Krishnamurti Subtitles

Yaşam ve Ölme Sanatı

Bombay (Mumbai) - 11 February 1984

Public Talk 3



0:41 Son buluşmamızda
konuştuğumuz konuya
  
0:47 devam edelim mi?
 
0:53 Çelişki üstüne konuşuyorduk,
bu dünyada
  
1:00 çelişkisiz yaşanablilr mi
üstüne konuşuyorduk.
  
1:11 Bu konuyu konuşmaya devam edeceğiz,
çünkü çoğumuz için
  
1:20 günlük yaşam
bir dizi mücadele,
  
1:27 çelişki, acı ve farklı tarzda
kaygılardan ibaret.
  
1:40 Ve bu çılgın dünyada
hiçbir çelişki ve problem olmadan
  
1:46 yaşamı
sürdürebilme olasılığı
  
1:56 üstüne konuşuyorduk.
 
2:04 Böylesi bir konuda,
tek bir tane bile çelişki olmadan
  
2:12 yaşamak konusunda düşünmek
 
2:16 oldukça saçma,
hatta çılgınca gelebilir.
  
2:23 Diğer gün dediğimiz gibi,
 
2:28 bu soruyu enine boyuna irdelemek
 
2:35 hatırı sayılır zeka,
 
2:39 hatırı sayılır enerji,
uygulama gerektirir.
  
2:47 Siz ve konuşmacı arasında
sözel, teorik olarak sadece tartışmanın
  
2:55 veya diyalog kurmanın
çok az bir anlamı var.
  
3:03 O halde, bu akşam
birarada
  
3:11 -karga seslerine rağmen-
 
3:15 düşünebilirsek,
 
3:22 bu problemi inceleyebilirsek:
 
3:26 günlük hayatta
bir yaşama sanatı var mıdır
  
3:34 öyle ki- teorik dünyada değil-
günlük hayatta
  
3:40 yaşayabilelim,
 
3:46 içsel, ruhsal manada,
hiçbir karmaşa,
  
3:55 değişim sancısı
 
4:00 ve bu değişime bağlı
 
4:03 kaygı olmadan,
 
4:09 böylesi bir yaşam sürmek
mümkün müdür?
  
4:17 Böylesi bir soruyu sormak
çok inanılmaz gözükebilir
  
4:24 çünkü doğduğumuz andan
ölene kadar
  
4:31 yaşamımız
bir dizi çelişki, mücadele,
  
4:39 hırs, kendini tatmin etme
 
4:43 ve acı, zevk vb ile beraber
 
4:47 var olmanın tüm ıstırabından
ibaret.
  
4:54 O halde, bu soruyu
irdeleyebiliriz
  
4:58 günlük hayatta
yaşama sanatını.
  
5:06 Bizim çok sayıda sanatımız var;
resim yapma sanatı,
  
5:13 muhteşem ayakkabı yapma sanatı,
birinci sınıf ayakkabılar
  
5:22 ve resim yapma sanatı,
mühendislik sanatı,
  
5:31 iletişim sanatı
-çok fazla sayıda sanat mevcut.
  
5:39 Oysa çoğumuz için, büyük ihtimalle
dünyanın geri kalanı için de
  
5:45 bu soruyu, yani yaşama sanatını
hiç soruşturmadık.
  
5:55 Bunu idrak etmek...
-bu çok kötü...
  
6:01 Bombay (Mumbai) oldukça pis bir şehir,
gözümüzü yaşartıyor,
  
6:09 ben ağlamıyorum.
 
6:18 Nasıl yaşanmalı sorusu
inceleme gerektirir.
  
6:25 Çünkü yaşama sanatı
en büyük sanattır
  
6:30 ve en önemli sanattır, diğer tüm
sanatlardan daha büyüktür,
  
6:39 devleti yönetme sanatından
büyüktür,
  
6:44 iletişim sanatlarından,
 
6:49 bunlara rağmen,
biz hiçbir zaman bu konuyu,
  
6:56 günlük hayattaki yaşama sanatını
derinlemesine incelemedik,
  
7:06 ki bu çok incelik,
 
7:09 duyarlılık
ve çok fazla özgürlük ister.
  
7:20 Çünkü özgürlük olmadan
yaşama sanatını anlamak mümkün değildir.
  
7:29 Yaşama sanatı bir metod,
sistem değildir
  
7:36 ya da yaşam sanatını nasıl bulacağınızı
başkasına soramazsınız,
  
7:43 ama bu konu, oldukça fazla
zihinsel faaliyet
  
7:52 ve de sürekli dürüst olmayı
gerektirir.
  
8:03 Çok azımız dürüstüz.
 
8:10 Gün geçtikçe dünyada
daha da kötüye gidiyor.
  
8:15 Dürüst insanlar değiliz.
 
8:19 Birşey söylüyor,
başka şey yapıyoruz,
  
8:24 felsefe, Tanrı,
 
8:30 kadim Hintlilerin icat ettiği
teorileri üstüne konuşuyoruz
  
8:37 ve bu konularda
oldukça iyiyiz de,
  
8:42 oysa kelime, betimleme,
 
8:49 açıklama;
hareket, eylem değil.
  
8:58 Ve o yüzdendir ki
aşırı derecede sahtekarlık var.
  
9:07 Ve yaşama sanatını
irdelemek için
  
9:16 temel, sarsılmaz, değişmez
bir dürüstlüğe ihtiyaç var.
  
9:29 Yozlaşmamış,
 
9:36 çevre koşullarına,
taleplere,
  
9:40 farklı türdeki mücadelelere göre
kendini ayarlamayan dürüstlük.
  
9:48 Çok karmaşık bir problemle
ilgilendiğimiz için,
  
9:57 çok dürüst olmak
gerekiyor.
  
10:03 Kusursuz şekilde düzenli,
enerjiyi boşa sarf etmeyen,
  
10:16 hiçbir yanılsama ya da
geleneği yaşamayan
  
10:21 bir hayat yaşamak
hiç de kolay değil.
  
10:29 İster eski, ister modern
olsun gelenek,
  
10:34 sadece eski kalıbı
sürdürmektir.
  
10:43 Ve eski kalıbın yeni olana
uyması mümkün değil.
  
10:53 O halde bir arada ve ve gerçekten de
birada demek istiyorum,
  
11:00 yani konuşmacı birşey diyor
sizler de
  
11:04 kabul ediyor ya da etmiyorsunuz
gibi birşey değil,
  
11:08 bir arada, zekanızı,
aklınızı,
  
11:18 aklıselimliğinizi,
eğer varsa, kullanıyorsunuz
  
11:23 ve birarada,
 
11:31 bu kompleks probleme
bakıyoruz.
  
11:36 Ve bunun bir ders
olmadığını diğer sefer söylemiştik,
  
11:45 size bilgi, veriler
sunan, sizi eğiten,
  
11:54 etkilemeyi amaçlayan,
yavaş yavaş, inceden inceye
  
12:00 sizi belirli bir tarafa yönlendiren
bir ders değil.
  
12:11 Yeni türde fikirleri
aklınıza sokmak
  
12:15 amacıyla propaganda
yapılmıyor,
  
12:22 bu tarz birşeyler
yapılmıyor.
  
12:26 Konuşmacının
yok böyle değil deyip
  
12:30 aslında onu ima etmesi
onursuzluktur.
  
12:40 Yani şimdi
kendi beyninizi,
  
12:48 kendi ivedilik hissinizi,
talebinizi kullanıyorsunuz
  
12:58 tamamen düzenli
bir yaşam tarzı
  
13:05 olup olamayacağını
bulmak amacıyla.
  
13:15 O yüzden, mümkünse
bu akşam ciddi olun lütfen.
  
13:27 Yılın geri kalanında, ya da
haftanın geri kalanında
  
13:34 ciddi olmazsanız dahi, yaşamınızda
bir kereliğine de olsa
  
13:45 kendinizle
tamamen ciddi olun.
  
13:52 O halde, şu soruyu
beraber irdeleyebiliriz:
  
14:00 yaşama sanatı nedir?
 
14:11 Bunu nasıl bulacağız?
Bu sanatı.
  
14:19 Herşeyi yerli yerine
oturtarak,
  
14:28 şunu ya da bunu
abartmadan,
  
14:32 içgüdülerinizi, dürtülerinizi
belirli bir yönde kullanmadan
  
14:42 ve diğer yönü tamamen
ihmal etmeden.
  
14:46 Belirli bir yönü
tatmin etmeye çalışmadan,
  
14:56 sadece siz ve
konuşmacı bir arada,
  
15:05 bulacağız-
kendimiz için,
  
15:11 konuşmacı
size anlatmayacak,
  
15:15 bunu anlamanız
önemli.
  
15:22 Pardon,
kargalar eğleniyorlar!
  
15:28 Birbirlerine
iyi geceler diliyorlar.
  
15:38 Hava biraz kararınca,
sessizleşecektirler.
  
15:46 O halde, en aşağısından,
bu akşam için,
  
15:57 içinde problem,
çelişki barıdırmayan
  
16:01 bir yaşam şeklini
 
16:06 bulmanın ne denli önemli
olduğunu görün.
  
16:16 Çünkü çelişki ve problemler
enerjimizi boşa harcıyorlar.
  
16:26 Neden problemlerin
var olduğunu bulmalıyız.
  
16:33 Matematik problemleri,
 
16:35 coğrafi problemler vb.
-akademik problemler var,
  
16:40 ama biz bu problemleri
konuşmayacağız.
  
16:44 İnsanoğlunun problemlerini
konuşacağız.
  
16:50 Onlar önce insan,
sonra bilim adamı,
  
16:54 mühendis, iş adamı
vesaireler.
  
16:58 İlk olarak, bizler insanız.
 
17:04 Ama başka şeyleri
önemsediğinizde,
  
17:09 insan olduğunuzu
unutuyorsunuz.
  
17:15 O halde, lütfen bir arada
araştıralım.
  
17:23 Yaşam sanatı, günlük hayatı
aşırı duyarlılıkla,
  
17:32 düzen titizliğinde
sürdürmek değil midir?
  
17:46 Düzen,
uymak manasına gelmez,
  
17:53 belirli bir kalıbı takip edip,
kendini ona göre ayarlamak değil.
  
18:04 Bu konuyu ağır ağır işleyeceğiz.
 
18:09 Bu, tamamen
farkında olmak,
  
18:17 kendi düzensizliğimizi fark etmek
manasına gelmiyor mu?
  
18:26 Bunun farkında mıyız?
 
18:29 Veya bunun sadece
çevresel bir zorluk olduğunu,
  
18:36 yoksa içsel olarak mükemmel bir
düzenimiz olduğunu mu düşünüyoruz?
  
18:43 İçsel olarak düzensizlik içinde,
 
18:47 tezatlar içinde yaşadığımıza
beraber bakıyoruz.
  
18:57 Bu bir gerçektir.
 
18:59 En büyük azizler bile
 
19:04 -genel olarak
biraz nevrotiktirler-
  
19:08 en büyük azizler bile
düzensizlik içinde yaşarlar
  
19:12 çünkü hep birşeyler
olmaya çalışıyorlar.
  
19:20 Olma eyleminin ta kendisi-
anlıyorsunuz mu?
  
19:24 Umarım birbirimizi
takip ediyoruz.
  
19:26 Olma: Ben buyum,
şu olacağım.
  
19:33 Bu, olanın olması gerekene
dönüşme çabasında,
  
19:41 çelişkinin meydana geldiği
bir ara, boşluk var.
  
19:49 Ve bu çelişki
düzensizliğin esasıdır.
  
19:55 Doğru mu?
 
19:57 Anladınız mı?
 
20:01 Bölünmenin olduğu yerde
-farklı insan sınıfları,
  
20:08 ırklar, dinler ve içimizdeki
tezat, bölünme,
  
20:16 'Ben buyum, şu olmalıyım',
bunda bölünme mevcut.
  
20:23 Tam da bu bölünme
düzensizliğin köküdür.
  
20:32 Çünkü bunda
tezat vardır
  
20:38 -öyle mi?- ben buyum,
düzenli olmalıyım.
  
20:47 'Düzenli olmalıyım' dediğimde,
karmaşa içinde olduğumu fark ederim,
  
20:54 böylece, düzen getirmeye
çalışırım,
  
21:02 düzenin ne olduğu konusunda
bir taslak, plan hazırlarım
  
21:10 ve bunu takip etmeye gayret ederim.
 
21:13 Bir arada dinleyebilirseniz,
tam da bu olgunun,
  
21:17 düzensizliğin sebebi
olduğunu söylüyorduk.
  
21:25 Doğru mu?
Anlaşıldı mı?
  
21:29 Bu konuda az da olsa
beraber miyiz?
  
21:34 Çok fazla değil,
sadece yeterince.
  
21:42 O halde içimizde
psikolojik bölünme olduğunda,
  
21:49 çelişki ve dolayısı ile
düzensizlik olmalı.
  
22:01 Şimdi, düzensizlik
olduğu sürece,
  
22:06 düzen getirmeye çalışmak
gene düzensizliktir.
  
22:14 Öyle mi? Ne anlattığımı
anlıyorsunuz?
  
22:19 Kafam karışık,
 
22:25 hayatım düzensizlik içinde,
 
22:32 bölünmüşüm,
içerden parçalara ayrılmışım
  
22:36 ve bu karışıklıktan
ben bir kalıp, bir ideal,
  
22:46 bir plan yaratırım
 
22:52 ve kendime 'bu plana göre
yaşayacağım' derim.
  
22:56 Ancak bu planın kökeninde
benim kafa karışıklığım var.
  
23:05 Öyle değil mi? Açık mı?
 
23:06 O halde, neden kafamın
karışık olduğunu,
  
23:12 neden düzensiz olduğumu
anladım.
  
23:18 Bunu anlayabiliyorsam,
bu anlayıştan, algılamadan,
  
23:24 hiçbir çabaya gerek kalmadan,
düzen doğal olarak gelir.
  
23:33 Yani, kafa karışıklığımın
sebebini bulabilirsem
  
23:39 artık bu karmaşa yoktur,
bu durumda düzen olur.
  
23:44 Merak ediyorum
bunu görüyor musunuz?
  
23:47 Bu konuda az da olsa
beraber miyiz?
  
23:53 Öyle mi? İyi.
 
23:58 'Evet, efendim' dediğinizde
gerçekten bunu mu söylüyorsunuz?
  
24:04 Ya da sadece sözel bir iddia mı
-'hadi onunla ilerleyelim'.
  
24:10 Bu dürüstlük değil!
 
24:22 Bunu net olarak görmüyorsak,
evet demeyin- 'görmüyorum' deyin
  
24:30 o durumda beraber
bir diyalogda bulunabiliriz.
  
24:35 Ama, evet derseniz,
 
24:40 niyetiniz, bu şekilde
devam etmemiz yönündedir.
  
24:47 O halde, lütfen
dikkatli bakın.
  
24:54 Tam bir saatimiz var.
 
24:59 Ve bu kafa karışıklığının
farkındalığı
  
25:06 -kafamızın karışmaması
değil-
  
25:11 bizzat kafa karışıklığını
farketmek;
  
25:15 sebebini, nedenselliğini
ortaya çıkarıyor.
  
25:23 O halde sebep nedir?
 
25:34 Anlıyor musunuz?
 
25:36 Hastaysam ve
doktora gidersem,
  
25:40 ve doktor
-iyice bir doktorsa-
  
25:44 belirli şeyleri yediğini,
ya da yaptığını söyler
  
25:48 ki bunlar tüm
organizmanı alt üst etmiştir,
  
25:51 o da şunu yap,
bunu yapma der.
  
25:56 Bu şekilde, ben değişirim,
düzenli yerim.
  
26:01 Aynı şekilde,
sebebini bulabilirsek,
  
26:05 o zaman etki de değişebilir.
 
26:10 Ve etkide bir değişim olursa,
sebepte de değişim olur.
  
26:16 Anlıyor musunuz?
 
26:23 Beraber miyiz
ya da uyukluyor musunuz?
  
26:30 Hadi devam edelim.
 
26:32 Yani, düzensizliğin
 
26:40 doğasını anlamadan
düzen mümkün değildir.
  
26:46 Ve de düzensizliğin doğası
kökünden kazınabilir.
  
26:56 Karımla
kavga ediyorsam,
  
26:59 veya karım benimle
kavga ediyorsa,
  
27:03 neden kavga ettiğimizi
buluyorum.
  
27:07 Kavga etmeyi seviyorsak,
bu farklı bir konudur,
  
27:11 ama ben kavga etmeyi
bırakmak istiyorsam,
  
27:15 'Bunu konuşalım, neden kavga ediyoruz
bir bakalım' deriz.
  
27:22 Ve o zaman fikirler üstüne
tartıştığımızı anlarız,
  
27:27 ben bunu isterim,
sen başka birşeyi.
  
27:31 Ve bu şekilde birbirimizle
iletişim kurmaya başlarız
  
27:37 ve sonunda ikimizin de
onaylayacağı bir noktaya erişiriz.
  
27:43 Aynı şekilde beraber,
hayat sürmek,
  
27:53 yaşama sanatıdır ki
bu tamamen düzen demektir.
  
28:01 Bu yaşama sanatıdır.
 
28:06 O zaman, yaşama sanatı
korkunun olmadığı anlamını içerir.
  
28:17 Bunu inceleyelim mi?
Bu konu ile ilgileniyor musunuz?
  
28:26 Yaşama sanatının
hiç korkunun olmamasını
  
28:32 talep ettiğini
söylüyoruz
  
28:42 -ruhsal güvenlik
korkusu,
  
28:49 ölüm korkusu,
 
28:54 birşey olamamaktan
korkma,
  
29:01 kaybetme korkusu,kazanma-bildiğiniz üzere
korku probleminin tamamını.
  
29:09 Bunu beraber
konuşalım mı?
  
29:14 Korkudan tamamen
özgürleşmek mümkün mü
  
29:24 çünkü
korkmuş bir beyin,
  
29:30 korkmuş bir beyin,
körelmiş bir zihindir,
  
29:40 gözlem yapamayan,
canlı olmayan zihin.
  
29:46 Hepiniz korkmuyor musunuz?
 
29:52 Bu konuda biraz dürüst olun.
 
29:56 İçsel manada, hepimiz
korkuyoruz.
  
30:02 Önce içe bakacağız,
sonra dışı inceleyeceğiz,
  
30:07 diğer şekilde değil.
Bunu anlıyor musunuz?
  
30:13 Hepimiz fiziksel güvenlik isteriz,
bunu herkes talep eder
  
30:20 -para, mevki, güvenlik,
fiziksel güvence.
  
30:30 Ama içsel güvenliği,
 
30:35 ruhsal kesinliği
hiç araştırmayız.
  
30:43 Çünkü içsel faaliyet dışsal olanı
şekillendirir, dışı kontrol eder.
  
30:51 Öyle mi?
Bunu anladınız mı?
  
30:56 Yani, yaşama sanatı
sadece
  
31:02 tam düzeni
içermez,
  
31:08 aynı zamanda
tamamen, psikolojik açıdan,
  
31:13 korkudan özgür olmayı da içerir.
 
31:17 Bu mümkün mü?
 
31:23 Çünkü çocukluğumuzdan beri,
korku ile yaşadık.
  
31:32 Eşten korkma,
başaramama korkusu,
  
31:44 tatmin olamama korkusu,
 
31:51 -korkunun doğasını biliyorsunuz,
eminim, hepiniz.
  
31:57 O halde, korkunun doğası ve
yapısı nedir diye soruyoruz.
  
32:08 Önce bunu kendinize sorun.
 
32:12 Korku nedir,
nasıl ortaya çıkar,
  
32:19 sebebi nedir,
ana sebebi nedir?
  
32:25 Karanlıktan
korkuyor olabilirim,
  
32:28 çevre ne der diye
korkuyor olabilirim,
  
32:33 beni dövecek olan birilerinden
korkuyor olabilirim.
  
32:44 Korkunun farklı
çeşitleri var.
  
32:49 O halde, bu farklı türleri
tek tek mi incelesek-
  
32:58 senin belirli korkunu, onun korkusunu
veya bana ait belirli korkuyu-
  
33:04 ya da beraber ilerleyip, kökenini,
ana sebebini mi bulalım?
  
33:12 Öyle mi?
Hangisini istersiniz?
  
33:16 Farklı türdeki korkular
ya da en derinde gizli olanlar,
  
33:24 korkunun gizli
kalmış doğası mı?
  
33:29 Anlıyorsunuz?
Korkunun kökeninde ne var?
  
33:39 Konuşmacı soruyu
size soruyor
  
33:46 ve hiç olmazsa lütfen
bu gece için dürüst olursanız
  
33:52 -sonradan sahtekarlık
yapabilirsiniz,
  
33:55 bu sizin doğanız,
bu sizin istediğiniz şey-
  
33:59 ama bu gece için kendiniz için
kökeninde ne var bulun,
  
34:09 tüm bu korkuya
sebep olan.
  
34:15 Çünkü korku
en yıkıcı şey.
  
34:22 İçinde,
kapalı kalırsınız...
  
34:28 fiziksel sinirlilik,
gerginlik hissi,
  
34:35 kendini küçük, korkmuş hissetme,
biliyorsunuz, korku duygusu
  
34:41 ve korkunun olduğu yerde,
her tür nevrotik davranış meydana gelir,
  
34:49 akıl dışı,
rasyonelmiş gibi davranan.
  
34:55 Yani, kökenini kendiniz için
araştırmanız önemli.
  
35:03 Ya da çok sayıda kök sebep mi var,
ya da sadece tek bir köken mi?
  
35:20 Büyük ihtimalle, bunu
düşünmediniz,
  
35:25 para kazanmakla
çok meşgulsünüz,
  
35:30 devletiniz için kaygılanmakla
çok meşgulsünüz,
  
35:35 büyük ihtimal, hiç düşünmediniz
ya da sorgulamadınız
  
35:41 korku olmadan yaşanabilir mi
diye.
  
35:51 'Olan'ı 'olması gerekene'
çevirmek
  
35:55 korkunun sebeplerinden biri.
 
35:59 Oraya hiç ulaşmayacağım için
bundan korkuyor olabilirim.
  
36:06 Ayrıca, olup bitenden
korkuyor olabilirim.
  
36:11 Geçmişten de korkarım.
Öyle mi?
  
36:18 Yani, birarada
bulmaya çalışıyoruz
  
36:22 -konuşmacının söylediklerini
kabul etmeden.
  
36:29 Bu dürüstlük,
şüphecilik ister,
  
36:36 konuşmacının söylediği
tek şeyi bile kabul etmeyip,
  
36:44 kendimiz için
 
36:49 korkunun esasını ve doğasını
görmek.
  
36:57 Doğru mu?
Korku nedir?
  
37:03 Neden korktuğumuz değil.
 
37:09 Benim ölüm korkum var
-öyle varsayalım-
  
37:12 çünkü yaşlanıyorum ve
korkmaya başladım.
  
37:18 Neden korktuğunuzu
sormuyoruz,
  
37:25 bizzat korkunun kendisini,
içeriğini soruyoruz.
  
37:31 Anlıyorsunuz?
 
37:36 Yorulmaya mı başladınız?
 
37:39 Tamam.
Korkunun kendisi nedir o halde?
  
37:46 Nasıl ortaya çıkıyor?
 
37:53 Bunun incelenmesini
beraber yapacağız,
  
37:58 ama sizler de katılacaksınız,
sözel olarak kabul etmeden.
  
38:07 Çünkü sözel, teorik ya da
zihinsel olarak kabul ederseniz,
  
38:11 sonunda hala
korkuyor olacaksınız.
  
38:14 Ve bu zaman kaybıdır,
sizin ve konuşmacının zamanının.
  
38:21 Ama siz ve konuşmacı
beraber yürüyebilirse,
  
38:26 beraber yolculuk edebilirse,
korkunun tüm doğasını
  
38:32 ve siz kendi kendinize
 
38:35 korkunun ardındaki gerçeği kavrarsanız,
o durumda özgür olursunuz.
  
38:42 Hayatınızın geri kalanında
korku içinde kalmak istemiyorsanız
  
38:45 -bundan hoşlanabilirsiniz,
insanlar korkunun bir türünü sevebilirler
  
38:50 çünkü bu, onlara en azından
 
38:55 tutunacak birşeyleri
olduğu hissini verir.
  
39:10 Geçmiş nedir?
 
39:15 Lütfen dinleyin,
korkuyu konuşuyoruz.
  
39:19 Geçmiş nedir, şimdi
nedir ve gelecek nedir?
  
39:30 Geçmiş, tüm biriktirdiğiniz
hatıralardır,
  
39:38 olup biten şeylerin
anımsanışı
  
39:45 ve şimdi geçmiştir,
 
39:51 geleceğe kendini
dönüştüren.
  
39:54 Öyle mi?
Bu gerçek bir olgudur.
  
39:59 Yani sizler
geçmiş anılarsınız,
  
40:06 geçmiş anılar,
geçmiş olaylar,
  
40:12 tüm birikmiş geçmiş.
Siz busunuz.
  
40:19 Bir hatıralar demetisiniz.
Bu bir gerçektir.
  
40:27 Hiç bir hatıranız olmasaydı,
yaşamazdınız.
  
40:34 Yani siz busunuz.
 
40:37 Geçmiş-lütfen dinleyin-
zamandır, öyle değil mi?
  
40:46 Geçmiş, zaman içinde
birikmiştir.
  
40:54 Geçen haftadan
bir deneyimim vardır,
  
41:01 bu deneyim bende
bir anı bırakmıştır
  
41:09 ve bu anı
geçmiş deneyimlerden doğmuştur,
  
41:14 ki 'geçmiş' kelimesini kullandığımda
bu zaten zamandır.
  
41:19 Anlaşıldı mı?
 
41:23 O halde bu zamandır.
Geçmiş zamandır.
  
41:28 Ve geçmiş de
hatıra, bilgi, deneyimdir.
  
41:36 Öyle değil mi, beyler?
 
41:40 Geçmiş deneyimdir,
bilgidir
  
41:46 beyinde hatıra olarak
depolanan
  
41:49 ve bu hatıradan
düşünce ortaya çıkar.
  
41:54 Bu bir gerçektir.
 
41:56 O halde zaman, geçmiştir
 
42:03 ve aynı zamanda
anıdır geçmiş olan,
  
42:06 yani, zaman ve düşünce
birler,
  
42:13 ayrı değiller.
 
42:16 Bunu anlıyor musunuz?
 
42:23 Beraber miyiz?
Az biraz?
  
42:31 O halde, soruyoruz,
korku hem zaman, hem düşüncedir.
  
42:42 Geçen hafta korkuya
yol açan birşey yaptım,
  
42:52 bu korkuyu anımsarım
 
42:57 ve bunun tekrar olmasını
engellemek isterim.
  
43:02 Yani, korkuya sebep olan
geçmiş bir olay var
  
43:08 ve bu beyinde anı
olarak kaydedilmiştir.
  
43:16 Bu kayıt ediş zamandır.
Değil mi?
  
43:24 Bu konuşma
kaydediliyor,
  
43:29 bu kayıt işi zamandır,
 
43:33 kelime ve şey arasındaki şey,
zamandır.
  
43:38 Tüm bunları
umarım anlıyorsunuzdur.
  
43:42 Ve düşünce de zamandır
 
43:47 çünkü düşünce
anı vasıtası ile var olur,
  
43:53 bilgi vasıtası ile,
deneyim vasıtası ile,
  
43:58 yani düşünce ve zaman benzerdir,
beraberdir,
  
44:04 ayrı değillerdir.
Öyle mi?
  
44:10 Ve bu korkunun kökeni bu mudur
diye soruyoruz.
  
44:18 Zaman ve düşünce,
zaman-düşünce?
  
44:24 Yani, ölüm korkum var.
Doğru mu?
  
44:30 Hala gencim, yaşlıyım,
her ne ise, sağlıklıyım,
  
44:34 ama ölüm beni beklemekte
ve benim ölüm korkum var.
  
44:40 Yani, onu bir kenara
koysam da,
  
44:48 hala ondan korkarım.
 
44:52 Hepiniz ölümden korkmuyor musunuz?
Evet? Hayır?
  
45:00 Ölümden korkmuyorsanız,
garip birileri olmalısınız.
  
45:10 Yani, korku, korkunun kökeni
düşünce-zamandır.
  
45:21 'Zaman ve düşünceyi acaba nasıl
durdurabilirim?' diye sormayın.
  
45:29 'Nasıl' dediğinizde bir sistem,
bir metot istediğiniz anlamı çıkar,
  
45:36 sonra da zaman anlamına gelen
bu metodu kullanırsınız.
  
45:42 Doğru mu? Yine o eski
kalıba geri döndünüz.
  
45:48 Anladınız mı?
 
45:50 Ama eğer korkunun doğasına ve sebebine
 
45:55 dair öngörü edindiyseniz,
anladıysanız,
  
46:03 bu düşünce ve zamandır,
bunu gerçekten kavradıysanız,
  
46:10 ona tutunun,
ondan sakın kaçmayın!
  
46:16 Bakın...
 
46:21 Size neden bunları anlatmalıyım
bilmiyorum,
  
46:25 bunlar o kadar kolay ki.
 
46:29 Ama hepiniz karmaşık insanlarsınız,
fazla entelektüel, çok bilmiş,
  
46:35 çok deneyim kazanmış, hiçbir şeye
basit şekilde yaklaşamıyorsunuz.
  
46:45 Buna gireceğiz.
 
46:53 Korku daha önce yaşanmış
birşeyden kaynaklanır.
  
47:00 Diş ağrım olduğunda,
dişçiye giderim, o bunu iyileştirir,
  
47:08 ama o şey, acı
 
47:15 kayıt edilmiştir.
 
47:18 Kayıt olduğu müddetçe,
anı olmak zorunda ve bu anı
  
47:23 'Umarım bu yarın yine başıma
gelmez' şeklinde konuşmak zorundadır.
  
47:27 Yani, geçmişin acısı kaydedilir,
sonra anı,
  
47:36 ki anı 'Umarım tekrar yaşamam'
diyen kayıttır
  
47:40 -tüm bu süreç korkudur.
Doğru mu?
  
47:47 Bunun prensibini ,
korkunun doğasındaki esası
  
47:53 anladıysanız,
 
47:58 o halde, onun çaresine bakarsınız,
ama korkudan kaçıyorsanız,
  
48:04 aklileştirmeye çalışıyorsanız,
'Nasılım, bana söyle,
  
48:11 bundan kaçmama yardım et'
demeye çalışıyorsanız,
  
48:17 hayatınızın geri kalanı için
korkacaksınız. Doğru mu?
  
48:24 Yani, korkunun kökeni
zaman-düşüncedir.
  
48:33 Bunu anlıyorsanız-
güzelliğini, inceliğini görün.
  
48:45 Ve diğer konu ise:
 
48:51 insanlar korkuyor
-aynı sizin gibi-
  
48:53 dünya üzerindeki çoğu insanlar
ölümden korkar.
  
49:01 Bu yaşamın
temel korkularından biridir.
  
49:07 Ve hepimiz ölümün
herkes için olduğunu biliyoruz,
  
49:14 sizin ve konuşmacı için.
 
49:16 Bu tam bir netliktir.
Öyle mi?
  
49:22 Bundan kaçamazsınız.
 
49:25 Daha uzun yaşayabilirsiniz,
enerjinizi boşa harcamayarak,
  
49:31 basit, sağlıklı, akla yatkın
bir yaşam sürerek,
  
49:36 ama ne şekilde yaşarsanız yaşayın,
ölüm kaçınılmazdır.
  
49:46 Bunu kabul edecek misiniz?
 
49:53 Kabul değil- bu bir gerçektir.
 
49:57 Bu olguyla yüzleşecek misiniz?
 
50:03 Öleceksiniz!
Konuşmacı da.
  
50:11 Siz- kimsiniz?
 
50:23 Baylar, bayanlar, siz kimsiniz
-kimsiniz?
  
50:28 Sizin paranız, sizin mevkiniz,
 
50:33 sizin yeteneğiniz,
sizin sahtekarlığınız,
  
50:40 sizin karmaşanız,
sizin kaygınız,
  
50:44 sizin yalnızlığınız,
sizin banka hesabınız
  
50:50 -siz tüm bunlarsınız,
değil misiniz?
  
50:53 Sade ve dürüst olun.
Evet, öyle!
  
51:01 Ve bizler soruyoruz,
 
51:07 ölecek isek,
yaşam sanatı nedir?
  
51:16 Beğen ya da beğenme,
oradadır.
  
51:20 Yaşam sanatı ne demektir ki
ölüm korkun olmasın.
  
51:27 Anlıyorsunuz?
 
51:33 Bunu inceleyelim.
 
51:35 Bunu sözel, entelektüel,
teorik olarak değil de,
  
51:41 gerçek manada inceleyelim ki
ölüm gerçekte nedir bilesiniz.
  
51:49 İntiharı savunmuyoruz.
 
51:57 Belirli felsefeciler, varoluşçular
ve diğerleri
  
52:03 hayatın sürekli olarak tepeyi tırmanıp
inmek olduğunu söylerler,
  
52:13 tepeden yukarı çıkarsın ve
belirli bir yüksekliğe erişince, inersin.
  
52:19 Ve hayatın, böylesi bir yaşamın bir
anlamı yoktur ve o yüzden intihar edersin.
  
52:29 Anlıyor musunuz?
 
52:35 Bunun yaşam şekli olduğunu
söylemiyoruz,
  
52:40 bu yaşam sanatı değil.
 
52:43 Ama neden ölümden
korktuğumuzu soruyoruz.
  
52:54 İster genç, ya da
yaşlı olalım vb...
  
53:00 neden
bu ıstırap var...
  
53:05 bilincinde olunarak
ya da bilincinde olunmadan.
  
53:12 Ve ölüm korkusu da
bir ıstıraptır. Öyle mi?
  
53:19 Ailemden ayrılmanın acısı,
acı
  
53:25 -bildiğiniz gibi,
tüm biriktirdiğim şeylerin acısı
  
53:29 ve hepsini terk ediyorum.
 
53:38 O halde, yaşama sanatı sadece
günlük yaşamı nasıl yaşayacağımız değil,
  
53:47 aynı zamanda
 
53:51 yaşarken ölümün önemini
bulmaktır. Doğru mu?
  
54:03 Ölüm nedir?
 
54:07 Hastalık yolu ile
biyolojik, organik bitiş vardır,
  
54:16 yaşlanma, kaza neticesinde,
bir takım talihasizliklerle
  
54:23 -caddede giderken tesadüfen bir kiremit
üstüme düşer ve ben ölürüm.
  
54:34 O halde, ölmekten neyi kastediyoruz?
 
54:40 Bu anlayabilirsek,
 
54:44 o durumda yaşam ve
ölüm bir arada yaşarlar.
  
54:52 Anlıyorsunuz?
 
54:53 Bir kişinin
herşeyinin sonu olan değil..
  
54:59 yani organizmanın sona ermesi değil,
ama beraber yaşamak,
  
55:03 ölüm ve hayatla
yaşamak.
  
55:10 Bu soruyu
hiç sordunuz mu?
  
55:15 Büyük olasılıkla hayır.
Bu soruyu sorun.
  
55:20 Bu soruyu kendine sor,
yaşayabilir misin:
  
55:27 -ki bu yaşama sanatıdır-
yaşamak ve ölümle hayat.
  
55:41 Bunu bulmak için yaşamanın
ne olduğunu bulmalısın.
  
55:51 Hangisi daha önemli,
 
55:53 ölmek mi yaşamak mı?
Önce ve ya sonra?
  
56:01 Sorumu anlıyorsunuz?
 
56:05 Çoğu insan
sonrası ile ilgilidir,
  
56:09 acaba reenkarnasyon var mıdır,
buna benzer konular.
  
56:14 Ama hiç sormazlar,
 
56:17 hangisi daha önemli,
yaşamak mı, ki bu bir sanattır..
  
56:23 doğru yaşam
diye birşey var mı,
  
56:26 büyük olasılıkla, ölüm de
doğru yaşamın bir parçası,
  
56:31 -anlıyorsunuz-
kişinin aptal yaşamının sonundaki değil!
  
56:38 O halde önce araştırmalı,
yaşamak nedir.
  
56:48 Siz cevaplayın, beyler.
 
56:50 Tartışabiliriz,
bunu hakkında diyalog kurabiliriz,
  
56:53 ama soruyu kendiniz
için cevaplamalısınız.
  
57:00 Bu da, senin yaşamın
nedir demektir.
  
57:04 Günlük yaşamın nedir,
yani senin hayatın nedir,
  
57:10 günlük yaşamların
uzun bir sırası.
  
57:14 Peki,
uzun yaşam dizisi nedir?
  
57:21 Acı, kaygı, güvensizlik,
belirsizlik. Doğru mu?
  
57:31 Kendi yaratığınız bir varlığa
hayali tapınma,
  
57:40 süslü, hayali var oluş,
uyduruk bir yaşam,
  
57:48 inanç sahibi olmak, inançlı olmak
-sizler bunlarsınız.
  
57:56 Evinize, paranıza, bankanıza
bağlısınız,
  
58:02 karınıza, çocuklarınıza.
Doğru mu?
  
58:06 Bağımlısınız, tutuyorsunuz.
İşte sizin yaşamınız.
  
58:13 Buna itiraz edebilir misiniz?
 
58:18 Buna itiraz edebilir misiniz?
 
58:21 Konuşmacının yaptığı
bu açıklamaya
  
58:26 yani sürekli bir mücadele
içindesiniz,
  
58:31 sürekli çaba,
sürekli acı,
  
58:39 yalnızlık, ıstırap
-işte sizin yaşamınız.
  
58:47 Ve bunu bırakmaktan
korkuyorsunuz.
  
58:52 Ve ölüm size, 'Arkadaşım,
onu beraberinde getiremezsin.
  
58:58 Paranı, aileni, bilgini, inançlarını
alamazsın.' der.
  
59:04 Ölüm tüm bunları geride
bırakmalısın der.
  
59:10 Doğru mu?
Bunu kabul ediyor musunuz?
  
59:16 Ya da inkar mı ediyorsunuz?
 
59:20 Yüzleşin, beyler.
 
59:23 Yani, yaşama sanatı...
 
59:32 -bunu cevaplamalı mıyım?
 
59:36 Görüyorsunuz, benim cevaplamamı
bekliyorsunuz.
  
59:44 Bakın, karıma
bağımlıyım,
  
59:52 ya da belirli bir sonuca,
 
59:56 buna acayip
bağımlıyım.
  
1:00:04 Şimdi, ölüm bana
 
1:00:07 'Yapamazsın. Ben geldiğimde
bırakmak zorundasın' der.
  
1:00:16 O halde, benim için
yaşarken bırakmak mümkün mü?
  
1:00:25 Evet, beyler. Yapacak mısınız?
Bırakacak mısınız?
  
1:00:34 Tamamen sessizlik.
 
1:00:40 Mobilyama
bağımlıyım,
  
1:00:45 onu parlattım,
ona baktım,
  
1:00:48 eski bir mobilya parçası,
 
1:00:52 onu vermeyeceğim,
o benim.
  
1:00:56 Onunla senelerce yaşadım,
seksen senedir. Benim bir parçam.
  
1:01:05 Bu eşya parçasına bağımlı isem,
bu mobilya bendir.
  
1:01:13 Biliyorum gülüyorsunuz,
 
1:01:19 ama bu eşyayı
bırakmayacaksınız.
  
1:01:27 O halde, ölüm size
 
1:01:30 'Arkadaşım, o masayı
beraberinde getiremezsin.' der.
  
1:01:36 O halde, tamamen
özgür olabilir misiniz,
  
1:01:41 bu eşya parçasına bağımlılıktan
tamamen özgür olabilir misiniz?
  
1:01:49 Bu eşya ile yaşıyorken,
 
1:01:51 ona bağımlı olmaktan
tamamen özgür olabilir misiniz?
  
1:01:57 Bu ölümdür.
Anlıyorsunuz?
  
1:02:01 Yani, yaşıyorsunuz,
devamlı yaşıyor ve ölüyorsunuz.
  
1:02:10 Hayır, bunun güzelliğini
görmüyorsunuz!
  
1:02:15 Bunun size sağladığı
özgürlüğü görmüyorsunuz,
  
1:02:19 enerjiyi, yeteneği.
 
1:02:26 Her nerede
bağımlıysanız, korku,
  
1:02:30 kaygı, belirsizlik
oradadır.
  
1:02:34 Belirsizlik, korku
ıstıraba yol açar.
  
1:02:49 Ve ıstırap sorusuna eğilin
ki bu, yaşamınız bir parçasıdır.
  
1:02:56 Dünya üzerindeki herkes
acı çekti, gözyaşı döktü.
  
1:03:10 Siz göz yaşı dökmediniz mi?
 
1:03:16 Eşiniz sizi
umursamıyor,
  
1:03:21 o sizi ve siz de onu
kullanıyorsunuz.
  
1:03:28 Ve birden bunun ne kadar çirkin
olduğunu farkediyor
  
1:03:37 ve acı çekiyorsunuz.
 
1:03:42 Tarih boyunca insanoğlu
din adına insan öldürdü,
  
1:03:48 Tanrı adına,
ulusalcılık adına...
  
1:03:57 Yani, insan çok fazla
acı çekti.
  
1:04:05 Ve bu problemi çözmeyi
beceremedi,
  
1:04:13 hiç acı çekmemeyi.
 
1:04:16 Çünkü ıstırabın olduğu yerde,
sevgi olmaz.
  
1:04:26 Acı çekmede sadece
kendine acıma yoktur,
  
1:04:31 ayrıca, yalnızlık, ayrılık,
bölünme korkusu vardır,
  
1:04:44 pişmanlık, suçluluk- tüm hepsi
bu kelimede mevcuttur.
  
1:04:54 Ve bu problemi
hiçbir zaman çözmedik.
  
1:05:02 Ona katlandık,
göz yaşı döktük
  
1:05:08 ve oğlunun anısını
devam ettirdik,
  
1:05:11 ya da kardeşin, eşin anısını
hayatının tüm geri kalanında.
  
1:05:23 Acının sonu var mıdır?
 
1:05:29 Ya da bu yükü sonsuza
kadar taşımalı mıyız?
  
1:05:40 Bunu bulmak da
yaşama sanatıdır.
  
1:05:52 Yaşam sanatı,
korkunun hiç olmamasıdır.
  
1:06:00 Ve yaşam sanatı aynı zamanda,
hiç acının olmaması demektir.
  
1:06:10 O halde, bu karmaşık problemi
inceleyelim,
  
1:06:17 neden başkalarına karşı
yalnızca kaba değil,
  
1:06:25 ayrıca onlara karşı
acımasız, vahşiyiz,
  
1:06:29 milyonlarcasını, binlercesini
öldürüyoruz.
  
1:06:38 Ve kim bilir kaç kişi
oğulları, eşleri,
  
1:06:43 veya ilişkilerinin vb ardından
göz yaşı döktüler?
  
1:06:49 Ve biz hala aynı kokuşmuş,
kirli, acımasız oyuna,
  
1:06:52 birbirimizi öldürmeye
devam ediyoruz.
  
1:07:04 Buraya gelirken gördüm,
sanırım
  
1:07:10 burada bir askeri gösteri
olacak.
  
1:07:15 Öyle mi? Evet, beyler.
 
1:07:21 Ve sizler ordunuzla ve tüm bu zırvalarla
çok övünüyorsunuz!
  
1:07:29 Ve her bir ülke
kendi askeri aletleriyle,
  
1:07:35 binlercesini öldüren aletleri
ile övünüyor.
  
1:07:44 Böyle devam etmemesi gerektiğini kabul
edip bir sonraki gün devam ediyorsunuz
  
1:07:55 hiç kendi içinizdeki şiddeti
bitirme ihtimalini,
  
1:08:10 neden savaşın olduğunu
incelemiyorsunuz.
  
1:08:15 Altı bin yıldır savaşların olduğunu
farkediyor musunuz
  
1:08:22 -insanın insanı öldürdüğü?
 
1:08:26 En kirlisinden,
en çirkininden.
  
1:08:35 Ve senin umurunda değil.
 
1:08:38 Uzaklarda bir yerlerde meydana geliyor
ve sizi ilgilendirmiyor.
  
1:08:45 Ama siz de onun için
hazırlanıyorsunuz.
  
1:08:51 Yani, yaşam problemlerinden
biri de budur,
  
1:08:56 ıstırap olmadan
yaşanabilir mi?
  
1:09:10 Istırap nedir?
 
1:09:14 Neden, oğlum öldüğünde
 
1:09:19 -benim oğlum, seninki değil,
o senin sorunun-
  
1:09:24 oğlum öldüğünde
içimde birşeyler koptu,
  
1:09:35 özellikle ben bir kadınsam.
 
1:09:40 Onu rahminde taşıdım,
doğurdum ve ona baktım,
  
1:09:49 onunla ilgilendim
 
1:09:53 ve tüm bunların acısı ve zevki,
anne olmanın mutluluğu
  
1:10:00 ve sonunda o öldürülüyor
 
1:10:07 -senin ülken için.
 
1:10:12 Ülken için
ölmesi gerekli.
  
1:10:17 Tüm bunları anlıyorsunuz,
değil mi?
  
1:10:22 Neden izin veriyorsunuz?
 
1:10:35 O halde, ıstırap nedir?
 
1:10:47 Oğlumun
-gitti, hiç geri gelemeyecek,
  
1:10:54 sonraki yaşamda ya da cennet veya
cehennemde buluşacağımızı düşünsem de
  
1:11:05 o gitti, bu bir gerçek.
 
1:11:08 Ama ben anısını taşıyorum.
 
1:11:14 Kalbimde
onun resmini taşıyorum.
  
1:11:21 O anıyla yaşıyorum,
göz yaşı döküyorum.
  
1:11:28 Unutamıyorum.
 
1:11:32 O, benim yükümün bir parçası.
 
1:11:39 Tüm bunları bilmiyor musunuz?
 
1:11:43 Ya da konuşmacı alakasız
birşeylerden mi bahsediyor?
  
1:11:54 Ve sizler neden acı çektiğimizi
hiç sormadınız.
  
1:12:05 Ve bizler acıyı, ıstırabı
hiç sorgulamadık
  
1:12:11 ve ıstırap
hiç bitebilir mi diye sormadık,
  
1:12:16 yaşamımızın
sonunda değil,
  
1:12:22 şimdi, bugün.
 
1:12:31 Bu konuyu irdelerseniz
-şimdi yaptığımız gibi-
  
1:12:39 sebebi nedir?
 
1:12:42 Kendine-acıma mı?
 
1:12:46 O genç, taze, canlı biriydi
ve o gitti mi?
  
1:12:59 Ona bağımlı olmam mı?
 
1:13:03 Tüm bunlarla yüzleşin!
 
1:13:08 Ona bağımlı olmam mı?
 
1:13:14 Ve bu bağımlılık
nedir?
  
1:13:21 Ben neye bağımlıyım?
Oğluma mı?
  
1:13:26 'Oğlum' derken
neden bahsediyorum?
  
1:13:30 Mantıklı olun,
 
1:13:35 benim oğlum nedir?
 
1:13:37 Bende onun bir resmi var,
bende onunla ilgili bir imaj var.
  
1:13:42 Onun birşey olmasını istiyorum.
Doğru mu?
  
1:13:48 Onun birşey olmasını istiyorum
ve o benim oğlum.
  
1:14:01 Ve ona umutsuzca
bağımlıyım
  
1:14:06 çünkü o benim işlerimi
devam ettirecek,
  
1:14:17 fazla kazanmakta
gittikçe daha başarılı olacak.
  
1:14:21 Biliyorsunuz, hepiniz bu oyunu
oynuyor ve iyi biliyorsunuz,
  
1:14:29 Ve bu işin bir tarafı.
 
1:14:32 Ve bir de ona belirli bir
şefkat duyuyorum.
  
1:14:38 Buna sevgi diyemeyiz,
 
1:14:42 ama belirli bir tür şefkat
diyebiliriz.
  
1:14:46 Eğer oğlunu sevseydin,
 
1:14:50 başka tür bir eğitim
verirdin,
  
1:14:53 başka bir tarz
büyütme şeklin olurdu,
  
1:14:59 senin ayak izlerini
takip etmezdi.
  
1:15:03 O yeni bir kuşak
 
1:15:09 ve yeni kuşak seninkinden
tamamen farklı olabilir.
  
1:15:16 Umarım öyle biridir.
 
1:15:19 Onun yeni bir kuşak
olmasını,
  
1:15:21 benden farklı biri
olmasını istiyorum.
  
1:15:29 Benim yaptığımı
devam ettirmemesini
  
1:15:32 -mühendis, iş adamı
ve tüm benzer işleri.
  
1:15:42 Ama benim paramın,
benim mallarımın,
  
1:15:46 benim evimin ona
miras kalmasını istiyorum
  
1:15:52 -oynadığınız oyunu
hepiniz biliyorsunuz.
  
1:15:59 Ve o öldüğünde
herşey alt üst oluyor.
  
1:16:06 Bu işte, benim onun ile ilgili resmim,
onun o veya şu olmasını dilemem;
  
1:16:12 hepsi sona eriyor
ve ben şoktayım.
  
1:16:21 Ve yeğenime
dönüyorum,
  
1:16:27 aynı kalıbı sürdürecek
birisine,
  
1:16:32 çünkü çok param
ya da tek bir odam var.
  
1:16:38 Tüm bunları anlıyor musunuz?
 
1:16:41 Bunların hepsi ne kadar da acımasız.
 
1:16:46 Ve büyük ıstırabın
nedenlerinden biri de bu.
  
1:16:56 Ve ölüm tabii ki
nihai acı.
  
1:17:05 Ama ölüm ve hayatla
beraber yaşıyorsanız,
  
1:17:13 o durumda bir değişiklik olmaz.
 
1:17:21 Her gün yeniden taptaze
doğuyorsunuz- siz değil
  
1:17:26 yeni birşey her gün
yeniden doğuyor.
  
1:17:34 Ve bunda
muazzam bir güzellik var.
  
1:17:38 Bu yaratımdır.
 
1:17:42 Sadece bir resmi yapmak,
ev inşa etmek, mimarlık değil,
  
1:17:48 bununla yaşamak:
ölüm ve yaşamla.
  
1:17:56 Ve bunun içinde
mükemmel bir özgürlük vardır.
  
1:18:05 Ve özgürlük aynı zamanda,
 
1:18:07 'özgürlük' kelimesinin
ana anlamında sevgi de vardır.
  
1:18:17 Yaşama, yaşama sanatı
ve ölüm sanatı, bir arada.
  
1:18:26 işte bu durum büyük sevgi getirir.
 
1:18:30 Ve sevginin kendine ait
bir zekası vardır,
  
1:18:34 kurnaz zihnin
zekası değil.
  
1:18:40 Zeka, beynin dışında
olan birşeydir.
  
1:18:47 Bunu yarın
konuşacağız.