Krishnamurti Subtitles

Başka bir yaşamın niteliği

Bombay (Mumbai) - 4 February 1984

Public Talk 1



0:58 First of all, I would like İzin verirseniz size öncelikle
to remind you, if I may, birşey hatırlatmalıyım,
   
1:05 that this is not a lecture. bu bir ders değil.
   
1:11 A lecture is intended Ders bilgilendirme
to inform, amaçlıdır.
   
1:19 instruct and bring about belirli bir bilgiyi öğretmek
certain data, ve vermek içindir,
   
1:26 factual or imaginative, gerçek ya da hayali
and so on. bir bilgiyi.
   
1:30 So, this is not a lecture Yani bu bir ders değil,
   
1:35 but a conversation sizlerle konuşmacı
between you and the speaker, arasında bir sohbet,
   
1:43 a conversation in which sizinle konuşmacının
you and the speaker are sharing, paylaşımda bulunduğu bir sohbet,
   
1:52 walking together through tüm varoluş alanında
the whole field of existence, beraber gezindiği,
   
2:01 not only outwardly, externally, sadece dışsal olarak değil,
but also inwardly. aynı zamanda içsel olarak da.
   
2:13 And to understand each other, Birbirimizi anlamak için
we must think together, beraber düşünmeliyiz,
   
2:23 not agree or disagree, ne uzlaşı ne de karşı gelme
but to have the capacity olmadan, sadece birarada
   
2:31 to observe together, gözlem yapma ve düşünme
think together, yeteneğine sahip olmalıyız,
   
2:41 explore together and share beraber araştırmalı ve
what we have explored, incelediklerimizi paylaşmalıyız,
   
2:52 not from any particular point of view, ne size ne de konuşmacıya ait
either yours or that of the speaker. belirli bir bakış açısına bağlı olmadan.
   
3:03 If this is very clear En baştan
from the beginning, bu konu çok net ise,
   
3:08 that we are together yani beraber uzun bir
going to take a long journey, yolculuğa çıkacak isek,
   
3:17 both externally and hem dışsal,
in the whole psychological world, hem tüm içsel dünyada,
   
3:24 which is much more complex ki dış dünyaya göre burası
than the external world. çok daha komplikedir.
   
3:30 And to explore both the outer Ve her ikisini, yani içi ve dışı
and the inner requires a very clear, incelemek çok kesin, tarafsız,
   
3:39 objective, non-emotional, duygudan arınmış, romantik olmayan
non-romantic observation. bir gözlem gerektirir.
   
3:47 I hope this is clear. Umarım bu açıktır.
   
3:56 Why do you come to listen? Neden dinlemeye geliyorsunuz?
   
4:02 That's an important question Bu, sorulması gereken
to ask. önemli bir sorudur.
   
4:08 Is it merely to have some kind of Sadece bir tür dini, duygusal
religious, emotional excitement? heyecan elde etmek için mi?
   
4:21 Or is it you want to discover Yoksa kendiniz için
for yourself a way of living bir yaşam stili keşfetmek için mi,
   
4:30 which must be totally different şu an ki yaşayışımızdan
from the way we are living now? tamamen farklı bir stil için mi?
   
4:37 Because at present, Çünkü şu anda,
the world is in great trouble, dünya çok ciddi tehlikede,
   
4:45 great uncertainty, ciddi belirsizlik
  içinde,
   
4:49 there is a great deal insanoğlu
of insecurity for human beings. çok fazla güvensizlik içinde.
   
4:55 So, if one may ask most respectfully, O zaman, neden geldiğinizi
why do you come? nazik bir şekilde sorgulayabilir miyiz?
   
5:03 And why does the speaker have Neden konuşmacı konuşmak zorunda?
to make a speech? You understand? Anlıyor musunuz?
   
5:10 Why you come, why the speaker Neden geliyorsunuz, konuşmacı neden
has to say something. birşeyler söylemek zorunda?
   
5:19 Please, are you listening Lütfen, ne söylediğimi
to what I am saying? dinliyor musunuz?
   
5:24 Why you come and why I speak Neden geliyorsunuz ve ben neden her yıl
every year here in Bombay? Bombay'da (Mumbai) konuşuyorum?
   
5:37 Are you really interested, Gerçekten ilgili misiniz, dünyanın
concerned with the world as it is, şu anki durumunu önemsiyor musunuz
   
5:47 and to find out, ve de acaba
if possible, bulabilir miyiz
   
5:51 whether a few of us, ister birkaçımızla
or all of us, ister hepimiz birarada
   
5:56 can bring about a way of living bir yaşam şekli yaratmayı,
which is not monotonous, monoton, sıkıcı,
   
6:06 boring, routine, all the ugliness rutin olmayan, modern yaşamın
of modern existence. tüm çirkinliklerinden muaf.
   
6:13 If that is why you come, Bunun için geldiyseniz,
   
6:17 because you want to find out, yani konuşmacıdan
from the speaker, öğrenmek için,
   
6:24 who apparently ki kendisinin belli bir ünü
has a certain reputation, zaten var,
   
6:28 – and are you listening -sizler bu ünü, saygınlığı mı
to the reputation, dinliyorsunuz,
   
6:33 the image onunla ilgili oluşturduğunuz
you have built about him, imajı
   
6:35 or are you listening to him, veya her ne söyleyecek ise
to what he has to say? onu mu dinliyorsunuz?
   
6:42 And what has the speaker to say Ve her ne diyecek ise konuşmacı-
- you understand? anlıyor musunuz?
   
6:50 The speaker has to say Konuşmacı, bir çok
great many things, şeyden bahsedecek,
   
6:56 both obvious, both logical, hem bariz, hem mantıklı,
rational, sane. rasyonel, akla yatkın.
   
7:04 And also he has, perhaps, Ve de, büyük olasılıkla,
   
7:12 a way of looking at life onun yaşama tamamen farklı
totally different. bir bakış şekli var:
   
7:19 A way of thinking, observing, Düşünme ve gözlemleme şekli
   
7:24 the whole complex process yaşam sürecinin
of life. tüm karmaşıklığını.
   
7:29 And if you Ve siz ve konuşmacı
and the speaker meet, temas edebilirse,
   
7:35 then o zaman,
we can go along together. beraber ilerleyebiliriz.
   
7:38 You are sure why you come, Buraya geliş sebebinizden
  eminsiniz,
   
7:44 what your intention is, niyetinizin ne olduğundan
   
7:50 whether you are serious ciddi olup olmadığınızdan,
   
7:54 or ready to be amused, veya eğlenmeye, oyalanmaya
to be entertained, hazır olup olmadığınızdan,
   
8:04 then you and the speaker ki o durumda siz ve
won't meet, konuşmacı buluşamayacak,
   
8:09 you will listen birçok kelimeyi dinlemiş
to a lot of words olacaksınız
   
8:12 and those words will have ve bu sözcüklerin
very little meaning. sizin için fazla anlamı olmayacak.
   
8:16 But if we are together, Ama eğer beraber isek,
taking the journey together, yolculuğu birlikte yapıyorsak,
   
8:26 then one discovers o takdirde,
enormously, muazzam şeyler keşfedeceksiniz,
   
8:30 a great many things yaşama dair çok önemli
of life. Right? şeyler. Öyle değil mi?
   
8:35 If this is clear Buraya gelme
that you have come sebebiniz net ise,
   
8:41 not merely sadece meraktan
out of curiosity, değil ise,
   
8:46 not merely as a follower sadece takipçi değil iseniz,
– and I hope you are not – ki umarım değilsinizdir
   
8:57 or merely come ya da sadece eğlenme
to be entertained, amacı ile geldiyseniz,
   
9:06 amused, oyalanmak için, ne yapılması
to be told what to do, gerektiğinin söylenmesi için,
   
9:10 then I am afraid you and bu halde, üzgünüm siz ve
the speaker will not be able to meet. konuşmacı buluşamayacak.
   
9:15 But if you have come Ama, geliş niyetiniz,
with the intention, with the urge, zorunluluğunuz
   
9:22 with that quality of seriousness ciddiyetle kendiniz için
to find out for yourself keşfetmek ise
   
9:30 a way of living mantıklı olması gereken
which must be rational, yaşam tarzını
   
9:36 logical, sane akla yatkın, makul olanı
in this mad world. bu çılgın dünyada.
   
9:43 And the speaker Ve konuşmacının belli bir
has certain responsibility sorumluluğu var;
   
9:49 to make what he has to say söyleceklerini
clearly, net ifade etmeli,
   
9:55 not obscurely, objectively. üstü kapalı değil,
  tarafsızca.
   
10:02 It has to be objective, Tarafsız, net,
clear, rational. Right? rasyonel olmalı. Değil mi?
   
10:08 Do we understand each other now? Şimdi birbirimizi anlayabiliyor muyuz?
I hope so. Umarım.
   
10:13 And also it's important Ayrıca, konuşmacının
that you question söylediklerini
   
10:19 what the speaker is saying, sorgulamanız önemli,
   
10:24 doubt, be sceptical. kuşkucu olun, şüphe duyun.
   
10:35 Not say, 'Well, I agree, Sakın, "Aynı fikirdeyim, ya da değilim,
or disagree, he is right or wrong', o doğru ya da değil" demeyin,
   
10:39 but scepticism, sadece şüpheci olun
questioning, doubt, sorgulayın, kuşku duyun,
   
10:48 not only what sadece konuşmacının
the speaker is saying, söylediklerini değil,
   
10:50 what everybody is saying, her kim ne söylerse,
   
10:58 so that your own brain böylece beyniniz
operates at its highest quality, en üst seviyede çalışır,
   
11:08 not just go off to sleep, uykuya geçmez,
   
11:11 because we are going çünkü beraberce
to look together bakacağız
   
11:17 into a very complex life. bu komplike yaşama.
   
11:23 So you are not followers, Yani sizler mürit,
I am not your guru, ben de sizin gurunuz değiilim
   
11:35 because you have followed çünkü zaten bu zamana kadar
too many people already çok sayıda kişiyi takip ettiniz
   
11:41 and we have made ve dünyayı inanılmaz
the world such a mess. şekilde karıştırdık.
   
11:47 So, please, we are Böylece, lütfen
walking together, beraber yürüyelim,
   
11:54 we are concerned together, beraber ilgilenelim,
   
11:57 perhaps we may have belki de birbirimize
affection for each other. şefkat de duyarız.
   
12:04 But the affection, Ama şefkatin ya da,
the rationalisation aklileştirmenin
   
12:11 has nothing hiç yeri yok
whatsoever to do  
   
12:14 with our observation, bizim gözlemimizde,
so that you see clearly, böylece açık şekilde görebilirsiniz,
   
12:21 which means bu da beraber göreceğimiz
we see things together. anlamına gelir.
   
12:28 Not I see and then tell you, Ben görüyorum da sonra sizlere
but together söylüyorum şeklinde değil, bir arada
   
12:35 - you understand -bu kelimenin anlamını
the meaning of that word? anlıyor musunuz?
   
12:42 We hardly ever co-operate. Çok nadiren dayanışma gösteriyoruz.
We don't know what co-operation is. Dayanışma nedir bilmiyoruz.
   
12:50 We co-operate with a person Otorite sahibi kişilerle
who has authority, dayanışma içindeyiz
   
12:57 and you follow that authority, ve siz otoriteyi ya da ünün yetkisini
or the authority of reputation, takip ediyorsunuz
   
13:05 or you follow an ideal. veya bir ideali izliyorsunuz.
   
13:09 If you and I agree upon an ideal, Bir ideal üzerine mutabık isek,
we then co-operate o zaman işbirliği yaparız
   
13:14 to do something together bu idealle ilgili birşeyler
about that ideal. Right? yapmak üzere. Öyle değil mi?
   
13:21 If you and I have a common purpose Ortak bir amacımız varsa,
then you will co-operate. Right? o zaman dayanışmaya gideriz. Değil mi?
   
13:28 Because then Ancak bu şekilde olması
it is profitable for us. bizler için kazançlıdır.
   
13:32 But here the speaker Buradaysa konuşmacı
is not offering anything. hiçbir şey sunmuyor.
   
13:43 Right? Değil mi?
   
13:44 He is offering you nothing. Hiçbir şey teklif etmiyor.
   
13:52 I wonder Bunu anlayabildiniz mi
if you understand this. merak ediyorum.
   
13:57 Most of us absorb, Çoğumuz içine alır,
   
14:05 we are a sponge, herşeyi içine alan
take everything in, bir sünger gibiyiz,
   
14:08 including what the speaker buna konuşmacının
is going to say. söyleyecekleri dahil.
   
14:13 And when you take Birşeyleri içinize aldığınızda,
something in, absorb, emdiğinizde
   
14:17 as this country ki bu ülke
is capable of doing, bu konuda oldukça yetenekli,
   
14:21 when you absorb, içinize alıp benimsediğinizde,
   
14:24 you have nothing original içinizde hiç birşey
in yourself – right? orijinal değildir- değil mi?
   
14:31 I wonder Bunu anlayabildiniz mi
if you understand it. merak ediyorum.
   
14:38 You absorb the Buddha, Buda'yı içinize alıp benimsiyorsunuz,
   
14:40 you absorb any kind of dini her tür saçmalığı ve benzer şeyleri
religious nonsense, and so on. benimsiyorsunuz
   
14:47 So gradually your brain, which Ve de acayip aktif olması gereken
should be extraordinarily active, beyniniz yavaş yavaş,
   
14:55 becomes gradually dull. zaman içerisinde
  köreliyor.
   
14:59 So, please, as I have said, O yüzden lütfen,
  söylediğim gibi
   
15:02 the speaker is not konuşmacı size
offering you a thing, hiçbir şey sunmuyor,
   
15:09 not how to behave, nasıl davranmalısınız,
what to think, and so on. neyi düşünmelisiniz vb vb
   
15:15 But together, you and the speaker Ancak beraber, sizler ve konuşmacı
are taking a journey. beraber bir yolculuğa çıkıyor.
   
15:26 It may be a slow journey Bu, yavaş bir yolculuk olabilir
   
15:30 or a very fast journey ya da çok hızlı bir yolculuk
– express – -ekspres-veya
   
15:40 or you might go very slowly. siz çok yavaş ilerleyebilirsiniz.
   
15:47 So, please, listen first. O yüzden önce dinleyin.
Listen. Dinleyin.
   
16:01 You hear with the ear, Kulaklarınızla dinliyorsunuz,
   
16:07 but also there is a hearing... ama aslında
  bir de duyma var...
   
16:12 ...listening is different ... dinlemek, sadece
from merely hearing. Right? duymaktan farklı. Değil mi?
   
16:19 You see the distinction? Aradaki farkı
  görüyor musunuz?
   
16:23 You can hear something Hoş bir şeyi
that is pleasant, duyabilirsiniz,
   
16:28 then you will accept it, o zaman kabul edersiniz
   
16:30 or if there is veya hoş olmayan
something unpleasant birşey var ise
   
16:33 you don't actually listen. aslında dinlemezsiniz.
   
16:38 So, there is an art Yani, dinlemenin
in listening. bir sanatı var.
   
16:47 What the speaker is going to say Konuşmacının sözleri,
may be quite the opposite size tamamen ters gelebilir
   
16:54 of what you think or what you feel, düşüncelerinize veya hislerinize
but since you are here, ama burada olduğunuzdan,
   
16:59 you have to listen her ne söyleyecek ise
to what he has to say, dinlemek zorundasınız,
   
17:04 not interpret what he has söyleyeceklerini tercüme etmeyin,
to say, but listen. sadece dinleyin.
   
17:09 Have you ever listened to your wife? Karınızı hiç dinlediniz mi?
To your husband? Ya kocanızı?
   
17:19 Please, answer that question Lütfen, bu sorunun
to yourself. cevabını kendinize verin.
   
17:22 Listen, to find out Onun neler hissettiğini keşfetmek
what she or he feels, için dinleyin,
   
17:26 thinks, wants ne düşünüyor, istiyor, bunları
– sensitive enough to find out. keşfedebilecek kadar duyarlı olun.
   
17:35 So, in listening to the speaker, Öyleyse konuşmacıyı dinlerken,
   
17:39 one has to be doğal olarak çok duyarlı
very sensitive, naturally. olmalısınız.
   
17:46 So there is an art to listen. Dinlemenin bir sanatını var yani.
   
17:52 There is an art to learning. Öğrenmenin sanatı var.
   
18:00 Most of us learn Çoğumuz bilgileri
to acquire knowledge biriktirmek için öğrenir
   
18:14 - when you go to school, you learn -okula gittiğinizde,
about mathematics, geography, matematik, geometri öğrenirsiniz,
   
18:19 history, and later on tarih ve sonra da yüksekokula,
you go to university, college, üniversiteye gidersiniz,
   
18:23 you absorb her tür bilgiyi
all kinds of knowledge. yutarsınız.
   
18:31 And from childhood Çocukluktan itibaren
we are trained to memorise. ezberlemek için terbiye ediliriz.
   
18:40 Right? Öyle değil mi?
   
18:42 So that our brain is always Yani beyinlerimiz
accumulating knowledge. sürekli bilgiyi biriktiriyor.
   
18:51 And that is Ve biz buna
what we call learning. öğrenme diyoruz.
   
18:55 You want to learn a language, Bir dili öğrenmek istediğinizde,
you spend some time bir süre zaman harcarsınız
   
18:59 studying grammar, dilbilgisini vb.
and so on, çalışmak için,
   
19:01 so gradually your brain yani zamanla beyniniz
is conditioned by knowledge. bilgi tarafından şartlandırılır.
   
19:10 Right? Değil mi?
See all this, please. Bunları hepsini görün, lütfen.
   
19:15 So, your knowledge Yani, sizin bilgiler
is the enemy of love. sevginin düşmanıdır.
   
19:26 We will go into that presently. Bu konuya şimdi giriyoruz.
   
19:31 And to learn Öğrenmek ise
is like a river, moving, aynı bir nehir gibidir, hareket eden,
   
19:39 renewing itself all the time. kendini sürekli yenileyen.
   
19:42 That is learning, İşte bu ,öğrenmektir,
not memorising. ezber yapmak değil.
   
19:46 And also there is an art Ve gözlemin de, bakmanın da
to observe, to look, bir sanatı mevcut;
   
19:59 not only with the eyes, sadece gözlerinizle değil,
   
20:04 optical observation, but to look optik gözlem değil,
at things without prejudice, etrafa önyargısız bakabilme,
   
20:13 without some kind of conclusion vardığınız
you have come to. hiç bir sonuç olmadan.
   
20:20 To observe without the word, Kelime olmaksızın gözlemlemek,
   
20:26 without the image that you have built yaratığınız bir görüntü olmadan
– you understand? -anlıyor musunuz?
   
20:32 So, we are going Şimdi tüm bunları
to do all this together. bir arada yapacağız.
   
20:37 The art of listening, Dinleme sanatı,
the art of learning, öğrenme sanatı
   
20:43 and the art of observation. ve gözlem sanatı.
   
20:48 It is great fun if you do this, Bunu yapmak
because çok keyifli olur çünkü
   
20:53 it makes the brain extraordinarily bu beyni olağanüstü şekilde
sensitive and alive. duyarlı ve canlı kılar.
   
20:58 But if you keep on repeating Ama eski bildik kalıpları
the same old pattern, tekrar ederseniz,
   
21:04 then your brain goes dull, o zaman beyniniz körelir, belki de
as most brains perhaps have gone. çoğu beyine olduğu gibi.
   
21:11 So, together – please, don't get Yani bir arada- tüm bunları
bored by my repeating all this, tekrar etmemden sıkılmayın,
   
21:18 it is important to repeat it, tekrar etmek önemli,
   
21:21 so that you and the speaker ancak bu şekilde siz ve
understand each other. konuşmacı birbirini anlar.
   
21:29 We have laid Evin temellerini
the foundation of a house attık
   
21:34 we are going beraber inşa edeceğimiz
to build together. evin.
   
21:45 Can we observe Dünyada neler olduğunu
what is happening in the world? gözleyebilir miyiz?
   
21:51 Not only the world of India, Sadece Hindistan'ı değil,
but the world tüm dünyadaki
   
21:57 – world, the global happenings -dünyadaki,
that are taking place? evrensel olayları?
   
22:06 There is a war, threatening war, Savaş, tehdit eden savaş,
nuclear war. nükleer savaş var.
   
22:16 Recently, some scientists, Yakınlarda, bazı bilim adamları,
top scientists have met en üst düzeydekileri bir araya geldi
   
22:23 and issued ve söyle bir kati
certain statement saying, beyanda bulundular:
   
22:27 if there is a nuclear war, nükleer bir savaş olur ise,
   
22:30 the whole earth tüm dünya
– the whole earth, -tüm dünya
   
22:35 not just Europe sadece Avrupa değil
or America, or Russia – ya da Amerika veya Rusya-
   
22:38 the whole earth will be covered tüm yeryüzü öylesine kalın
with dust and smoke so thick bir toz ve dumanla örtülecek ki
   
22:46 that the sun güneş bunun içine
cannot get through, giremeyecek
   
22:52 and the temperature will fall ve ısı sıfırın
five degrees below zero. beş derece altına düşecek.
   
23:02 So, nothing will exist. Yani hiç birşey yaşamayacak.
   
23:07 That is what they are all Bunlar üstüne hep konuşuyorlar,
talking about, preparing, arguing. hazırlanıyorlar, tartışıyorlar.
   
23:15 And also there are Ayrıca, arada devam eden
minor wars going on. küçük savaşlar var.
   
23:21 And these wars have been going on Ve bu savaşlar
for five to six thousand years. beş ile altı bin yıldır süregelmekte.
   
23:27 One started Birileri bir ok
with an arrow or a club, veya sopa ile başlattı,
   
23:30 now we have got the extraordinary şimdiyse son derece yıkıcı
destructive nuclear bomb. nükleer bomba ile karşı karşıyayız.
   
23:41 What is the cause of all this? Tüm bunların sebebi ne?
You understand? Anlıyor musunuz?
   
23:46 What is the cause why human beings İnsanların bu şekilde
are behaving like this? davranmasının sebebi nedir?
   
23:54 The intellectuals, the philosophers, Entelektüeller, filozoflar,
the scientists, bilim adamları
   
24:01 and the so-called ve de dindar diye
religious people – isimlendirilenler-
   
24:05 who are not really ki onlar aslında hiç de
religious at all – dindar değiller-
   
24:10 what is the cause dünyadaki tüm bu
of all this mess in the world? karışıklığın sebebi nedir?
   
24:16 Don't wait for me Benim cevaplamamı
to answer it, beklemeyin,
   
24:19 you are asking bu soruyu
that question yourself. kendinize soruyorsunuz.
   
24:26 Why is it that human beings Nedendir insanoğlu
who have lived on this earth bu yeryüzünde yaşamakta
   
24:33 – according to geneticists -genetikçilere ve
and biologists, biyologlara göre,
   
24:40 forty five to kırk beş ile
fifty thousand years, elli bin yıldır,
   
24:45 we have lived on this earth Homo Sapiyenler olarak
as Homo sapiens. bu yeryüzünde yaşamaktayız.
   
24:49 And from the very beginning we have Ve en başından beridir
been in conflict with each other, birbirimizle çelişiyoruz,
   
24:58 killing each other, maiming birbirimizi öldürüyoruz, sakat ediyoruz,
each other, hurting each other, birbirimizin canını acıtıyoruz,
   
25:02 competing with each other. birbirimizle rekabet ediyoruz.
Right? Değil mi?
   
25:08 Conflict, struggle, pain, anxiety, Çelişki, mücadele, acı, kaygı,
loneliness, suffering. yalnızlık, ıstırap.
   
25:18 And we are so extraordinarily Ve teknolojik alemde
clever in the technological world, olağanüstü zekiyiz,
   
25:24 developing most extraordinary ameliyatlar için en olağanüstü
instruments in surgery, aletleri geliştiriyoruz,
   
25:29 communication, computers, iletişim, bilgisayar
and so on, ve benzer şeyler
   
25:33 and we have not solved ve de insan davranışını
our human behaviour bir çözemedik
   
25:39 – you understand? Why? -anlıyorsunuz değil mi?
  Neden?
   
25:49 Yes, sir, this is a very Evet, beyler, bu gerçekten
serious question. çok ciddi bir sorudur.
   
25:53 Why we human beings, Neden biz insanlar
who are so capable, o denli yetenekli iken,
   
26:01 going to the moon, aya giderken,
   
26:05 with all the extraordinary teknolojik dünya tüm olağanüstülüğü ile
technological world that is going on, almış başını gidiyorken
   
26:12 and yet we are primitive, ve bizler hala ilkeliz,
savages, yabaniyiz,
   
26:16 tribal gods kabile tanrıları ve
and tribal instincts. kabileye ait içgüdüler.
   
26:22 What is wrong with us? Sorunumuz ne?
You understand? Anlıyor musunuz?
   
26:28 I am not criticising, Eleştirmiyorum,
   
26:34 I am not blaming anybody. kimseyi suçlamıyorum.
   
26:37 But it is a natural question Ama her aklı başında insanın
every decent human being must ask: sorması gereken doğal bir soru olmalı:
   
26:45 what is wrong with us? Bizdeki sorun ne?
Right? Öyle değil mi?
   
26:53 Why are there wars? Neden savaşlar var?
   
26:58 Pakistan and India, Pakistan ve Hindistan,
Russia and America... Why? Rusya ve Amerika... Neden?
   
27:06 What are the causes of it? Sebepleri neler?
   
27:09 If you find the cause, then it is Sebebi bulursanız,
easy to remove the effect. etkiyi kaldırmanız kolaydır.
   
27:15 Right? You are following? Değil mi?
  Takip edebiliyor musunuz?
   
27:20 If I have a disease, Bir hastalığım varsa
and the cause is cancer, ve sebebi kanserse
   
27:25 and it causes ve çok acı çekiyorsam,
a great deal of pain,  
   
27:27 either it can be removed ya o bertaraf edilmeli
or I die. ya da ben ölürüm.
   
27:32 But where there is a cause... Ama bir sebep var ise...
whose effect can be ended. etkisi sonlandırılabilir.
   
27:39 Right? Is this clear? Değil mi? Bu açık mı?
   
27:43 Where there is a cause Bir sebep varsa,
the effect can be ended, etkisi bitirilebilir,
   
27:48 because the cause çünkü sebebi
can be ended. sonlandırılabilir.
   
27:52 Clear? Is this clear? Bu açık mı? Değil mi?
   
27:55 What is the cause of these wars, Tüm bu savaşların,
these appalling things bu korkunç şeylerin sebebi ne
   
28:00 that are going on halihazırda
in the world? dünyada meydana gelen?
   
28:03 Probably most of you Büyük ihtimalle çoğunuz
don't know about it. bunu bilmiyorsunuz.
   
28:08 They don't print everything Gazetelere herşeyi
in the papers. basmıyorlar.
   
28:14 The speaker has talked to Konuşmacı çok sayıda
a great many scientists, bilim adamı ile konuştu
   
28:20 and we are not told ve neler olup bittiği bize
what exactly is going on tam olarak anlatılmıyor
   
28:24 - chemical warfare - -kimyevi savaşlar-
all the rest of it. ve tüm benzer konular.
   
28:29 Now, what is Şimdi, tüm bunların
the cause of all this? sebebi nedir?
   
28:34 Is it division? Bölünme mi?
   
28:39 National division, Ulusal bölünme,
religious division, dini bölünme,
   
28:45 individual against other individuals, bireyin başka birine karşı olması,
which is division, separation. ki bu da bölünme, ayırımdır.
   
28:51 You are following all this? Tüm bunları takip ediyor musunuz?
Or am I talking to myself? Yoksa kendimle mi konuşuyorum?
   
28:59 You understand Ne söylediğimi
what I am saying? anlıyor musunuz?
   
29:03 One family is against Bizim ailemiz,
another family, başka bir aileye karşı,
   
29:07 in the family itself aile içinde de
there is division. bölünme var.
   
29:11 There is division between Araplar ve Yahudiler arasında
the Arab and the Jew, bölünme var,
   
29:17 there is division between Katolik ve Protestanlar
the Catholic and the Protestant, arasında bölünme var,
   
29:21 there is division between you, Hindu ve Müslüman
the Hindu, and the Muslim. Right? arasında bölünme var. Değil mi?
   
29:28 The Christian, the Buddhist, Hristiyan, Budist,
the Zen, Zen,
   
29:33 the whole world is fragmented, tüm dünya bölünmüş,
broken up. parçalara ayrılmış durumda.
   
29:40 Is that the cause Tüm bu karmaşanın
of all this mess? sebebi bu mu?
   
29:47 You understand my question? Sorumu anlıyor musunuz?
   
29:50 That Her nerede
where there is division bölünme var ise
   
29:55 between communities, halklar arasında,
between people, insanlar arasında,
   
30:01 between countries, between ülkeler arasında, gurular,
various gurus, various religions, farklı dinler arasında,
   
30:06 there must be conflict. çelişki olmak zorundadır.
   
30:09 Right? You understand this? Değil mi? Bunu anlıyor musunuz?
   
30:13 Where there is division, Bölünmenin olduğu yerde,
there must be conflict. çelişki olmak zorunda.
   
30:18 That is a law. Bu yasadır.
Right? Değil mi?
   
30:26 Is that the cause of these Devam etmekte olan korkunç savaşların
terrible wars that are going on, sebebi bu mudur,
   
30:33 the conflict that exists her birimizin içinde
in each one of us, varolan çelişki,
   
30:39 the competition against birbirimize karşı olan rekabet-
each other – division, right? bölünmedir, değil mi?
   
30:48 Economically, racially, socially, Ekonomik, ırksal, sosyal,
so-called culturally, kültürel diye sözü edilen,
   
30:56 everything brings about a division. herşey bölünmeye
Right? sebep oluyor, değil mi?
   
31:05 Now, we cannot do anything Şimdi, hükümetlerle ilgili
with governments. hiçbir şey yapamayız.
   
31:14 They are set, they have been Onlar ne yazık ki
unfortunately elected, seçilmişler, yollarını tutturmuşlar,
   
31:25 you can't deal with them. onlarla baş edemezsiniz.
   
31:28 The speaker has tried various… met Konuşmacı farklı insanlarla denediyse...
various people but there they are. tanışsa da onlar hala yerlerindeler.
   
31:35 So, what can we do, O halde, bizler ne yapabiliriz,
you and I? siz ve ben?
   
31:40 You understand my question? Sorumu anlıyor musunuz?
   
31:42 You cannot deal En güçlülerle
with the most powerful people, uğraşamazsınız,
   
31:47 like the presidents. You cannot deal devlet başkanları gibi.
with them, they are at that level. O seviyedekilerle uğraşamazsınız.
   
31:53 They have their responsibilities, Kendi sorumlulukları var,
they want power iktidar istiyorlar
   
31:56 – you know -sizin bildiğiniz
all the rest of that. tüm diğer şeyleri.
   
31:58 So, we are asking, you, as Bu yeryüzünde yaşayan bir insan olarak
a human being living on this earth, size soruyoruz,
   
32:05 seeing all this is happening, tüm bu olanları görünce,
what can you do? ne yapabilirsiniz?
   
32:12 Please, ask this question. Lütfen, bu soruyu sorun.
What's your action? Eyleminiz nedir?
   
32:16 Not your theories – the Indians Teorileriniz değil- Hintliler
are pretty good at theories. bu konuda oldukça iyiler.
   
32:25 Right? Öyle değil mi?
   
32:29 You are very good Açıklama, analiz yapmakta
in explanations, analysis, çok iyisiniz,
   
32:35 in finding out the cause sebebi bulup sonra da
and there you leave it, orada işi bırakmakta,
   
32:39 which has nothing whatsoever ki bunun sizin günlük yaşamınızla
to do with your daily life. Right? hiç alakası yok. Değil mi?
   
32:45 You believe in God, Tanrıya inanıyorsunuz
or you believe in some guru, veya bir guruya
   
32:53 or you believe ya da bir felsefeciye
in some philosopher. inanıyorsunuz.
   
32:55 But that belief Oysa bu inancın yaşamda
has no actuality in life. hiç bir geçerliliği yok.
   
33:02 Right? Değil mi?
   
33:04 This is a fact. I am not saying Bu bir gerçek. Anormal birşey
something abnormal. It is a fact. söylemiyorum. Bu gerçektir.
   
33:10 So, we are asking, Şimdi, sizin sorumluğunuz
what is your responsibility ne oluyor
   
33:18 as a human being bir insan olarak
facing all this? tüm bunlarla yüzleştiğinizde?
   
33:25 What's your action? Ne yaparsınız?
   
33:32 Most of us Çoğumuz,
want to escape from it. bundan kaçmak isteriz.
   
33:38 Most of us feel Çoğumuz bunu
we cannot solve it. çözemeyeceğimizi hissediyoruz.
   
33:43 Therefore we escape, O yüzden kaçıyoruz,
escape into tribal gods – kabilelere ait tanrılara-
   
33:50 you know all that is happening burada olanları pekala biliyorsunuz
in this country, or in Europe – veya Avrupa'dakileri-
   
33:55 drugs, uyuşturucular,
religious entertainments dini eğlenceler
   
34:07 and the entertainment industry ve eğlence sektörü
is enormously powerful, inanılmaz derecede güçlü,
   
34:15 the cinemas, the magazines, sinema, dergiler, tanrılar,
the gods, their rituals – right? onların törenleri- değil mi?
   
34:23 Is it two gods marrying Bu ülkede iki tanrı
each other in this country? evleniyor mu?
   
34:31 So, there is either escape Yani, ya bir kaçış var
   
34:38 or you face actualities, ya da hakikatlerle, olgularla
face facts. yüzleşiyorsunuz.
   
34:49 When you face facts, Gerçeklerle yüzleştiğinizde,
what's your action? eyleminiz ne oluyor?
   
34:57 Now, together Şimdi, birlikte
we are going to find out – right? bulacağız, değil mi?
   
35:03 Together, not I tell you, and Ben söylüyorum siz dinliyorsunuz
you listen, or disagree or agree, değil, ne katılma, ne karşı gelme yok
   
35:10 that is too silly, bu çok saçma,
it becomes childish. çocukça olur.
   
35:13 But if you and I Ama siz ve ben
observe the same thing aynı şeyi gözlersek
   
35:19 live the same thing daily, her gün aynı şeyleri yaşarsak,
   
35:24 then it has o zaman
a tremendous power bu inanılmaz bir güç demektir
   
35:28 – not power in the sense -politik güç anlamında
political power, bir güçten bahsetmiyorum,
   
35:32 power doğru şeyi yapmanın gücü.
of doing the right thing.  
   
35:40 Right? Doğru mu?
Are we together in this so far? Şu ana kadar beraber miyiz?
   
35:48 We are asking, Savaşların sebebi nedir
what is the cause of wars? diye soruyoruz.
   
35:59 One of the factors of war Savaşa sebep olan faktörlerden
is nationalism biri milliyetçiliktir.
   
36:06 - right? - -doğru mu?-
which is tribalism. ki bu aşiretçiliktir.
   
36:15 You may not agree, Aynı görüşte olmayabilirsiniz,
please quietly listen. lütfen sessizce dinleyin.
   
36:21 Tribalism - right? - which has become Aşiretçilik- doğru mu?-yüceltilmiş
glorified nationalism millyetçiliktir
   
36:27 with its flags, and so on, tüm bayrakları ve benzeri ögeleri ile,
   
36:30 the British, the French, İngiliz, Fransız,
the Hindu, the Indians, Hindu, Hintliler,
   
36:33 you follow, takip ediyorsunuz,
divided, divided, divided. bölünmüş, bölünmüş, bölünmüş.
   
36:37 We are saying, one of the causes Savaşın sebeplerinden birinin
of war is nationalism. milliyetçilik olduğunu söylüyoruz.
   
36:46 That is obvious. Bu barizdir.
   
36:48 Other cause is Diğer sebep
economic division, ekonomik bölünme,
   
36:54 each country concerned her ülke
with its own economy kendi ekonomisi ile ilgili
   
37:03 and with its own culture. ve de kendi kültürü ile.
   
37:08 The British with their… İngilizler kendilerinkiyle...
and the French, and so on. ve Fransızlar ve diğerleri.
   
37:15 And the other cause is Ve diğer bir sebep de
the division in religion: dindeki bölünme:
   
37:22 the Christian, the Buddhist, Hristiyan, Budist,
the Hindu, Islam. Hindu, İslam.
   
37:29 And they all talk about God, Ve hepsi Tanrı hakkında
right ? konuşur, değil mi?
   
37:37 So, these and perhaps others O zaman, bunlar ve belki başkaları
are the causes of war. savaşa sebep oluyor.
   
37:45 And you, as a Hindu, or a Christian, Ve siz Hindu veya Hristiyan
or whatever it is, ya da her ne iseniz o olarak,
   
37:51 are responsible savaştan sorumlusunuz.
for the war. Right? Doğru mu?
   
37:59 Because in yourself Çünkü içinizde
you are divided. bölünmüşsünüz.
   
38:07 Agree? Aynı fikirde miyiz?
Do you see this fact? Bu gerçeği görüyor musunuz?
   
38:12 As long as I am a Hindu, Ben belirli bir geleneğe tabi
committed to certain tradition bir Hindu olduğum sürece
   
38:20 and following some ve takip ediyorsanız bazı
– if you will excuse me – -beni bağışlayın-
   
38:25 some silly gods, bazı saçma tanrıları takip ediyorsanız,
playing with toys called gods, tanrı denen oyuncaklarla oynuyorsanız,
   
38:33 I, as a Hindu, ben, bir Hindu olarak
am responsible sorumluyum
   
38:37 for creating conflict insanlar arasında
amongst human beings. çelişki yaratmaktan.
   
38:42 Right? Doğru değil mi?
Is this a fact or not? Bu hakikat midir yoksa değil mi?
   
38:50 It is a fact. Bu bir hakikattir.
   
38:54 You may not agree, Bunu kabul etmeyebilirsiniz,
you may not see the fact, bu hakikati görmeyebilirsiniz,
   
38:57 but this is ama savaşlara
what is really causing wars. asıl sebep olan budur.
   
39:02 Now, what is Şimdi, sizin
your responsibility? sorumluluğunuz nedir?
   
39:09 To be free of nationalism. Milliyetçilikten özgürleşmek.
Right? Öyle mi?
   
39:14 To be free to look at the world Dünyaya bütün insanlık olarak
as a whole humanity, bakmak için özgür olmak,
   
39:22 not as Indian, and American, Hintli, Amerikalı olarak değil,
we are human beings, right ? bizler insanız değil mi?
   
39:29 To look at the world globally Dünyaya küresel bakmak
with… beraberce...
   
39:35 ...as human beings. insan olarak.
   
39:38 I will make it Sizler için
more complex for you. işleri daha zorlaştıracağım.
   
39:47 When you travel around, when you Çevrenizde dolaştığınızda,
look at people all over the world, dünya üzerindeki insanlara baktığınızda,
   
39:54 in this country, and France, bu ülkede ve Fransa'da
and Switzerland, and America ve İsviçre'de ve Amerika'da
   
40:00 – the world – in Japan, and so on, -dünyada- Japonya'da ve diğerlerinde,
you find that all human beings insanların aynı olduğunu keşfederseniz
   
40:06 psychologically share, psikolojik olarak hepsi
psychologically they all suffer. ıstırap çekiyorlar.
   
40:17 They all cry, Hepsi ağlıyor,
they are all lonely, hepsi yalnızlar,
   
40:24 they have shed tears tıpkı sizin göz yaşı döktüğünüz
like you have shed tears. gibi onlar da göz yaşı dökerler.
   
40:30 They are uncertain, Emin değiller,
confused, unhappy. kafaları karışık, mutsuzlar.
   
40:38 They are like you, Onlar sizin gibiler,
you are unhappy, siz mutsuzsunuz,
   
40:43 lonely, suffering, putting up yalnız, istırap içindesiniz, her tür
with all kinds of brutalities insafsızlığa göğüs geriyorsunuz
   
40:49 from your husband, kocanızdan, karınızdan, vb..
from your wife, and so on.  
   
40:53 In the world over, it is shared Bu, tüm dünyada,
by all human beings. tüm insanlarca paylaşılıyor.
   
40:59 Right? That is a fact. Doğru mu? Bu bir hakikattir.
   
41:01 So, your consciousness is the Sizin bilinciniz,
consciousness of entire humanity. tüm insanlığın bilincidir.
   
41:10 Right? Do you see that? Öyle mi?
  Bunu görüyor musunuz?
   
41:16 Do you want… İster misiniz....
Shall I go more into it? Daha detaya ineyim mi?
   
41:21 We have been conditioned Çocukluğumuzdan itibaren
from childhood, şartlandık,
   
41:26 both religiously, socially, dinsel, sosyal,
economically and nationally ekonomik ve millet olarak
   
41:32 that we are separate ayrı bireyler olduğumuza,
individuals, separate souls. ayrı ruhlar olduğumuza.
   
41:39 Right? Right? Değil mi? Değil mi?
This is a fact. Bu bir gerçektir.
   
41:46 And we never examine whether Ve biz hiç bir zaman gerçekten
we are actually individuals bir birey miyiz diye incelemeyiz
   
41:54 - you are separate... -sen ayrısın...
you are a man and a woman, Sen bir erkeksin ve bir kadın,
   
41:58 that doesn't ama bu bireyselliği
constitute individuality. oluşturmaz.
   
42:04 Your tendency, Sizin eğiliminiz,
your idiosyncrasy, size özgü düşünce ve duygular,
   
42:07 your particular character, size özgü karakter,
your bank account, sizin banka hesabınız,
   
42:12 all that makes you think tüm bunlar size sanki ayrı
you are a separate human being. bir bireymişsiniz hissini veriyor.
   
42:16 You may be tall, I may be short, Siz uzun, ben kısa olabilirim,
I may be pink, you may be black, ben pembe, siz siyah olabilirsiniz,
   
42:20 all that conditions tüm bunlar
the human brain to accept insan beynini,
   
42:27 that we are bizlerin ayrı bireyler olduğunu
separate individuals. kabul etmek için şartlar.
   
42:31 Right? Doğru mu?
   
42:35 The speaker Konuşmacı
is questioning that. bunu sorguluyor.
   
42:39 Don't accept it, Bunu kabul etmeyin,
doubt it, question it. şüphe duyun, sorgulayın.
   
42:46 Because he says, our consciousness Çünkü o söylüyor diye.
– which is what you feel, Bizim bilincimiz- her ne hissediyorsanız,
   
42:52 what you think, your reactions, ne düşünüyorsanız, tepkileriniz,
beliefs, your pain, your anxiety, inançlarınız, acılarınız, kaygılarınız,
   
42:57 your loneliness, your sorrow, yalnızlığınız, üzüntünüz,
your lack of love, affection – sevgi, şefkat yoksunluğunuz
   
43:02 is shared tüm insanlar
by all human beings. tarafından paylaşılıyor.
   
43:05 Right? Right, sirs? Öyle mi? Öyle mi, beyler?
   
43:11 So your consciousness Yani bilinciniz
is not yours, size ait değil.
   
43:17 it is human consciousness. Bu tüm insanlığın bilincidir.
   
43:23 If you kill another, Eğer birini öldürürseniz,
you are killing yourself. kendinizi öldürmüş olursunuz.
   
43:27 You understand this? Bunu anlıyor musunuz?
   
43:31 If you hurt another, Birinin canını acıtırsanız,
you are hurting yourself. kendi canınızı acıtırsınız.
   
43:36 I wonder if you realise this. Acaba bunu
  farkedebiliyor musunuz?
   
43:44 If you are in sorrow, Üzüntü içindeyseniz,
it is not only your sorrow, sadece bu sizin üzüntünüz değil,
   
43:48 it's the sorrow of mankind. tüm insanlığın üzüntüsüdür.
   
43:55 So, you are humanity Yani, siz insanlıksınız
   
44:04 – you understand? -anlıyor musunuz?
   
44:06 You are the rest of mankind, Siz tüm insanlığın geri kalanısınız,
   
44:10 not a little man küçük bir bahçede çalışan
working in a little backyard, küçük bir adam değilsiniz,
   
44:18 thinking about himself, kendi hakkında düşünen,
his problems, his anxieties, problemleri, kaygıları üstüne,
   
44:24 but when you actually ancak bu hakikati
realise this fact, farkettiğinizde
   
44:31 in your guts, in your blood, tüm bedeninizde, kanınızda,
not theory, teori olarak değil,
   
44:37 then your whole o zaman
outlook on life changes. tüm yaşama bakışınız değişir.
   
44:43 Then you have a different... O zaman farklı bir...
love, compassion comes into being. sevgi, şefkat ortaya çıkar.
   
44:54 So, what is Bu durumda,
your responsibility? sizin sorumluluğunuz nedir?
   
44:59 When you have seen this, Bunu gördüğünüzde,
   
45:02 not intellectually, entelektüel düzeyde değil,
   
45:08 but actually, with your heart, gerçek olarak, kalbinizle,
with your eyes, gözünüzle,
   
45:14 with your ears, with all kulaklarınızla, tüm duyu organlarınızla,
your senses, see this. bunu görün.
   
45:18 It's a global problem, Bu küresel bir problemdir,
not a particular individual problem. tek bir bireye ait olmayan.
   
45:26 Take, for example, this country Bu ülkeyi ele alırsak örnek olarak,
has a great deal of poverty. çok fazla fakirlik var.
   
45:34 Right? Değil mi?
Enormous poverty. Muazzam bir fakirlik.
   
45:40 Go round the streets of Bombay, Mumbai caddelerinde dolaşın,
they are sleeping on pavements. kaldırımlarda uyuyorlar.
   
45:47 Go to any village, Şehre pek uzak olmayan
which is not too near a town, herhangi bir köye gidin,
   
45:54 there is poverty. fakirlik var.
   
45:56 Since independence Bağımsızlıktan sonra belki
you may have a little more, biraz daha fazla şeye sahip olsanız da,
   
46:01 but there is still poverty. yine de fakirlik sürüyor.
   
46:06 And this poverty cannot be solved Ve bu fakirlik tek bir hükümetle
by one government, çözülemez,
   
46:11 because there is poverty in America, çünkü Amerika'da fakirlik,
poverty in France. Fransa'da fakirlik var.
   
46:15 In England, four million people İngiltere'de dört milyon kişi
are unemployed. Do you understand? işsiz. Anlıyor musunuz?
   
46:27 So, what is Bu halde,
your responsibility? sizin sorumluluğunuz nedir?
   
46:33 Will you still remain Hala bir birey olarak
as an individual mı kalacaksınız,
   
46:38 fighting for yourself, kendisi için savaşan,
   
46:44 fighting for your own illumination, kendi aydınlanması
enlightenment? için savaşan?
   
46:52 Or – you understand Ya da-bir sonraki sorumu-
my next question? – anlıyor musunuz?
   
46:58 or will you look at the world veya tüm dünyaya
as a whole, bir bütün olarak mı bakacaksınız,
   
47:08 not as a Christian, Buddhist, bir Hristiyan, bir Budist,
Hindu, and so on. bir Hindu olarak değil.
   
47:14 Unless we do this, we are going Bunu yapmadığımız surette,
to destroy each other. birbirimizi yok edeceğiz.
   
47:19 It is so obvious Neler olduğu
that's what is going on. çok bariz.
   
47:24 We want security Güvenlik istiyoruz
– we must have security -güvende olmalıyız
   
47:30 otherwise you and I başka türlü
wouldn't be here. siz ve ben burada olamazdık.
   
47:36 Security, food, clothes, Güvenlik, yiyecek, kıyafetler
and all that. ve diğer şeyler.
   
47:41 That is denied Oysa bu durum yadsınıyor,
because each country says, çünkü her ülke
   
47:44 'I must solve my own problems.' 'Kendi problemlerimi
Right? çözmeliyim' diyor. Değil mi?
   
47:51 There is no global outlook Küresel bir bakış
at all. hiç yok.
   
47:59 And all the problems Var olan
that we have, problemlerimizi de,
   
48:05 we reduce it to toplumsal, sosyal
communal, social, sorunlara indirgiyoruz,
   
48:09 you follow, make it very small. görüyorsunuz, bunları
  çok küçük hale getiriyoruz.
   
48:13 So, after hearing this, Yani, beyniniz bunları
is your brain free duyduktan sonra özgür mü
   
48:24 from nationalism, racialism, milliyetçilikten, ırkçılıktan,
religious nonsense dini saçmalıklardan
   
48:30 so that you have ancak bu şekilde bütünsel bir görüşe,
a global outlook, global feeling. bütünsel bir duyguya sahip olursunuz.
   
48:35 You understand, sir? Anlıyor musunuz, beyler?
   
48:39 Or, you say it is marvellous, Ya da, bu harika,
a lovely idea, cazip bir fikir deyip,
   
48:47 make it into harika bir teoriye
a lovely theory, dönüştürüp,
   
48:50 speculate about it, üstüne düşünüp
and kill it. bunu öldürüyorsunuz.
   
48:56 Right? Değil mi?
So, that's the first thing. Yani, bu ilk şeydir.
   
49:02 That demands a brain Bu, bakmak için özgür
that is free to look. bir beyin gerektirir.
   
49:11 But our brains are now Oysa, beyinlerimiz
so conditioned with problems. sorunlarla öylesine şartlanmış ki.
   
49:20 Right? You have problems, Öyle mi? Sizin problemleriniz var,
haven't you? değil mi?
   
49:27 Haven't you? Yok mu? Lütfen ya evet
Please, say yes or no - yes? ya da hayır deyin-evet mi?
   
49:32 You have problems, which is, Problemleriniz var,
sexual problem, religious problems, cinsel, dini olanlar,
   
49:38 economic problem ekonomik problem-
– problems, problems, problems, right? problem, problem, değil mi?
   
49:44 I can't get on Karımla anlaşamam,
with my wife,  
   
49:47 my wife bullies me, o beni tartaklar
and so on, and on, and on. ve benzeri şeyler.
   
49:51 What are problems? Problemler nelerdir?
   
49:54 What is the etymological Bu kelimenin etimolojik
meaning of that word? anlamı nedir?
   
50:02 The etymological meaning is Kelimenin köken anlamı
'something thrown at you, 'size atılan birşey,
   
50:10 some challenge is thrown at you', size atılan bir
right? meydan okuma' öyle mi?
   
50:17 That is the meaning İşte 'problem' kelimesinin
of that word 'problem'. anlamı budur.
   
50:21 Now, how O halde, şimdi problemleri
do we meet problems? nasıl karşılıyoruz?
   
50:31 We will go into it together. Beraber inceleyeceğiz.
   
50:34 I am not telling you, please, bear Ben size söylemeyeceğim, bunu
in mind, I am not teaching you, unutmayın, size birşey öğretmiyorum.
   
50:42 but we are learning, Aksine beraber öğreniyor,
observing together. gözlem yapıyoruz.
   
50:47 The speaker may have observed it Konuşmacı belki uzun süredir
long ago and seen all this, gözlem yapmış, bunları görmüş olabilir,
   
50:53 but he is sharing this, ama bunu paylaşıyor,
he is walking with you, sizlerle yürüyor,
   
50:59 not sentimentally, duygusal olarak değil,
   
51:02 not romantically, ya da romantik olarak
he says, face all this! değil diyor, tüm bunlarla yüzleşin!
   
51:10 Our brains have been conditioned Sorun çözme konusunda
from childhood to solve problems. beyinlerimiz çocukluktan beri şartlanmış.
   
51:21 The child goes to school, Çocuk okula gider,
learning becomes a problem, öğrenme bir probleme dönüşür,
   
51:28 mathematics becomes a problem matematik bir soruna dönüşür
– problems. -problemler.
   
51:35 Then college, more problems. Sonra yüksekokul, daha fazla sorun.
University, still more problems. Üniversitede hala daha çok sorun.
   
51:42 So, his brain Yani, onun beyni
– please listen to this – -bunu lütfen dinleyin-
   
51:45 is conditioned problem çözme
to solve problems. konusunda şartlanmış.
   
51:51 Right? Öyle mi?
You are following this? Bunu takip edebiliyor musunuz?
   
51:59 Are we following this, Bunu takip ediyor musunuz,
or am I… ya da ben...
   
52:04 Our brain is conditioned Beynimiz problem çözmek
to solve problems. için şartlanmış.
   
52:11 So, what has happened Bu şekilde, beyne
to the brain? ne oluyor?
   
52:16 It is a machine now Problem çözme makinesi
to solve problems. Right? olmuş oluyor. Değil mi?
   
52:23 So, problems are increasing Yani, problemler artıyor
   
52:27 because it is mechanically çünkü beyin sorunlarla
dealing with problems. mekanik olarak ilgileniyor.
   
52:32 You follow this, sir? Bunu takip ediyor musunuz, beyler?
See what is happening. Ne olduğunu görün.
   
52:38 There are many political problems Bu ülkede çok sayıda
in this country, politik sorun mevcut
   
52:44 and these politicians who are ve bunları çözmeye çalışan
trying to solve their problem, siyasetçiler de,
   
52:49 in the solution of that problem bu problemi çözme niyetiyle,
they have increased other problems. aslında diğer sorunları çoğaltmışlardır.
   
52:55 You see this, don't you? Bunu görüyorsunuz,
  değil mi?
   
53:00 Don't you know all this? Tüm bunları
  bilmiyor musunuz?
   
53:04 So our brain is conditioned Yani, beyinlerimiz çocukluktan itibaren
from childhood to solve problems. sorun çözmek için şartlanmıştır.
   
53:12 And you can only solve problems Oysa beyin ancak özgür ise,
if the brain is free sorun çözebilirsiniz,
   
53:18 to look at problems afresh. problemleri yepyeni
  görebilen özgür beyinle.
   
53:21 But if it has been trained, Oysa, alıştırıldığı gibi,
it acts mechanically mekanik olarak hareket eder
   
53:28 and is always seeking solutions, ve hep çözüm arar,
not understanding the problems. sorunları anlamadan.
   
53:36 Because solution Çünkü çözüm
lies in the problem. problemde yatar.
   
53:41 I wonder if you Tüm bunları görebiliyor
see all this. musunuz? Merak ediyorum.
   
53:47 Right, sir? Öyle mi, beyler?
Can I talk to you? Sizinle konuşabilir miyim?
   
53:55 So, is this possible, O halde,
to have a brain öyle bir beynimiz olabilir mi
   
54:01 that is free problem çözmek
so as to solve problems, için özgür beyin,
   
54:08 not having problems yani önce bir problem olmayacak ki
then it tries to solve problems. sonradan çözmeye çalışılsın.
   
54:12 You see the difference? Farkı görüyor musunuz?
Right? Değil mi?
   
54:20 So, what we are talking about O halde bizim- sizle benim-
– you and I – is that konuştuğumuz şey
   
54:31 we are the rest of mankind psikolojik, içsel olarak
psychologically, inwardly. insanlığın geri kalanı olduğumuzdur.
   
54:38 Right? That is a fact. Değil mi? Bu bir hakikattir.
   
54:41 It is not a theory, Bu bir teori değil.
it is not my conclusion. Bu benim vardığım sonuç değil.
   
54:45 It is a fact because all human Tüm insanların çok kötü bir
beings go through terrible times, süreçten geçtiği hakikattir
   
54:55 and we too, go through ve bizler de aynı tarz karışıklık,
all kinds of turmoil, travail. sancılardan geçiyoruz.
   
55:03 So we are one humanity, O halde bizler tek bir insanlığız,
you are entire humanity. siz tüm insanlıksınız.
   
55:11 That is one. Bu bir.
   
55:14 Second: wars exist because İki: Savaş, kendinizi
you have divided yourself milliyetlere, ırklara,
   
55:23 into nationalities, dinlere böldüğünüzden
races, religions, dolayı oluyor
   
55:28 and if you don't change that ve bunu değiştirmedikçe,
you'll have no security physically fiziksel güvenliğiniz olmayacak
   
55:34 because wars are coming. çünkü savaşlar kapıda.
   
55:39 Third: we have many problems, Üçüncü olarak:
  Bizlerin çok sorunu var ve
   
55:45 and to solve those problems bu problemleri çözebilmek için beynin
the brain must be free to look at it. özgür olması şarttır, özgür bakabilmesi.
   
55:52 But if the brain is conditioned Ama eğer beyin
to solve the problem, problem çözmek için şartlanmış ise,
   
55:55 it is not able probleme bakamaz.
to look at the problem.  
   
55:57 You understand? Anlıyor musunuz?
Now, can you do this? Şimdi, bunu yapabilir misiniz?
   
56:03 Can you, listening Konuşmacının söylediklerini
to what the speaker is saying – dinlerken-
   
56:08 if you are listening at all – eğer dinliyorsanız tabii ki-
can you do this? bunu yapabilir misiniz?
   
56:13 Don't call yourself a Hindu Bedeli ne olursa olsun,
at any price, kendinizi Hindu diye adlandırmayın,
   
56:20 all the superstitions, tüm batıl inanç
all the rest of it. ve benzeri şeylere rağmen.
   
56:26 Do not belong to any religion, Hiç bir dine mensup olmayın,
to any guru. hiç bir guruyu takip etmeyin.
   
56:36 Yes, sir. Or to any book. Evet, beyler. Ya da hiçbir kitabı.
   
56:43 Have you ever wondered... Hiç merak ettiniz mi...
   
56:49 Religions based on books – Dinler kitaplara dayanır-
   
56:57 the Bible, Christianity İncil, Hristiyanlık
is based on the Bible, İncile dayanır,
   
57:06 Koran is the bible of Islam – Kuran, İslamın incilidir.
   
57:12 have you ever observed Kitaplara dayanan dinler neye dönüşür
what religions based on books become? hiç gözlemlediniz mi?
   
57:18 Here in this country you have Bu ülkede dinler üstüne
dozens of books about religion, düzinelerce kitap var,
   
57:24 you can choose them all, hepsini, bir tanesini seçebilirsiniz,
one of them, play with them. onlarla oynayabilirsiniz.
   
57:28 Do you understand Ne söylediğimi
what I am saying? anlıyor musunuz?
   
57:31 Don't go to sleep. Uykuya geçmeyin.
   
57:36 That is, in India, there are Burada, Hindistan'da birkaç
several religious books, dini kitap var,
   
57:43 the Upanishads, the Gita, Upanişadlar, Gitalar
and so on, so on, so on. vb vb.
   
57:47 Therefore you are able Böylece birini ya da diğerini
to choose one or the other seçebiliyor
   
57:50 and play with one or the other; ve onunla veya diğeri
  ile oynayabiliyorsunuz;
   
57:53 you have dozens of gods, düzinelerce tanrınız var,
you can choose seçebilirsiniz
   
57:56 for your own amusement, kendi eğlenceniz,
for your own entertainment. oyalanmak için.
   
58:00 But if you have only Ama eğer
one God, bir tanrınız varsa
   
58:04 according to the Koran or according -Kuran veya İncil'e göre-
to the Bible, then you're stuck. o zaman tutuklu kalırsınız.
   
58:10 And you become bigoted, Ve bağnaz, dar görüşlü ve de
narrow and therefore brutal. sonuç olarak acımasız olursunuz.
   
58:21 This is what is happening. Olan budur.
   
58:23 So, can you, please, Şimdi o zaman, ciddi olarak
seriously, the speaker is asking, konuşmacı size soruyor,
   
58:30 can you put away all this tüm bunları bir kenara koyup
from you and be grown-up? yetişkin olabilir misiniz?
   
58:44 No nationality, Hiç bir millet,
no belief in gods, tanrılara inanmama,
   
58:52 because belief, faith is another çünkü inanç, iman da
form which is destroying. bozulmanın başka bir türüdür.
   
58:59 If you have faith and therefore Yani imanınız var ve bu yüzden
no doubt – you understand? kuşkunuz yok-anlıyor musunuz?
   
59:06 The whole Christian world Tüm Hristiyan dünyası
is based on faith. Right? imana dayanır. Değil mi?
   
59:13 And they never talk about Ve hiç bir zaman kuşku, şüphe,
doubt, scepticism, question. sorgulamadan bahsetmezler.
   
59:20 It is banished. Yasaklanmıştır.
   
59:22 And in the Islamic world too, Aynı şekilde İslam dünyasında da,
it is banished. bu yasaklanmıştır.
   
59:26 And the ancient Indians Ve Eski Hintliler'de
had this doubt: 'Question, bu şüphe vardı: 'Sorgulayın,
   
59:33 don't accept, find out!' kabul etmeyin, keşfedin!'
   
59:40 Will you do all that ? Tüm bunları yapacak mısınız?
   
59:43 Or slink back Ya da eski, köhne kalıplarınıza mı
to your old pattern? tekrardan sığınacaksınız?
   
59:50 See the danger, if you see the truth Tehlikeyi görün, gerçeği görüp de
and go back to something not true gerçekdışı birşeye geri dönerseniz,
   
59:57 that very truth will poison you. bu gerçeğin kendisi
  sizi zehirleyecektir.
   
1:00:00 You understand? Anlıyor musunuz?
   
1:00:05 I wonder if you Gerçekten merak ediyorum
understand all this! tüm bunları anlıyor musunuz!
   
1:00:12 If you see danger, Tehlikeyi görüyorsanız,
you keep away from that. bundan uzak durun.
   
1:00:22 If you see a cobra or tiger, Bir kobra, kaplan görürseniz,
you keep away. uzak durursunuz.
   
1:00:28 But we don't see how Oysa psikolojik anlamda
dangerous psychologically bu bölünmenin
   
1:00:33 this division getirdiği tehlikeleri
is bringing about. görmüyoruz.
   
1:00:40 If you once see Bu tehlikeyi gördüğünüz
the danger of it, anda,
   
1:00:45 not only theoretically teori olarak değil,
but actually, hakikat olarak,
   
1:00:48 with all your heart, tüm kalbinizle,
with all your senses, tüm duyularınızla,
   
1:00:51 with your intellect, with your love tüm zekanızla, sevginizle
– if you have love – -eğer sevginiz varsa-
   
1:01:00 then you will not belong to o zaman hiç birşeye
anything ait olmazsınız
   
1:01:09 – no nation, no religion, -hiçbir ulusa, hiçbir dine,
   
1:01:12 which doesn't mean ki bu kuşkucu olduğunuz
you are sceptical, anlamına gelmez,
   
1:01:15 it doesn't mean bu sizin tanrı-karşıtı
you are anti God olduğunuz anlamına gelmez
   
1:01:19 – you don't know what God is, -tanrının ne olduğunu bilmiyorsunuz,
you all pretend. sadece biliyormuş gibi yapıyorsunuz.
   
1:01:26 So, could you all Şimdi, hepiniz tüm bunları
put away all this bir kenara koyabilir mi
   
1:01:32 so as to have a free mind, özgür beyne sahip olmak için,
   
1:01:35 free brain that can look dünyaya bakabilen ve
at the world and change. değiştirebilen özgür beyne?
   
1:01:45 May I also point out Size başka birşey daha
something? gösterebilir miyim?
   
1:01:52 We said presently that Halihazırda bilginin, sevginin
knowledge is the enemy of love. düşmanı olduğunu söyledik.
   
1:02:02 Does it mean Bu sizin için bir anlam
anything to you? ifade ediyor mu?
   
1:02:08 You understand my question? Sorumu anlıyor musunuz?
   
1:02:11 Knowledge, book knowledge, Hem bilgi,
knowledge of experience, hem de deneyimin bilgisi
   
1:02:17 knowledge of your wife karınızın ya da
or your husband, kocanızın bilgisi
   
1:02:22 the knowledge çocuklarınızın bilgisi,
of your children,  
   
1:02:25 this whole tremendous accumulation of deneyim yoluyla edinilen
knowledge through experience, all that. bu kocaman bilgi birikimi, hepsi.
   
1:02:34 The speaker is saying, all that Konuşmacı tüm bu bilgilerin,
knowledge is the enemy of love. sevginin düşmanı olduğunu söylüyor.
   
1:02:47 Now, look at it closely. Şimdi, dikkatli bakın.
   
1:02:53 In one's relationship Herhangi bir ilişkide,
with another, wife or husband, karı ya da koca,
   
1:03:00 each one her biri diğeri hakkında
has knowledge of the other, right? bir bilgiye sahip, değil mi?
   
1:03:14 I know how my wife Ben karımın nasıl davrandığını
behaves, and so on. bilirim vb.
   
1:03:19 I know, Ben bilirim ve o bilir.
and she knows. Right? Doğru mu?
   
1:03:25 What happens when I say, 'Karımı biliyorum' dediğimde,
'I know my wife' ne olur
   
1:03:33 and the woman says, ve de kadın 'Kocamı biliyorum'
'I know my husband', dediğinde,
   
1:03:36 what is the quality bu bilmenin
of that knowing? niteliği nedir?
   
1:03:43 Knowledge, obviously, Bilgi, bariz olarak
which means what? ne anlama gelir?
   
1:03:52 The image I have built about her Benim onun hakkında oluşturduğum,
and the image she has built about me onun benim hakkımda oluşturduğu imaj
   
1:03:58 – the picture. -resim.
Right? Değil mi?
   
1:04:04 So, knowledge is that picture. Yani, bilgi bu resimdir.
I wonder if you understand? Bunu anlıyor musunuz merak ediyorum?
   
1:04:09 Right? Doğru mu?
Do you understand this? Bunu anlıyor musunuz?
   
1:04:24 So, knowledge between Yani, bir erkek ve
a man and a woman, kadın arasındaki bilgi
   
1:04:30 of each other, destroys love. birbirleri hakkındaki,
  sevgiyi mahveden.
   
1:04:42 Do you accept that? Bunu kabul ediyor musunuz?
   
1:04:46 The women accept that Bayanların bunu çok çabuk
very quickly. I see that. kabul ettiğini görüyorum.
   
1:04:57 And the men Ve beyler geriye yaslanıp
sit back and look. bakıyorlar.
   
1:05:01 You are a crazy crowd Siz çılgın bir
all right. topluluksunuz, anlaşıldı.
   
1:05:08 So, what happens O zaman ilişkimizde
in our relationship? neler oluyor?
   
1:05:15 Relationship is the most important İlişki yaşamda en önemli şey,
thing, isn't it, in life. No? öyle değil mi?
   
1:05:21 Because without relationship Çünkü ilişki olmadan
you cannot exist, sizler var olamazsınız,
   
1:05:25 life is relationship, yaşam bir ilişkidir,
   
1:05:27 whether it is my wife or husband, ister eşimle,
relationship with a neighbour, ister bir komşu ile olsun,
   
1:05:33 relationship with governments hükümetle ilişki-
– relationship -ilişki
   
1:05:37 is a tremendously yaşam için
important thing in life. çok önemlidir.
   
1:05:47 And are we related at all? Acaba birbirimizle
  gerçekten ilişkide miyiz?
   
1:05:51 When I have an image about you Benim sizin üzerinize,
and you have an image about me, sizin de benim için bir imajı var ise,
   
1:05:55 how can we be related? nasıl olur da ilişki içinde
You understand? olabiliriz. Anlıyor musunuz?
   
1:06:04 Images are meeting, İmajlar, görüntüler karşılaşıyorlar,
that is not relationship. bu ilişki değil.
   
1:06:11 Relationship means İlişki, bütün olmak demek,
to be whole,  
   
1:06:19 not broken up erkek ve kadın diye
as a woman and a man bir bölünme olmadan ve
   
1:06:23 with all the ugly problems bununla ilgili ortaya çıkan
that arise. tüm çirkin problemler olmaksızın.
   
1:06:27 Therefore O halde, bilgi
knowledge destroys love. sevgiyi yok ediyor.
   
1:06:33 For God's sake Tanrı aşkına, lütfen,
understand this! bunu anlayın!
   
1:06:37 Not how to get rid Bilgiden nasıl kurtulacağınızı değil
of knowledge – you can't. yapamazsınız zaten.
   
1:06:43 But if you understand that, Bunu anlarsanız,
in relationship yani ilişkide
   
1:06:48 knowledge is an element bilgi
   
1:06:50 that brings about tüm kavga ve benzeri şeyleri
all kinds of quarrels, etc. ortaya çıkaran esastır.
   
1:07:01 Knowledge is necessary, Bilgi, evet gereklidir,
otherwise you can't get home, right? yoksa buradan eve nasıl gidebilirsiniz ki?
   
1:07:06 If you have no knowledge İngilizceyi
of English, hiç bilmiyorsanız,
   
1:07:08 you and I wouldn't understand siz ve ben birbirimizi
each other. anlamayız.
   
1:07:13 If you have no knowledge Arabayı nasıl kullanacağınızla
about how to drive a car ilgili bilginiz yoksa
   
1:07:16 - you follow? - -takip ediyor musunuz-
knowledge is necessary. bilgi gereklidir.
   
1:07:20 But psychological knowledge Ama psikolojik bilgi
is dangerous. tehlikelidir.
   
1:07:28 Please, understand this. Lütfen, bunu anlayın.
   
1:07:33 And that very knowledge Tam da bu bilgidir
is destroying love. sevgiyi yok eden.
   
1:07:40 Now, I would like to ask you Şimdi, size ciddi bir soru
a serious question, yönelteceğim,
   
1:07:43 do you love anybody? birini seviyor musunuz?
   
1:07:49 Answer in your heart, not me. Bana değil, cevabı kalbinize verin.
   
1:07:52 Do you love anybody? Birini seviyor musunuz?
   
1:07:59 Do you love your wife? Karınızı seviyor musunuz?
   
1:08:05 Do you love your husband, Kocanızı seviyor musunuz,
do you love your children? çocuklarınızı?
   
1:08:11 You understand this? Bunu anlıyor musunuz? Bu kelimenin
See the implication of that word. neyi kapsadığını görüyor musunuz?
   
1:08:19 You can't answer, can you? Cevap veremiyorsunuz, değil mi?
   
1:08:24 And that is what Ve işte dünyayı
is destroying the world, mahveden şey de budur,
   
1:08:28 because you have lost all that, tümünü kaybettiniz,
if you ever had it. başlangıçta sahip olsanız bile.
   
1:08:38 So, listening to all this has Yani, tüm bunları dinlemenin
either meaning or no meaning. ya bir anlamı var, ya da yok.
   
1:08:47 We have taken Beraber bir
a journey together. yolculuğa çıktık.
   
1:08:50 And the speaker means Ve konuşmacı gerçekten
actually together. bir arada demek istiyor.
   
1:09:01 I hold your hand and say, Elinizden tutuyorum ve
'Let's walk together'. 'Beraber yürüyelim,' diyorum.
   
1:09:07 If you want to walk fast, Hızlı yürümek istiyorsanız,
let's walk fast. hadi hızlı yürüyelim.
   
1:09:10 If you want to run, Koşmak istiyorsanız,
let's run. hadi koşalım.
   
1:09:14 If you want to go very, Çok yavaş ilerlemek isterseniz,
very, very slowly, all right, ona da tamam,
   
1:09:18 but you must walk, sadece yürüyün ama,
not theorise! teorilere dalmayın!
   
1:09:30 So, the speaker Bu durumda, konuşmacı herşeyi
has put all this before you, gözleriniz önüne serdi,
   
1:09:39 either you share it, ister bunu paylaşırsınız,
   
1:09:42 like you share lezzetli bir yemeği
a good meal together, paylaştığınız gibi,
   
1:09:49 share a beautiful view güzel bir dağ manzarasını
of a mountain together, paylaşır gibi,
   
1:09:55 see the beauty of a sunset gün batımının güzelliğini
together, beraberce görelim,
   
1:09:59 or the beauty of a single star ya da bir arada gökyüzündeki
in the sky together. tek bir yıldızın güzelliğini.
   
1:10:06 But it must be together, Sadece birlikte olabilir,
   
1:10:11 not that you have reached there siz oraya ulaştınız da,
and I am following you. ben sizi takip ediyorum değil.
   
1:10:17 Together Beraber,
we are building a new world, yeni bir dünya yaratıyoruz,
   
1:10:21 one person can't do it. tek bir kişi yapamaz.
   
1:10:25 Do all of you really see this? Hepiniz tüm bunları
  gerçekten görebiliyor musunuz?
   
1:10:31 That together Yani ancak bir aradayken
you can change the world. dünyayı değiştirebilirsiniz.
   
1:10:36 And the world Ve de dünyanın
needs complete change. tamamen değişimi gerekiyor.
   
1:10:43 And no group, or one, or two Ve hiç bir tek grup, tek kişi
can do this veya iki kişi yapamaz
   
1:10:49 it must be done together. beraber olmak zorunda.
   
1:10:53 A baby is produced Bir bebek, bir erkekle
by a man and a woman. bir kadının eseridir.
   
1:11:00 And this global outlook, Ve bu bütünsel görüşle,
this feeling that we are one, yani bir olduğumuz duygusu ile
   
1:11:07 that you are humanity! sizlerin insanlık olduğunuz
  duygusuyla!
   
1:11:13 Do you understand what it does Bunu hissettiğinizde, bunun size
to you when you feel that? ne yaptığını anlıyor musunuz?
   
1:11:19 It will change your whole Tüm yaşam görüşünüzü
outlook on life. toptan değiştirecek.
   
1:11:28 And separation then ends, Ve bölünme son bulacak,
therefore conflict ends. o zaman da çelişki bitecek.
   
1:11:34 We will talk about, tomorrow, Çelişkinin doğası hakkında
the nature of conflict, yarın konuşacağız ve de
   
1:11:40 and see if conflict can end, not çelişkinin sadece dışsal değil, önce içsel
outwardly only, but first inwardly. olarak bitip bitemeyeceğini göreceğiz.
   
1:11:47 Do you understand? Anlıyor musunuz?
   
1:11:48 Whether conflict can ever… Yani çelişkinin hiç bir şekilde....
has no place. yerinin olmaması.
   
1:11:56 Whether it is possible Bu dünyada yaşamak
to live in this world, mümkün müdür,
   
1:11:59 in the modern world, bu modern dünyada
without a single conflict. tek bir tane bile çelişki olmadan?
   
1:12:06 That requires intelligence, Biliyorsunuz ki
you understand, bu zeka ister,
   
1:12:08 investigation, a mind araştırma,
that is active to find out. keşfedebilmek için aktif zihin.
   
1:12:16 The speaker says, Konuşmacı olabileceğini
it is possible. söylüyor.
   
1:12:21 The speaker says, Konuşmacı, çelişki olmadan
there is living without conflict. yaşanabileceğini söylüyor.
   
1:12:26 You may not believe it, Buna inanmayabilirsiniz,
you must question it, doubt it. sorgulayabilirsiniz, şüphelenebilirsiniz.
   
1:12:32 And if you doubt it, Ve şüphe duyuyorsanız,
then we will go into it. o zaman bunu araştırabiliriz.
   
1:12:38 But merely say, Ama sadece 'Ben böylesi bir hale
'Yes, I would like to get that state, ulaşmak istiyorum,
   
1:12:42 tell me how to get there', oraya nasıl ulaşacağımı bana söyle',
then that becomes too childish. diyorsanız, bu çok çocukçadır.
   
1:12:50 So can we, please, O halde, bir arada lütfen
walk together, yürüyebilir miyiz,
   
1:12:57 listen together, beraber dinleyebilir,
learn together, birlikte öğrenebilir miyiz?
   
1:13:04 so that you have Ancak bu şekilde, farklı nitelikte
a different quality of a brain, bir beyne sahip olursunuz,
   
1:13:08 a different quality of life? farklı nitelikte yaşayışa...