Krishnamurti Subtitles

Sevgi, özgürlük, iyilik, güzellik birdir

Bombay (Mumbai) - 12 February 1984

Public Talk 4



2:04 Bu son konuşma.
 
2:16 Dün yaşama sanatı
üstüne konuşuyorduk.
  
2:23 Sanırım bunu daha detaylı
incelemeliyiz.
  
2:36 Çoğumuz bu konuya
çok az kafa yormuştur,
  
2:42 bizler yaşamın doğasını
ve nasıl yaşanacağı konusunu
  
2:53 çok nadir olarak
irdelemişşizdir.
  
2:58 Günlük yaşantımız;
tüm çirkin çalkantıları, geçici zevkleri
  
3:09 ve dini veya başka türlerdeki
çok fazla eğlencesi ile.
  
3:20 Neredeyse tüm akademik konuları
inceledik,
  
3:26 doktor, cerrah, veya
mühendis olmak için
  
3:31 seneler harcadık
 
3:41 ve mühendis
hiçbir zaman 'neden' diye sormaz.
  
3:46 Belki beş veya altı sene
eğitim aldı,
  
3:53 çok fazla bilgi,
stres, baskı
  
3:58 ve malzemeden
vb. öğrendi,
  
4:03 O mesleği olduğundan, bir köprü
nasıl yapılır hiç diye sormaz.
  
4:11 Ama bizim gibi sıradan kişiler
hep 'nasıl' diye sorarız.
  
4:22 Çelişki olmadan
nasıl bir yaşam sürerim,
  
4:33 hiç problem olmadan
 
4:35 günlük talihsiz
yaşamlarımızla alakalı.
  
4:44 Sürekli çabalıyoruz, ulaşıyoruz,
bir yerlere varıyoruz
  
4:50 ve önünüze şöyle bir soru,
bir problem konduğunda:
  
4:57 Hiç problemin olmadığı
bir yaşam sürmek mümkün mü,
  
5:08 içinde hiçbir çelişkinin olmadığı,
 
5:14 bu soruyu duyduğunuzda,
siz
  
5:17 'Evet, bu kulağa hoş geliyor,
bunu nasıl yapacağımı anlatsana' dersiniz,
  
5:24 metodu ne,
sistemi ne, diye sorarsınız,
  
5:27 böylece çok
huzurlu yaşayabiliriz,
  
5:33 muazzam bir içsel
hayranlık hissi ile,
  
5:40 yüksek bir
güzellik duygusu ile.
  
5:46 Sonra da 'Nasıl olur anlat' deriz.
 
5:51 Bence, zihinlerimizden,
akademik konularda değil,
  
5:59 ama ruhsal dünyada
hiç sormamalıyız,
  
6:04 -eğer nazikçe söylemek
gerekirse-
  
6:09 'nasıl'sorusunu.
Kimseye nasıl diye sormayın!
  
6:16 Onlar size sadece
bir sistem, metot sunabilirler,
  
6:21 ki bu sonra başka bir köleliğe
dönüşür,
  
6:27 içine düştüğünüz
başka bir tuzağa.
  
6:33 Yani bu akşam
bu soruyu irdeleyelim.
  
6:40 Savaşlar üstüne konuştuk,
 
6:46 insanların çocukluk
çağlarından beri
  
6:48 psikolojik olarak incindiğini
konuştuk,
  
6:55 ebeveynlerince,
okulları ve üniversiteleri tarafından,
  
7:02 ailelerince vb...incitildi
-bizler incinmiş insanlarız.
  
7:09 Ve bu acı kaçınılmazdır ki
korku doğurur.
  
7:15 Korku üstüne
bayağı konuştuk.
  
7:19 Ayrıca zaman husunda
konuştuk.
  
7:24 Sadece saate dayanan
kronolojik zaman değil,
  
7:32 başarının psikolojik aracı
olarak zaman:
  
7:41 Ben buyum,
ama şu olacağım,
  
7:47 şimdi asabiyim,
bir gün şiddeti bırakacağım.
  
7:56 Bu, sürekli 'olanı' 'olmalıyım' a
dönüştürme
  
8:03 de zamanın bir faktörüdür.
 
8:09 Çünkü zaman
bizim için önemli,
  
8:13 sadece fiziki zaman değil
-buradan oraya gitmek-
  
8:23 aynı zamanda düşüncenin icadı
olan ideali:
  
8:32 bir ideali elde etmek
zaman ister.
  
8:37 Yani zamana bağlıyız.
 
8:44 Ve yazarlar ve bazı insanlar
zamanın sonu,
  
8:50 zamanın bitişi
var mı diye sordular.
  
8:59 Ve buradaki dünkü ve
tüm diğer konuşmalarda
  
9:05 bunu beraber paylaştığımızı
söyledik.
  
9:08 Bu bir -onuncu kez söyleyeceğim-
bu bir ders değil.
  
9:19 Lütfen buna
dikkat edin.
  
9:24 Bu hiçbir şekilde
akademik konularda
  
9:32 sizi bilgilendiren, yönlendiren
bir ders değil.
  
9:40 Bu, siz ve konuşmacı arasında
bir konuşma,
  
9:51 yaşam, yaşamın olağanüstü
karmaşıklığı üstüne bir konuşma,
  
10:00 çok yoğun meşakkat, kaygı,
umutsuz bir yalnızlık duygusu
  
10:12 ve insanların akıttığı
gözyaşları,
  
10:19 sevilmek isteyip
hiç sevgiyi bulamama
  
10:26 veya biri sizi sevse de,
 
10:29 onun hep sizi terk etme
tehlikesi ve acısı var.
  
10:37 Yani bizler
tüm bu konularda konuştuk.
  
10:41 Ve birazımız, belki birkaçımız,
hatta onumuz,
  
10:50 gerçekten ciddi olanlarımız
-dürüstlük manasında,
  
10:59 hiç sarsılmaz
bir dürüstlük,
  
11:03 hiç bozulamayan
bir bütünlük
  
11:08 koşullar ne olursa olsun-
 
11:13 eğer böyleleri yaşıyorsa,
en azından birkaç kişi,
  
11:19 o durumda toplumda kökten
bir değişim getirebiliriz.
  
11:27 Toplum üstüne konuştuk.
Biz neysek toplum odur.
  
11:34 Toplumu, bu çirkin, acımazsız,
berbat hale biz getirdik
  
11:45 -modern toplumun
ne olduğunu biliyorsunuz.
  
11:49 Bundan bizler sorumluyuz,
her birimiz.
  
11:54 Ve kökten, temelden
bir değişim yapmak için
  
12:00 toplumun yapı ve doğasında,
kendimizi
  
12:10 çok ciddi şekilde
incelemeliyiz,
  
12:16 teorik, problem bazında
ya da felsefi olarak değil,
  
12:23 sadece gerçekte ne olduğumuzu
görmek adına.
  
12:30 Ve gerçekle yüzleşin,
kaçmadan,
  
12:37 çok derinlere inin.
 
12:41 Ve böylece belki
birkaçımız
  
12:46 farklı bir kültür
ortaya çıkarabilirler.
  
12:57 Ve dün söylediğimiz gibi,
en azından bu akşam,
  
13:04 ciddi, dürüst olalım.
 
13:08 Yani,
kelime şey değildir,
  
13:18 açıklama gerçeğin
kendisi değildir,
  
13:22 dağın betimlenmesi,
ne kadar güzel durduğu,
  
13:28 mavi gökyüzündeki
bir dağ ve harika gölgeleri üstüne
  
13:34 büyük bir şiir yazmak,
 
13:37 tüm bu tanımlamalar ve resimler
gerçek dağ değildir.
  
13:43 Ama çoğumuz,
betimleme,
  
13:49 açıklama ile tatmin oluyoruz,
 
13:52 sonra da bu açıklamayı
bir ideale dönüştürüyoruz
  
13:59 ve bu ideale uygun şekilde
yaşamaya çalışıyoruz,
  
14:03 ki bu yine bir dizi
çelişkiye dönüşür.
  
14:09 Son birkaç yıldır ve bundan
önceki üç konuşmada
  
14:15 tüm bunlara baktık.
 
14:20 O halde, kendinize anımsatın;
siz ve konuşmacı
  
14:29 beraberce
derinlemesine,
  
14:34 ciddiyet ve büyük dürüstlükle
büyük bir sanat olan
  
14:43 hayatı nasıl yaşanacağını
beraber inceliyoruz.
  
14:55 O halde daha fazla
incelemeye başlayalım.
  
15:07 Öğrenmek için alçak gönüllük
şart, değil mi?
  
15:17 Alçak gönüllük.
Kibir değil,
  
15:24 dış kabule dair
bir duygu değil,
  
15:33 ama öğrenmek için çok fazla
alçak gönüllük gerekiyor.
  
15:40 Oysa çoğumuz bu kalitede
alçak gönüllüğe sahip değil
  
15:47 -saygı duyduğunuz kişiye değil,
bu alçak gönüllülük değil,
  
15:56 bu sadece otoriteyi
kabul etmedir
  
16:02 ve siz otoriteye
tapıyorsunuz.
  
16:04 Bu sabah olanları
gördünüz.
  
16:13 O halde, alçak gönüllük
yaşamın etkenlerinden biri,
  
16:23 kibir, kendi beğenmişlik değil.
 
16:28 Çok fazla bilmek kişiye
 
16:32 kendini
önemli hissettirir
  
16:37 ve öyle biri
gururludur,
  
16:40 bir mevki, statü, güç, para
elde etmiştir
  
16:48 ve bu gösterişlilik sonra kendini
alçak gönüllü olmaya çalışır.
  
16:55 Tüm bunları bilmiyor musunuz?
 
16:59 Ve alçak gönüllük
kibirden doğmaz.
  
17:13 Tevazu, yaşamın
 
17:17 olağanüstü karışıklığını anlamak
için gereklidir.
  
17:24 VE tevazu...özgürlükle beraber.
 
17:34 Hepimiz çok özgür
olduğumuzu düşünüyoruz
  
17:37 istediğimiz yapmak,
 
17:41 arzularımız,
arzularımızı tatmin etmek
  
17:46 -işte bu toplumun
özelliklerinden biridir,
  
17:52 her birimiz her neyi istiyorsa
yapmak için özgürdür.
  
18:00 Doğru mu?
Hepiniz bunu yapıyorsunuz.
  
18:05 Zengin olmak istiyorsunuz,
kendinizi ifade etmek istiyorsunuz,
  
18:09 kendi yolunuzdan
gitmek istiyorsunuz,
  
18:13 fikirleriniz, vardığınız sonuçlar
konusunda çok eminsiniz.
  
18:20 Seçmek için özgürsünüz.
 
18:26 Ve buna özgürlük diyoruz.
 
18:30 Ve bu özgürlüğün dünyamıza
neler yaptığını gözlerseniz,
  
18:37 çok fazla karmaşaya yol açtı,
 
18:42 dünyayı karıştırdı,
 
18:45 herkes kendine has -rekabetçi-
arzularını ifade ediyor.
  
18:57 Ve buna özgürlük diyoruz.
 
19:02 O halde, özgürlüğün
ne olduğunu incelemeliyiz.
  
19:10 Lütfen kendinize
bu soruyu sorun.
  
19:18 Özgürlük,
bir seçim meselesi mi?
  
19:28 Seçim yapma özgürlüğünüz var,
buradan oraya gitmek için,
  
19:35 farklı meslekler
edinmek için
  
19:38 -birini beğenmezseniz,
diğerine giderseniz.
  
19:44 Kendini ifade etmede özgürlük,
istediğini düşünmekte özgürlük,
  
19:49 ifade etmede-büyük ihtimalle
demokratik bir toplumda,
  
19:55 totaliter devletlerde değil,
oralarda özgürlük reddedilir.
  
20:03 O halde özgürlük nedir?
 
20:07 Çünkü bu bizim yaşamımızın
bir parçasıdır.
  
20:11 Dün konuştuğumuz gibi,
ölüm yaşamımızın bir parçası.
  
20:19 Yaşam ve ölüm.
 
20:24 Buna
çok ciddi eğildik,
  
20:28 ikisi, yani ölüm ve yaşam
bir arada yaşar mı diye baktık.
  
20:39 Dün bahsettiğimiz gibi,
bu konu
  
20:43 çok fazla dikkat,
 
20:47 çok fazla inceleme
ve yüksek zeka gerektirir.
  
20:52 -ölümle beraber yaşama sanatı.
 
21:01 Bunu konuştuk.
 
21:05 Ve aynı şekilde
 
21:08 özgürlüğün ne olduğunu
beraberce konuşmalıyız.
  
21:15 Gerçekten var mı?
 
21:19 'Özgürlük' kelimesinin
köken anlamlarından biri de sevgidir.
  
21:33 Ve sevgi bir
seçim meselesi midir?
  
21:44 Ve gerçek özgürlüğün ne olduğunu
kendimiz için bulmamız gerekir.
  
21:53 Birşeylerden özgürlük
 
21:57 -acıdan, kaygıdan.
'Birşeyden' özgürlük.
  
22:06 Ve özgürlük var mıdır?
'Birşeyden' olmayan, anlıyorsunuz?
  
22:16 Birşeyden özgürlük ise,
bu sadece bir tepkidir.
  
22:23 Hapisteki birinin,
'Hapishanemden çıkmalıyım' demesi gibi.
  
22:31 Psikolojik anlamda
hapishanede yaşıyoruz
  
22:38 ve acı verici, çirkin olduğunda,
tatmin etmediğinde,
  
22:47 ondan özgürleşmek
istiyorsunuz.
  
22:52 Yani, birşeyden özgürleşme
demekle
  
22:57 hapishanede olmak aynı şey,
başka şekliyle.
  
23:05 Birbirimizle buluşuyor muyuz
veya ben kendimle mi konuşuyorum?
  
23:15 O halde özgürlük nedir?
 
23:20 Bu, içten gelen
orijinal,
  
23:26 derin sarsılmaz
özgürlük duygusu
  
23:32 -birşeyden olmayan.
 
23:38 Özgürlük nedir?
 
23:43 Bu konuyu
irdeleyebilir miyiz,
  
23:50 konuşmacının söylediğini
kabul etmeden,
  
23:56 buna daha önce değindik.
 
23:58 Konuşmacının dediğini
kabul ederseniz,
  
24:02 tekrardan otoriteyi takip etmenin
eski kalıbına dönersiniz.
  
24:10 O durumda konuşmacı
sizin gurunuz haline gelir
  
24:13 ve konuşmacı
tüm gurulardan tiksiniyor.
  
24:18 O kelimeyi
kullanırsak,
  
24:21 'spiritüel' dünyada
 
24:27 otorite bir günahtır.
 
24:34 O halde, beraberce
özgürlüğün ne olduğunu araştıralım.
  
24:50 Büyük ihtimal
bu soruyu hiç sormadınız.
  
25:00 Hepiniz birşeylerden
kaçmak istiyorsunuz.
  
25:05 Yalnızım- ve çoğu insan
çok ama çok yalnız,
  
25:14 ondan kaçmayı istiyorlar,
farklı türdeki eğlenceler vasıtası ile
  
25:20 dini ya başka türdeki.
 
25:24 Peki, tepki olmayan
bir özgürlük var mıdır?
  
25:40 Ve bunu bulmak için,
sevginin ne olduğuna bakılmalı.
  
25:49 Sevgi bir tepki midir?
 
25:57 Sevgi, bir çekim midir,
seksüel ya da başka türlü?
  
26:05 Lütfen bu soruları
kendinize sorun
  
26:12 doğru cevapları
bulmak için.
  
26:18 Bir soruya doğru yanıtı
nasıl bulursunuz?
  
26:26 Konuşmacı
soruyu sordu,
  
26:31 bu soruyu doğal olarak yanıtlarsınız,
eğer düşünüyorsanız,
  
26:39 soruyu takip ederseniz,
o halde soruyu yanıtlarsanız.
  
26:45 Konuşmacı da sizin cevabınıza
yanıt verir.
  
26:53 Bu gerçek sohbettir.
 
26:57 Sizin cevabınızı yanıtlama,
sonra sizler benimkilere yanıt verirsiniz.
  
27:07 Öyle mi? Bunu az da olsa
takip ediyor mıuyuz?
  
27:12 Böylece, hem soru, hem cevap var,
cevap ve soru.
  
27:23 Bu cevap-soruyu,
soru-cevabı sürdürsek
  
27:32 ciddi ve yoğun olarak,
 
27:36 bu durumda bu süreçte
siz yok olursunuz
  
27:40 ve konuşmacı yok olur,
sadece soru kalır, anlıyorsunuz?
  
27:47 O halde, o sorunun
kendisinin canlılığı vardır.
  
27:55 Kabul etmeyin,
kendi kendinize sınayın.
  
28:03 Bu, bir filiz, gül filizi gibidir.
 
28:10 Soru havada bırakılırsa olduğu haliyle,
o durumda bir filiz gibidir
  
28:17 zamanla açılıp
kendi doğasını açığa çıkaran,
  
28:24 sorunun derinliğinin kendi
canlılığı, enerjisi, itici gücü vardır.
  
28:33 Bu bir diyalogdur,
 
28:36 sadece diğerinin söylediğini
kabul etmek değil.
  
28:44 O halde soruyoruz
 
28:49 özgürlük, birşeyden olmayan
özgürlük, sevgi midir?
  
28:58 Ve sevgi bir tepki midir?
 
29:03 Yani, güzel bir kadın veya erkek
ya da muhteşem bir heykel görürüm
  
29:13 -ona sahip olmayı isterim,
onu duvarımda görmek isterim,
  
29:20 her gün ona bakmak
 
29:23 ve her baktığımda
farklıdır,
  
29:27 bu bir şaheserdir.
 
29:32 Ve çoğumuz için,
 
29:38 sevgi belki de
yoktur.
  
29:42 Lütfen, ben
sadece bunu soruyorum,
  
29:47 bunun olmadığını
söylemiyorum.
  
29:50 Çoğumuz, ne olduğunu
bilmiyor.
  
29:55 Çekimi biliyoruz, yumuşaklığı biliyoruz,
acımayı biliyoruz,
  
30:04 suçluluğu, pişmanlığı ve
kıskançlığı biliyoruz.
  
30:15 Kargalar çok gürültü yapıyorlar,
maalesef.
  
30:22 Tüm bunlar sevgi midir?
 
30:27 Sorumu anlıyor musunuz?
 
30:31 Sevgi değilse, o zaman
sevginin tepkisi olmaz.
  
30:43 Bu, o zaman özgürlüktür,
 
30:50 tepkiden doğmayan.
 
31:01 Hristiyan olabilirsiniz
 
31:05 ve bir entelektüel olarak
Budistliğe dönebilirsiniz.
  
31:15 Sizin seçiminiz,
Budist olmak için özgürsünüz,
  
31:20 çünkü Budizm entelektüel anlamda
çok daha canlı, ilgi çekicidir;
  
31:27 içinde acayip bir derinlik ve
diğer şeyleri barındırıyor.
  
31:33 Ve birinden özgürleşip
başka bir tuzağa takılıyorsunuz.
  
31:45 Ve Budayı sevip,
 
31:48 size özgü tanrıyı
reddebilirsiniz.
  
31:54 Tüm bunlara özgürlük deniyor.
 
32:02 Kargalar özgürler!
 
32:12 Bunu anlamak
çok önemli,
  
32:15 entelektüel ya da sözel
manada değil
  
32:21 ama derinliğini ve güzelliğini.
 
32:28 Ve ayrıca sormalıyız
 
32:31 yaşama sanatından
konuşurken,
  
32:36 güzellik nedir?
 
32:45 Avrupa'daki muhteşem katedrallerin
mimarisi,
  
32:50 dünyanın muhteşem
tapınak ve camileri,
  
32:53 büyük mimarlar, büyük ressamlar
tarafından meydan getirilmiş,
  
33:02 büyük heykeltraşlarca
-Mikelanjelo, inanılmaz!
  
33:11 Tüm bunları görmek,
bu güzelliktir.
  
33:15 O halde, güzellik
insan yapımı mıdır?
  
33:23 Lütfen bulmak adına
beyinlerinizi kullanın.
  
33:29 Kaplan, Allahtan
insan yapımı değil!
  
33:37 Bir tarlada tek başına duran
bir ağaç,
  
33:45 tüm ağırbaşlılığı ile muhteşem
yaşlı ağaç
  
33:51 -bu insan yapımı değil.
 
33:54 Bu ağacı boyadığınız andaysa
artık o insan yapımıdır
  
33:59 ve siz onu beğenirsiniz,
müzeye gidersiniz
  
34:05 büyük bir ressam tarafından
boyanmış ağacı görmeye.
  
34:10 Yani, yaşam sanatının parçası
olan hayatımız
  
34:20 özgürlüğün derinliğini ve güzelliğini
anlamaktır
  
34:24 ve de iyiliğini.
 
34:33 Ve güzellik
 
34:40 -resim, şiir,
muhteşem yazar değil-
  
34:49 ama güzellik nedir?
 
34:51 Güzel bir adam,
güzel bir kadın,
  
34:54 derinliği olan bir yüz.
 
35:03 Ve yaşamda o
estetik niteliği olmadan;
  
35:10 yani duyarlılıktan kaynaklanan,
 
35:13 yani tüm duyuların
hareket halinde olmasından doğan,
  
35:21 sadece belirli bir veya birkaç
duyudan kaynaklanmayıp,
  
35:26 tüm duyuların
bütünsel hareketinden gelen.
  
35:34 Tabii ki güzellik,
ben olmadığında vardır.
  
35:40 Anlıyorsunuz?
 
35:46 Ben yoksam, güzellik vardır.
 
35:52 Benlik yoksa, güzellik vardır.
 
36:01 Yani, sevgi, özgürlük,
iyilik, güzellik birler.
  
36:09 Ayrı birşey yok,
peşine düşülecek birşey yok,
  
36:16 güzelliğin peşine düşersin ve
hayatının geri kalanını buna adarsın.
  
36:22 Ama hepsi birbiri ile alakalı.
 
36:28 İyilik, bu sözcük,
çok eski moda olsa da
  
36:35 bu kelimenin kendisinin
inanılmaz derinliği var.
  
36:41 İyiliğin derinliğini
hissetmek
  
36:46 ki bu ancak özgürlük varsa
mümkündür,
  
36:49 sevgi, güzellik varsa.
 
37:01 Ve bir arada tekrar bu olağanüstü
sorunu konuşmalıyız,
  
37:07 tıpkı ölüm ve ıstırap
üstüne yaptığımız gibi,
  
37:13 beraberce dinin ne olduğunu
irdelemeliyiz,
  
37:18 çünkü bu,
bizim yaşamımızın bir parçasıdır.
  
37:29 Ve gerçek dinin ne olduğunu
bulmak için
  
37:36 -dünyada süregelen
yapmacık şey hiç değil-
  
37:39 üzgünüm, eğer Hristiyansanız,
bozulmayın
  
37:42 konuşmacının
söylediklerinden,
  
37:46 aynı şekilde Hindu olanlarınız,
ne kızın, ne bozulun
  
37:52 -hepsi
batıl inanç ağı,
  
37:57 inançlar, umutlar
ağı,
  
38:02 korkudan kaynaklanan.
Tanrıyı icat ediyorsunuz.
  
38:10 Tüm bunlar, ayindekiler,
tüm kilisedeki şeyler,
  
38:17 katedraldekiler,
tapınak ve camilerdeki,
  
38:21 hep düşünce tarafından
bir araya getirilmiştir.
  
38:26 Bunu kimse inkar edemez.
 
38:30 Ve düşünce, söylediğimiz gibi,
maddi bir süreç,
  
38:38 çünkü düşünce deneyim,
bilgi ve hatıra üstüne kurulmuştur,
  
38:44 beyinde saklanıp, hücrelerde bulunur,
 
38:52 o yüzden
maddi bir süreçtir.
  
38:57 Düşüncenin yaratımı olan hiçbir şeyin
kutsallıkla ilgisi yoktur.
  
39:04 Düşünce yaratımı olan
şeylere tapınabilirsiniz,
  
39:10 gurunuza ve kitaplarınıza
tapınabilirsiniz
  
39:15 -İncil, Kuran
hangisini okuyorsanız,
  
39:19 şu dini edebiyat denenleri-
 
39:22 ama hepsi düşünce
ürünü,
  
39:28 Tanrı'nın direkt ağzından veya
atın ağzından değil.
  
39:38 Tüm bunlar din değil.
Doğru?
  
39:45 Bunu net görmek çoğu kişi
için oldukça zordur
  
39:51 çünkü kalbimizde hep
bir şeyler için umut vardır
  
39:59 bize güç veren,
 
40:02 bizi ölüm sancısından
özgürleştirecek.
  
40:09 Bizi avutacak birini,
büyük Babayı, yukardakini isteriz.
  
40:17 Size iyi bir fıkra anlatmak isterdim-
yok-şimdi zamanı değil.
  
40:26 Yani, bizi birinin
avutmasını istiyoruz,
  
40:33 ne yapacağımızı
söyleyecek birisini,
  
40:36 tapınılacak birini,
bağlanılacak birini
  
40:42 yalnızlık ve umutsuzluğumuzdan.
 
40:47 Ağladığımızda birinin
elimizden tutmasını istiyoruz.
  
40:56 Ve düşünce tüm bu olağanüstü
yanılsamaları yaratır
  
41:04 Tanrı, tüm törenler gibi,
 
41:08 tapınak, cami ve kiliselerdeki
tapındığınız herşey
  
41:14 -hepsi
düşünce ürünü.
  
41:19 Ve tüm bunların
din olmadığını söylüyoruz.
  
41:28 Bunu görebilir misiniz?
 
41:32 Zihinsel anlamda değil, o zaman
bir oyuna dönüşür, oldukça aptal bir oyuna
  
41:40 ama eğer hiçbir anlamı olmadığını
gerçekten görebilseydiniz,
  
41:50 bu bir kandırmaca,
ikiyüzlülüktür,
  
41:55 çünkü günlük yaşamımızla
bunun hiç ilgisi yoktur.
  
42:05 En eski çağlardan beri,
her tür tanrınız oldu,
  
42:12 tarih-öncesinden
 
42:17 ve bu tanrılar, onların tanrıçaları
ve onların törenleri
  
42:22 insan beynini
değiştirmedi,
  
42:25 insanın acımasızlığını,
insan savaşlarını.
  
42:36 Gurularınıza tapıyorsunuz,
onları izliyorsunuz,
  
42:39 ama hiçbir savaşı
durdurmayacaksıınız,
  
42:42 tüm benliğinizi
değiştirmeyeceksiniz.
  
42:46 O halde, dinin
ne olduğunu inceleyelim.
  
42:54 İncelemek için
tüm batıl inançlardan,
  
43:01 tüm otoritelerden
doğal olarak özgür olmalısınız.
  
43:09 Bunu yapacak mısınız?
 
43:13 Kitabın otoritesi,
geleneğin otoritesi,
  
43:18 kendiniz için yarattığınız
otorite,
  
43:22 kendi deneyimlerinize dayanarak.
 
43:28 Tüm bunları anlıyorsunuz?
 
43:30 Bu şekilde zihniniz,
beyniniz özgürleşir
  
43:36 her tür
yanılsamadan.
  
43:41 Bu mümkün müdür?
 
43:44 Çünkü beyin yanılsamalar,
efsaneler icat eder.
  
43:54 Yunan, eski Mısıra ait
tüm efsaneler
  
43:59 ve sizin kendi Hristiyan ve Hindu
mitolojisi
  
44:05 -hepsi düşünce icadı,
 
44:13 süper-star ve vb...
 
44:22 Beyin gerçekten tüm bunlardan
özgürleşebilir mi?
  
44:30 Ve asırlar boyunca
beyin şartlanmıştır,
  
44:38 propaganda, gelenek aracılığı ile,
kitaplar vasıtası ile
  
44:44 -dinin ne olduğu hakkında.
 
44:49 Bundan özgürleşecek misiniz?
 
44:57 Ateist olmayın,
o da başka tür tepkidir,
  
45:06 tamamen özgür olan
bir beyne sahip olun.
  
45:17 Bu kendini
çok iyi inceleme gerektirir,
  
45:24 her düşünceye, eylemin her hareketine
çok dikkat etmek gerekir ki,
  
45:34 tüm benliğiniz
 
45:43 her tür yanılsamadan
arınsın,
  
45:50 ama arzunun doğasını anlamadığımızdan,
bu pek de kolay olmaz.
  
45:59 O, yanılsamaları yaratansa
rahat olma, biraz yardım alma
  
46:08 arzusudur -anlıyorsunuz?
 
46:15 Aydınlanmayı arzulamak
tek istediğiniz şey.
  
46:26 O halde, arzunun ne olduğunu
irdelemeliyiz.
  
46:33 Bunu anlıyorsunuz?
 
46:36 Cidden, dürüstçe incelemek
zorundayız
  
46:45 -en azından bu zamanda-
 
46:49 arzunun ne olduğunu
dürüstçe kendiniz için anlayın,
  
46:57 neden arzu bizi
bu hale getirdi,
  
47:02 birbirimizle savaşma, rekabet,
birbirimizden nefret etme,
  
47:14 güç arzusu.
 
47:21 Güç, ister politik güç,
ister papazın gücü olsun,
  
47:28 veya tapınaktaki
bir resmin gücü,
  
47:35 kocanın karısı
üstündeki gücü,
  
47:41 gelini üstündeki gücü
-takip ediyorsunuz?-güç.
  
47:47 Muhteşem bilgisi olan birine
bu bilgi büyük bir güç verir.
  
47:57 Gücün her türü
kötü, çirkin, acımasızdır.
  
48:05 Ve biz hepimiz güç istiyoruz
 
48:10 -güç para demektir.
 
48:15 Para her neyi istiyorsan
yapma özgürlüğüdür.
  
48:22 O halde beyninizin
 
48:27 tüm otorite ve güçten
özgür olması gerekiyor.
  
48:33 Bunu yapacak mısınız?
 
48:38 Buna çalışacak mısınız?
 
48:40 Bunu inceleyecek misiniz?
 
48:43 Veya sadece dinliyorsunuz,
 
48:47 bir saati gerçek olan
birşeyi dinlemekle
  
48:52 geçiriyor ve burayı terk edince de
unutuyorsunuz.
  
48:57 Yaptığınız işte
budur.
  
49:05 Ve bu durumda böyle yapacaksanız,
burada olmamalısınız,
  
49:13 çünkü bu bir zehir görevi
yapacaktır
  
49:18 -gerçek bir şeyi duyup da
onu yaşamamak.
  
49:25 Sonra da çelişki yaşayacaksınız
 
49:32 ve bu çelişki beyni
mahveder, dejenere eder.
  
49:39 Yani ya dinlemeyin ya da tüm
kalbiniz ve zihninizle
  
49:48 öyle bir dinleyin ki
kelime eylem olsun.
  
49:55 Bu ikisi ayrı değildir.
 
50:00 O halde, beyniniz
tamamen özgür olabilir mi,
  
50:08 tüm gelenek,
tüm otoriteden
  
50:14 -kendi otoriteniz dahil,
 
50:16 ki bu
kendinize güven anlamına gelir,
  
50:21 size bir otorite sağlayan.
 
50:24 Anlıyorsunuz, bu çok karmaşık
bir problemdir.
  
50:28 Polisin otoritesi,
hükümetin otoritesi, yasalar
  
50:34 -sözüm ona tamamen yok saydığınız-
vergilerin otoritesi.
  
50:41 Bunlar tamam mı,
ben....
  
50:48 O halde, beyniniz
tüm bunlardan özgürleşebilir mi
  
50:58 ve bu özgürlük
bir tepki değildir,
  
51:01 çünkü otoritenin doğasını
anlıyorsunuz,
  
51:05 geleneğin doğasını
anlıyorsunuz
  
51:11 -ki bu sadece takip etme,
mekanik kabul etme olup
  
51:17 beyni bozar.
 
51:24 Bunu gördüğünüz için, bir kenara
bıraktığınızdan, bu tepki olmaz.
  
51:31 Tepki verirseniz, tekrar eski kalıba
dönmüş olursunuz.
  
51:38 O halde din nedir
diye sorabilir miyiz?
  
51:42 Anlıyorsunuz?
Ancak böylece onu bulabilirsiniz.
  
51:50 Bu meditasyon demektir.
 
51:59 Bu kelimeyi kullanabilir miyim?
 
52:07 Çünkü ne de olsa tüm gurular
bu kelimeyi kullanagelmişlerdir
  
52:14 ve para yapan gurular,
 
52:19 güçleri, mevkileri ile,
 
52:22 size öğretiyorlar.
Çok okul var
  
52:25 dünyanın farklı bölgelerinde,
 
52:27 size meditasyonu öğretiyorlar,
Tibet meditasyonunu,
  
52:33 -tüm bunlar
ne kadar saçma gözüküyor-
  
52:41 Tibet, Budist, Hindu,
Zen
  
52:48 ve senin gurun belirli bir tür
meditasyon icat ediyor
  
52:55 ve sizler de içine düşüyorsunuz.
 
52:58 Ama siz hiç sorgulamıyorsunuz,
 
53:01 çünkü birşey elde etmek için
çok aç gözlüsünüz-
  
53:06 meditasyon nedir diye
hiç sorgulamıyorsunuz.
  
53:10 Bu ne demektir?
Nasıl meditasyon yapmamalı?
  
53:17 Nasıl meditasyon yapılır derseniz,
o çok kolaydır:
  
53:21 bunu yap ve şunu yapma,
başının üstünde on saat otur...
  
53:26 belirli bir pozisyonda otur,
 
53:31 belirli şekilde nefes al,
zihnini, düşünceni kontrol et.
  
53:36 Ve bu düşünceyi kontrol eden
kontrolcü kimdir?
  
53:42 Bunu hiç sordunuz mu?
 
53:45 Kontrolcü kimdir
 
53:47 siz meditasyon sırasında
düşünceyi kontrol etmek isteyince
  
53:51 veya işteyken ya da başka yerde
 
53:55 -kontrolcü kim oluyor?
 
54:00 Bu, düşüncenin bir parçası mıdır?
 
54:04 Doğru mu? Öyle mi?
 
54:09 Yani, aynı zamanda düşünce olan,
kontrolcü düşünceyi kontrol eder.
  
54:17 Oynadığımız oyunu
anlıyor musunuz?
  
54:25 O halde, meditasyon nedir?
 
54:32 Yaptığımız meditasyon
arzudan doğar.
  
54:41 Hayır? Huzura erişmek
istiyoruz
  
54:47 -bundan ne kastettiğinizi
bilmiyorum.
  
54:50 Aydınlanmayı
başarmak istiyoruz,
  
54:54 nirvanaya ulaşmak istiyoruz,
 
55:11 birşey olmak istiyoruz.
Doğru?
  
55:17 Biz hep....
Bu meditasyonun parçası
  
55:21 -merdiveni tırmanma,
cennete giden merdiveni-
  
55:25 yani başarıya giden
merdiveni,
  
55:28 aynı şey,
farklı birşey değil.
  
55:31 Memur doğan kişi,
 
55:35 yönetici olmak istiyor;
 
55:40 Allan bilir siz ne olmak için
meditasyon yapıyorsunuz.
  
55:48 O halde meditasyon yapıyorsunuz.
 
55:51 O halde tüm bunları
bir kenara bırakabilirseniz,
  
55:56 meditasyon nedir?
 
56:02 Bunu bulmak için kısaca
arzunun ne olduğuna bir bakalım.
  
56:13 Arzu nedir?
 
56:18 Arzunun kaynağı nedir?
 
56:21 Arzu nereden çıkar?
 
56:28 Arzu, algılanan nesneden
mi doğar?
  
56:39 Güzel bir araba görürüm,
bu görme arzuyu yaratır.
  
56:45 Doğru? Lütfen, dikkat,
söylediklerimi kabul etmeyin.
  
56:52 Tüm bunlara şu anda
karşı geliyoruz,
  
56:57 o yüzden,
sakın tuzağa düşmeyin.
  
57:06 Nesne arzuyu
yaratır mı?
  
57:12 Güzel bir ev görürüm
ve onu isterim.
  
57:19 Olağanüstü bir zeka,
 
57:26 muhteşem bir derinlik
görüyorum
  
57:30 ve 'Aman Tanrım, keşke
buna sahip olsaydım' diyorum.
  
57:36 Arzunun ne olduğunu
iyice incelemeliyiz.
  
57:43 Arzuyu sakın bastırmayın.
 
57:46 Arzuyu bastırın demiyoruz,
ya da arzuya kapılın.
  
57:52 Tıpkı arzularını bastıran
keşişler
  
57:56 ve kendini arzuya kaptıran
başkaları gibi.
  
58:01 Yani kendimiz için,
beraberce bakmalıyız
  
58:05 kendimiz için
-birileri söylemesin,
  
58:09 ve konuşmacı da
size söylemiyor,
  
58:11 Allah aşkına,
o size söylemiyor!
  
58:17 Arzu nedir bakın, bulun.
 
58:24 Nesne, bir araba,
bir kadın
  
58:31 veya güzel bir ağaç,
 
58:37 hepsini harika bir bahçede
görüyorsunuz,
  
58:41 yeşil çimen,
çiçekler,
  
58:46 sabahın erken saatlerindeki koku,
bahçedeki fıskiye,
  
58:51 tüm bunları görüp
 
58:54 'Keşke böyle bir bahçem
olsaydı' diyorsunuz.
  
59:01 Hepiniz bu tarzdaki arzuyu
biliyorsunuz. Evet, beyler.
  
59:08 O halde ne bastırıyoruz,
ne de kendimiz kaptırıyoruz,
  
59:13 arzunun içeriğine
bakıyoruz.
  
59:21 Arzunun doğasını ve yapısını
anlarsanız
  
59:25 o halde onunla uğraşabilirsiniz.
 
59:32 Arabayı görüyorsunuz
-bu aptal örneği veriyorum,
  
59:36 siz kendinize
belirli bir örneği alabilirsiniz-
  
59:42 mekanik olan birşey - bir araba,
iyi bir saat- görüyorsunuz.
  
59:50 Görmek, bu görselliktir,
görme,
  
59:58 görmeden sonra
duygulanım gelir,
  
1:00:07 peki bu duygulanımdan
ortaya ne çıkar?
  
1:00:12 Temas duygulanımın
bir parçasıdır -doğru mu?
  
1:00:17 -o halde-bir dakika-
sonra ne olur?
  
1:00:21 Tekrar etmeyin- eğer bunu konuşmacıdan
daha önce duyduysanız,
  
1:00:26 tekrar etmeyin,
 
1:00:29 çünkü o durumda hiçbir anlamı kalmaz.
Tekrar etme.
  
1:00:33 Bir keresinde
bir papağan gördüm,
  
1:00:38 harika tüylü,
güzel bir papağan,
  
1:00:43 üstadın dedikleri
üstüne gevezelik ediyordu.
  
1:00:51 Ve bu sizin genellikle yaptığınız şey,
tekrar, tekrar, tekrar...
  
1:00:57 O halde, tekrar etmeyin,
 
1:01:02 bu haldeyken, ikinci el
insanlar olursunuz, onuru olmayan.
  
1:01:12 Yani, görme, temas,
duygulanım.
  
1:01:22 Şimdi, bundan sonra
ne oluyor?
  
1:01:25 Yavaş ilerleyin,
bulmak için.
  
1:01:33 Arkadaşımın verdiği bu çok iyi saati
görüyorum, bunu vitrinde görüyorum.
  
1:01:40 İçeri girip, onu inceliyorum,
ona dokunuyorum, ağırlığına bakıyorum,
  
1:01:46 onu kim yapmış
-bu durumda ne oluyor?
  
1:01:53 O durumda düşünce araya girer,
 
1:01:58 bir imaj yaratır ve
'Keşke ona sahip olsaydım' der.
  
1:02:04 Yani, görme, temas,
duygulanım
  
1:02:13 sonra düşünce hemen
imajı yaratır
  
1:02:19 ve sonra tam o saniyede
 
1:02:22 düşünce sizin o arabadaki imajınızı
yaratırken,
  
1:02:26 veya o saate sahip olma imajını
o saniyede arzu doğar.
  
1:02:31 Doğru? Bu konuda
net miyiz?
  
1:02:35 En azından zihinsel olarak.
 
1:02:45 Şimdi, bunu görüyorsanız,
 
1:02:49 bir ara olabilir mi
 
1:02:54 görme, temas,
duygulanım arasında?
  
1:03:00 Düşünce bir şekil vermeden
önceki ara.
  
1:03:09 Anlıyorsunuz?
 
1:03:13 Ne hakkında konuştuğumu
anlıyor musunuz?
  
1:03:22 Anlıyor musunuz?
 
1:03:24 Bir ara.
 
1:03:30 Yapabilir misiniz?
Hepsi çok hızlı.
  
1:03:37 Siz bunu yavaşlattığınızda,
tıpkı bir sinema filmi gibi, yavaşlatın,
  
1:03:44 o durumda herşeyi
detaylı olarak görürsünüz.
  
1:03:52 Ve bu arzudur.
O halde arayı uzatın.
  
1:04:04 Çünkü siz arzusunuz,
 
1:04:07 düşünce ve arzunun
bizzat yapısı sizsiniz.
  
1:04:14 Yani anlıyorsanız,
 
1:04:16 düşünce ve tepkilerinizin
doğasına
  
1:04:22 bakarsanız,
 
1:04:24 tüm mekanizmayı yavaşlatabilirsiniz,
sessizce, yavaşça.
  
1:04:30 Veya bunu hemen
anlarsınız.
  
1:04:37 Bunu bulmak
dikkat ve tutku gerektirir.
  
1:04:44 O halde, tekrar
meditasyona dönelim.
  
1:04:50 Yani, eğer anladıysanız,
sözel olarak değil,
  
1:04:53 arzunun doğasını ve yapısını
anladıysanız,
  
1:05:02 o durumda geri dönüp,
meditasyonun anlamına bakabiliriz.
  
1:05:08 Bilinçli meditasyon,
meditasyon mudur?
  
1:05:16 Sorumu anladınız mı?
 
1:05:21 Öyle mi?
Tabii ki değil.
  
1:05:27 Her gün on dakikalığına
bilinçli olarak oturursam,
  
1:05:31 ya da sabah yirmi dakika,
öğleden sonra yirmi dakika,
  
1:05:34 akşamları
yirmi dakika,
  
1:05:37 o durumda bu bir rahatlamaya,
siestaya dönüşür,
  
1:05:44 güzel, rahat, keyifli
bir 'yatağa girme'
  
1:05:51 -ve buna ne deniyor,
 
1:05:53 İsim vermeyeceğim, sizler
bu işler nasıldır biliyorsunuz.
  
1:05:56 O halde meditasyon nedir?
 
1:05:58 Bilinçli meditasyon yapıyorsanız,
 
1:06:01 elde etmek istenen
bir taraf, amaç, arzu vardır.
  
1:06:12 Bu tabii ki meditasyon değil.
Öyle mi?
  
1:06:15 Yani memurun
müdür olması gibi
  
1:06:19 -çalışıyor da
çalışıyor.
  
1:06:25 Bu iki şey aynıdır.
 
1:06:27 Buna iş, diğerine dini
başarı diyorsunuz.
  
1:06:33 Her ikisi de tamamen aynı.
Bunu görüyor muyuz?
  
1:06:40 Baylar, bunu görüyor musunuz,
kim meditasyon yapıyor?
  
1:06:43 Tabii ki hayır.
 
1:06:47 Bu küçük zevklerinizi,
küçük eğlencelerinizi bırakmak demek.
  
1:06:55 Biz bilinçli meditasyonun
meditasyon olmadığını söylüyoruz
  
1:07:03 çünkü bu arzudan doğmuştur.
 
1:07:08 Çünkü birşey elde etmek, birşey olmak
için arzudan doğmuştur,
  
1:07:16 bu da benliğin
birşeye dönüşmesidir.
  
1:07:24 Benlik, 'ben'
Tanrıya dönüşür.
  
1:07:30 Kulağa aptalca geliyor.
 
1:07:34 Bu kelimeyi kullandığım için
beni bağışlayın.
  
1:07:36 O halde, meditasyon nedir?
 
1:07:39 Bilinçli meditasyon değilse,
meditasyon nedir?
  
1:07:44 Anlıyorsunuz?
 
1:07:53 Meditasyon kelimesi ayn zamanda
derinlemesine düşünmek demek
  
1:08:01 ve de ölçme,
ölçmek demek.
  
1:08:07 Bu meditasyon sözcüğünün
anlamının bir kısmı, köken anlamıdır
  
1:08:12 Sankritçe'de vb...
 
1:08:16 Şimdi, beyniniz
ölçmeyi bırakabilir mi?
  
1:08:26 Anlıyorsunuz?
Ben buyum, şu olacağım.
  
1:08:31 Ben kendimi
sizinle karşılaştırıyorum,
  
1:08:35 siz öyle güzelsiniz ki,
o kadar zarifsiniz ki,
  
1:08:37 zekisiniz,bir kaliteniz,
derinliğiniz var,
  
1:08:41 estetik olarak olağanüstü
birşey taşıyorsunuz
  
1:08:47 -ben onu isterim.
 
1:08:50 Ölçüyorsunuz,
ki bu karşılaştırmadır.
  
1:08:52 Doğru mu?
Karşılaştırmayı durdurabilir misiniz?
  
1:08:57 Kabul etmeyin,
-karşılaştırmayı bırakın,
  
1:09:00 tek bir karşılaştırma hareketi olmadan
yaşam olabilir mi, bulun.
  
1:09:12 O halde, anladınız mı?
 
1:09:17 Sevgi bir tepki değil,
 
1:09:24 bu durumda, o özgürdür
 
1:09:27 -ne istediğinizi söylememek,
ki bu tepki olur.
  
1:09:36 Ve özgürlük bu sevginin
bir parçasıdır.
  
1:09:43 Sevginin olduğu yerde,
zeka vardır,
  
1:09:47 düşünceden doğmayan.
 
1:09:51 Zeka, beynin dışında olan
birşeydir
  
1:09:54 -buna girmeyeceğim,
bu, oldukça karmaşık bir konu.
  
1:09:57 Aynı şefkat gibi.
 
1:10:00 Şefkat, sevgi, özgürlük
beynin dışındadır.
  
1:10:07 Biliyorum, detaya inebilirim
-ama zaman yok.
  
1:10:14 Beyin şartlandığından,
bunu ihtiva edemez.
  
1:10:20 O halde, meditasyon, kasti,
bilinçli bir eylem değil.
  
1:10:33 Tamamen farklı bir
meditasyon var
  
1:10:38 düşünce ve arzu ile
hiç ilgisi olmayan.
  
1:10:46 Ve bu da beynin
gerçekten
  
1:10:54 o kelimeyi kullanabilirsem,
tamamen boş olması demektir.
  
1:11:01 İnsan düşüncesinin yaptığı
herşeyden boşalmış.
  
1:11:12 Ve boşluğun olduğu yerde,
 
1:11:19 -çünkü özgürlük de,
sevgi de odur, boşluk,
  
1:11:24 uçsuz bucaksız, sınırsız boşluk-
 
1:11:29 ve boşluk olduğu sürece,
sessizlik ve enerji vardı.
  
1:11:41 Tüm gün kendiniz üstüne
düşünüyorsanız,
  
1:11:48 ki çoğumuz öyleyiz,
 
1:11:52 o durumda, beynin olağanüstü
kapasitesini
  
1:11:56 kendinizle ilgili
çok küçük konulara indirgediğiniz
  
1:12:01 o durumda boşluk olmaz.
 
1:12:08 Ve beynin kendine özgü
bir ritmi olsa da
  
1:12:15 -konuşmacı beyin konusunda
uzman değil,
  
1:12:20 ama o kadar uzun yaşadı ve kendi içindeki
zamanı inceleyip başkalarını gözledi ki-
  
1:12:28 beynin öyle bir ritmi vardır ki
tek başına bırakılabilir.
  
1:12:37 Ancak beyin sessizken,
konuşmazken, sessizce, tamamen...
  
1:12:46 o durumda kelimelerle
ölçülemeyecek şey
  
1:12:54 sonsuz olan, isimsiz olan
meydana gelir.