Krishnamurti Subtitles

Eylem ve tepkinin sonsuz döngüsü

Bombay (Mumbai) - 5 February 1984

Public Talk 2



0:50 Bu ses gidene kadar,
biraz bekleyebilir miyiz?
  
2:32 Şimdi başlayabiliriz.
 
2:41 Konuşacaktık değil mi,
 
2:46 oldukça çılgın bir yer olan
 
2:51 bu dünyada yaşanabilir mi,
 
2:55 acaba çelişki olmadan
yaşanabilir mi diye.
  
3:07 Ve bizler kendimizi
alıştırdık,
  
3:13 her tür
çabayı göstermeye,
  
3:17 başarmaya, sadece
biyolojik olarak da değil
  
3:25 dışsal olarak da.
 
3:30 Toplumumuz
öyle bir şekilde yapılanmıştır ki
  
3:34 inanılmaz çaba harcamak
zorundayızdır
  
3:42 taklit mesleğini
edinmek için.
  
3:54 Birbirimizle sessizce
konuşabilir miyiz?
  
4:01 Şunları söylüyoruz:
toplumumuz
  
4:08 öyle yapılanmıştır ki
her birimiz
  
4:13 acayip çaba
göstermek zorunda
  
4:17 bir meslek,
bir iş elde etmek için,
  
4:22 güvence amacı ile
para biriktirmeli vb...
  
4:28 -çok ciddi çaba
gerekiyor,
  
4:32 okul, üniversite,
vesaire.
  
4:38 Ve bir de
kavramımız var
  
4:46 içsel anlamda da
çok fazla çaba harcamalıyız şeklinde.
  
4:56 Çaba kontrolü ima eder,
 
5:00 çaba çelişkiyi ima eder,
 
5:08 içsel, psikolojik olarak
ve dışsal olarak.
  
5:15 Bu tarz durumlara
alışkanlık kazandık.
  
5:21 Din adamları, her türden iş adamı
çaba göstermek zorunda.
  
5:32 Ve bu çaba inanılmaz
yüksek bir enerji ister,
  
5:39 keza çelişki de vb...
 
5:47 Beraberce
üstüne konuşacağız
  
5:50 -burası ne kadar da
sesli bir yermiş, değil mi?
  
5:59 Bu soru hakkında
beraber konuşacağız,
  
6:05 neden çelişki içinde
yaşıyoruz,
  
6:09 bu tarz yaşamaya
neden alıştık,
  
6:16 dünyanın her köşesinden
insanlar neden
  
6:22 günlük hayatın
tüm karmaşası, tüm kaygısı,
  
6:27 acısı olmadan
yaşamanın yolunu bulamadılar.
  
6:38 Ve meslekler, aslı taklide dayanan
meslekler üzerine eğitildik.
  
6:53 Dış çabada bulunmak
anlaşılabilir.
  
7:01 Böylesine, aşırı
nüfuslu bir ülkede
  
7:05 kötü yöneten hükümetlerle
vesaire,
  
7:10 yaşamak, bir meslek edinmek
için çaba harcamalıyız.
  
7:18 Bu anlaşılır.
 
7:21 Ve bizler soruyoruz
neden biz insanlar,
  
7:27 içsel anlamda
çaba göstermeliyiz.
  
7:32 Bunun içine
kontrol, çelişki girer
  
7:43 ve farklı türde mücadele,
kaygı vb.
  
7:54 Sorguluyoruz:
Biz insanlar neden
  
7:59 içsel çaba
göstermek zorundayız,
  
8:02 içsel, psikolojik
çelişkiler olmalı.
  
8:08 Bu soru açık mı?
 
8:12 Soruyoruz, bu insanlar
için gerekli midir
  
8:20 birbirleriyle olan
ilişkilerinde
  
8:24 -tek başımıza
yaşayamayacağımıza göre,
  
8:30 münzevi biri dahi olsanız,
mutlaka birileri ile alakalısınızdır.
  
8:37 Şimdi bunca karmaşa,
çok büyük dış karışıklık içindeki
  
8:45 bu dünyada yaşanabilir mi,
bunu sorguluyoruz,
  
8:53 tek bir tane çelişki olmadan
yaşayabilir miyiz. Öyle mi?
  
8:59 Sorguladığımız
soru budur.
  
9:04 Konuşmacı değil,
siz soruyorsunuz soruyu,
  
9:10 çünkü bu yolculuğa
beraber çıktık.
  
9:16 Bu konu açık ise,
her iki taraf, siz ve ben
  
9:21 bu soruyu dikkatlice
inceleyeceğiz.
  
9:28 Geçen akşam
söylediğimiz gibi,
  
9:33 bir ders
vermiyoruz, allahtan!
  
9:38 Ders, sizlere belirli bir konu üstüne
hususi bilgiler vermeyi ima eder,
  
9:45 eğitmek, bilgi vermek veya
propagandanın bir çeşidini yapmak için.
  
9:52 Biz ise hiç bir tür
propaganda yapmıyoruz.
  
9:57 Hiç birşey için sizleri
etkilemeye çalışmıyoruz, değil mi?
  
10:03 Sizleri eğitmeye
çalışmıyoruz.
  
10:09 Ve lütfen çoğumuz itaat etme
konusunda eğitildiğinden,
  
10:19 takip etmek,
kabul etmek için eğitildiğinden,
  
10:26 beyniniz bu denli
şartlanmış ise
  
10:30 bu denli karmaşık bir soruyu
irdelemesi mümkün değildir:
  
10:38 bu dünyada
çelişkiden eser olmadan
  
10:42 yaşamak mümkün müdür.
Öyle değil mi?
  
10:49 Şimdi, bu soruları kendinize
soruyorsunuz, lütfen.
  
10:58 Konuşmacı sadece
bir ayna görevi görüyor,
  
11:05 içinde kendinizi
gördüğünüz.
  
11:10 Aynada kendinizin yansımasını
tam tamına gördüğünüzde,
  
11:17 o zaman aynayı
atabilir,
  
11:21 aynayı yok edebilirsiniz,
 
11:23 çünkü artık kendinizi
çok net olarak gördünüz.
  
11:27 O halde, artık bir aynaya,
çevirmene ihtiyacınız yok,
  
11:33 açıklama veya analiz
yapacak birilerine. Değil mi?
  
11:39 Şu ana kadar
birbirimizi anlayabildik mi,
  
11:41 yani hiçbir tür
propaganda yapmıyoruz,
  
11:49 sizleri hiç bir şekilde
etkilemeye çalışmıyoruz.
  
11:55 Aksine, sizlere şüphe duymanızı
söylüyoruz.
  
12:02 Çok fazlaca şüphe
duymalısınız
  
12:09 çünkü şüphe zihni
özgürleştirir
  
12:15 tüm birikmiş
geleneklerden,
  
12:20 din adını verdiğimiz
tüm birikmiş saçmalıklardan.
  
12:28 Din, tamamıyla
farklı birşeydir,
  
12:31 ki bu konuya
birazdan gireceğiz.
  
12:35 Ancak bu problemi,
anlamak;
  
12:39 yani bu dünyada
tek bir çelişki izi dahi olmadan
  
12:42 yaşayabilir miyiz.
 
12:48 Büyük olasılıkla
bu soruyu hiç sormadınız.
  
12:59 Ve büyük olasılıkla bu
olanaksız diyorsunuz,
  
13:03 bu dünyada çelişkisiz
yaşanmaz diyorsunuzdur.
  
13:07 Mümkün değil diyorsanız,
kapıları kapattınız demektir.
  
13:13 Öyle mi?
 
13:15 Mümkün diyorsanız,
yine kapıları kapıyorsunuz.
  
13:23 Anlıyor musunuz?
 
13:25 Ama, çok ama çok karmaşık
bir problemi irdeleyeceğiz
  
13:29 diyorsanız,
 
13:34 ne de olsa, tüm yaşamımız,
çocukluktan ölünceye dek,
  
13:40 bir dizi mücadeleler,
bir dizi çelişkiler,
  
13:48 bitmeyen acılar
ve sefalet, karmaşadan ibaret.
  
13:55 Değil mi?
 
13:58 O halde, bu soruyu
sizler soruyorsunuz.
  
14:05 Hadi, bu konuya
derinlemesine eğilelim.
  
14:11 Neden yaşamımızda
çelişki vardır?
  
14:18 Hayatta kalma adına
çelişki olmasını anlayabiliriz
  
14:25 çünkü hali hazırda toplum
böyle yapılanmış:
  
14:30 hiç birimiz
kendinde değil.
  
14:35 Değil misiniz?
 
14:40 İşinizde,
dini konularda,
  
14:44 kurtuluş, aydınlanma
kavramlarında,
  
14:49 her birimiz kendinin
ayrı olduğunu düşünüyor.
  
14:54 Ve bu ayrım,
iç ve dış olarak,
  
15:00 çelişkinin ana nedenlerindendir,
değil mi?
  
15:05 Bu konuya dün
biraz değindik.
  
15:09 Birbirimizi
takip ediyor muyuz?
  
15:14 Bu pazar öğleden sonrasında
hepimiz uyukluyor muyuz?
  
15:19 Dinlendirici bir günün
olması hoş
  
15:23 ve büyük olasılıkla buraya
eğlenmek için geldiniz.
  
15:30 Eğlencenin esiriyiz
 
15:38 -sinemalar,
dergiler,
  
15:42 sürekli dini
törenler,
  
15:47 bunlar eğlenmenin,
hazzın birer türü.
  
15:51 Ve muhtemelen Pazar akşamları da
başka bir tür eğlencedir.
  
16:00 Ama bu bir
eğlence değil.
  
16:06 Bu çok ciddi bir konu
 
16:11 ve sadece yüksek bir entelektüel
anlayış gerekmiyor;
  
16:19 sorgulayan, iten, sürükleyen
bir beyin kalitesi de gerekiyor.
  
16:31 Bu dünyada
huzurlu yaşamak için
  
16:35 oldukça fazla
zekaya ihtiyacınız var.
  
16:41 Dini bir yaşam sürmek
daha da fazla zeka ister.
  
16:51 Burada bahsettiğimiz şey,
sadece sözlük anlamı ile,
  
16:58 yani satırların
arasını okumak,
  
17:05 bilgi toparlamakla
sınırlı değil.
  
17:09 Aklın görevi budur,
satır aralarını okumak,
  
17:15 bilgi toplayıp,
depolamak
  
17:20 ve bu bilgiyi
ustaca kullanmak.
  
17:27 Değil mi?
 
17:29 Yani, zihinsel yetenek
sadece yetmez,
  
17:38 derinlemesine anlamak
için
  
17:41 ve çok net olarak
ayırdetmek-bakmak-gözlemek için
  
17:47 hakikat olan ne,
hakikat olmayan ne.
  
17:54 Hakikat,
olup biten,
  
17:59 yani geçmiştir-
bu bir gerçektir.
  
18:02 Bir de şu anda olan şeyler var-
bu da bir gerçektir.
  
18:08 Sizler orada, ben ise burada
oturuyoruz- bu bir gerçektir.
  
18:17 Dün hoş bir gün batımı
yaşamış olabilirsiniz
  
18:21 ve bunu gördünüz-
bu bir gerçektir.
  
18:25 Ama gelecek
gerçek değildir.
  
18:31 Gelecek 'olandır', şimdidir.
 
18:38 Bu biraz karmaşık olabilir-
daha derine ineceğim.
  
18:42 Bizler geçmişiz- hatıralarımız,
anımsamalarımız,
  
18:48 bilgi birikimlerimiz
vb..
  
18:52 tüm bunlar
geçmişte oldu.
  
18:56 Ve bu geçmiş
şimdi ile buluşur,
  
19:02 kendini değiştirir ve
gelecekte devam eder.
  
19:08 Yani gelecek şimdidir.
Değil mi?
  
19:14 Anladınız mı?
 
19:19 Yani, şimdi sadece
geçmişi içermez,
  
19:26 hem şimdiyi,
hem de geleceği.
  
19:33 Bunu görüyor musunuz?
 
19:35 Bu, şimdinin tüm zaman
olduğu anlamına gelir.
  
19:40 Bunu zorlaştırmayacağım,
yavaş ilerleyeceğiz.
  
19:45 O halde, gözlem yaparken
geçmişte yaşıyoruz.
  
19:55 Anılarımız, bilgimiz,
anımsadıklarımız geçmiştir.
  
20:04 Ve şimdi geçmiştir
 
20:10 kendini değiştirip
geleceğe uzanır.
  
20:15 Öyle mi?
 
20:16 Kültür, sözde bu
ülkenin kültürü
  
20:21 kaybolmuştur,
eski kültürü.
  
20:26 Ve kendini modern şartlara
uyarlamıştır,
  
20:34 para, güç vb..
 
20:38 kendini uyarlamıştır
ve geleceğe bu şekilde devam edecektir.
  
20:42 Yani bu durumda gelecek
değişime uğramış geçmiştir.
  
20:48 Değil mi?
 
20:52 Yani, tüm bu hareket
zamandır,
  
20:59 ki bu da evrimdir.
 
21:02 Bunu anladınız mı
merak ediyorum.
  
21:05 Bu zeki değil.
Bu zeki bir açıklama değil,
  
21:09 bu ne kadar zekice deyip
sakın düşüncelere dalmayın.
  
21:12 Sadece günlük yaşamın
gerçeğini görün.
  
21:17 Günlük yaşamımız sadece
geçmişten ibaret değil
  
21:25 -geçmiş olaylar,
geçmiş kazalar,
  
21:28 geçmiş acılar,
psikolojik incinmeler
  
21:33 ve de geçmişte yaşananların anımsanması
-bir diş acısının hatırası-
  
21:39 bunların hepsi geçmiştir
ve bu geçmişte yaşıyoruz.
  
21:46 Öyle mi?
 
21:49 Ve geçmiş hep kendini
değiştiriyor,
  
21:56 çünkü yeni olaylar
meydana geliyor,
  
22:00 yeni olaylar,
yeni izlenimler
  
22:04 ve bu şekilde kendini
ayarlıyor.
  
22:07 Oysa, kaynağı geçmişte olan
hep geçmişin hareketidir.
  
22:14 Öyle mi?
Bunu görüyor musunuz?
  
22:19 Bunu daha da fazla
açıklamam gerekiyor mu?
  
22:21 Yapacağım.
Bu çok karmaşıktır.
  
22:24 Yani, yaşamımız geçmişin
şimdiyle buluşmasıdır
  
22:34 ve bu yüzden geçmişin
bugün ile buluşması
  
22:38 çelişkinin
bir unsurudur.
  
22:43 Bunu anlıyor musunuz?
 
22:47 Kendi kendinize dünyanın
hali hazırdaki durumunu gözlemleyin,
  
22:54 özellikle Hindistan'ın dünyasını,
kendi ülkenizin.
  
22:58 Burası benim ülkem değil.
 
23:03 Avrupa veya Amerika benim ülkem değil,
benim hiçbir ülkem yok.
  
23:08 Böyle olmak iyi.
Pasaporta ihtiyaç duymanın dışında,
  
23:17 ama pasaport sizi bir Hintli yapmıyor,
o sadece bir kağıt parçası.
  
23:24 O halde bu ülkede
neler oluyor bakın.
  
23:27 Ve üç ile beş bin yıllık
eski bir uygarlık
  
23:35 tamamen ortadan kalkmıştır.
 
23:39 Bunun doğru veya yanlış olmasının
bir önemi yok.
  
23:42 Brahman kültürü-heyecana kapılmayın-
gitmiştir.
  
23:51 Ve batı kültürü,
ki hem kültürel,
  
23:57 hem estetik, teknik açıdan
bu ülkeye yayılmıştır.
  
24:04 Yani kendinizi bu kalıba
uydurdunuz.
  
24:08 Öyle mi? Bunu görüyorsunuz.
 
24:11 Yani geçmiş kendini
sürekli değiştiriyor
  
24:17 ve geçmiş ve gelecek
arasındaki bölünme
  
24:22 çelişkiye sebep olan
unsurlardandır.
  
24:26 Bunu anlıyor musunuz?
Lütfen.
  
24:30 Ve böylece günlük bir yaşam
sürmek mümkün mü?
  
24:38 -teorik olmayan bir yaşam,
 
24:42 kelime ve eylem
iki farklı şeydir.
  
24:48 Bizler için kelime çok daha önemlidir,
eylem değil.
  
24:56 Tüm bunları duyuyorsunuz
 
25:01 ve bunlar kelimelere,
teorilere dönüşüyor
  
25:05 ve günlük yaşamınızı sürdürüyorsunuz,
tamamen boşanmış olarak
  
25:09 tüm duyduklarınızdan, okuduklarınızdan
ve teori haline getirdiklerinizden.
  
25:16 Yani kelime ile eylem arasında
bir bölünme var.
  
25:23 Ve bu da çelişkinin
unsurlarından biri.
  
25:28 Doğru mu?
Anlıyor musunuz?
  
25:33 Biriniz 'evet' desin, Allah aşkına.
Hepiniz uyuyorsunuz!
  
25:41 Yani, günlük yaşamı
sürdürmek mümkün mü
  
25:49 -lütfen anlayın-
günlük yaşam
  
25:53 öyle ki
hiç bir bölünme olmasın
  
25:57 geçmiş, gelecek ve şimdi
arasında?
  
26:06 Yani, beyin
kayıt ediyor,
  
26:16 oradaki kayıt cihazı gibi,
 
26:20 her olayı,
her eğilimi,
  
26:24 izlenimleri, fiziksel acıları,
psikolojik acıları
  
26:29 -hepsini kaydediliyor.
 
26:34 Beyin,
bir kayıt cihazı.
  
26:41 Ve kayıt ettiği
sürece-
  
26:49 ki bu geçmiştir-
 
26:53 bu kayıt, yeniye
bakmanıza mani olur.
  
27:00 Doğru mu?
 
27:02 Bunu anladınız mı?
Merak ediyorum.
  
27:10 Şimdi, basit bir örneği
ele alalım.
  
27:13 Psikolojik olarak
incindiniz.
  
27:19 Çocukluktan başlayarak,
ailede, okulda,
  
27:25 üniversitede inciniyorsunuz,
psikolojik anlamda.
  
27:32 Erkek kardeşin kadar
iyi değilsin,
  
27:35 sınavlarda yeterince
iyi değilsin vb.
  
27:40 Tüm bu süreç psikolojik
incinmenin bir unsuru.
  
27:46 Ve bu incinme geçmiştir.
Doğru mu?
  
27:53 Kendinize bakın, incinmiş misiniz
kendiniz keşfedin.
  
27:58 Tabii ki,
incinmişsiniz.
  
28:00 Her insanoğlu,
incinmiştir, psikolojik anlamda,
  
28:05 babadan, anneden, eşten
aldığın acımasız bir sözden.
  
28:13 Bu, bir acı olarak
hareket eder.
  
28:17 Şimdi, psikolojik yaranın
olduğu yerde,
  
28:21 doğal olarak bir direnç duvarı
inşa edersiniz. Öyle mi?
  
28:29 Böylece, bu acı diğerlerine
yaklaşmayı daha da engeller,
  
28:39 öyle ki, siz bir daha
incinmeyi istemezsiniz.
  
28:43 Tüm bunları fark etmediniz mi?
Öyle mi?
  
28:50 Ya da siz öylesine olağanüstü birisiniz
ki, hiç incinmediniz.
  
28:58 Yani, bu acı geçmiştir.
 
29:02 Bu acı beyinde
kayıt edilmiştir.
  
29:09 Şimdi, bu kayıt orada kaldığı sürece,
korku olmalıdır.
  
29:17 Anlıyor musunuz?
Ve böylece de çelişki.
  
29:24 O halde kayıt edemesek olmaz mı?
 
29:33 Bir arabayı kullanmak, bir dili öğrenmek
hileli bir iş yapmak
  
29:42 için kayıt etmeliyimç
 
29:44 Fiziksel yaşam için
her tür bilgiye sahip olmalıyım.
  
29:51 O durumda beyin kayıt etmeli.
Doğru mu?
  
29:59 Bizler, beyin acıyı neden kaydetmeli
onu sorguluyoruz.
  
30:07 Anlıyor musunuz?
 
30:10 Çünkü bir kayıt olduğu sürece,
daha fazla incinmekten
  
30:16 korkmayı sürdürmelidir.
Doğru mu?
  
30:22 Şimdi, bir soru soruyoruz-
 
30:25 karmaşık, dikkatli bir inceleme
gerektiriyor-
  
30:29 içsel, psikolojik anlamda
kayıt etme olmaması mümkün mü?
  
30:35 Anlıyor musunuz? Kendinize çevirin
bu soruyu ve lütfen, siz keşfedin.
  
30:46 Biri sizi över,
ne kadar harika birisin der
  
30:54 -bunu neden kaydedersiniz ki?
 
30:59 Ve biri gelip size
'Ne sinirsin' der
  
31:03 ve hemen kaydedersiniz.
 
31:07 Bu kayıt etme çelişkinin
unsurlarındandır. Değil mi?
  
31:14 Bunu anladıysanız,
o zaman hiç kayıt etmemenin
  
31:18 mümkün olup olmadığını
göreceksiniz.
  
31:25 Çünkü benlik,
ego, 'ben'
  
31:32 tüm insanlığın kayıtlarının
toplamıdır.
  
31:39 Doğru mu, beyler?
Siz insanlar!
  
31:55 Beynin iki işlevi var:
 
32:01 gerektiği yerde
kayıt etmek
  
32:08 ve gerekmediği durumda
kayıt etmemek.
  
32:13 Bu şekilde, beyin özgürdür,
dağınık değildir
  
32:22 ve böylece artık siz
geçmişte yaşamazsınız.
  
32:31 Böylece hiç bir çelişki olmaz.
Doğru mu? Anladınız mı?
  
32:39 Beyler, konuşmacının
söylediklerini kabul etmeyin,
  
32:44 Allah aşkına veya
kendi iyiliğiniz için.
  
32:50 Kendiniz için
gerçeği anlayın.
  
32:56 Gerçek, sizin ne düşündüğünüz değil,
gerçek 'olan'dır.
  
33:05 Onun üstüne düşünebilirsiniz, ama
neyi düşündüğünüz gerçek değil.
  
33:11 Doğru mu?
Gerçek 'olan'dır.
  
33:15 O halde, içinde olağanüstü
enerji barındıran
  
33:24 bir yaşam sürmenin
nasıl olacağını görüyorsanız
  
33:32 ve de bu şekilde
çelişki barındırmayan-
  
33:37 kayıt süreci devam ettiği sürece,
çelişki vardır- doğru mu?-
  
33:46 o halde kaçınılmaz olarak o soruyu
soracaksınız: 'Bu nasıl mümkün olabilir?'
  
33:53 Doğru mu?
 
33:54 Teorik olarak
mükemmel gözüküyor
  
33:59 ama bu nasıl gerçekleşecek?
Öyle mi?
  
34:03 Doğal olarak bu soruyu
soruyorsunuz.
  
34:06 'Nasıl' diye sorduğunuzda,
'nasıl' 'ne'yi çağrıştırıyor,
  
34:12 bu 'nasıl' kelimesi.
 
34:17 Bir sistem,
bir kalıp talep ediyorsunuz,
  
34:19 bir metot arayışındasınız
ki bu geçmiştir.
  
34:24 Bunu görüyor musunuz?
Merak ediyorum.
  
34:30 Görüyorsunuz, sürekli
birşeyin nasıl yapıldığını soruyoruz.
  
34:38 Ben bir maragozsam, usta bir marangoza
gitmem gerektiğini anlarım
  
34:44 ve o da bana işin nasıl yapılacağını
gösterir- tahtanın dokusuna bak,
  
34:52 bu doğru tahta mı,
vb...
  
34:56 Ama içsel olarak
'nasıl' diye sorduğumda,
  
35:01 takip edebileceğim
bir kalıp istiyorumdur,
  
35:06 taklit edebileceğim bir metot.
 
35:10 Bu halde, metot, sistem,
 
35:14 işlem beyinde
kayıt ediliyor.
  
35:20 Doğru mu?
Bunu takip edebiliyor musunuz?
  
35:24 Yani, hiç bir zaman
'nasıl' diye sormayın.
  
35:34 Bu en büyük keşiflerden
biridir
  
35:37 -psikolojik manada kimseye
'nasıl' diye sormayın.
  
35:44 Buradan yaşadığım odaya
nasıl giderim diye
  
35:48 tabii ki sorarsınız -'Lütfen bana
söyleyin' diye sormalıyım.
  
35:52 Bu farklı bir konudur.
 
35:54 Ama bir guruya sormak-
hepinizin....
  
36:00 Orada her tür
insan gördünüz,
  
36:03 ilginç kıyafetleri ile,
gurularınız mevcut.
  
36:07 Guruya nasıl aydınlanmaya
ulaşılabilir diye sorarlar.
  
36:11 Ve o zavallı da size
nasıl olduğunu anlatır.
  
36:15 Tek yaptığınız şeyse tekrardır,
böylece beyin kaydeder.
  
36:21 İzliyor musunuz?
 
36:23 Ve bu kayıt sizi
net olmaktan alıkoyar.
  
36:33 Öyle mi?
 
36:35 Şimdi, nasıl diye sormaz iseniz,
bu kelimeyi
  
36:41 bilincinizden tamamen çıkarırsanız,
geriye ne kalır?
  
36:51 O halde,
kendinize bakıyorsunuz,
  
36:55 kendi faaliyetiniz olan
geçmişin şimdi üstündeki çalışmasına,
  
36:59 kendini değiştirip sürdürmesine
bakıyorsunuz.
  
37:05 Bu döngü. Öyle mi?
 
37:09 Etki-tepki döngüsü
ve tepki-etki
  
37:16 Öyle mi?
İçinde yaşadığımız döngü budur.
  
37:22 Gelgitte olduğu gibi, su gider
ve aynı su geri gelir.
  
37:30 Öyle mi?
Bu işte bizim yaşamımızdır.
  
37:35 Şimdi bizler
başka bir soru soracağız,
  
37:37 o da- acaba
sizleri fazlaca mı rahatsız ediyorum?
  
37:44 Bu size bağlı.
 
37:48 Bizim hayatımız,
etki-tepkidir. Öyle mi?
  
37:56 Gelgitin gidip
gelmesi gibi,
  
38:01 sorun-cevap,
 
38:06 soru-cevap.
 
38:09 Şimdi, suyun
gelip gitmesi gibi
  
38:16 hiçbir etki-tepkinin
olmadığı
  
38:21 bir zihin, beyin hali
mümkün mü?
  
38:25 Bu muazzam bir
kendini gözlemleme gerektiriyor.
  
38:31 Buna girmeyeceğim,
şu an için çok karmaşık olur.
  
38:36 Yani, kaydetmemek mümkün mü?
Öyle mi?
  
38:46 İltifat ya da hakareti kaydetmemek.
Kaydetmemek
  
38:53 -biri size ne kılsın,
aptalsın diyor
  
38:56 sen kendinin zeki olduğunu
düşünürken- hiç kaydetme.
  
39:03 Bu ancak
kaydetme sürecinin
  
39:06 yaşamda neler yaptığını
gördüğünde mümkündür.
  
39:14 Öyle mi?
 
39:16 Diyelim ki
evlisiniz ya da bekar,
  
39:18 ya da biri ile yaşıyorsunuz,
vb.,
  
39:22 bu ilişkideki
her olay
  
39:26 ister seks ile ilgili olsun veya
başka konuda her olay,
  
39:31 kelime kaydedilir,
banda alınır.
  
39:34 Öyle mi?
Bu böyledir, değil mi?
  
39:47 Ve bu kayıtla beraber- eşinizle
ilgili kaydınız vardır-
  
39:57 bu iki kayıt da
anıdır. Öyle mi?
  
40:02 Ve böylece geçmişte
yaşarsınız- doğal olarak.
  
40:08 O halde, ne olur?
 
40:13 Birbirinizle
hiç yeniden tanışmazsınız.
  
40:19 Doğru mu?
Hiçbir şeyi yeniden görmezsiniz.
  
40:27 Doğru mu?
İşte orada çelişki yatar.
  
40:32 Eski, hep yeni ile
buluşur
  
40:35 ve yeniyi geçmişe uysun
diye değiştirir.
  
40:40 Ve yeniyi uydurmak
 
40:44 veya eskiye benzetmek
çelişki sürecidir.
  
40:48 Tüm bunları anlıyor musunuz?
Merak ediyorum!
  
40:55 Beynimizi kullanıyor muyuz
ya da sadece dinliyor muyuz?
  
41:04 Beyninizin yetisini kullanıyor musunuz?
Hadi, geri dönüyoruz.
  
41:12 Sürekli kayderken,
enerji kaybedersiniz,
  
41:20 çünkü bana ne söylediğinizi ve
benim sinirlendiğimi anımsarsınız.
  
41:26 Takip
edebiliyor musunuz?
  
41:27 Yani, tüm kayıt işinin
bir enerji kaybı olduğunu keşfedersin.
  
41:36 Ve sizin
enerjiye ihtiyacınız var!
  
41:46 Çok fazla okumuş olan
büyük bilim adamları,
  
41:52 Allah bilir ne kadar şey biliyorlardır
-böylelerini tanımadınız mı?-
  
42:00 herşey beyinlerinde
kayıtlıdır.
  
42:06 Bu kadar şeyi neden
beyninde taşırsın ki?
  
42:10 Kitaplarda yazılı, onları okuyabilirsin
-neden onları buraya taşıyorsun ki?
  
42:15 Hayır, sorgulayın, derine inin,
göreceksiniz.
  
42:18 Size güç, mevki,
büyük bilgelik sağladığı için
  
42:23 buraya taşırsınız.
 
42:31 Öyle mi?
 
42:33 Bu şekilde beyniniz bilgi ile
çok fazla yüklüdür
  
42:41 ve bilgi,
sevginin düşmanıdır.
  
42:45 Lütfen, tanrı aşkına!
 
42:49 Bunu entelektüel olarak değil de,
kalben anlıyorsanız,
  
42:57 o takdirde bilginin yeri vardır
 
43:03 ve psikolojik bağlamda ise
hiçbir yeri yoktur.
  
43:09 Doğru mu?
Bu şekilde yaşayabilir miyiz?
  
43:15 Günlük hayatı yaşayabilir misiniz,
 
43:22 psikolojik manada
hiç kaydetmeden?
  
43:29 Bunu deneyebilir misiniz?
 
43:33 Tam burada otururken
bunu yapabilir misiniz
  
43:37 ya da eve gidip
üstüne düşünecek misiniz?
  
43:42 Üstüne düşüneceğinizi
biliyorum,
  
43:46 büyük ihtimalle zaten bunu yapıyorsunuz,
üstüne düşünüyorsunuz.
  
43:51 Ve bilgiden kaynaklanan
bu düşünme
  
43:55 sevgiye engel olacak.
 
44:03 Doğru mu?
 
44:05 O halde, başka bir
soruya geçiyoruz:
  
44:15 Birşey üstüne düşündüğünüzde,
düşünme ile neyi kastediyorsunuz?
  
44:27 Senin hakkında düşünüyorum,
 
44:33 karım hakkında, kocam hakkında,
 
44:35 işimle ilgili düşünüyorum
-düşünmek.
  
44:39 Düşünme nedir?
 
44:44 Birşey 'hakkında' düşünmek
 
44:49 ve hiçbir şey 'hakkında' düşünmek
Farkı görüyor musunuz?
  
44:56 Tanrım!
Devam edebilir miyiz?
  
45:00 Yorgunsunuz?
 
45:03 Pazar öğleden sonrası.
 
45:08 Pazartesi sabahı en baştan
tekrar başlayabilirsiniz.
  
45:12 -iş yeri,
rutin devreye girer.
  
45:17 Bu gece hiç yoksa,
az ya da çok daha özgürsünüz,
  
45:21 tüm bu saçmalıkları dinleyerek,
kendinizi eğlendirebilirsiniz.
  
45:28 Ama bu saçmalık değil.
 
45:32 Bu acayip ciddi
bir mevzu,
  
45:37 çünkü insan
kendini yok ediyor.
  
45:45 Ve bilgi yıkımın ardındaki
unsurlardan biri
  
45:53 ve bu yüzden sevginin olduğu yerde,
yıkım olmaz.
  
46:05 Belirli bir şeyi anlamalıyız:
 
46:10 Düşünmek nedir ve
üstüne düşünmek nedir.
  
46:19 Birşey üstüne düşünmek,
bir unsur
  
46:25 ve düşünmekse
başka bir unsur.
  
46:30 Yani, Avrupa, Lübnan, yıkım
üstüne düşünebilirim,
  
46:39 ölüm, devam eden
korkunç şeyler,
  
46:43 veya düşünmek nedir
diye sorgulayabilirim.
  
46:47 Anlıyorsunuz?
 
46:56 Beraber çözüyoruz.
 
47:00 Kendi eğlenmem için yapmıyorum,
beraber yapıyoruz.
  
47:05 Düşünmek nedir?
 
47:08 'Söylediğin şey üstüne
düşüneceğim' dediğinizde
  
47:15 hangisi düşünmek
-söylediğim şey üstüne.
  
47:23 Ya da bir nesne olmadan
sahiden düşünüyorsunuz.
  
47:30 Şimdi, düşünmek nedir?
 
47:37 Yaşamdaki en olağanüstü şeyleri
düşünce yarattığından,
  
47:45 muazzam tapınaklar, muazzam camiler,
ihtişamlı katedraller,
  
47:50 bu ihtişamlı yapıların şaşaası
göğe kadar yükselmiş,
  
47:59 muazzam portreler, heykeller,
büyük şiirler.
  
48:05 Ve düşünce, savaşın
olağanüstü aletlerini de yaratmıştır.
  
48:15 Düşünce aynı zamanda
tapınaklardaki, camilerdeki,
  
48:19 kiliselerdeki
herşeyi yaratmıştır.
  
48:23 Öyle mi?
Bunlar gerçekler.
  
48:27 'Hayır, bunlar doğrudan
Tanrı'nın emaresi' diyebilirsiniz,
  
48:32 ki bunu söylemeniz de
bir düşünce. Öyle mi?
  
48:38 O halde, düşünce
en olağanüstü şeyleri yapmıştır
  
48:46 ve aynı zamanda
en korkunçlarını.
  
48:51 Düşünce insanları yakmıştır,
onlara imansız deyip yakmıştır.
  
48:59 Ve düşünce Marx'ı, Engels'ı
takip edin dedi.
  
49:05 Düşünce yaşamımızda
inanılmaz derecede önemli hale gelmiştir.
  
49:12 Doğru?
Bunu anlıyor musunuz?
  
49:16 Şimdi, düşünce nedir?
Düşünmek nedir?
  
49:26 Bakın, soruşturun, ona bakın,
kendi düşünce şeklinize bakın.
  
49:35 Söz misali karınız üstüne düşünün
-hani hiç yapmasınız ya-
  
49:43 karınız veya kocanız
üstüne düşünün.
  
49:49 Onun üstüne düşünürken
bu düşünme nedir?
  
49:53 Bu kişi ile ilgili
bir deneyiminiz vardır,
  
49:58 onunla ilgili bir imaj,
 
50:00 doğası, görüntüsü,
yapısı,
  
50:05 o kişinin görünüşü,
yani hatıralar.
  
50:10 Doğru mu, beyler?
 
50:14 Ve bu anı bu kişi ile
ilgili bilgiden kaynaklanır.
  
50:21 Öyle mi?
 
50:23 Ve bu bilgi o kişiyle olan
deneyimden kaynaklanır.
  
50:28 Bunu görüyor musunuz?
 
50:32 Yani, düşünme
deneyimden doğmuştur,
  
50:41 bilgi deneyimden türemiş,
beyinde hatıra olarak saklanmıştır
  
50:48 ve bu anıya verilen
tepki düşüncedir.
  
50:57 Yani, düşünce
maddi bir süreçtir.
  
51:03 Bunu görüyor musunuz?
 
51:09 Yani düşünce
kutsal değildir.
  
51:13 Ve o her ne yaratırsa yaratsın
kutsal değildir- Upanişadlarınız,
  
51:19 Gitalarınız, İnciliniz, Kuran
kutsal değiller.
  
51:27 Düşünce maddi bir süreçtir
dediğiniz anda,
  
51:32 neyi kabul ettiğinize
bir bakın.
  
51:36 Maddi bir süreçtir
çünkü
  
51:40 beyin, beyin hücreleri
geçmiş deneyimleri içerirler,
  
51:45 geçmiş bilgi, geçmiş deneyim
ve buradan düşünce ortaya çıkar.
  
51:52 Eğer hiç bir deneyiminiz,
bilginiz,
  
51:55 anınız olmasaydı,
bir düşünce de olmazdı.
  
52:02 O halde dikkatlice bakın ve
bunu kendiniz için göreceksiniz.
  
52:06 Yani, düşünce
maddi bir süreçtir.
  
52:12 Bunu gördünüz mü?
 
52:16 Yani, düşünce Tanrıyı yaratmıştır
ve sonra bu düşünce Tanrıya tapar.
  
52:27 Evet, beyler.
Yaptınız!
  
52:35 Bu çok önemli.
Lütfen bakın.
  
52:42 Ve eğer düşünce maddi bir süreçse,
bizler ne oluyoruz?
  
52:54 Sorumu anlıyorsunuz?
 
52:57 Psikolojik olarak
biz neyiz?
  
53:03 Düşünce senin Hindu
olduğunu söylüyor.
  
53:07 Düşünce, sen
büyük adamsın diyor.
  
53:10 Düşünce
aydınlanmalısın diyor.
  
53:16 Düşünce,
meditasyon yapmalısın diyor.
  
53:21 Düşünce itaat et, takip et,
başkası gibi ol diyor.
  
53:32 Yani düşünce birşeylere dönüş
diyor hem dışsal olarak,
  
53:39 memursan, müdür ol
 
53:43 müdürsen,
direktör ol,
  
53:45 direktörsen
genel müdür ol.
  
53:51 Ayrıca, düşünce
sen öğrencisin,
  
53:55 zamanla usta ve en sonunda
guru olacaksın diyor
  
54:00 ve daha da ilerisi,
aydınlanmış ol diyor.
  
54:04 Düşünce tüm bunları
yapıyor.
  
54:08 Bunu fark ediyor musunuz?
 
54:19 Yani, bizler
düşünce ile yaşıyoruz.
  
54:31 Ve deneyim sınırlı olduğundan,
bilgi de hep sınırlı,
  
54:40 ister bilimsel, ister biyolojik
bilgi olsun,
  
54:44 matematik bilgisi vb..
 
54:48 tüm bilgiler her zaman,
sonsuza değin kısıtlıdır.
  
54:55 Gelecek bilgisi sınırlıdır. Doğru mu?
Tüm bunları görüyor musunuz?
  
55:02 Hayır, maalesef.
Öyle mi?
  
55:05 Deneyime dayandığından
bilgi kısıtlıdır.
  
55:10 Ve deneyim olduğundan
kısıtlıdır,
  
55:13 o yüzden düşünce
kısıtlıdır.
  
55:17 Düşünce sınırsız olanı
hayal edebilir
  
55:23 ve bu sınırsızlığa
eriştiğini hayal edebilir.
  
55:27 Tüm bunları
takip edebiliyor musunuz?
  
55:35 Düşünce kelimedir.
 
55:39 Düşünce bir semboldür.
 
55:44 Bu halde, aydınlanma,
ölçülemeyen şey bir kelimedir.
  
55:55 Ve kelime gerçek değildir.
 
56:02 Yani, beyin kelime ağından
özgürleşebilir mi?
  
56:09 Evet, beyler..
 
56:15 Ve benlik, ben, ego
bilgidir.
  
56:25 Doğru mudur?
 
56:30 Siz bilgeler,
bunu kabul ediyor musunuz?
  
56:35 Benlik, ben bilginin özüdür.
Değil mi?
  
56:47 Hadi, diğer türlü anlatalım,
benlik nedir?
  
56:51 Siz nesiniz?
 
56:56 Hadi, beyler, siz nesiniz?
 
56:59 İsminiz, şekliniz,
üstünüzdeki kıyafetler
  
57:05 belirli bir gruba ait
sanyasi isen,
  
57:12 bankada hesabın varsa,
 
57:14 iş adamıysan,
çok deneyime sahipsen,
  
57:20 çok fazla zevk
acı, kaygı,
  
57:24 yalnızlık, ıstırap
deneyimlediysen,
  
57:29 değil mi?
Busunuz değil mi?
  
57:35 Bunu
onaylar mısınız?
  
57:38 Veya 'Ben atmanım,
çok üstün biriyim' mi dersiniz?
  
57:43 Evet, hepiniz
yapıyorsunuz.
  
57:47 Ben çok üstünüm diyorsanız,
bu da düşüncenin icadıdır.
  
57:56 Değil mi?
 
57:59 Çünkü bununla ilgili okudunuz,
söyle 'Tabii ki üst benlik var'.
  
58:06 Veya bir guru
gelir ve
  
58:08 'Süper bilinç vardır ve
sen onu aşağı indirmelisin' der.
  
58:14 Doğru mu?
 
58:16 Yani, tüm bu süreç
düşüncenin hareketidir,
  
58:25 -ve düşünce zamandır.
Değil mi?
  
58:33 Çünkü bilgiyi biriktirmek
zaman gerektirir.
  
58:38 Bilgi edinmek, örneğin Rusça,
İngilizce, İspanyolca veya Fransızca
  
58:45 öğrenmek
çok fazla zaman ister.
  
58:48 Belki üç ay ya da bir yıl
harcarsınız, bu zamandır.
  
58:54 Yani, içsel ya da dışsal bilgi
toparlamak zaman ister.
  
59:04 Kendiniz hakkında bilmek
zaman ister.
  
59:11 Bunu anlıyor musunuz?
 
59:17 Kendinizle ne tür bir oyun
oynadığınızı görün.
  
59:22 Kendimi öğrenmek istiyorum
-öz-bilgi
  
59:26 ki üstüne bayağı
 
59:31 konuştum.
 
59:34 Ve kendimi tanımam için inceleme
yapmalıyım, gözlem yapmalıyım,
  
59:38 analiz yapmalıyım, içime dönmeliyim-
takip ediyor musun?-
  
59:42 izle, öğren, gözle,
kendini hatırla, fark et,
  
59:48 hepsi zaman alır.
 
59:51 Bunu kabul ediyor musunuz?
Bunu görüyor musunuz?
  
59:59 Hepsi zaman ister.
 
1:00:01 Ay hakkında bilmek
zaman gerektirir.
  
1:00:08 Bu kadar basit.
 
1:00:10 Ve kendimi tanımam
da zaman gerektirir.
  
1:00:16 Doğru mu?
 
1:00:20 Bu ne demektir?
 
1:00:21 O kadar şeyi kaçırıyorsunuz ki,
sizin sorununuz ne?
  
1:00:33 Zaman, insanın düşmanıdır.
 
1:00:44 Aydınlanma, zaman yolu ile
gerçekleşmez.
  
1:00:51 Bu kademeli bir süreç değil,
başarı ardına başarı değil.
  
1:01:02 Düşüncenin zaman olduğunu
gördüğünüzde- tabii ki.
  
1:01:08 Düşünce harekettir
ve zaman harekettir.
  
1:01:13 Açık mı? Yani, düşünce ve
zaman beraber hareket eder.
  
1:01:20 Ayrı değiller.
 
1:01:21 Düşünce zamandır ve
zaman düşüncedir.
  
1:01:27 Yani düşünce 'Aydınlanmalıyım'
der.
  
1:01:33 Olduğum halimden olmam gereken
hale dönüşmeliyim.
  
1:01:39 Yani... Şimdi tüm bunları
anlatmalı mıyım?
  
1:01:46 Ben şiddet yanlısıyım.
İnsan şiddet yanlısı.
  
1:01:53 Sizler şiddet yanlısınız,
değil mi?
  
1:01:58 Ve 'şiddet yanlısı olmamalıyım,
veya şiddetten arınmalıyım' dersiniz.
  
1:02:07 Yani şiddetten arınma
zaman ister.
  
1:02:12 Şiddetsizleşme sürecindeyse,
şiddet yanlısı olmaya devam edersiniz.
  
1:02:21 Yani, şiddetsizlik saçmalıktır.
Değil mi?
  
1:02:29 Gerçek olan şiddettir.
 
1:02:34 Yani, beyinlerimiz olmaya,
dönüşmeye eğitilmiştir.
  
1:02:40 Memur olurken,
merdivene erişirsin,
  
1:02:45 aynı şey
ruhsal dünyaya da olur.
  
1:02:51 Takip ediyorsunuz?
 
1:02:53 Orada 'Ben cahilim. Kendimle
ilgili bilgi edinmem gerekiyor' deriz.
  
1:02:58 'Şiddet yanlısıyım,
barış yanlısına dönüşmeliyim.'
  
1:03:04 Sinirliyim,
kızgın olmamalıyım.
  
1:03:10 Şimdi, dikkatlice bakın.
 
1:03:14 Şiddet yanlısısınız. Bu şiddet
sizden farklı birşey değil.
  
1:03:22 Bunu kabul edebilir misiniz?
 
1:03:28 Hindular çok zekidirler.
 
1:03:32 Bir noktaya kadar kabul ederler.
Yüzlerinde bunu görebilirim.
  
1:03:39 Ama zihinlerinin
bir yerlerinde 'ben'in
  
1:03:42 gözlemciden farklı olduğu
fikri vardır.
  
1:03:47 Tanıklık yapan kişi
farklıdır.
  
1:03:50 Oynadığınız oyunu
biliyorsunuz!
  
1:03:58 Bu gerçek midir?
 
1:04:01 Kızgınlıktan ayrı bir gözlemcinin
olduğu gerçek midir?
  
1:04:09 Dikkatli olun, cevap vermeyin,
dikkatlice bakın.
  
1:04:14 Kızgınlık benim.
Ben kızgınlıktan ayrı değilim.
  
1:04:18 Doğru mu?
Şiddet benim.
  
1:04:23 Şiddetsizlik 'ben' değil,
 
1:04:28 doğru mu?
Bu sadece bir fikir.
  
1:04:31 Benim şiddet yanlısı olduğum
bir gerçek. Bu bir gerçek.
  
1:04:35 Şiddetsizlik, gerçek değil.
 
1:04:39 Ama bizler gerçek olmayanı izleriz
çünkü 'olan' la
  
1:04:43 nasıl ilgileneceğimizi bilmeyiz.
Tüm bunları takip ediyor musunuz?
  
1:04:56 Yani, gözlemci
gözlemlenenden farklı değil.
  
1:05:05 Doğru? Hayır, bu zor.
 
1:05:12 Aman Tanrım! Açacağım.
 
1:05:17 Oradaki ağacı görüyorsunuz
-tabii ki hiç ağaçlara bakıyorsanız.
  
1:05:24 Bir ağaca baktığınızda,
bariz şekilde ağaç sizden farklıdır.
  
1:05:32 Doğru mu?
Işık ve güzellik saçan
  
1:05:36 bu gece bulutu
sizden farklı.
  
1:05:42 Ama siz ağaca
baktığınızda, ne olur?
  
1:05:49 Bakın ağaca
-ne oluyor?
  
1:05:55 Hemen kelimeye sarılırsınız.
Doğru mu?
  
1:06:01 Yani kelime ona
bakmanıza mani olur.
  
1:06:09 O benim karım veya kocam-
bitti.
  
1:06:17 Tüm bunları
bilmiyor musunuz?
  
1:06:24 Yani kelime gözlem yapmanızı
engelliyor.
  
1:06:32 Ve aynı zamanda kelime
şey değildir.
  
1:06:38 'Ağaç' kelimesi
ağacın kendisi değildir.
  
1:06:41 'Benim karım' eş değildir.
 
1:06:47 Bunu görüyorsanız,
eşinizle ilişkiniz
  
1:06:50 tamamen farklı olacaktır.
Of, siz insanlar.
  
1:06:58 Yani, zaman düşüncedir.
 
1:07:05 Ve düşünce şunu söyler:
'Ben buyum, şu olmalıyım.'
  
1:07:11 O yüzden, olma, dönüşme hali
zaman ihtiva eder.
  
1:07:16 Peki sizler neye dönüşüyorsunuz?
 
1:07:22 Bilgeler, sizler cevap verin buna:
Neye dönüşüyorsunuz?
  
1:07:28 Daha aydınlanmış olmaya mı?
Daha iyi insanlara mı?
  
1:07:35 İyi değilsiniz ama
'İyi biri olacağım' diyorsunuz.
  
1:07:42 Ve iyi olmaya çalışırken,
hiçbir zaman iyi olmayacaksınız!
  
1:07:48 Bunu anladınız mı?
Merak ediyorum.
  
1:07:51 O halde, çelişkinin unsurlarından olan
olma, dönüşme olmamalı.
  
1:07:59 Ama, 'Tamam, gerçek şu ki,
şiddet benim,
  
1:08:07 şiddet benden ayrı değil '
diyorsanız.
  
1:08:11 Bu gerçektir.
 
1:08:15 'Ben' yüzümdür, 'ben' karakterimdir,
benim- tüm diğerleri.
  
1:08:22 Oysa 'ben'i olmakta olan şeyden
ayırmışızdır. Öyle mi?
  
1:08:29 Yani, düşünce şiddeti
düşünenden ayırmıştır.
  
1:08:40 Yorulmaya mı başladınız?
 
1:08:44 Evet, evet. Yorulmuş olmalısınız.
 
1:08:51 Çünkü yeterince dayanışma içinde
değilsiniz, çalışmıyorsunuz,
  
1:08:56 o yüzdendir ki
'Yorgun değilim' diyorsunuz.
  
1:08:59 Çalışıyor, işbirliği yapıyor
olsaydınız,
  
1:09:03 beyninizde olan biten
olağanüstü faaliyeti görürdünüz.
  
1:09:11 Bakın, şiddet benim,
açgözlülük benim, kızgınlık benim.
  
1:09:23 Sonradan, 'Sinirlenmiştim' derim,
oysa gerçek olan kızgınlık,
  
1:09:31 kıskançlık, nefret, kaygıdır...
bendir.
  
1:09:39 Yani, gözlemci
gözlenendir. Doğru mu?
  
1:09:47 Görüyor musunuz?
Hayır, görmüyorsunuz.
  
1:09:57 Düşüneni düşünenden
ayırmamız
  
1:10:05 çelişkinin unsurlarından
biridir. Öyle mi?
  
1:10:13 Düşünce olmadan
düşünen olmaz.
  
1:10:18 Ama bizler düşüneni, deneyimleyeni
deneyimden ayırmışız.
  
1:10:24 Analizciyi, analiz edilenden
ayırmışız.
  
1:10:31 Bunu fark etmediniz mi? Böylece,
sürekli devam eden çelişki, bölünme var.
  
1:10:37 Yani, gözlemci
gözlenendir.
  
1:10:42 Deneyimleyen,
tecrübedir.
  
1:10:47 Siz soruyuirdeleyin
-benim zamanım yok.
  
1:10:54 Hepiniz deneyimlemek
istersiniz, değil mi?
  
1:10:57 Nirvana
veya başka bir unsuru
  
1:11:01 seks veya başka şeyi
-deneyimlemek istersiniz.
  
1:11:04 Deneyim nedir?
 
1:11:12 Deneyim olduğunu
nasıl bilirsiniz?
  
1:11:17 Sadece onu tanıdığınız için
bilirsiniz. Öyle mi?
  
1:11:22 O halde, ne olduğuna bakın:
 
1:11:25 onu tanıyorsanız,
o yeni değildir.
  
1:11:30 Oysa bunu 'Yeni deneyimim
olmalı' diye ifade edersin.
  
1:11:34 O halde, tüm deneyimler
tanındığı sürece
  
1:11:38 sadece
geçmiş anılardır.
  
1:11:42 Evet, bunu içinize alın
ve ne olacağını göreceksiniz.
  
1:11:48 O zaman zihniniz öylesine
uyanık, farkında, dikkatlidir ki
  
1:11:53 hiçbir deneyim olmaz.
Tüm bunları anlamayacaksınız.
  
1:11:59 Yani, çelişkinin sebeplerini
soruşturuyoruz.
  
1:12:07 Çelişkinin sebeplerinden biri
ikiliktir. Değil mi?
  
1:12:15 Şiddet ve şiddetsizlik,
bu ikiliktir.
  
1:12:20 İyi ve kötü,
nefret ve sevgi.
  
1:12:26 Neden ikilik var?
 
1:12:30 Lütfen advaita ya da başka
Sanskritçe kelimeye çevirip
  
1:12:33 ve ondan kurtulmayın.
 
1:12:36 Neden ikilik var?
İkilik nedir?
  
1:12:42 Sen kadınsın, ben bir erkek,
sen uzunsun, ben kısa,
  
1:12:46 sen sarışınsın, başkası açık tenli,
her ne ise.
  
1:12:53 Öyle mi? İkilik, sadece
kıyaslama olduğunda vardır.
  
1:13:00 Tüm bunları takip ediyor musunuz?
 
1:13:03 Kendimi seninle karşılaştırdığımda,
ikilik yaratırım.
  
1:13:10 Doğru mu, beyler?
 
1:13:17 Yani, kıyas yapmazsam,
ikilik olmaz.
  
1:13:23 Yani, ben
şiddetsizliği yarattım
  
1:13:31 -bu ülke bununla dolu-
şiddetsizlik,
  
1:13:34 en azından bunun üstüne konuşuyorlar.
 
1:13:39 Oysa gerçek
şiddet yanlısı olmaları.
  
1:13:43 Bu gerçek.
Gerçeğin ikiliği olmaz.
  
1:13:50 A, bunu görüyorum, şu anda fark ettim.
Anlıyorsunuz?
  
1:13:56 Gerçeğin zıddı olmaz.
 
1:14:07 Sinirliyim, bu gerçektir.
 
1:14:12 'Sinirli olmalıyım' dediğimde
o durumda ikilik ortaya çıkar.
  
1:14:20 Yani, çok ilginç,
beyinlerinizi kullanın,
  
1:14:24 tüm bunların derinine inin-
evet, ben sinirliyim.
  
1:14:31 Bu gerçektir.
Şimdi ne yapmalıyım?
  
1:14:34 'Sinirli olmamalıyım'
demeyeceğim,
  
1:14:37 çünkü o zaman çelişkiye
düşerim, anlıyorsunuz?
  
1:14:42 Bastırmayacağım.
 
1:14:46 Bastırma yok, kaçma yok,
aşma yok.
  
1:14:52 O halde ne olur?
 
1:14:56 Devam edin, gerçekten ayrı
bir hareket olmazsa ne olur?
  
1:15:09 Devam.
 
1:15:14 Şu olur: Ondan uzaklaşma hareketi
çelişki yaratır, ikilik yaratır.
  
1:15:24 İkilik üstüne zeki Hintliler
tarafından ciltler yazılmıştır.
  
1:15:33 Konuşmacı ise en başından beri
ikilik olmamıştır diyor
  
1:15:36 çünkü sadece
gerçek var.
  
1:15:41 Ama gerçeğin üstesinden gelmek
istediğimde ikilik yaratıyorum.
  
1:15:48 Öyle mi beyler? Bakın.
O halde ne olur?
  
1:15:52 Gerçekle nasıl kalınır?
Anlıyorsunuz?
  
1:15:57 Gerçekten ayrılmayın.
 
1:16:00 Gerçekten her tür uzaklaşma hareketi,
çelişki ve ikiliktir.
  
1:16:07 Yani, gerçekle kalırsanız,
ne olur?
  
1:16:16 Siz inceleyin. Ben inceliyorum.
Siz de inceleyin.
  
1:16:21 Gerçekle kalınca,
ne olur?
  
1:16:29 Bu ne anlama geliyor?
Siz...
  
1:16:33 Size söyleyebilirim, siz de
'Evet, evet' deyip gidersiniz.
  
1:16:39 Uygulamazsınız!
 
1:16:45 Bakın, şimdi, gerçekten uzaklaştığımda
enerji kaybederim.
  
1:16:54 Öyle mi?
Bunu görüyor musunuz?
  
1:16:57 Gerçekten uzaklaşmam,
enerji kaybıdır. Doğru mu?
  
1:17:06 O halde, gerçekten
uzaklaşma hareketi olmayınca,
  
1:17:11 tüm enerji oradadır.
 
1:17:15 Bu da bütün dikkatin sadece
gerçekte olduğu anlamına gelir.
  
1:17:22 Ve tam dikkat olduğunda,
bu ışık gibidir,
  
1:17:29 yüksek güçteki ışığın
gerçeğin üstüne düşmesidir.
  
1:17:35 Ve o halde gerçek
tüm içeriğini açığa verir.
  
1:17:40 Anıyorsunuz? Bu şekilde olduğunda
gerçeğin bir anlamı yoktur.
  
1:17:44 Hadi!
Anlıyorsunuz?
  
1:17:55 Şimdi, bakın: Bilginin
sevginin düşmanı olduğunu
  
1:18:13 ve sevginin zıttının olmadığını
söyledik.
  
1:18:18 Oysa bizler zıttını yaptık
-nefret.
  
1:18:25 Pardon- küçük bir kramp.
 
1:18:29 Sizler için çok çalışıyorum,
olacağı buydu.
  
1:18:45 O halde, çok ama çok karmaşık
bir problemi inceledik.
  
1:18:54 Beraber inceledik.
 
1:18:59 Konuşmacı değil,
sizler incelediniz.
  
1:19:06 Konuşmacı sadece sizin
sesinizmiş gibi davranıyor.
  
1:19:14 Konuşmacının tek yaptığı
'olan'ı göstermek.
  
1:19:21 Ve sizler ona bakıyorsunuz,
kendinize bakıyorsunuz.
  
1:19:29 Ve kendinize
dikkatlice baktığınızda,
  
1:19:34 geçmiş dışında
hiçbir şeysiniz,
  
1:19:40 geçmiş deneyimler, anımsamalar,
geçmiş hazlar.
  
1:19:48 Ve ne yazık ki çoğu kişinin yaptığı
gibi ıstırap çektiğinizde,
  
1:19:57 yine, ondan kaçıyorsunuz.
 
1:20:01 Gerçekle kalınca,
bu filize bakmaya benzer,
  
1:20:08 bir gül tomurcuğuna
bakmak gibidir.
  
1:20:13 Ve o gül tomurcuğunun
açıldığını, parfümünü,
  
1:20:18 güzelliğini, kalitesini,
inceliğini, zarifliğini göreceksiniz.
  
1:20:27 Gerçeği gözlediğinizde,
o gözden kaybolacaktır. Doğru.
  
1:20:35 Gelecek hafta sonu
devam edeceğiz,
  
1:20:39 korku, acı,
 
1:20:47 din nedir, meditasyon nedir,
ölüm nedir
  
1:20:51 üstüne konuşacağız, çünkü
tüm bunlar yaşamın birer parçası.
  
1:20:58 Birini diğerinden
ayıramazsınız.
  
1:21:04 'Meditasyon yapacağım' deyip
aptal biri olamazsınız.
  
1:21:12 Yaşamı anlamak, tüm bu karmaşık
hayat problemini anlamak için
  
1:21:18 çok fazla sabra ihtiyacınız var.
 
1:21:22 Ama zamanın sabrı değil
-sabır.
  
1:21:27 Canlı, sorgulayan, soran,
şüphe duyan bir beyne ihtiyacınız var;
  
1:21:38 ancak böylece kendiniz için
anlayacaksınız sözcüksüz
  
1:21:42 yani kelimelerle ölçülmeyeni.
 
1:21:48 Sizi beklettiğim için üzgünüm.