerçek din nedir?
   
1:11:32 Why do you say, ‘if’ the great Neden 'eğer' diyorsunuz,
religions are not true religions? büyük dinler gerçek değilse?
   
1:11:37 Why do you say ‘if’? Neden 'eğer' diyorsunuz?
   
1:11:41 Are they religions? Onlar din midir?
   
1:11:45 You answer that question. Bu soruyu siz cevaplayın.
   
1:11:48 You all go to temples probably. Belki hepiniz tapınaklara gidiyorsunuz.
   
1:11:51 You have all had marriage ceremonies Hepiniz evlilik törenine,
and puja, etc. dini ayinlere vb. katıldınız.
   
1:11:58 Are they religions? Bunlar din midir?
   
1:12:02 Great religions; Christianity, Büyük dinler: Hristiyanlık, İslam,
Islam, Hinduism, Buddhism, Hinduizm, Budizm
   
1:12:09 are they religions? bunlar din midir?
   
1:12:14 Which is, their rituals, Yani onların ayinleri,
their hierarchy, hiyerarşileri,
   
1:12:23 their faith, belief, imanları, inançları,
   
1:12:29 their going to temple and tapınağa gitme ve yüksek meblağlarda
offering enormous sums of money paralar verilmesi
   
1:12:35 to some things made by hand sizin Tanrı dediğiniz
or by the mind, which you call God, el ya da zihinle yapılan şeylere,
   
1:12:44 is all that religion? bunların hepsi din midir?
   
1:12:48 You accept it as religion. Bunu siz din olarak kabul ediyorsunuz.
   
1:12:52 But if you question, doubt, Ama eğer sorgulasanız, şüphe duysanız,
   
1:13:00 then you begin to ask, o halde sormaya başlarsınız,
   
1:13:05 obviously these things bunlar tabii ki düşünce tarafından
are all put together by thought. bir araya getirilmiştir.
   
1:13:13 The Bible, the Koran and your own İncil, Kuran ve sizin
so-called religious books, dini kitaplar dedikleriniz,
   
1:13:21 they are all put down by thought. hepsi düşünce ürünüdür.
   
1:13:25 They are not divine revelations, Onlar kutsal vahi değil,
   
1:13:30 they are not straight onlar doğrudan
from God’s mouth. Tanrının ağzından çıkmadı.
   
1:13:33 I know you love to think that. Böyle düşünmeye bayıldığınızı biliyorum.
   
1:13:39 But thought has operated Ama düşünce çalıştı
and put down on a piece of paper, ve bir kağıda yazdı
   
1:13:46 and then you accept it as something ve sonra da siz bunu acayip kutsal
extraordinarily sacred. birşeymiş gibi kabul ettiniz.
   
1:13:51 So, if you brush aside all that, O halde, tüm bunları bir kenara atarsanız
and that requires scepticism, ve bu şüpheci olmayı gerektirir,
   
1:14:00 a sense of freedom to observe, gözlem yapmak için özgür olma hissi,
   
1:14:06 freedom from fear, korkudan özgürleşmek,
   
1:14:14 totally from fear, tamamen korkudan,
   
1:14:18 then you can find out for yourself bu durumda, dinin ne olduğunu
what is religion. kendiniz için bulabilirsiniz.
   
1:14:23 That is, is there something sacred, Yani, kutsal olan birşey var mıdır,
   
1:14:31 not invented by thought, düşünce buluşu olmayan,
not measured by words, kelimelerle ölçülmeyen,
   
1:14:41 is there something ölçülemeyen, zamansız
that is immeasurable, timeless? birşey var mıdır?
   
1:14:47 This has been a question Bu çok eski çağlardan
from the ancient of times. beri sorulagelmiştir.
   
1:14:54 The ancient Egyptians, the Greeks, Eski Mısırlılar, Yunanlılar,
   
1:14:57 all the great past civilizations tüm eski büyük uygarlıklar
have asked this question: bu soruyu sormuştur:
   
1:15:04 is there something beyond all this Tüm bunların ötesinde, düşüncenin
which thought has not invented? icat etmediği birşey var mıdır?
   
1:15:13 Which thought has not touched? Düşüncenin dokunmadığı?
   
1:15:16 Because thought can be measured. Çünkü düşünce ölçülebilir.
   
1:15:21 Thought is a material process, Düşünce, maddi bir süreçtir
   
1:15:26 and whatever it invents ve her ne yaratırsa,
is not sacred. kutsal değildir.
   
1:15:34 So to find that out O halde, bulmak için
   
1:15:39 the brain must be beynin içeriğinden
entirely free from its content, özgür olması gerekir,
   
1:15:46 from fear, from anxiety, korkudan, kaygıdan,
   
1:15:50 from the sense of terrible loneliness, o kötü yalnızlık duygusundan,
from death. ölümden.
   
1:15:59 Then only you will find out Ancak böylece bulabilirsiniz,
what is truth, gerçeğin ne olduğunu,
   
1:16:02 what is the highest form of religion. dinin en yüksek formunun ne olduğunu.