Krishnamurti Subtitles

Başka bir yaşamın niteliği

Bombay (Mumbai) - 4 February 1984

Public Talk 1



0:58 İzin verirseniz size öncelikle
birşey hatırlatmalıyım,
  
1:05 bu bir ders değil.
 
1:11 Ders bilgilendirme
amaçlıdır.
  
1:19 belirli bir bilgiyi öğretmek
ve vermek içindir,
  
1:26 gerçek ya da hayali
bir bilgiyi.
  
1:30 Yani bu bir ders değil,
 
1:35 sizlerle konuşmacı
arasında bir sohbet,
  
1:43 sizinle konuşmacının
paylaşımda bulunduğu bir sohbet,
  
1:52 tüm varoluş alanında
beraber gezindiği,
  
2:01 sadece dışsal olarak değil,
aynı zamanda içsel olarak da.
  
2:13 Birbirimizi anlamak için
beraber düşünmeliyiz,
  
2:23 ne uzlaşı ne de karşı gelme
olmadan, sadece birarada
  
2:31 gözlem yapma ve düşünme
yeteneğine sahip olmalıyız,
  
2:41 beraber araştırmalı ve
incelediklerimizi paylaşmalıyız,
  
2:52 ne size ne de konuşmacıya ait
belirli bir bakış açısına bağlı olmadan.
  
3:03 En baştan
bu konu çok net ise,
  
3:08 yani beraber uzun bir
yolculuğa çıkacak isek,
  
3:17 hem dışsal,
hem tüm içsel dünyada,
  
3:24 ki dış dünyaya göre burası
çok daha komplikedir.
  
3:30 Ve her ikisini, yani içi ve dışı
incelemek çok kesin, tarafsız,
  
3:39 duygudan arınmış, romantik olmayan
bir gözlem gerektirir.
  
3:47 Umarım bu açıktır.
 
3:56 Neden dinlemeye geliyorsunuz?
 
4:02 Bu, sorulması gereken
önemli bir sorudur.
  
4:08 Sadece bir tür dini, duygusal
heyecan elde etmek için mi?
  
4:21 Yoksa kendiniz için
bir yaşam stili keşfetmek için mi,
  
4:30 şu an ki yaşayışımızdan
tamamen farklı bir stil için mi?
  
4:37 Çünkü şu anda,
dünya çok ciddi tehlikede,
  
4:45 ciddi belirsizlik
içinde,
  
4:49 insanoğlu
çok fazla güvensizlik içinde.
  
4:55 O zaman, neden geldiğinizi
nazik bir şekilde sorgulayabilir miyiz?
  
5:03 Neden konuşmacı konuşmak zorunda?
Anlıyor musunuz?
  
5:10 Neden geliyorsunuz, konuşmacı neden
birşeyler söylemek zorunda?
  
5:19 Lütfen, ne söylediğimi
dinliyor musunuz?
  
5:24 Neden geliyorsunuz ve ben neden her yıl
Bombay'da (Mumbai) konuşuyorum?
  
5:37 Gerçekten ilgili misiniz, dünyanın
şu anki durumunu önemsiyor musunuz
  
5:47 ve de acaba
bulabilir miyiz
  
5:51 ister birkaçımızla
ister hepimiz birarada
  
5:56 bir yaşam şekli yaratmayı,
monoton, sıkıcı,
  
6:06 rutin olmayan, modern yaşamın
tüm çirkinliklerinden muaf.
  
6:13 Bunun için geldiyseniz,
 
6:17 yani konuşmacıdan
öğrenmek için,
  
6:24 ki kendisinin belli bir ünü
zaten var,
  
6:28 -sizler bu ünü, saygınlığı mı
dinliyorsunuz,
  
6:33 onunla ilgili oluşturduğunuz
imajı
  
6:35 veya her ne söyleyecek ise
onu mu dinliyorsunuz?
  
6:42 Ve her ne diyecek ise konuşmacı-
anlıyor musunuz?
  
6:50 Konuşmacı, bir çok
şeyden bahsedecek,
  
6:56 hem bariz, hem mantıklı,
rasyonel, akla yatkın.
  
7:04 Ve de, büyük olasılıkla,
 
7:12 onun yaşama tamamen farklı
bir bakış şekli var:
  
7:19 Düşünme ve gözlemleme şekli
 
7:24 yaşam sürecinin
tüm karmaşıklığını.
  
7:29 Ve siz ve konuşmacı
temas edebilirse,
  
7:35 o zaman,
beraber ilerleyebiliriz.
  
7:38 Buraya geliş sebebinizden
eminsiniz,
  
7:44 niyetinizin ne olduğundan
 
7:50 ciddi olup olmadığınızdan,
 
7:54 veya eğlenmeye, oyalanmaya
hazır olup olmadığınızdan,
  
8:04 ki o durumda siz ve
konuşmacı buluşamayacak,
  
8:09 birçok kelimeyi dinlemiş
olacaksınız
  
8:12 ve bu sözcüklerin
sizin için fazla anlamı olmayacak.
  
8:16 Ama eğer beraber isek,
yolculuğu birlikte yapıyorsak,
  
8:26 o takdirde,
muazzam şeyler keşfedeceksiniz,
  
8:30 yaşama dair çok önemli
şeyler. Öyle değil mi?
  
8:35 Buraya gelme
sebebiniz net ise,
  
8:41 sadece meraktan
değil ise,
  
8:46 sadece takipçi değil iseniz,
ki umarım değilsinizdir
  
8:57 ya da sadece eğlenme
amacı ile geldiyseniz,
  
9:06 oyalanmak için, ne yapılması
gerektiğinin söylenmesi için,
  
9:10 bu halde, üzgünüm siz ve
konuşmacı buluşamayacak.
  
9:15 Ama, geliş niyetiniz,
zorunluluğunuz
  
9:22 ciddiyetle kendiniz için
keşfetmek ise
  
9:30 mantıklı olması gereken
yaşam tarzını
  
9:36 akla yatkın, makul olanı
bu çılgın dünyada.
  
9:43 Ve konuşmacının belli bir
sorumluluğu var;
  
9:49 söyleceklerini
net ifade etmeli,
  
9:55 üstü kapalı değil,
tarafsızca.
  
10:02 Tarafsız, net,
rasyonel olmalı. Değil mi?
  
10:08 Şimdi birbirimizi anlayabiliyor muyuz?
Umarım.
  
10:13 Ayrıca, konuşmacının
söylediklerini
  
10:19 sorgulamanız önemli,
 
10:24 kuşkucu olun, şüphe duyun.
 
10:35 Sakın, "Aynı fikirdeyim, ya da değilim,
o doğru ya da değil" demeyin,
  
10:39 sadece şüpheci olun
sorgulayın, kuşku duyun,
  
10:48 sadece konuşmacının
söylediklerini değil,
  
10:50 her kim ne söylerse,
 
10:58 böylece beyniniz
en üst seviyede çalışır,
  
11:08 uykuya geçmez,
 
11:11 çünkü beraberce
bakacağız
  
11:17 bu komplike yaşama.
 
11:23 Yani sizler mürit,
ben de sizin gurunuz değiilim
  
11:35 çünkü zaten bu zamana kadar
çok sayıda kişiyi takip ettiniz
  
11:41 ve dünyayı inanılmaz
şekilde karıştırdık.
  
11:47 Böylece, lütfen
beraber yürüyelim,
  
11:54 beraber ilgilenelim,
 
11:57 belki de birbirimize
şefkat de duyarız.
  
12:04 Ama şefkatin ya da,
aklileştirmenin
  
12:11 hiç yeri yok
 
12:14 bizim gözlemimizde,
böylece açık şekilde görebilirsiniz,
  
12:21 bu da beraber göreceğimiz
anlamına gelir.
  
12:28 Ben görüyorum da sonra sizlere
söylüyorum şeklinde değil, bir arada
  
12:35 -bu kelimenin anlamını
anlıyor musunuz?
  
12:42 Çok nadiren dayanışma gösteriyoruz.
Dayanışma nedir bilmiyoruz.
  
12:50 Otorite sahibi kişilerle
dayanışma içindeyiz
  
12:57 ve siz otoriteyi ya da ünün yetkisini
takip ediyorsunuz
  
13:05 veya bir ideali izliyorsunuz.
 
13:09 Bir ideal üzerine mutabık isek,
o zaman işbirliği yaparız
  
13:14 bu idealle ilgili birşeyler
yapmak üzere. Öyle değil mi?
  
13:21 Ortak bir amacımız varsa,
o zaman dayanışmaya gideriz. Değil mi?
  
13:28 Ancak bu şekilde olması
bizler için kazançlıdır.
  
13:32 Buradaysa konuşmacı
hiçbir şey sunmuyor.
  
13:43 Değil mi?
 
13:44 Hiçbir şey teklif etmiyor.
 
13:52 Bunu anlayabildiniz mi
merak ediyorum.
  
13:57 Çoğumuz içine alır,
 
14:05 herşeyi içine alan
bir sünger gibiyiz,
  
14:08 buna konuşmacının
söyleyecekleri dahil.
  
14:13 Birşeyleri içinize aldığınızda,
emdiğinizde
  
14:17 ki bu ülke
bu konuda oldukça yetenekli,
  
14:21 içinize alıp benimsediğinizde,
 
14:24 içinizde hiç birşey
orijinal değildir- değil mi?
  
14:31 Bunu anlayabildiniz mi
merak ediyorum.
  
14:38 Buda'yı içinize alıp benimsiyorsunuz,
 
14:40 dini her tür saçmalığı ve benzer şeyleri
benimsiyorsunuz
  
14:47 Ve de acayip aktif olması gereken
beyniniz yavaş yavaş,
  
14:55 zaman içerisinde
köreliyor.
  
14:59 O yüzden lütfen,
söylediğim gibi
  
15:02 konuşmacı size
hiçbir şey sunmuyor,
  
15:09 nasıl davranmalısınız,
neyi düşünmelisiniz vb vb
  
15:15 Ancak beraber, sizler ve konuşmacı
beraber bir yolculuğa çıkıyor.
  
15:26 Bu, yavaş bir yolculuk olabilir
 
15:30 ya da çok hızlı bir yolculuk
-ekspres-veya
  
15:40 siz çok yavaş ilerleyebilirsiniz.
 
15:47 O yüzden önce dinleyin.
Dinleyin.
  
16:01 Kulaklarınızla dinliyorsunuz,
 
16:07 ama aslında
bir de duyma var...
  
16:12 ... dinlemek, sadece
duymaktan farklı. Değil mi?
  
16:19 Aradaki farkı
görüyor musunuz?
  
16:23 Hoş bir şeyi
duyabilirsiniz,
  
16:28 o zaman kabul edersiniz
 
16:30 veya hoş olmayan
birşey var ise
  
16:33 aslında dinlemezsiniz.
 
16:38 Yani, dinlemenin
bir sanatı var.
  
16:47 Konuşmacının sözleri,
size tamamen ters gelebilir
  
16:54 düşüncelerinize veya hislerinize
ama burada olduğunuzdan,
  
16:59 her ne söyleyecek ise
dinlemek zorundasınız,
  
17:04 söyleyeceklerini tercüme etmeyin,
sadece dinleyin.
  
17:09 Karınızı hiç dinlediniz mi?
Ya kocanızı?
  
17:19 Lütfen, bu sorunun
cevabını kendinize verin.
  
17:22 Onun neler hissettiğini keşfetmek
için dinleyin,
  
17:26 ne düşünüyor, istiyor, bunları
keşfedebilecek kadar duyarlı olun.
  
17:35 Öyleyse konuşmacıyı dinlerken,
 
17:39 doğal olarak çok duyarlı
olmalısınız.
  
17:46 Dinlemenin bir sanatını var yani.
 
17:52 Öğrenmenin sanatı var.
 
18:00 Çoğumuz bilgileri
biriktirmek için öğrenir
  
18:14 -okula gittiğinizde,
matematik, geometri öğrenirsiniz,
  
18:19 tarih ve sonra da yüksekokula,
üniversiteye gidersiniz,
  
18:23 her tür bilgiyi
yutarsınız.
  
18:31 Çocukluktan itibaren
ezberlemek için terbiye ediliriz.
  
18:40 Öyle değil mi?
 
18:42 Yani beyinlerimiz
sürekli bilgiyi biriktiriyor.
  
18:51 Ve biz buna
öğrenme diyoruz.
  
18:55 Bir dili öğrenmek istediğinizde,
bir süre zaman harcarsınız
  
18:59 dilbilgisini vb.
çalışmak için,
  
19:01 yani zamanla beyniniz
bilgi tarafından şartlandırılır.
  
19:10 Değil mi?
Bunları hepsini görün, lütfen.
  
19:15 Yani, sizin bilgiler
sevginin düşmanıdır.
  
19:26 Bu konuya şimdi giriyoruz.
 
19:31 Öğrenmek ise
aynı bir nehir gibidir, hareket eden,
  
19:39 kendini sürekli yenileyen.
 
19:42 İşte bu ,öğrenmektir,
ezber yapmak değil.
  
19:46 Ve gözlemin de, bakmanın da
bir sanatı mevcut;
  
19:59 sadece gözlerinizle değil,
 
20:04 optik gözlem değil,
etrafa önyargısız bakabilme,
  
20:13 vardığınız
hiç bir sonuç olmadan.
  
20:20 Kelime olmaksızın gözlemlemek,
 
20:26 yaratığınız bir görüntü olmadan
-anlıyor musunuz?
  
20:32 Şimdi tüm bunları
bir arada yapacağız.
  
20:37 Dinleme sanatı,
öğrenme sanatı
  
20:43 ve gözlem sanatı.
 
20:48 Bunu yapmak
çok keyifli olur çünkü
  
20:53 bu beyni olağanüstü şekilde
duyarlı ve canlı kılar.
  
20:58 Ama eski bildik kalıpları
tekrar ederseniz,
  
21:04 o zaman beyniniz körelir, belki de
çoğu beyine olduğu gibi.
  
21:11 Yani bir arada- tüm bunları
tekrar etmemden sıkılmayın,
  
21:18 tekrar etmek önemli,
 
21:21 ancak bu şekilde siz ve
konuşmacı birbirini anlar.
  
21:29 Evin temellerini
attık
  
21:34 beraber inşa edeceğimiz
evin.
  
21:45 Dünyada neler olduğunu
gözleyebilir miyiz?
  
21:51 Sadece Hindistan'ı değil,
tüm dünyadaki
  
21:57 -dünyadaki,
evrensel olayları?
  
22:06 Savaş, tehdit eden savaş,
nükleer savaş var.
  
22:16 Yakınlarda, bazı bilim adamları,
en üst düzeydekileri bir araya geldi
  
22:23 ve söyle bir kati
beyanda bulundular:
  
22:27 nükleer bir savaş olur ise,
 
22:30 tüm dünya
-tüm dünya
  
22:35 sadece Avrupa değil
ya da Amerika veya Rusya-
  
22:38 tüm yeryüzü öylesine kalın
bir toz ve dumanla örtülecek ki
  
22:46 güneş bunun içine
giremeyecek
  
22:52 ve ısı sıfırın
beş derece altına düşecek.
  
23:02 Yani hiç birşey yaşamayacak.
 
23:07 Bunlar üstüne hep konuşuyorlar,
hazırlanıyorlar, tartışıyorlar.
  
23:15 Ayrıca, arada devam eden
küçük savaşlar var.
  
23:21 Ve bu savaşlar
beş ile altı bin yıldır süregelmekte.
  
23:27 Birileri bir ok
veya sopa ile başlattı,
  
23:30 şimdiyse son derece yıkıcı
nükleer bomba ile karşı karşıyayız.
  
23:41 Tüm bunların sebebi ne?
Anlıyor musunuz?
  
23:46 İnsanların bu şekilde
davranmasının sebebi nedir?
  
23:54 Entelektüeller, filozoflar,
bilim adamları
  
24:01 ve de dindar diye
isimlendirilenler-
  
24:05 ki onlar aslında hiç de
dindar değiller-
  
24:10 dünyadaki tüm bu
karışıklığın sebebi nedir?
  
24:16 Benim cevaplamamı
beklemeyin,
  
24:19 bu soruyu
kendinize soruyorsunuz.
  
24:26 Nedendir insanoğlu
bu yeryüzünde yaşamakta
  
24:33 -genetikçilere ve
biyologlara göre,
  
24:40 kırk beş ile
elli bin yıldır,
  
24:45 Homo Sapiyenler olarak
bu yeryüzünde yaşamaktayız.
  
24:49 Ve en başından beridir
birbirimizle çelişiyoruz,
  
24:58 birbirimizi öldürüyoruz, sakat ediyoruz,
birbirimizin canını acıtıyoruz,
  
25:02 birbirimizle rekabet ediyoruz.
Değil mi?
  
25:08 Çelişki, mücadele, acı, kaygı,
yalnızlık, ıstırap.
  
25:18 Ve teknolojik alemde
olağanüstü zekiyiz,
  
25:24 ameliyatlar için en olağanüstü
aletleri geliştiriyoruz,
  
25:29 iletişim, bilgisayar
ve benzer şeyler
  
25:33 ve de insan davranışını
bir çözemedik
  
25:39 -anlıyorsunuz değil mi?
Neden?
  
25:49 Evet, beyler, bu gerçekten
çok ciddi bir sorudur.
  
25:53 Neden biz insanlar
o denli yetenekli iken,
  
26:01 aya giderken,
 
26:05 teknolojik dünya tüm olağanüstülüğü ile
almış başını gidiyorken
  
26:12 ve bizler hala ilkeliz,
yabaniyiz,
  
26:16 kabile tanrıları ve
kabileye ait içgüdüler.
  
26:22 Sorunumuz ne?
Anlıyor musunuz?
  
26:28 Eleştirmiyorum,
 
26:34 kimseyi suçlamıyorum.
 
26:37 Ama her aklı başında insanın
sorması gereken doğal bir soru olmalı:
  
26:45 Bizdeki sorun ne?
Öyle değil mi?
  
26:53 Neden savaşlar var?
 
26:58 Pakistan ve Hindistan,
Rusya ve Amerika... Neden?
  
27:06 Sebepleri neler?
 
27:09 Sebebi bulursanız,
etkiyi kaldırmanız kolaydır.
  
27:15 Değil mi?
Takip edebiliyor musunuz?
  
27:20 Bir hastalığım varsa
ve sebebi kanserse
  
27:25 ve çok acı çekiyorsam,
 
27:27 ya o bertaraf edilmeli
ya da ben ölürüm.
  
27:32 Ama bir sebep var ise...
etkisi sonlandırılabilir.
  
27:39 Değil mi? Bu açık mı?
 
27:43 Bir sebep varsa,
etkisi bitirilebilir,
  
27:48 çünkü sebebi
sonlandırılabilir.
  
27:52 Bu açık mı? Değil mi?
 
27:55 Tüm bu savaşların,
bu korkunç şeylerin sebebi ne
  
28:00 halihazırda
dünyada meydana gelen?
  
28:03 Büyük ihtimalle çoğunuz
bunu bilmiyorsunuz.
  
28:08 Gazetelere herşeyi
basmıyorlar.
  
28:14 Konuşmacı çok sayıda
bilim adamı ile konuştu
  
28:20 ve neler olup bittiği bize
tam olarak anlatılmıyor
  
28:24 -kimyevi savaşlar-
ve tüm benzer konular.
  
28:29 Şimdi, tüm bunların
sebebi nedir?
  
28:34 Bölünme mi?
 
28:39 Ulusal bölünme,
dini bölünme,
  
28:45 bireyin başka birine karşı olması,
ki bu da bölünme, ayırımdır.
  
28:51 Tüm bunları takip ediyor musunuz?
Yoksa kendimle mi konuşuyorum?
  
28:59 Ne söylediğimi
anlıyor musunuz?
  
29:03 Bizim ailemiz,
başka bir aileye karşı,
  
29:07 aile içinde de
bölünme var.
  
29:11 Araplar ve Yahudiler arasında
bölünme var,
  
29:17 Katolik ve Protestanlar
arasında bölünme var,
  
29:21 Hindu ve Müslüman
arasında bölünme var. Değil mi?
  
29:28 Hristiyan, Budist,
Zen,
  
29:33 tüm dünya bölünmüş,
parçalara ayrılmış durumda.
  
29:40 Tüm bu karmaşanın
sebebi bu mu?
  
29:47 Sorumu anlıyor musunuz?
 
29:50 Her nerede
bölünme var ise
  
29:55 halklar arasında,
insanlar arasında,
  
30:01 ülkeler arasında, gurular,
farklı dinler arasında,
  
30:06 çelişki olmak zorundadır.
 
30:09 Değil mi? Bunu anlıyor musunuz?
 
30:13 Bölünmenin olduğu yerde,
çelişki olmak zorunda.
  
30:18 Bu yasadır.
Değil mi?
  
30:26 Devam etmekte olan korkunç savaşların
sebebi bu mudur,
  
30:33 her birimizin içinde
varolan çelişki,
  
30:39 birbirimize karşı olan rekabet-
bölünmedir, değil mi?
  
30:48 Ekonomik, ırksal, sosyal,
kültürel diye sözü edilen,
  
30:56 herşey bölünmeye
sebep oluyor, değil mi?
  
31:05 Şimdi, hükümetlerle ilgili
hiçbir şey yapamayız.
  
31:14 Onlar ne yazık ki
seçilmişler, yollarını tutturmuşlar,
  
31:25 onlarla baş edemezsiniz.
 
31:28 Konuşmacı farklı insanlarla denediyse...
tanışsa da onlar hala yerlerindeler.
  
31:35 O halde, bizler ne yapabiliriz,
siz ve ben?
  
31:40 Sorumu anlıyor musunuz?
 
31:42 En güçlülerle
uğraşamazsınız,
  
31:47 devlet başkanları gibi.
O seviyedekilerle uğraşamazsınız.
  
31:53 Kendi sorumlulukları var,
iktidar istiyorlar
  
31:56 -sizin bildiğiniz
tüm diğer şeyleri.
  
31:58 Bu yeryüzünde yaşayan bir insan olarak
size soruyoruz,
  
32:05 tüm bu olanları görünce,
ne yapabilirsiniz?
  
32:12 Lütfen, bu soruyu sorun.
Eyleminiz nedir?
  
32:16 Teorileriniz değil- Hintliler
bu konuda oldukça iyiler.
  
32:25 Öyle değil mi?
 
32:29 Açıklama, analiz yapmakta
çok iyisiniz,
  
32:35 sebebi bulup sonra da
orada işi bırakmakta,
  
32:39 ki bunun sizin günlük yaşamınızla
hiç alakası yok. Değil mi?
  
32:45 Tanrıya inanıyorsunuz
veya bir guruya
  
32:53 ya da bir felsefeciye
inanıyorsunuz.
  
32:55 Oysa bu inancın yaşamda
hiç bir geçerliliği yok.
  
33:02 Değil mi?
 
33:04 Bu bir gerçek. Anormal birşey
söylemiyorum. Bu gerçektir.
  
33:10 Şimdi, sizin sorumluğunuz
ne oluyor
  
33:18 bir insan olarak
tüm bunlarla yüzleştiğinizde?
  
33:25 Ne yaparsınız?
 
33:32 Çoğumuz,
bundan kaçmak isteriz.
  
33:38 Çoğumuz bunu
çözemeyeceğimizi hissediyoruz.
  
33:43 O yüzden kaçıyoruz,
kabilelere ait tanrılara-
  
33:50 burada olanları pekala biliyorsunuz
veya Avrupa'dakileri-
  
33:55 uyuşturucular,
dini eğlenceler
  
34:07 ve eğlence sektörü
inanılmaz derecede güçlü,
  
34:15 sinema, dergiler, tanrılar,
onların törenleri- değil mi?
  
34:23 Bu ülkede iki tanrı
evleniyor mu?
  
34:31 Yani, ya bir kaçış var
 
34:38 ya da hakikatlerle, olgularla
yüzleşiyorsunuz.
  
34:49 Gerçeklerle yüzleştiğinizde,
eyleminiz ne oluyor?
  
34:57 Şimdi, birlikte
bulacağız, değil mi?
  
35:03 Ben söylüyorum siz dinliyorsunuz
değil, ne katılma, ne karşı gelme yok
  
35:10 bu çok saçma,
çocukça olur.
  
35:13 Ama siz ve ben
aynı şeyi gözlersek
  
35:19 her gün aynı şeyleri yaşarsak,
 
35:24 o zaman
bu inanılmaz bir güç demektir
  
35:28 -politik güç anlamında
bir güçten bahsetmiyorum,
  
35:32 doğru şeyi yapmanın gücü.
 
35:40 Doğru mu?
Şu ana kadar beraber miyiz?
  
35:48 Savaşların sebebi nedir
diye soruyoruz.
  
35:59 Savaşa sebep olan faktörlerden
biri milliyetçiliktir.
  
36:06 -doğru mu?-
ki bu aşiretçiliktir.
  
36:15 Aynı görüşte olmayabilirsiniz,
lütfen sessizce dinleyin.
  
36:21 Aşiretçilik- doğru mu?-yüceltilmiş
millyetçiliktir
  
36:27 tüm bayrakları ve benzeri ögeleri ile,
 
36:30 İngiliz, Fransız,
Hindu, Hintliler,
  
36:33 takip ediyorsunuz,
bölünmüş, bölünmüş, bölünmüş.
  
36:37 Savaşın sebeplerinden birinin
milliyetçilik olduğunu söylüyoruz.
  
36:46 Bu barizdir.
 
36:48 Diğer sebep
ekonomik bölünme,
  
36:54 her ülke
kendi ekonomisi ile ilgili
  
37:03 ve de kendi kültürü ile.
 
37:08 İngilizler kendilerinkiyle...
ve Fransızlar ve diğerleri.
  
37:15 Ve diğer bir sebep de
dindeki bölünme:
  
37:22 Hristiyan, Budist,
Hindu, İslam.
  
37:29 Ve hepsi Tanrı hakkında
konuşur, değil mi?
  
37:37 O zaman, bunlar ve belki başkaları
savaşa sebep oluyor.
  
37:45 Ve siz Hindu veya Hristiyan
ya da her ne iseniz o olarak,
  
37:51 savaştan sorumlusunuz.
Doğru mu?
  
37:59 Çünkü içinizde
bölünmüşsünüz.
  
38:07 Aynı fikirde miyiz?
Bu gerçeği görüyor musunuz?
  
38:12 Ben belirli bir geleneğe tabi
bir Hindu olduğum sürece
  
38:20 ve takip ediyorsanız bazı
-beni bağışlayın-
  
38:25 bazı saçma tanrıları takip ediyorsanız,
tanrı denen oyuncaklarla oynuyorsanız,
  
38:33 ben, bir Hindu olarak
sorumluyum
  
38:37 insanlar arasında
çelişki yaratmaktan.
  
38:42 Doğru değil mi?
Bu hakikat midir yoksa değil mi?
  
38:50 Bu bir hakikattir.
 
38:54 Bunu kabul etmeyebilirsiniz,
bu hakikati görmeyebilirsiniz,
  
38:57 ama savaşlara
asıl sebep olan budur.
  
39:02 Şimdi, sizin
sorumluluğunuz nedir?
  
39:09 Milliyetçilikten özgürleşmek.
Öyle mi?
  
39:14 Dünyaya bütün insanlık olarak
bakmak için özgür olmak,
  
39:22 Hintli, Amerikalı olarak değil,
bizler insanız değil mi?
  
39:29 Dünyaya küresel bakmak
beraberce...
  
39:35 insan olarak.
 
39:38 Sizler için
işleri daha zorlaştıracağım.
  
39:47 Çevrenizde dolaştığınızda,
dünya üzerindeki insanlara baktığınızda,
  
39:54 bu ülkede ve Fransa'da
ve İsviçre'de ve Amerika'da
  
40:00 -dünyada- Japonya'da ve diğerlerinde,
insanların aynı olduğunu keşfederseniz
  
40:06 psikolojik olarak hepsi
ıstırap çekiyorlar.
  
40:17 Hepsi ağlıyor,
hepsi yalnızlar,
  
40:24 tıpkı sizin göz yaşı döktüğünüz
gibi onlar da göz yaşı dökerler.
  
40:30 Emin değiller,
kafaları karışık, mutsuzlar.
  
40:38 Onlar sizin gibiler,
siz mutsuzsunuz,
  
40:43 yalnız, istırap içindesiniz, her tür
insafsızlığa göğüs geriyorsunuz
  
40:49 kocanızdan, karınızdan, vb..
 
40:53 Bu, tüm dünyada,
tüm insanlarca paylaşılıyor.
  
40:59 Doğru mu? Bu bir hakikattir.
 
41:01 Sizin bilinciniz,
tüm insanlığın bilincidir.
  
41:10 Öyle mi?
Bunu görüyor musunuz?
  
41:16 İster misiniz....
Daha detaya ineyim mi?
  
41:21 Çocukluğumuzdan itibaren
şartlandık,
  
41:26 dinsel, sosyal,
ekonomik ve millet olarak
  
41:32 ayrı bireyler olduğumuza,
ayrı ruhlar olduğumuza.
  
41:39 Değil mi? Değil mi?
Bu bir gerçektir.
  
41:46 Ve biz hiç bir zaman gerçekten
bir birey miyiz diye incelemeyiz
  
41:54 -sen ayrısın...
Sen bir erkeksin ve bir kadın,
  
41:58 ama bu bireyselliği
oluşturmaz.
  
42:04 Sizin eğiliminiz,
size özgü düşünce ve duygular,
  
42:07 size özgü karakter,
sizin banka hesabınız,
  
42:12 tüm bunlar size sanki ayrı
bir bireymişsiniz hissini veriyor.
  
42:16 Siz uzun, ben kısa olabilirim,
ben pembe, siz siyah olabilirsiniz,
  
42:20 tüm bunlar
insan beynini,
  
42:27 bizlerin ayrı bireyler olduğunu
kabul etmek için şartlar.
  
42:31 Doğru mu?
 
42:35 Konuşmacı
bunu sorguluyor.
  
42:39 Bunu kabul etmeyin,
şüphe duyun, sorgulayın.
  
42:46 Çünkü o söylüyor diye.
Bizim bilincimiz- her ne hissediyorsanız,
  
42:52 ne düşünüyorsanız, tepkileriniz,
inançlarınız, acılarınız, kaygılarınız,
  
42:57 yalnızlığınız, üzüntünüz,
sevgi, şefkat yoksunluğunuz
  
43:02 tüm insanlar
tarafından paylaşılıyor.
  
43:05 Öyle mi? Öyle mi, beyler?
 
43:11 Yani bilinciniz
size ait değil.
  
43:17 Bu tüm insanlığın bilincidir.
 
43:23 Eğer birini öldürürseniz,
kendinizi öldürmüş olursunuz.
  
43:27 Bunu anlıyor musunuz?
 
43:31 Birinin canını acıtırsanız,
kendi canınızı acıtırsınız.
  
43:36 Acaba bunu
farkedebiliyor musunuz?
  
43:44 Üzüntü içindeyseniz,
sadece bu sizin üzüntünüz değil,
  
43:48 tüm insanlığın üzüntüsüdür.
 
43:55 Yani, siz insanlıksınız
 
44:04 -anlıyor musunuz?
 
44:06 Siz tüm insanlığın geri kalanısınız,
 
44:10 küçük bir bahçede çalışan
küçük bir adam değilsiniz,
  
44:18 kendi hakkında düşünen,
problemleri, kaygıları üstüne,
  
44:24 ancak bu hakikati
farkettiğinizde
  
44:31 tüm bedeninizde, kanınızda,
teori olarak değil,
  
44:37 o zaman
tüm yaşama bakışınız değişir.
  
44:43 O zaman farklı bir...
sevgi, şefkat ortaya çıkar.
  
44:54 Bu durumda,
sizin sorumluluğunuz nedir?
  
44:59 Bunu gördüğünüzde,
 
45:02 entelektüel düzeyde değil,
 
45:08 gerçek olarak, kalbinizle,
gözünüzle,
  
45:14 kulaklarınızla, tüm duyu organlarınızla,
bunu görün.
  
45:18 Bu küresel bir problemdir,
tek bir bireye ait olmayan.
  
45:26 Bu ülkeyi ele alırsak örnek olarak,
çok fazla fakirlik var.
  
45:34 Değil mi?
Muazzam bir fakirlik.
  
45:40 Mumbai caddelerinde dolaşın,
kaldırımlarda uyuyorlar.
  
45:47 Şehre pek uzak olmayan
herhangi bir köye gidin,
  
45:54 fakirlik var.
 
45:56 Bağımsızlıktan sonra belki
biraz daha fazla şeye sahip olsanız da,
  
46:01 yine de fakirlik sürüyor.
 
46:06 Ve bu fakirlik tek bir hükümetle
çözülemez,
  
46:11 çünkü Amerika'da fakirlik,
Fransa'da fakirlik var.
  
46:15 İngiltere'de dört milyon kişi
işsiz. Anlıyor musunuz?
  
46:27 Bu halde,
sizin sorumluluğunuz nedir?
  
46:33 Hala bir birey olarak
mı kalacaksınız,
  
46:38 kendisi için savaşan,
 
46:44 kendi aydınlanması
için savaşan?
  
46:52 Ya da-bir sonraki sorumu-
anlıyor musunuz?
  
46:58 veya tüm dünyaya
bir bütün olarak mı bakacaksınız,
  
47:08 bir Hristiyan, bir Budist,
bir Hindu olarak değil.
  
47:14 Bunu yapmadığımız surette,
birbirimizi yok edeceğiz.
  
47:19 Neler olduğu
çok bariz.
  
47:24 Güvenlik istiyoruz
-güvende olmalıyız
  
47:30 başka türlü
siz ve ben burada olamazdık.
  
47:36 Güvenlik, yiyecek, kıyafetler
ve diğer şeyler.
  
47:41 Oysa bu durum yadsınıyor,
çünkü her ülke
  
47:44 'Kendi problemlerimi
çözmeliyim' diyor. Değil mi?
  
47:51 Küresel bir bakış
hiç yok.
  
47:59 Var olan
problemlerimizi de,
  
48:05 toplumsal, sosyal
sorunlara indirgiyoruz,
  
48:09 görüyorsunuz, bunları
çok küçük hale getiriyoruz.
  
48:13 Yani, beyniniz bunları
duyduktan sonra özgür mü
  
48:24 milliyetçilikten, ırkçılıktan,
dini saçmalıklardan
  
48:30 ancak bu şekilde bütünsel bir görüşe,
bütünsel bir duyguya sahip olursunuz.
  
48:35 Anlıyor musunuz, beyler?
 
48:39 Ya da, bu harika,
cazip bir fikir deyip,
  
48:47 harika bir teoriye
dönüştürüp,
  
48:50 üstüne düşünüp
bunu öldürüyorsunuz.
  
48:56 Değil mi?
Yani, bu ilk şeydir.
  
49:02 Bu, bakmak için özgür
bir beyin gerektirir.
  
49:11 Oysa, beyinlerimiz
sorunlarla öylesine şartlanmış ki.
  
49:20 Öyle mi? Sizin problemleriniz var,
değil mi?
  
49:27 Yok mu? Lütfen ya evet
ya da hayır deyin-evet mi?
  
49:32 Problemleriniz var,
cinsel, dini olanlar,
  
49:38 ekonomik problem-
problem, problem, değil mi?
  
49:44 Karımla anlaşamam,
 
49:47 o beni tartaklar
ve benzeri şeyler.
  
49:51 Problemler nelerdir?
 
49:54 Bu kelimenin etimolojik
anlamı nedir?
  
50:02 Kelimenin köken anlamı
'size atılan birşey,
  
50:10 size atılan bir
meydan okuma' öyle mi?
  
50:17 İşte 'problem' kelimesinin
anlamı budur.
  
50:21 O halde, şimdi problemleri
nasıl karşılıyoruz?
  
50:31 Beraber inceleyeceğiz.
 
50:34 Ben size söylemeyeceğim, bunu
unutmayın, size birşey öğretmiyorum.
  
50:42 Aksine beraber öğreniyor,
gözlem yapıyoruz.
  
50:47 Konuşmacı belki uzun süredir
gözlem yapmış, bunları görmüş olabilir,
  
50:53 ama bunu paylaşıyor,
sizlerle yürüyor,
  
50:59 duygusal olarak değil,
 
51:02 ya da romantik olarak
değil diyor, tüm bunlarla yüzleşin!
  
51:10 Sorun çözme konusunda
beyinlerimiz çocukluktan beri şartlanmış.
  
51:21 Çocuk okula gider,
öğrenme bir probleme dönüşür,
  
51:28 matematik bir soruna dönüşür
-problemler.
  
51:35 Sonra yüksekokul, daha fazla sorun.
Üniversitede hala daha çok sorun.
  
51:42 Yani, onun beyni
-bunu lütfen dinleyin-
  
51:45 problem çözme
konusunda şartlanmış.
  
51:51 Öyle mi?
Bunu takip edebiliyor musunuz?
  
51:59 Bunu takip ediyor musunuz,
ya da ben...
  
52:04 Beynimiz problem çözmek
için şartlanmış.
  
52:11 Bu şekilde, beyne
ne oluyor?
  
52:16 Problem çözme makinesi
olmuş oluyor. Değil mi?
  
52:23 Yani, problemler artıyor
 
52:27 çünkü beyin sorunlarla
mekanik olarak ilgileniyor.
  
52:32 Bunu takip ediyor musunuz, beyler?
Ne olduğunu görün.
  
52:38 Bu ülkede çok sayıda
politik sorun mevcut
  
52:44 ve bunları çözmeye çalışan
siyasetçiler de,
  
52:49 bu problemi çözme niyetiyle,
aslında diğer sorunları çoğaltmışlardır.
  
52:55 Bunu görüyorsunuz,
değil mi?
  
53:00 Tüm bunları
bilmiyor musunuz?
  
53:04 Yani, beyinlerimiz çocukluktan itibaren
sorun çözmek için şartlanmıştır.
  
53:12 Oysa beyin ancak özgür ise,
sorun çözebilirsiniz,
  
53:18 problemleri yepyeni
görebilen özgür beyinle.
  
53:21 Oysa, alıştırıldığı gibi,
mekanik olarak hareket eder
  
53:28 ve hep çözüm arar,
sorunları anlamadan.
  
53:36 Çünkü çözüm
problemde yatar.
  
53:41 Tüm bunları görebiliyor
musunuz? Merak ediyorum.
  
53:47 Öyle mi, beyler?
Sizinle konuşabilir miyim?
  
53:55 O halde,
öyle bir beynimiz olabilir mi
  
54:01 problem çözmek
için özgür beyin,
  
54:08 yani önce bir problem olmayacak ki
sonradan çözmeye çalışılsın.
  
54:12 Farkı görüyor musunuz?
Değil mi?
  
54:20 O halde bizim- sizle benim-
konuştuğumuz şey
  
54:31 psikolojik, içsel olarak
insanlığın geri kalanı olduğumuzdur.
  
54:38 Değil mi? Bu bir hakikattir.
 
54:41 Bu bir teori değil.
Bu benim vardığım sonuç değil.
  
54:45 Tüm insanların çok kötü bir
süreçten geçtiği hakikattir
  
54:55 ve bizler de aynı tarz karışıklık,
sancılardan geçiyoruz.
  
55:03 O halde bizler tek bir insanlığız,
siz tüm insanlıksınız.
  
55:11 Bu bir.
 
55:14 İki: Savaş, kendinizi
milliyetlere, ırklara,
  
55:23 dinlere böldüğünüzden
dolayı oluyor
  
55:28 ve bunu değiştirmedikçe,
fiziksel güvenliğiniz olmayacak
  
55:34 çünkü savaşlar kapıda.
 
55:39 Üçüncü olarak:
Bizlerin çok sorunu var ve
  
55:45 bu problemleri çözebilmek için beynin
özgür olması şarttır, özgür bakabilmesi.
  
55:52 Ama eğer beyin
problem çözmek için şartlanmış ise,
  
55:55 probleme bakamaz.
 
55:57 Anlıyor musunuz?
Şimdi, bunu yapabilir misiniz?
  
56:03 Konuşmacının söylediklerini
dinlerken-
  
56:08 eğer dinliyorsanız tabii ki-
bunu yapabilir misiniz?
  
56:13 Bedeli ne olursa olsun,
kendinizi Hindu diye adlandırmayın,
  
56:20 tüm batıl inanç
ve benzeri şeylere rağmen.
  
56:26 Hiç bir dine mensup olmayın,
hiç bir guruyu takip etmeyin.
  
56:36 Evet, beyler. Ya da hiçbir kitabı.
 
56:43 Hiç merak ettiniz mi...
 
56:49 Dinler kitaplara dayanır-
 
56:57 İncil, Hristiyanlık
İncile dayanır,
  
57:06 Kuran, İslamın incilidir.
 
57:12 Kitaplara dayanan dinler neye dönüşür
hiç gözlemlediniz mi?
  
57:18 Bu ülkede dinler üstüne
düzinelerce kitap var,
  
57:24 hepsini, bir tanesini seçebilirsiniz,
onlarla oynayabilirsiniz.
  
57:28 Ne söylediğimi
anlıyor musunuz?
  
57:31 Uykuya geçmeyin.
 
57:36 Burada, Hindistan'da birkaç
dini kitap var,
  
57:43 Upanişadlar, Gitalar
vb vb.
  
57:47 Böylece birini ya da diğerini
seçebiliyor
  
57:50 ve onunla veya diğeri
ile oynayabiliyorsunuz;
  
57:53 düzinelerce tanrınız var,
seçebilirsiniz
  
57:56 kendi eğlenceniz,
oyalanmak için.
  
58:00 Ama eğer
bir tanrınız varsa
  
58:04 -Kuran veya İncil'e göre-
o zaman tutuklu kalırsınız.
  
58:10 Ve bağnaz, dar görüşlü ve de
sonuç olarak acımasız olursunuz.
  
58:21 Olan budur.
 
58:23 Şimdi o zaman, ciddi olarak
konuşmacı size soruyor,
  
58:30 tüm bunları bir kenara koyup
yetişkin olabilir misiniz?
  
58:44 Hiç bir millet,
tanrılara inanmama,
  
58:52 çünkü inanç, iman da
bozulmanın başka bir türüdür.
  
58:59 Yani imanınız var ve bu yüzden
kuşkunuz yok-anlıyor musunuz?
  
59:06 Tüm Hristiyan dünyası
imana dayanır. Değil mi?
  
59:13 Ve hiç bir zaman kuşku, şüphe,
sorgulamadan bahsetmezler.
  
59:20 Yasaklanmıştır.
 
59:22 Aynı şekilde İslam dünyasında da,
bu yasaklanmıştır.
  
59:26 Ve Eski Hintliler'de
bu şüphe vardı: 'Sorgulayın,
  
59:33 kabul etmeyin, keşfedin!'
 
59:40 Tüm bunları yapacak mısınız?
 
59:43 Ya da eski, köhne kalıplarınıza mı
tekrardan sığınacaksınız?
  
59:50 Tehlikeyi görün, gerçeği görüp de
gerçekdışı birşeye geri dönerseniz,
  
59:57 bu gerçeğin kendisi
sizi zehirleyecektir.
  
1:00:00 Anlıyor musunuz?
 
1:00:05 Gerçekten merak ediyorum
tüm bunları anlıyor musunuz!
  
1:00:12 Tehlikeyi görüyorsanız,
bundan uzak durun.
  
1:00:22 Bir kobra, kaplan görürseniz,
uzak durursunuz.
  
1:00:28 Oysa psikolojik anlamda
bu bölünmenin
  
1:00:33 getirdiği tehlikeleri
görmüyoruz.
  
1:00:40 Bu tehlikeyi gördüğünüz
anda,
  
1:00:45 teori olarak değil,
hakikat olarak,
  
1:00:48 tüm kalbinizle,
tüm duyularınızla,
  
1:00:51 tüm zekanızla, sevginizle
-eğer sevginiz varsa-
  
1:01:00 o zaman hiç birşeye
ait olmazsınız
  
1:01:09 -hiçbir ulusa, hiçbir dine,
 
1:01:12 ki bu kuşkucu olduğunuz
anlamına gelmez,
  
1:01:15 bu sizin tanrı-karşıtı
olduğunuz anlamına gelmez
  
1:01:19 -tanrının ne olduğunu bilmiyorsunuz,
sadece biliyormuş gibi yapıyorsunuz.
  
1:01:26 Şimdi, hepiniz tüm bunları
bir kenara koyabilir mi
  
1:01:32 özgür beyne sahip olmak için,
 
1:01:35 dünyaya bakabilen ve
değiştirebilen özgür beyne?
  
1:01:45 Size başka birşey daha
gösterebilir miyim?
  
1:01:52 Halihazırda bilginin, sevginin
düşmanı olduğunu söyledik.
  
1:02:02 Bu sizin için bir anlam
ifade ediyor mu?
  
1:02:08 Sorumu anlıyor musunuz?
 
1:02:11 Hem bilgi,
hem de deneyimin bilgisi
  
1:02:17 karınızın ya da
kocanızın bilgisi
  
1:02:22 çocuklarınızın bilgisi,
 
1:02:25 deneyim yoluyla edinilen
bu kocaman bilgi birikimi, hepsi.
  
1:02:34 Konuşmacı tüm bu bilgilerin,
sevginin düşmanı olduğunu söylüyor.
  
1:02:47 Şimdi, dikkatli bakın.
 
1:02:53 Herhangi bir ilişkide,
karı ya da koca,
  
1:03:00 her biri diğeri hakkında
bir bilgiye sahip, değil mi?
  
1:03:14 Ben karımın nasıl davrandığını
bilirim vb.
  
1:03:19 Ben bilirim ve o bilir.
Doğru mu?
  
1:03:25 'Karımı biliyorum' dediğimde,
ne olur
  
1:03:33 ve de kadın 'Kocamı biliyorum'
dediğinde,
  
1:03:36 bu bilmenin
niteliği nedir?
  
1:03:43 Bilgi, bariz olarak
ne anlama gelir?
  
1:03:52 Benim onun hakkında oluşturduğum,
onun benim hakkımda oluşturduğu imaj
  
1:03:58 -resim.
Değil mi?
  
1:04:04 Yani, bilgi bu resimdir.
Bunu anlıyor musunuz merak ediyorum?
  
1:04:09 Doğru mu?
Bunu anlıyor musunuz?
  
1:04:24 Yani, bir erkek ve
kadın arasındaki bilgi
  
1:04:30 birbirleri hakkındaki,
sevgiyi mahveden.
  
1:04:42 Bunu kabul ediyor musunuz?
 
1:04:46 Bayanların bunu çok çabuk
kabul ettiğini görüyorum.
  
1:04:57 Ve beyler geriye yaslanıp
bakıyorlar.
  
1:05:01 Siz çılgın bir
topluluksunuz, anlaşıldı.
  
1:05:08 O zaman ilişkimizde
neler oluyor?
  
1:05:15 İlişki yaşamda en önemli şey,
öyle değil mi?
  
1:05:21 Çünkü ilişki olmadan
sizler var olamazsınız,
  
1:05:25 yaşam bir ilişkidir,
 
1:05:27 ister eşimle,
ister bir komşu ile olsun,
  
1:05:33 hükümetle ilişki-
-ilişki
  
1:05:37 yaşam için
çok önemlidir.
  
1:05:47 Acaba birbirimizle
gerçekten ilişkide miyiz?
  
1:05:51 Benim sizin üzerinize,
sizin de benim için bir imajı var ise,
  
1:05:55 nasıl olur da ilişki içinde
olabiliriz. Anlıyor musunuz?
  
1:06:04 İmajlar, görüntüler karşılaşıyorlar,
bu ilişki değil.
  
1:06:11 İlişki, bütün olmak demek,
 
1:06:19 erkek ve kadın diye
bir bölünme olmadan ve
  
1:06:23 bununla ilgili ortaya çıkan
tüm çirkin problemler olmaksızın.
  
1:06:27 O halde, bilgi
sevgiyi yok ediyor.
  
1:06:33 Tanrı aşkına, lütfen,
bunu anlayın!
  
1:06:37 Bilgiden nasıl kurtulacağınızı değil
yapamazsınız zaten.
  
1:06:43 Bunu anlarsanız,
yani ilişkide
  
1:06:48 bilgi
 
1:06:50 tüm kavga ve benzeri şeyleri
ortaya çıkaran esastır.
  
1:07:01 Bilgi, evet gereklidir,
yoksa buradan eve nasıl gidebilirsiniz ki?
  
1:07:06 İngilizceyi
hiç bilmiyorsanız,
  
1:07:08 siz ve ben birbirimizi
anlamayız.
  
1:07:13 Arabayı nasıl kullanacağınızla
ilgili bilginiz yoksa
  
1:07:16 -takip ediyor musunuz-
bilgi gereklidir.
  
1:07:20 Ama psikolojik bilgi
tehlikelidir.
  
1:07:28 Lütfen, bunu anlayın.
 
1:07:33 Tam da bu bilgidir
sevgiyi yok eden.
  
1:07:40 Şimdi, size ciddi bir soru
yönelteceğim,
  
1:07:43 birini seviyor musunuz?
 
1:07:49 Bana değil, cevabı kalbinize verin.
 
1:07:52 Birini seviyor musunuz?
 
1:07:59 Karınızı seviyor musunuz?
 
1:08:05 Kocanızı seviyor musunuz,
çocuklarınızı?
  
1:08:11 Bunu anlıyor musunuz? Bu kelimenin
neyi kapsadığını görüyor musunuz?
  
1:08:19 Cevap veremiyorsunuz, değil mi?
 
1:08:24 Ve işte dünyayı
mahveden şey de budur,
  
1:08:28 tümünü kaybettiniz,
başlangıçta sahip olsanız bile.
  
1:08:38 Yani, tüm bunları dinlemenin
ya bir anlamı var, ya da yok.
  
1:08:47 Beraber bir
yolculuğa çıktık.
  
1:08:50 Ve konuşmacı gerçekten
bir arada demek istiyor.
  
1:09:01 Elinizden tutuyorum ve
'Beraber yürüyelim,' diyorum.
  
1:09:07 Hızlı yürümek istiyorsanız,
hadi hızlı yürüyelim.
  
1:09:10 Koşmak istiyorsanız,
hadi koşalım.
  
1:09:14 Çok yavaş ilerlemek isterseniz,
ona da tamam,
  
1:09:18 sadece yürüyün ama,
teorilere dalmayın!
  
1:09:30 Bu durumda, konuşmacı herşeyi
gözleriniz önüne serdi,
  
1:09:39 ister bunu paylaşırsınız,
 
1:09:42 lezzetli bir yemeği
paylaştığınız gibi,
  
1:09:49 güzel bir dağ manzarasını
paylaşır gibi,
  
1:09:55 gün batımının güzelliğini
beraberce görelim,
  
1:09:59 ya da bir arada gökyüzündeki
tek bir yıldızın güzelliğini.
  
1:10:06 Sadece birlikte olabilir,
 
1:10:11 siz oraya ulaştınız da,
ben sizi takip ediyorum değil.
  
1:10:17 Beraber,
yeni bir dünya yaratıyoruz,
  
1:10:21 tek bir kişi yapamaz.
 
1:10:25 Hepiniz tüm bunları
gerçekten görebiliyor musunuz?
  
1:10:31 Yani ancak bir aradayken
dünyayı değiştirebilirsiniz.
  
1:10:36 Ve de dünyanın
tamamen değişimi gerekiyor.
  
1:10:43 Ve hiç bir tek grup, tek kişi
veya iki kişi yapamaz
  
1:10:49 beraber olmak zorunda.
 
1:10:53 Bir bebek, bir erkekle
bir kadının eseridir.
  
1:11:00 Ve bu bütünsel görüşle,
yani bir olduğumuz duygusu ile
  
1:11:07 sizlerin insanlık olduğunuz
duygusuyla!
  
1:11:13 Bunu hissettiğinizde, bunun size
ne yaptığını anlıyor musunuz?
  
1:11:19 Tüm yaşam görüşünüzü
toptan değiştirecek.
  
1:11:28 Ve bölünme son bulacak,
o zaman da çelişki bitecek.
  
1:11:34 Çelişkinin doğası hakkında
yarın konuşacağız ve de
  
1:11:40 çelişkinin sadece dışsal değil, önce içsel
olarak bitip bitemeyeceğini göreceğiz.
  
1:11:47 Anlıyor musunuz?
 
1:11:48 Yani çelişkinin hiç bir şekilde....
yerinin olmaması.
  
1:11:56 Bu dünyada yaşamak
mümkün müdür,
  
1:11:59 bu modern dünyada
tek bir tane bile çelişki olmadan?
  
1:12:06 Biliyorsunuz ki
bu zeka ister,
  
1:12:08 araştırma,
keşfedebilmek için aktif zihin.
  
1:12:16 Konuşmacı olabileceğini
söylüyor.
  
1:12:21 Konuşmacı, çelişki olmadan
yaşanabileceğini söylüyor.
  
1:12:26 Buna inanmayabilirsiniz,
sorgulayabilirsiniz, şüphelenebilirsiniz.
  
1:12:32 Ve şüphe duyuyorsanız,
o zaman bunu araştırabiliriz.
  
1:12:38 Ama sadece 'Ben böylesi bir hale
ulaşmak istiyorum,
  
1:12:42 oraya nasıl ulaşacağımı bana söyle',
diyorsanız, bu çok çocukçadır.
  
1:12:50 O halde, bir arada lütfen
yürüyebilir miyiz,
  
1:12:57 beraber dinleyebilir,
birlikte öğrenebilir miyiz?
  
1:13:04 Ancak bu şekilde, farklı nitelikte
bir beyne sahip olursunuz,
  
1:13:08 farklı nitelikte yaşayışa...