Krishnamurti Subtitles

Sevgi, özgürlük, iyilik, güzellik birdir

Bombay (Mumbai) - 12 February 1984

Public Talk 4



2:04 This is the last talk. Bu son konuşma.
   
2:16 We were talking about Dün yaşama sanatı
the art of living yesterday. üstüne konuşuyorduk.
   
2:23 I think we ought to go Sanırım bunu daha detaylı
much more into it. incelemeliyiz.
   
2:36 Most of us have given Çoğumuz bu konuya
very little thought to that, çok az kafa yormuştur,
   
2:42 we have hardly enquired bizler yaşamın doğasını
into the nature of what life is, ve nasıl yaşanacağı konusunu
   
2:53 and how to live it. çok nadir olarak
  irdelemişşizdir.
   
2:58 Our daily life, with all its Günlük yaşantımız;
ugly turmoil, passing pleasures, tüm çirkin çalkantıları, geçici zevkleri
   
3:09 and a great deal of entertainment, ve dini veya başka türlerdeki
both religious and otherwise. çok fazla eğlencesi ile.
   
3:20 We have studied almost Neredeyse tüm akademik konuları
all the academic subjects, inceledik,
   
3:26 spent years doktor, cerrah, veya
to become a doctor, mühendis olmak için
   
3:31 a surgeon, or an engineer, seneler harcadık
   
3:41 and the engineer ve mühendis
never asks 'how'. hiçbir zaman 'neden' diye sormaz.
   
3:46 He has studied, Belki beş veya altı sene
perhaps five or six years, eğitim aldı,
   
3:53 has learnt a great deal çok fazla bilgi,
of information, stresses, stres, baskı
   
3:58 strains, and the material, ve malzemeden
and so on, vb. öğrendi,
   
4:03 he never asks how to build O mesleği olduğundan, bir köprü
a bridge, because that is his job. nasıl yapılır hiç diye sormaz.
   
4:11 But we, ordinary people like us, Ama bizim gibi sıradan kişiler
we are always asking 'how'. hep 'nasıl' diye sorarız.
   
4:22 How am I to live a life Çelişki olmadan
without any conflict, nasıl bir yaşam sürerim,
   
4:33 without any of the problems hiç problem olmadan
   
4:35 that are involved günlük talihsiz
in our daily unfortunate lives. yaşamlarımızla alakalı.
   
4:44 We are always striving, reaching out, Sürekli çabalıyoruz, ulaşıyoruz,
getting somewhere, bir yerlere varıyoruz
   
4:50 and when a question, a challenge ve önünüze şöyle bir soru,
is put before you, like : bir problem konduğunda:
   
4:57 is it possible to live a life Hiç problemin olmadığı
in which there is no problem, bir yaşam sürmek mümkün mü,
   
5:08 in which there is no conflict, içinde hiçbir çelişkinin olmadığı,
   
5:14 when you hear that question, bu soruyu duyduğunuzda,
you say, siz
   
5:17 'Yes, sounds good, 'Evet, bu kulağa hoş geliyor,
but tell me how to do it', bunu nasıl yapacağımı anlatsana' dersiniz,
   
5:24 what is the method, metodu ne,
what is the system, sistemi ne, diye sorarsınız,
   
5:27 so that we can live böylece çok
a life of great tranquillity, huzurlu yaşayabiliriz,
   
5:33 great inward muazzam bir içsel
sense of wonder, hayranlık hissi ile,
   
5:40 a sense of great beauty. yüksek bir
  güzellik duygusu ile.
   
5:46 Then we say, 'Tell me how'. Sonra da 'Nasıl olur anlat' deriz.
   
5:51 I think we ought to banish from our Bence, zihinlerimizden,
minds, not in the academic subjects, akademik konularda değil,
   
5:59 but in the psychological world ama ruhsal dünyada
we should never ask, hiç sormamalıyız,
   
6:04 – if one may most -eğer nazikçe söylemek
respectfully point out – gerekirse-
   
6:09 'how'. 'nasıl'sorusunu.
Never ask anybody 'how' ! Kimseye nasıl diye sormayın!
   
6:16 They only can offer you Onlar size sadece
a system, a method, bir sistem, metot sunabilirler,
   
6:21 which then becomes ki bu sonra başka bir köleliğe
another bondage, dönüşür,
   
6:27 another trap içine düştüğünüz
in which you are caught. başka bir tuzağa.
   
6:33 So we ought to, this evening, Yani bu akşam
go into this question. bu soruyu irdeleyelim.
   
6:40 We have talked about wars, Savaşlar üstüne konuştuk,
   
6:46 we have talked insanların çocukluk
about human beings çağlarından beri
   
6:48 psychologically hurt psikolojik olarak incindiğini
from their childhood, konuştuk,
   
6:55 hurt by their parents, by their ebeveynlerince,
schools, colleges and universities, okulları ve üniversiteleri tarafından,
   
7:02 by their families, and so on ailelerince vb...incitildi
– we are wounded people. -bizler incinmiş insanlarız.
   
7:09 And that wound Ve bu acı kaçınılmazdır ki
inevitably breeds fear. korku doğurur.
   
7:15 We talked about fear Korku üstüne
a great deal. bayağı konuştuk.
   
7:19 And we also Ayrıca zaman husunda
talked about time. konuştuk.
   
7:24 Not only the chronological time, Sadece saate dayanan
by the watch, kronolojik zaman değil,
   
7:32 but also time as a psychological başarının psikolojik aracı
means of achievement : olarak zaman:
   
7:41 I am this, Ben buyum,
but I will be that, ama şu olacağım,
   
7:47 I am violent, I will one day şimdi asabiyim,
be non-violent. bir gün şiddeti bırakacağım.
   
7:56 This constant becoming Bu, sürekli 'olanı' 'olmalıyım' a
from 'what is' to 'what should be' dönüştürme
   
8:03 is also the element of time. de zamanın bir faktörüdür.
   
8:09 Because time is Çünkü zaman
very important for us, bizim için önemli,
   
8:13 not only the physical time sadece fiziki zaman değil
– to get from here to there – -buradan oraya gitmek-
   
8:23 but also the ideal aynı zamanda düşüncenin icadı
which thought has invented : olan ideali:
   
8:32 to achieve an ideal bir ideali elde etmek
also requires time. zaman ister.
   
8:37 So we are bound to time. Yani zamana bağlıyız.
   
8:44 And writers and some Ve yazarlar ve bazı insanlar
other people have asked, zamanın sonu,
   
8:50 is there an end to time, zamanın bitişi
is there a stop to time. var mı diye sordular.
   
8:59 And as we said yesterday, Ve buradaki dünkü ve
and during all the other talks here, tüm diğer konuşmalarda
   
9:05 we are sharing this together. bunu beraber paylaştığımızı
  söyledik.
   
9:08 This is not – I'll repeat it Bu bir -onuncu kez söyleyeceğim-
ten times – this is not a lecture. bu bir ders değil.
   
9:19 Please kindly Lütfen buna
pay attention to that. dikkat edin.
   
9:24 This is not in any way Bu hiçbir şekilde
to inform you, to instruct you akademik konularda
   
9:32 about various academic subjects, sizi bilgilendiren, yönlendiren
which is what a lecture is. bir ders değil.
   
9:40 But this is a conversation Bu, siz ve konuşmacı arasında
between you and the speaker, bir konuşma,
   
9:51 a conversation about life, about yaşam, yaşamın olağanüstü
the extraordinary complexity of life, karmaşıklığı üstüne bir konuşma,
   
10:00 the great sense of travail, çok yoğun meşakkat, kaygı,
anxiety, desperate loneliness, umutsuz bir yalnızlık duygusu
   
10:12 and innumerable tears ve insanların akıttığı
that human beings have shed, gözyaşları,
   
10:19 wanting to be loved sevilmek isteyip
and never finding it, hiç sevgiyi bulamama
   
10:26 or if one loves you, veya biri sizi sevse de,
   
10:29 there's always the danger onun hep sizi terk etme
and the pain of his leaving. tehlikesi ve acısı var.
   
10:37 So we have talked Yani bizler
about all this. tüm bu konularda konuştuk.
   
10:41 And if some of us, Ve birazımız, belki birkaçımız,
perhaps a few, even ten, hatta onumuz,
   
10:50 who are really serious gerçekten ciddi olanlarımız
– in the sense honest, -dürüstlük manasında,
   
10:59 an honesty hiç sarsılmaz
that is unshakeable, bir dürüstlük,
   
11:03 an integrity hiç bozulamayan
that can never be broken bir bütünlük
   
11:08 under any circumstances – koşullar ne olursa olsun-
   
11:13 if there were such people, eğer böyleleri yaşıyorsa,
a few at least, en azından birkaç kişi,
   
11:19 then we could bring about o durumda toplumda kökten
a radical change in society. bir değişim getirebiliriz.
   
11:27 We talked about society. Toplum üstüne konuştuk.
Society is what we are. Biz neysek toplum odur.
   
11:34 We have made this society, Toplumu, bu çirkin, acımazsız,
this ugly, brutal, venomous berbat hale biz getirdik
   
11:45 – you know what -modern toplumun
this modern society is. ne olduğunu biliyorsunuz.
   
11:49 We are responsible for it, Bundan bizler sorumluyuz,
each one of us. her birimiz.
   
11:54 And to bring about a radical, Ve kökten, temelden
fundamental mutation bir değişim yapmak için
   
12:00 in the structure and the nature toplumun yapı ve doğasında,
of society, we have to undergo kendimizi
   
12:10 a tremendous examination çok ciddi şekilde
into ourselves, incelemeliyiz,
   
12:16 not theoretical, teorik, problem bazında
not problematical or philosophical, ya da felsefi olarak değil,
   
12:23 but to see sadece gerçekte ne olduğumuzu
what actually we are. görmek adına.
   
12:30 And face that fact, Ve gerçekle yüzleşin,
not escape from it, kaçmadan,
   
12:37 go into it very deeply. çok derinlere inin.
   
12:41 And then perhaps Ve böylece belki
a few of us birkaçımız
   
12:46 could really bring about farklı bir kültür
a different culture. ortaya çıkarabilirler.
   
12:57 And, as we said yesterday, Ve dün söylediğimiz gibi,
for at least this evening, en azından bu akşam,
   
13:04 let us be serious, honest. ciddi, dürüst olalım.
   
13:08 That is, Yani,
the word is not the thing, kelime şey değildir,
   
13:18 the explanation açıklama gerçeğin
is not the actual, kendisi değildir,
   
13:22 the description of a mountain, dağın betimlenmesi,
however beautifully put, ne kadar güzel durduğu,
   
13:28 writing a great poem mavi gökyüzündeki
about a mountain in the blue sky bir dağ ve harika gölgeleri üstüne
   
13:34 and the lovely shadows, büyük bir şiir yazmak,
   
13:37 all those descriptions and the tüm bu tanımlamalar ve resimler
painting is not the actual mountain. gerçek dağ değildir.
   
13:43 But most of us are satisfied Ama çoğumuz,
with the description, betimleme,
   
13:49 with the explanation, açıklama ile tatmin oluyoruz,
   
13:52 then we make of that explanation sonra da bu açıklamayı
into an ideal, bir ideale dönüştürüyoruz
   
13:59 and then strive to live up ve bu ideale uygun şekilde
to that ideal, yaşamaya çalışıyoruz,
   
14:03 which then again ki bu yine bir dizi
becomes a series of conflicts. çelişkiye dönüşür.
   
14:09 We went into all this Son birkaç yıldır ve bundan
during the last few years, önceki üç konuşmada
   
14:15 and in the last tüm bunlara baktık.
three talks here.  
   
14:20 So please kindly remember O halde, kendinize anımsatın;
that you and the speaker siz ve konuşmacı
   
14:29 are investigating together beraberce
deeply, derinlemesine,
   
14:34 seriously, ciddiyet ve büyük dürüstlükle
and with great honesty, büyük bir sanat olan
   
14:43 how to live a life hayatı nasıl yaşanacağını
which is really a great art. beraber inceliyoruz.
   
14:55 So let's begin O halde daha fazla
to enquire more. incelemeye başlayalım.
   
15:07 Humility is necessary, Öğrenmek için alçak gönüllük
isn't it, to learn. şart, değil mi?
   
15:17 Humility. Alçak gönüllük.
Not humbleness, Kibir değil,
   
15:24 not a sense of dış kabule dair
remote acceptance, bir duygu değil,
   
15:33 but one needs a great deal ama öğrenmek için çok fazla
of humility to learn. alçak gönüllük gerekiyor.
   
15:40 But most of us have not Oysa çoğumuz bu kalitede
that quality of humility alçak gönüllüğe sahip değil
   
15:47 – not to somebody whom you -saygı duyduğunuz kişiye değil,
respect, that's not humility, bu alçak gönüllülük değil,
   
15:56 that's merely bu sadece otoriteyi
acceptance of authority, kabul etmedir
   
16:02 and you worship ve siz otoriteye
the authority. tapıyorsunuz.
   
16:04 You saw what is happening Bu sabah olanları
this morning. gördünüz.
   
16:13 So, humility is one O halde, alçak gönüllük
of the factors in life, yaşamın etkenlerinden biri,
   
16:23 not arrogance, not vanity. kibir, kendi beğenmişlik değil.
   
16:28 A man who knows Çok fazla bilmek kişiye
a great deal,  
   
16:32 that gives him a sense kendini
of self-importance, önemli hissettirir
   
16:37 and he is a vain man, ve öyle biri
  gururludur,
   
16:40 a man who has achieved bir mevki, statü, güç, para
a position, a status, power, money, elde etmiştir
   
16:48 and then that vanity ve bu gösterişlilik sonra kendini
tries to become humility. alçak gönüllü olmaya çalışır.
   
16:55 Don't you know all this? Tüm bunları bilmiyor musunuz?
   
16:59 And humility is not Ve alçak gönüllük
born out of vanity. kibirden doğmaz.
   
17:13 Humility is necessary Tevazu, yaşamın
to understand  
   
17:17 the extraordinary olağanüstü karışıklığını anlamak
complexity of living. için gereklidir.
   
17:24 And humility... with freedom. VE tevazu...özgürlükle beraber.
   
17:34 We think we are Hepimiz çok özgür
all very free olduğumuzu düşünüyoruz
   
17:37 to do what we want to do, istediğimiz yapmak,
what we want,  
   
17:41 our desire, arzularımız,
to fulfil our desires arzularımızı tatmin etmek
   
17:46 – this is one of -işte bu toplumun
the structures of society, özelliklerinden biridir,
   
17:52 each one of us is free to do her birimiz her neyi istiyorsa
exactly what he wants to do. yapmak için özgürdür.
   
18:00 Right? Doğru mu?
You are all doing that. Hepiniz bunu yapıyorsunuz.
   
18:05 You want to be rich, Zengin olmak istiyorsunuz,
you want to express yourself, kendinizi ifade etmek istiyorsunuz,
   
18:09 you want to have kendi yolunuzdan
your own particular way, gitmek istiyorsunuz,
   
18:13 you are very strong fikirleriniz, vardığınız sonuçlar
on your opinions, your conclusions. konusunda çok eminsiniz.
   
18:20 You are free to choose. Seçmek için özgürsünüz.
   
18:26 And we call this freedom. Ve buna özgürlük diyoruz.
   
18:30 And if you observe what that freedom Ve bu özgürlüğün dünyamıza
has done in the world, neler yaptığını gözlerseniz,
   
18:37 brought about great confusion, çok fazla karmaşaya yol açtı,
   
18:42 brought about dünyayı karıştırdı,
havoc in the world,  
   
18:45 each one expressing his own herkes kendine has -rekabetçi-
particular desire – competitive. arzularını ifade ediyor.
   
18:57 And we call this freedom. Ve buna özgürlük diyoruz.
   
19:02 So we ought to enquire O halde, özgürlüğün
what is freedom. ne olduğunu incelemeliyiz.
   
19:10 Please ask this question Lütfen kendinize
of yourself. bu soruyu sorun.
   
19:18 Is freedom Özgürlük,
a matter of choice? bir seçim meselesi mi?
   
19:28 You are free to choose, Seçim yapma özgürlüğünüz var,
free to go from here to there, buradan oraya gitmek için,
   
19:35 free to have farklı meslekler
different kinds of job edinmek için
   
19:38 – if you don't like one -birini beğenmezseniz,
you go to the other. diğerine giderseniz.
   
19:44 Freedom to express yourself, Kendini ifade etmede özgürlük,
free to think what you want, istediğini düşünmekte özgürlük,
   
19:49 to express it – perhaps ifade etmede-büyük ihtimalle
in a democratic society, demokratik bir toplumda,
   
19:55 not in the totalitarian states, totaliter devletlerde değil,
there freedom is denied. oralarda özgürlük reddedilir.
   
20:03 So what is freedom? O halde özgürlük nedir?
   
20:07 Because that is part Çünkü bu bizim yaşamımızın
of our life. bir parçasıdır.
   
20:11 As we talked yesterday, Dün konuştuğumuz gibi,
death is part of our life. ölüm yaşamımızın bir parçası.
   
20:19 The living and the dying. Yaşam ve ölüm.
   
20:24 We went into it Buna
very carefully, çok ciddi eğildik,
   
20:28 whether the two, death and life, ikisi, yani ölüm ve yaşam
live together. bir arada yaşar mı diye baktık.
   
20:39 That requires, Dün bahsettiğimiz gibi,
as we pointed out yesterday, bu konu
   
20:43 a great deal of attention, çok fazla dikkat,
   
20:47 a great deal of enquiry çok fazla inceleme
and great intelligence ve yüksek zeka gerektirir.
   
20:52 – the art of living with death. -ölümle beraber yaşama sanatı.
   
21:01 We talked about that. Bunu konuştuk.
   
21:05 And in the same way Ve aynı şekilde
   
21:08 we ought to talk over özgürlüğün ne olduğunu
together what is freedom. beraberce konuşmalıyız.
   
21:15 Does it really exist? Gerçekten var mı?
   
21:19 The word 'freedom', also, some 'Özgürlük' kelimesinin
of its root meaning, is love. köken anlamlarından biri de sevgidir.
   
21:33 And is love Ve sevgi bir
a matter of choice? seçim meselesi midir?
   
21:44 And so we ought to find out for Ve gerçek özgürlüğün ne olduğunu
ourselves what is actual freedom. kendimiz için bulmamız gerekir.
   
21:53 Freedom from something Birşeylerden özgürlük
   
21:57 – from pain, from anxiety. -acıdan, kaygıdan.
Freedom 'from'. 'Birşeyden' özgürlük.
   
22:06 And is there freedom? Ve özgürlük var mıdır?
Not 'from' something, you understand? 'Birşeyden' olmayan, anlıyorsunuz?
   
22:16 If it is freedom from something Birşeyden özgürlük ise,
it is merely a reaction. bu sadece bir tepkidir.
   
22:23 It is like a man in prison saying Hapisteki birinin,
'I must get out of my prison.' 'Hapishanemden çıkmalıyım' demesi gibi.
   
22:31 We live psychologically Psikolojik anlamda
in a prison, hapishanede yaşıyoruz
   
22:38 and when it is painful, ugly, ve acı verici, çirkin olduğunda,
not satisfactory, tatmin etmediğinde,
   
22:47 then you want ondan özgürleşmek
freedom from that. istiyorsunuz.
   
22:52 So we are saying freedom Yani, birşeyden özgürleşme
from something demekle
   
22:57 is the same thing as being hapishanede olmak aynı şey,
in prison, of another kind. başka şekliyle.
   
23:05 Do we meet each other, Birbirimizle buluşuyor muyuz
or am I talking to myself? veya ben kendimle mi konuşuyorum?
   
23:15 So what is freedom? O halde özgürlük nedir?
   
23:20 This sense of inward Bu, içten gelen
authentic, orijinal,
   
23:26 deep sense derin sarsılmaz
of unshakeable freedom özgürlük duygusu
   
23:32 – not from something. -birşeyden olmayan.
   
23:38 What is that freedom? Özgürlük nedir?
   
23:43 Can we together Bu konuyu
enquire into this, irdeleyebilir miyiz,
   
23:50 not accept konuşmacının söylediğini
what the speaker is saying, kabul etmeden,
   
23:56 because we went into that. buna daha önce değindik.
   
23:58 If you accept Konuşmacının dediğini
what the speaker is saying, kabul ederseniz,
   
24:02 then you are back again to the old tekrardan otoriteyi takip etmenin
pattern of following an authority. eski kalıbına dönersiniz.
   
24:10 The speaker then O durumda konuşmacı
becomes your guru, sizin gurunuz haline gelir
   
24:13 and the speaker ve konuşmacı
abhors all gurus. tüm gurulardan tiksiniyor.
   
24:18 In the world of, O kelimeyi
  kullanırsak,
   
24:21 – if one can use the word 'spiritüel' dünyada
'spiritual' –  
   
24:27 authority is a sin. otorite bir günahtır.
   
24:34 So, together let's enquire O halde, beraberce
what is freedom. özgürlüğün ne olduğunu araştıralım.
   
24:50 Probably you have never Büyük ihtimal
asked that question. bu soruyu hiç sormadınız.
   
25:00 You all want to escape Hepiniz birşeylerden
from something. kaçmak istiyorsunuz.
   
25:05 I am lonely – and most people Yalnızım- ve çoğu insan
are very, very lonely, çok ama çok yalnız,
   
25:14 they want to escape from it through ondan kaçmayı istiyorlar,
various forms of entertainment, farklı türdeki eğlenceler vasıtası ile
   
25:20 religious and otherwise. dini ya başka türdeki.
   
25:24 But is there a freedom Peki, tepki olmayan
which is not a reaction? bir özgürlük var mıdır?
   
25:40 And to find out that, one has Ve bunu bulmak için,
to enquire what is love. sevginin ne olduğuna bakılmalı.
   
25:49 Is love a reaction? Sevgi bir tepki midir?
   
25:57 Is love attraction, whether Sevgi, bir çekim midir,
it be sexual or otherwise? seksüel ya da başka türlü?
   
26:05 Please ask these questions Lütfen bu soruları
of yourself kendinize sorun
   
26:12 to find out doğru cevapları
the right answer. bulmak için.
   
26:18 How do you find Bir soruya doğru yanıtı
the right answer to a question? nasıl bulursunuz?
   
26:26 The speaker Konuşmacı
asked the question, soruyu sordu,
   
26:31 you naturally reply to that question, bu soruyu doğal olarak yanıtlarsınız,
if you are at all thinking, eğer düşünüyorsanız,
   
26:39 going along with the question, soruyu takip ederseniz,
then you respond to that question. o halde soruyu yanıtlarsanız.
   
26:45 The speaker then Konuşmacı da sizin cevabınıza
answers to your response. yanıt verir.
   
26:53 This is real dialogue. Bu gerçek sohbettir.
   
26:57 Answers to your response, Sizin cevabınızı yanıtlama,
then you respond to my response. sonra sizler benimkilere yanıt verirsiniz.
   
27:07 Right? Are we following this Öyle mi? Bunu az da olsa
a little bit? takip ediyor mıuyuz?
   
27:12 So that there is both question Böylece, hem soru, hem cevap var,
and answer, answer and question. cevap ve soru.
   
27:23 If we maintain this answer-question, Bu cevap-soruyu,
question-answer soru-cevabı sürdürsek
   
27:32 seriously, intensely, ciddi ve yoğun olarak,
   
27:36 then in that process bu durumda bu süreçte
you disappear siz yok olursunuz
   
27:40 and the speaker disappears, only ve konuşmacı yok olur,
the question remains, you understand? sadece soru kalır, anlıyorsunuz?
   
27:47 Then that very question O halde, o sorunun
has vitality. kendisinin canlılığı vardır.
   
27:55 Don't agree please, Kabul etmeyin,
test it out for yourself. kendi kendinize sınayın.
   
28:03 It's like a bud, a rose bud. Bu, bir filiz, gül filizi gibidir.
   
28:10 If the question is left in the air, Soru havada bırakılırsa olduğu haliyle,
as it were, then it is like a bud o durumda bir filiz gibidir
   
28:17 which gradually unfolds zamanla açılıp
and shows its nature, kendi doğasını açığa çıkaran,
   
28:24 the depth of that question, it has sorunun derinliğinin kendi
its own vitality, energy, drive. canlılığı, enerjisi, itici gücü vardır.
   
28:33 That is a dialogue, Bu bir diyalogdur,
   
28:36 not just accepting what sadece diğerinin söylediğini
the other fellow is saying. kabul etmek değil.
   
28:44 So we are asking, O halde soruyoruz
   
28:49 is freedom – not from something – özgürlük, birşeyden olmayan
is it love? özgürlük, sevgi midir?
   
28:58 And is love a reaction? Ve sevgi bir tepki midir?
   
29:03 That is, I see a beautiful woman, Yani, güzel bir kadın veya erkek
or a man, or a marvellous statue ya da muhteşem bir heykel görürüm
   
29:13 – I'd love to have it, -ona sahip olmayı isterim,
I'd love to have it on my wall, onu duvarımda görmek isterim,
   
29:20 look at it day after day, her gün ona bakmak
   
29:23 and each time I look at it, ve her baktığımda
it is different, farklıdır,
   
29:27 that's a great masterpiece. bu bir şaheserdir.
   
29:32 And, for most of us, Ve çoğumuz için,
   
29:38 love perhaps sevgi belki de
may not exist. yoktur.
   
29:42 Please, Lütfen, ben
I am just asking this, sadece bunu soruyorum,
   
29:47 I am not saying bunun olmadığını
it does not exist. söylemiyorum.
   
29:50 For most of us perhaps Çoğumuz, ne olduğunu
we don't know what it is. bilmiyor.
   
29:55 We know attraction, Çekimi biliyoruz, yumuşaklığı biliyoruz,
we know tenderness, we know pity, acımayı biliyoruz,
   
30:04 we know guilt, suçluluğu, pişmanlığı ve
remorse, and jealousy. kıskançlığı biliyoruz.
   
30:15 The crows are making Kargalar çok gürültü yapıyorlar,
an awful lot of noise – I am sorry. maalesef.
   
30:22 Is all that love? Tüm bunlar sevgi midir?
   
30:27 Do you understand Sorumu anlıyor musunuz?
my question?  
   
30:31 If it is not love, Sevgi değilse, o zaman
then love has no reaction. sevginin tepkisi olmaz.
   
30:43 Then that is freedom, Bu, o zaman özgürlüktür,
   
30:50 which is not born tepkiden doğmayan.
out of a reaction.  
   
31:01 You may be a Christian, Hristiyan olabilirsiniz
   
31:05 and being intellectual, ve bir entelektüel olarak
you might become a Buddhist. Budistliğe dönebilirsiniz.
   
31:15 You have chosen, you are free Sizin seçiminiz,
to become a Buddhist, Budist olmak için özgürsünüz,
   
31:20 because Buddhism is much more çünkü Budizm entelektüel anlamda
intellectually active, interesting, çok daha canlı, ilgi çekicidir;
   
31:27 it has got great depth in it, içinde acayip bir derinlik ve
and all the rest of it. diğer şeyleri barındırıyor.
   
31:33 And you are free from one Ve birinden özgürleşip
and trapped in the other. başka bir tuzağa takılıyorsunuz.
   
31:45 And you may Ve Budayı sevip,
love the Buddha,  
   
31:48 rejecting your own size özgü tanrıyı
particular deity. reddebilirsiniz.
   
31:54 And this is called freedom. Tüm bunlara özgürlük deniyor.
   
32:02 The crows are free ! Kargalar özgürler!
   
32:12 This is very important Bunu anlamak
to understand, çok önemli,
   
32:15 not intellectually, entelektüel ya da sözel
not verbally, manada değil
   
32:21 but the depth ama derinliğini ve güzelliğini.
and the beauty of it.  
   
32:28 And we also should ask Ve ayrıca sormalıyız
   
32:31 when we are talking about yaşama sanatından
the art of living, konuşurken,
   
32:36 what is beauty? güzellik nedir?
   
32:45 The great architecture, Avrupa'daki muhteşem katedrallerin
the cathedrals of Europe, mimarisi,
   
32:50 the great temples and dünyanın muhteşem
the mosques of the world, tapınak ve camileri,
   
32:53 constructed with great architects, büyük mimarlar, büyük ressamlar
the great painters, tarafından meydan getirilmiş,
   
33:02 the great sculptors büyük heykeltraşlarca
– Michelangelo, ah ! -Mikelanjelo, inanılmaz!
   
33:11 When you see all that, Tüm bunları görmek,
that's beautiful. bu güzelliktir.
   
33:15 So is beauty manmade? O halde, güzellik
  insan yapımı mıdır?
   
33:23 Please exercise your brains Lütfen bulmak adına
to find out. beyinlerinizi kullanın.
   
33:29 A tiger is not manmade, Kaplan, Allahtan
thank the Lord ! insan yapımı değil!
   
33:37 A tree in a field alone, Bir tarlada tek başına duran
solitary, bir ağaç,
   
33:45 with all the dignity tüm ağırbaşlılığı ile muhteşem
of a marvellous old tree yaşlı ağaç
   
33:51 – that's not manmade. -bu insan yapımı değil.
   
33:54 But the moment you paint Bu ağacı boyadığınız andaysa
that tree, it's manmade, artık o insan yapımıdır
   
33:59 and you admire, ve siz onu beğenirsiniz,
you go to a museum müzeye gidersiniz
   
34:05 to see that tree painted büyük bir ressam tarafından
by a great artist. boyanmış ağacı görmeye.
   
34:10 So in our life, which is Yani, yaşam sanatının parçası
part of the art of living, olan hayatımız
   
34:20 is to understand the depth özgürlüğün derinliğini ve güzelliğini
and the beauty of freedom, anlamaktır
   
34:24 and the goodness of it. ve de iyiliğini.
   
34:33 And beauty Ve güzellik
   
34:40 – not the picture, the poem, -resim, şiir,
the marvellous writer – muhteşem yazar değil-
   
34:49 but what is beauty? ama güzellik nedir?
   
34:51 A beautiful man, Güzel bir adam,
a beautiful woman, güzel bir kadın,
   
34:54 a face that has depth. derinliği olan bir yüz.
   
35:03 And without that Ve yaşamda o
aesthetic quality in life, estetik niteliği olmadan;
   
35:10 which is born of sensitivity, yani duyarlılıktan kaynaklanan,
   
35:13 which is born out of yani tüm duyuların
all the senses in action, hareket halinde olmasından doğan,
   
35:21 not one particular, sadece belirli bir veya birkaç
or two, or three senses, duyudan kaynaklanmayıp,
   
35:26 but the whole movement tüm duyuların
of the senses. bütünsel hareketinden gelen.
   
35:34 Surely beauty is Tabii ki güzellik,
when the self is not. ben olmadığında vardır.
   
35:40 You understand? Anlıyorsunuz?
   
35:46 When I am not, Ben yoksam, güzellik vardır.
beauty is.  
   
35:52 When the self is not, Benlik yoksa, güzellik vardır.
love is.  
   
36:01 And so love, freedom, Yani, sevgi, özgürlük,
goodness, beauty, are one. iyilik, güzellik birler.
   
36:09 Not something separate, Ayrı birşey yok,
not something pursued, peşine düşülecek birşey yok,
   
36:16 one pursues what is beauty and güzelliğin peşine düşersin ve
spends the rest of his life on that. hayatının geri kalanını buna adarsın.
   
36:22 But they are all interrelated. Ama hepsi birbiri ile alakalı.
   
36:28 Goodness, that word, İyilik, bu sözcük,
though it is very old-fashioned, çok eski moda olsa da
   
36:35 that very word bu kelimenin kendisinin
has an extraordinary depth. inanılmaz derinliği var.
   
36:41 To feel İyiliğin derinliğini
the depth of goodness, hissetmek
   
36:46 and that can only be ki bu ancak özgürlük varsa
when there is freedom, mümkündür,
   
36:49 when there is love, beauty. sevgi, güzellik varsa.
   
37:01 And we ought to also talk over Ve bir arada tekrar bu olağanüstü
together this extraordinary problem, sorunu konuşmalıyız,
   
37:07 as we dealt with yesterday tıpkı ölüm ve ıstırap
about death and suffering, üstüne yaptığımız gibi,
   
37:13 we ought to enquire together beraberce dinin ne olduğunu
what is religion, irdelemeliyiz,
   
37:18 because that is part çünkü bu,
of our life. bizim yaşamımızın bir parçasıdır.
   
37:29 And to find out Ve gerçek dinin ne olduğunu
what is true religion bulmak için
   
37:36 – not all this phoney stuff -dünyada süregelen
that is going on in the world – yapmacık şey hiç değil-
   
37:39 sorry if you are Christians, üzgünüm, eğer Hristiyansanız,
don't be upset bozulmayın
   
37:42 by what konuşmacının
the speaker is saying, söylediklerinden,
   
37:46 nor the Hindus, please don't aynı şekilde Hindu olanlarınız,
get upset, or get angry ne kızın, ne bozulun
   
37:52 – it is all -hepsi
a network of superstition, batıl inanç ağı,
   
37:57 a network of beliefs, inançlar, umutlar
hopes ağı,
   
38:02 born out of fear. korkudan kaynaklanan.
You invent God. Tanrıyı icat ediyorsunuz.
   
38:10 All that, the ceremonies, all the Tüm bunlar, ayindekiler,
things that are in the churches, tüm kilisedeki şeyler,
   
38:17 in the cathedrals, katedraldekiler,
in the temples and mosques, tapınak ve camilerdeki,
   
38:21 are put together by thought. hep düşünce tarafından
  bir araya getirilmiştir.
   
38:26 Nobody can deny that. Bunu kimse inkar edemez.
   
38:30 And thought, as we pointed out, Ve düşünce, söylediğimiz gibi,
is a material process, maddi bir süreç,
   
38:38 because thought is based on çünkü düşünce deneyim,
experience, knowledge, memory, bilgi ve hatıra üstüne kurulmuştur,
   
38:44 stored in the brain beyinde saklanıp, hücrelerde bulunur,
and contained in the cells,  
   
38:52 therefore it is o yüzden
a material process. maddi bir süreçtir.
   
38:57 That which thought creates Düşüncenin yaratımı olan hiçbir şeyin
has nothing to do with sacredness. kutsallıkla ilgisi yoktur.
   
39:04 You may worship the things Düşünce yaratımı olan
that thought has invented, şeylere tapınabilirsiniz,
   
39:10 you may worship your guru gurunuza ve kitaplarınıza
and your scriptures tapınabilirsiniz
   
39:15 – the Bible, the Koran, -İncil, Kuran
whatever books you read, hangisini okuyorsanız,
   
39:19 so-called religious literature – şu dini edebiyat denenleri-
   
39:22 but they are all ama hepsi düşünce
the product of thought, ürünü,
   
39:28 not straight from God's mouth, Tanrı'nın direkt ağzından veya
or the horse's mouth. atın ağzından değil.
   
39:38 All that is not religion. Tüm bunlar din değil.
Right? Doğru?
   
39:45 It is very difficult for most people Bunu net görmek çoğu kişi
to see this clearly için oldukça zordur
   
39:51 because we always have hope çünkü kalbimizde hep
in our heart for something bir şeyler için umut vardır
   
39:59 which will give us strength, bize güç veren,
   
40:02 which will free us bizi ölüm sancısından
from our mortal travail. özgürleştirecek.
   
40:09 We want somebody to comfort us, Bizi avutacak birini,
the great Father, up there. büyük Babayı, yukardakini isteriz.
   
40:17 I'd love to tell you a good joke, Size iyi bir fıkra anlatmak isterdim-
but I won't – it's not the moment. yok-şimdi zamanı değil.
   
40:26 So we want somebody Yani, bizi birinin
to comfort us, avutmasını istiyoruz,
   
40:33 somebody to tell us ne yapacağımızı
what to do, söyleyecek birisini,
   
40:36 somebody to worship, tapınılacak birini,
somebody to cling to bağlanılacak birini
   
40:42 in our loneliness and despair. yalnızlık ve umutsuzluğumuzdan.
   
40:47 When we are shedding tears Ağladığımızda birinin
we want somebody to hold our hand. elimizden tutmasını istiyoruz.
   
40:56 And so thought invents Ve düşünce tüm bu olağanüstü
all these extraordinary illusions, yanılsamaları yaratır
   
41:04 like God, all the rituals, Tanrı, tüm törenler gibi,
   
41:08 all the things you worship in tapınak, cami ve kiliselerdeki
temples, and mosques, and churches tapındığınız herşey
   
41:14 – it's all -hepsi
the product of thought. düşünce ürünü.
   
41:19 And so we are saying, Ve tüm bunların
all that is not religion. din olmadığını söylüyoruz.
   
41:28 Would you see that? Bunu görebilir misiniz?
   
41:32 Not just intellectually, then it Zihinsel anlamda değil, o zaman
becomes a game, rather a stupid game, bir oyuna dönüşür, oldukça aptal bir oyuna
   
41:40 but if you actually see ama eğer hiçbir anlamı olmadığını
that it has no meaning, gerçekten görebilseydiniz,
   
41:50 it is a sense of deception, bu bir kandırmaca,
hypocrisy, ikiyüzlülüktür,
   
41:55 because that has nothing çünkü günlük yaşamımızla
to do with our daily living. bunun hiç ilgisi yoktur.
   
42:05 You have had every kind of god En eski çağlardan beri,
from the most ancient of times, her tür tanrınız oldu,
   
42:12 pre-history, tarih-öncesinden
   
42:17 and these gods, and their ve bu tanrılar, onların tanrıçaları
goddesses, and their rituals ve onların törenleri
   
42:22 have not changed insan beynini
the human brain, değiştirmedi,
   
42:25 human brutality, human wars. insanın acımasızlığını,
  insan savaşlarını.
   
42:36 You may worship your gurus, Gurularınıza tapıyorsunuz,
follow them, onları izliyorsunuz,
   
42:39 but you are not going ama hiçbir savaşı
to stop any war, durdurmayacaksıınız,
   
42:42 you are not going tüm benliğinizi
to change your whole being. değiştirmeyeceksiniz.
   
42:46 So we ought to enquire O halde, dinin
what is religion. ne olduğunu inceleyelim.
   
42:54 To enquire one must be free İncelemek için
of all superstitions, tüm batıl inançlardan,
   
43:01 naturally, tüm otoritelerden
from all authority. doğal olarak özgür olmalısınız.
   
43:09 Will you do that? Bunu yapacak mısınız?
   
43:13 The authority of the book, Kitabın otoritesi,
the authority of tradition, geleneğin otoritesi,
   
43:18 the authority kendiniz için yarattığınız
which you create for yourself, otorite,
   
43:22 based on your own experience. kendi deneyimlerinize dayanarak.
   
43:28 You understand all this? Tüm bunları anlıyorsunuz?
   
43:30 So that your mind, Bu şekilde zihniniz,
your brain is free beyniniz özgürleşir
   
43:36 from every kind her tür
of illusion. yanılsamadan.
   
43:41 Is that possible? Bu mümkün müdür?
   
43:44 Because the brain Çünkü beyin yanılsamalar,
invents illusions, myths. efsaneler icat eder.
   
43:54 All the mythology of Greece, Yunan, eski Mısıra ait
of ancient Egypt, tüm efsaneler
   
43:59 and your own Christian ve sizin kendi Hristiyan ve Hindu
and Hindu mythology mitolojisi
   
44:05 – all the inventions -hepsi düşünce icadı,
of thought,  
   
44:13 super-star, and so on. süper-star ve vb...
   
44:22 Can the brain be actually Beyin gerçekten tüm bunlardan
free of all that? özgürleşebilir mi?
   
44:30 And the brain has been conditioned, Ve asırlar boyunca
for century upon century, beyin şartlanmıştır,
   
44:38 through propaganda, propaganda, gelenek aracılığı ile,
through tradition, through books kitaplar vasıtası ile
   
44:44 – what religion is. -dinin ne olduğu hakkında.
   
44:49 Will you be free of that? Bundan özgürleşecek misiniz?
   
44:57 Not become an atheist, Ateist olmayın,
which is another reaction, o da başka tür tepkidir,
   
45:06 but to have a brain tamamen özgür olan
that's completely free. bir beyne sahip olun.
   
45:17 That requires a great deal Bu kendini
of investigation into oneself, çok iyi inceleme gerektirir,
   
45:24 a great deal of attention to every her düşünceye, eylemin her hareketine
thought, every movement of action, çok dikkat etmek gerekir ki,
   
45:34 so that your whole being tüm benliğiniz
is completely  
   
45:43 denuded of every kind her tür yanılsamadan
of illusion, arınsın,
   
45:50 which is not easy because we don't ama arzunun doğasını anlamadığımızdan,
understand the nature of desire. bu pek de kolay olmaz.
   
45:59 It is the desire for comfort, O, yanılsamaları yaratansa
for some help – you understand? – rahat olma, biraz yardım alma
   
46:08 that creates illusions. arzusudur -anlıyorsunuz?
   
46:15 To desire illumination, Aydınlanmayı arzulamak
that's what you all want. tek istediğiniz şey.
   
46:26 So we ought to investigate O halde, arzunun ne olduğunu
what is desire. irdelemeliyiz.
   
46:33 You understand this? Bunu anlıyorsunuz?
   
46:36 We ought to enquire Cidden, dürüstçe incelemek
seriously, honestly zorundayız
   
46:45 – at least for this hour – -en azından bu zamanda-
   
46:49 honestly find out for yourself arzunun ne olduğunu
what is desire, dürüstçe kendiniz için anlayın,
   
46:57 why desire has made us neden arzu bizi
what we are, bu hale getirdi,
   
47:02 fighting each other, competitive, birbirimizle savaşma, rekabet,
hating each other, birbirimizden nefret etme,
   
47:14 the desire for power. güç arzusu.
   
47:21 Power, whether it is political power Güç, ister politik güç,
or the power of a priest, ister papazın gücü olsun,
   
47:28 or the power of the image veya tapınaktaki
in the temple, bir resmin gücü,
   
47:35 the power of a husband kocanın karısı
over his wife, üstündeki gücü,
   
47:41 over his daughter-in-laws gelini üstündeki gücü
– you follow? – power. -takip ediyorsunuz?-güç.
   
47:47 A man having great knowledge, Muhteşem bilgisi olan birine
it gives him great power. bu bilgi büyük bir güç verir.
   
47:57 Power in any form is evil, Gücün her türü
ugly, brutal. kötü, çirkin, acımasızdır.
   
48:05 And we all want power Ve biz hepimiz güç istiyoruz
   
48:10 – power means money. -güç para demektir.
   
48:15 Money means freedom Para her neyi istiyorsan
to do what you want to do. yapma özgürlüğüdür.
   
48:22 So one has to have a brain O halde beyninizin
   
48:27 that is free from all tüm otorite ve güçten
authority and power. özgür olması gerekiyor.
   
48:33 Will you do it? Bunu yapacak mısınız?
   
48:38 Will you study this? Buna çalışacak mısınız?
   
48:40 Will you go into it? Bunu inceleyecek misiniz?
   
48:43 Or you are just listening, Veya sadece dinliyorsunuz,
   
48:47 spending an hour bir saati gerçek olan
listening to something birşeyi dinlemekle
   
48:52 that is true and then forget it geçiriyor ve burayı terk edince de
as you leave this place. unutuyorsunuz.
   
48:57 That's what Yaptığınız işte
you are going to do. budur.
   
49:05 And therefore you shouldn't be here Ve bu durumda böyle yapacaksanız,
if you are going to do that, burada olmamalısınız,
   
49:13 because that will act çünkü bu bir zehir görevi
as a poison yapacaktır
   
49:18 – hearing something true -gerçek bir şeyi duyup da
and not living it. onu yaşamamak.
   
49:25 Then you have a conflict, Sonra da çelişki yaşayacaksınız
   
49:32 and conflict destroys, ve bu çelişki beyni
degenerates the brain mahveder, dejenere eder.
   
49:39 So either don't listen, or listen Yani ya dinlemeyin ya da tüm
with all your heart and mind kalbiniz ve zihninizle
   
49:48 so that the word öyle bir dinleyin ki
is the action. kelime eylem olsun.
   
49:55 The two are not separate. Bu ikisi ayrı değildir.
   
50:00 So can you have a brain that is O halde, beyniniz
totally free from all tradition, tamamen özgür olabilir mi,
   
50:08 all authority tüm gelenek,
  tüm otoriteden
   
50:14 – including your -kendi otoriteniz dahil,
own authority,  
   
50:16 which is having ki bu
confidence in yourself, kendinize güven anlamına gelir,
   
50:21 which gives you size bir otorite sağlayan.
an authority.  
   
50:24 You understand, this is Anlıyorsunuz, bu çok karmaşık
a very complex problem. bir problemdir.
   
50:28 The authority of the policeman, the Polisin otoritesi,
authority of the government, the law hükümetin otoritesi, yasalar
   
50:34 – which you apparently disregard -sözüm ona tamamen yok saydığınız-
totally – the authority of taxes. vergilerin otoritesi.
   
50:41 Is that all right, Bunlar tamam mı,
may I… ben....
   
50:48 So, can your brain be free O halde, beyniniz
from all this, tüm bunlardan özgürleşebilir mi
   
50:58 and that freedom ve bu özgürlük
is not a reaction, bir tepki değildir,
   
51:01 because you understand çünkü otoritenin doğasını
the nature of authority, anlıyorsunuz,
   
51:05 you understand geleneğin doğasını
the nature of tradition anlıyorsunuz
   
51:11 – that is mere following, -ki bu sadece takip etme,
mechanically accepting, mekanik kabul etme olup
   
51:17 which degenerates the brain. beyni bozar.
   
51:24 You see that, and therefore you Bunu gördüğünüz için, bir kenara
put it away, it is not a reaction. bıraktığınızdan, bu tepki olmaz.
   
51:31 If you react, then you are Tepki verirseniz, tekrar eski kalıba
back again into the old pattern. dönmüş olursunuz.
   
51:38 So then one can ask, O halde din nedir
what is religion. diye sorabilir miyiz?
   
51:42 You understand? Anlıyorsunuz?
Only then you can find out. Ancak böylece onu bulabilirsiniz.
   
51:50 And that implies meditation. Bu meditasyon demektir.
   
51:59 May I use that word? Bu kelimeyi kullanabilir miyim?
   
52:07 Because that word has been used Çünkü ne de olsa tüm gurular
by every kind of guru, bu kelimeyi kullanagelmişlerdir
   
52:14 and the money-makers ve para yapan gurular,
of gurus,  
   
52:19 with their power, position, güçleri, mevkileri ile,
   
52:22 they teach you. size öğretiyorlar.
There are many schools Çok okul var
   
52:25 in different parts of the world, dünyanın farklı bölgelerinde,
   
52:27 teaching you meditation, size meditasyonu öğretiyorlar,
Tibetan meditation. Tibet meditasyonunu,
   
52:33 – oh God, it all sounds so silly, -tüm bunlar
all this – ne kadar saçma gözüküyor-
   
52:41 Tibetan, the Buddhist, Tibet, Budist, Hindu,
the Hindu, Zen, Zen
   
52:48 and your own guru invents ve senin gurun belirli bir tür
a particular form of meditation, meditasyon icat ediyor
   
52:55 and you are caught in it. ve sizler de içine düşüyorsunuz.
   
52:58 But you never enquire, Ama siz hiç sorgulamıyorsunuz,
   
53:01 – because you are too greedy çünkü birşey elde etmek için
to get something – çok aç gözlüsünüz-
   
53:06 you never enquire meditasyon nedir diye
what is meditation. hiç sorgulamıyorsunuz.
   
53:10 What does it mean? Bu ne demektir?
Not how to meditate. Nasıl meditasyon yapmamalı?
   
53:17 If you ask how to meditate, Nasıl meditasyon yapılır derseniz,
then it is very simple : o çok kolaydır:
   
53:21 do this and don't do that, bunu yap ve şunu yapma,
sit for ten hours on your head… başının üstünde on saat otur...
   
53:26 stand on your head, belirli bir pozisyonda otur,
sit in a certain posture,  
   
53:31 breathe in a certain way, belirli şekilde nefes al,
control your mind, thought. zihnini, düşünceni kontrol et.
   
53:36 And who is the controller Ve bu düşünceyi kontrol eden
to control the thought? kontrolcü kimdir?
   
53:42 Have you asked that? Bunu hiç sordunuz mu?
   
53:45 Who is the controller Kontrolcü kimdir
   
53:47 when you want to control siz meditasyon sırasında
your thought in meditation, düşünceyi kontrol etmek isteyince
   
53:51 or when you are in business, veya işteyken ya da başka yerde
or anywhere else  
   
53:55 – who is the controller? -kontrolcü kim oluyor?
   
54:00 Isn't he also part of thought? Bu, düşüncenin bir parçası mıdır?
   
54:04 Right? Isn't he? Doğru mu? Öyle mi?
   
54:09 So, controller, who is also Yani, aynı zamanda düşünce olan,
thought, controls thought. kontrolcü düşünceyi kontrol eder.
   
54:17 You understand Oynadığımız oyunu
the game we play? anlıyor musunuz?
   
54:25 So, what is meditation? O halde, meditasyon nedir?
   
54:32 The meditation that we do Yaptığımız meditasyon
is born of desire. arzudan doğar.
   
54:41 No? We want Hayır? Huzura erişmek
to achieve peace of mind istiyoruz
   
54:47 – I don't know -bundan ne kastettiğinizi
whatever that may mean. bilmiyorum.
   
54:50 We want to achieve Aydınlanmayı
illumination, başarmak istiyoruz,
   
54:54 we want to reach nirvana, nirvanaya ulaşmak istiyoruz,
   
55:11 we want to become something. birşey olmak istiyoruz.
Right? Doğru?
   
55:17 We're always… Biz hep....
That's part of meditation Bu meditasyonun parçası
   
55:21 – climb the ladder, -merdiveni tırmanma,
ladder to heaven – cennete giden merdiveni-
   
55:25 which is climbing yani başarıya giden
the ladder of success, merdiveni,
   
55:28 same thing, aynı şey,
not much different. farklı birşey değil.
   
55:31 The man who is born a clerk Memur doğan kişi,
   
55:35 wants to become the manager; yönetici olmak istiyor;
   
55:40 you meditate in order Allan bilir siz ne olmak için
to become God knows what. meditasyon yapıyorsunuz.
   
55:48 So you meditate. O halde meditasyon yapıyorsunuz.
   
55:51 So if you can put O halde tüm bunları
all that aside, bir kenara bırakabilirseniz,
   
55:56 what is meditation? meditasyon nedir?
   
56:02 To find that out let's go Bunu bulmak için kısaca
briefly into what is desire. arzunun ne olduğuna bir bakalım.
   
56:13 What is desire? Arzu nedir?
   
56:18 What is the source of desire? Arzunun kaynağı nedir?
   
56:21 How does the desire Arzu nereden çıkar?
spring from?  
   
56:28 Is desire born Arzu, algılanan nesneden
from the object perceived? mi doğar?
   
56:39 I see a beautiful car, Güzel bir araba görürüm,
the seeing creates the desire. bu görme arzuyu yaratır.
   
56:45 Right? Please, careful, Doğru? Lütfen, dikkat,
don't agree what I'm saying. söylediklerimi kabul etmeyin.
   
56:52 We are going to contradict Tüm bunlara şu anda
all that presently, karşı geliyoruz,
   
56:57 so don't be caught in a trap. o yüzden,
  sakın tuzağa düşmeyin.
   
57:06 Does the object Nesne arzuyu
create desire? yaratır mı?
   
57:12 I see a beautiful house Güzel bir ev görürüm
and I want it. ve onu isterim.
   
57:19 I see an extraordinarily Olağanüstü bir zeka,
intelligent,  
   
57:26 beautiful depth muhteşem bir derinlik
of (inaudible), görüyorum
   
57:30 and say, 'My God, ve 'Aman Tanrım, keşke
I wish I had that.' buna sahip olsaydım' diyorum.
   
57:36 So we ought to enquire very Arzunun ne olduğunu
carefully into what is desire. iyice incelemeliyiz.
   
57:43 Not suppress desire. Arzuyu sakın bastırmayın.
   
57:46 We are not saying suppress desire, Arzuyu bastırın demiyoruz,
or give in to desire. ya da arzuya kapılın.
   
57:52 Like the monks Tıpkı arzularını bastıran
suppress desire, keşişler
   
57:56 and the others ve kendini arzuya kaptıran
indulge in desire. başkaları gibi.
   
58:01 So we ought together Yani kendimiz için,
find out for ourselves beraberce bakmalıyız
   
58:05 – for ourselves, kendimiz için
not be told, -birileri söylemesin,
   
58:09 and the speaker ve konuşmacı da
is not telling you, size söylemiyor,
   
58:11 for God's sake, Allah aşkına,
he is not telling you ! o size söylemiyor!
   
58:17 Find out what is desire. Arzu nedir bakın, bulun.
   
58:24 The object Nesne, bir araba,
– a car, or a woman, bir kadın
   
58:31 or a beautiful tree, veya güzel bir ağaç,
   
58:37 all that which you see hepsini harika bir bahçede
in a lovely garden, görüyorsunuz,
   
58:41 the green lawn, yeşil çimen,
the border of flowers, çiçekler,
   
58:46 the scent of early morning, sabahın erken saatlerindeki koku,
spring in a garden, bahçedeki fıskiye,
   
58:51 you see all that tüm bunları görüp
and you say,  
   
58:54 'My God, I wish I had 'Keşke böyle bir bahçem
a garden like that.' olsaydı' diyorsunuz.
   
59:01 Don't you all know Hepiniz bu tarzdaki arzuyu
that kind of desire? Yes, sirs. biliyorsunuz. Evet, beyler.
   
59:08 So, we are not suppressing O halde ne bastırıyoruz,
or indulging, ne de kendimiz kaptırıyoruz,
   
59:13 we are enquiring arzunun içeriğine
into what is desire. bakıyoruz.
   
59:21 If one can understand the nature Arzunun doğasını ve yapısını
and the structure of desire anlarsanız
   
59:25 then you can deal with it. o halde onunla uğraşabilirsiniz.
   
59:32 You see the car Arabayı görüyorsunuz
– I am taking that silly example, -bu aptal örneği veriyorum,
   
59:36 you can take your own siz kendinize
particular example – belirli bir örneği alabilirsiniz-
   
59:42 you see something mechanical mekanik olan birşey - bir araba,
– a car, a good watch. iyi bir saat- görüyorsunuz.
   
59:50 Seeing, that is visual, Görmek, bu görselliktir,
seeing, görme,
   
59:58 then from that seeing, görmeden sonra
sensation – right? – duygulanım gelir,
   
1:00:07 from that sensation peki bu duygulanımdan
what takes place? ortaya ne çıkar?
   
1:00:12 Contact is part of sensation Temas duygulanımın
– right? – bir parçasıdır -doğru mu?
   
1:00:17 then – just a minute – -o halde-bir dakika-
then what takes place? sonra ne olur?
   
1:00:21 Don't repeat – if you have heard Tekrar etmeyin- eğer bunu konuşmacıdan
this before from the speaker, daha önce duyduysanız,
   
1:00:26 don't repeat it, tekrar etmeyin,
   
1:00:29 because then that means nothing. çünkü o durumda hiçbir anlamı kalmaz.
Repetition. Tekrar etme.
   
1:00:33 I saw a parrot once, Bir keresinde
  bir papağan gördüm,
   
1:00:38 beautiful parrot, harika tüylü,
lovely plumes, güzel bir papağan,
   
1:00:43 it was chattering away what üstadın dedikleri
the master had been talking about. üstüne gevezelik ediyordu.
   
1:00:51 And that's what you generally do Ve bu sizin genellikle yaptığınız şey,
– repeat, repeat, repeat… tekrar, tekrar, tekrar...
   
1:00:57 So please don't repeat, O halde, tekrar etmeyin,
   
1:01:02 then you become second-hand bu haldeyken, ikinci el
human beings, without dignity. insanlar olursunuz, onuru olmayan.
   
1:01:12 So, seeing, contact, Yani, görme, temas,
sensation. duygulanım.
   
1:01:22 Now, what takes place Şimdi, bundan sonra
after that? ne oluyor?
   
1:01:25 Go very slowly, Yavaş ilerleyin,
find out. bulmak için.
   
1:01:33 I see this very good watch a friend Arkadaşımın verdiği bu çok iyi saati
gave, I see this in the window. görüyorum, bunu vitrinde görüyorum.
   
1:01:40 I go inside, examine it, touch it, İçeri girip, onu inceliyorum,
feel it, see the weight of it, ona dokunuyorum, ağırlığına bakıyorum,
   
1:01:46 who made it onu kim yapmış
– and then what happens? -bu durumda ne oluyor?
   
1:01:53 Then thought comes in, O durumda düşünce araya girer,
   
1:01:58 creates an image, bir imaj yaratır ve
and says, 'I wish I had it.' 'Keşke ona sahip olsaydım' der.
   
1:02:04 That is, seeing, contact, Yani, görme, temas,
sensation, duygulanım
   
1:02:13 then thought immediately sonra düşünce hemen
creates the image imajı yaratır
   
1:02:19 and then that very second ve sonra tam o saniyede
   
1:02:22 when thought creates düşünce sizin o arabadaki imajınızı
the image of you in the car, yaratırken,
   
1:02:26 or you having that watch, veya o saate sahip olma imajını
at that second desire is born. o saniyede arzu doğar.
   
1:02:31 Right? Are we clear Doğru? Bu konuda
on this matter? net miyiz?
   
1:02:35 At least intellectually. En azından zihinsel olarak.
   
1:02:45 Now, if you see that, Şimdi, bunu görüyorsanız,
   
1:02:49 can there be an interval bir ara olabilir mi
   
1:02:54 between seeing, görme, temas,
contact, sensation? duygulanım arasında?
   
1:03:00 An interval before thought Düşünce bir şekil vermeden
makes a shape of it. önceki ara.
   
1:03:09 You understand? Anlıyorsunuz?
   
1:03:13 Do you understand Ne hakkında konuştuğumu
what I am talking about? anlıyor musunuz?
   
1:03:22 Do you understand? Anlıyor musunuz?
   
1:03:24 An interval. Bir ara.
   
1:03:30 Can you do it? Yapabilir misiniz?
It's all so rapid. Hepsi çok hızlı.
   
1:03:37 So when you slow it down, like Siz bunu yavaşlattığınızda,
a motion picture, slow it down, tıpkı bir sinema filmi gibi, yavaşlatın,
   
1:03:44 then you see o durumda herşeyi
everything in detail. detaylı olarak görürsünüz.
   
1:03:52 And that's desire. Ve bu arzudur.
So extend the gap. O halde arayı uzatın.
   
1:04:04 Because you are desire, Çünkü siz arzusunuz,
   
1:04:07 you are the very structure düşünce ve arzunun
of thought and desire. bizzat yapısı sizsiniz.
   
1:04:14 So if you understand, Yani anlıyorsanız,
   
1:04:16 if you look into düşünce ve tepkilerinizin
the nature of thought doğasına
   
1:04:22 and your reactions, bakarsanız,
   
1:04:24 you can slow the whole mechanism tüm mekanizmayı yavaşlatabilirsiniz,
down, very quietly, slowly. sessizce, yavaşça.
   
1:04:30 Or you understand Veya bunu hemen
this instantly. anlarsınız.
   
1:04:37 That requires attention, Bunu bulmak
passion to find out. dikkat ve tutku gerektirir.
   
1:04:44 So, let's go back O halde, tekrar
to meditation. meditasyona dönelim.
   
1:04:50 That is, if you have understood, Yani, eğer anladıysanız,
not verbally, sözel olarak değil,
   
1:04:53 if you understand the nature arzunun doğasını ve yapısını
and the structure of desire, anladıysanız,
   
1:05:02 then we can go back and o durumda geri dönüp,
find out what is meditation. meditasyonun anlamına bakabiliriz.
   
1:05:08 Is conscious meditation Bilinçli meditasyon,
meditation? meditasyon mudur?
   
1:05:16 You understand my question? Sorumu anladınız mı?
   
1:05:21 Is it? Öyle mi?
Obviously not. Tabii ki değil.
   
1:05:27 If I consciously sit down Her gün on dakikalığına
for ten minutes a day, bilinçli olarak oturursam,
   
1:05:31 or twenty minutes in the morning, ya da sabah yirmi dakika,
twenty minutes in the afternoon, öğleden sonra yirmi dakika,
   
1:05:34 twenty minutes akşamları
in the evening, yirmi dakika,
   
1:05:37 then it becomes o durumda bu bir rahatlamaya,
a relaxation, siesta, siestaya dönüşür,
   
1:05:44 nice comfortable, güzel, rahat, keyifli
enjoyable 'go to bed' bir 'yatağa girme'
   
1:05:51 – that's what is called, -ve buna ne deniyor,
   
1:05:53 I won't name it, İsim vermeyeceğim, sizler
you know all that business. bu işler nasıldır biliyorsunuz.
   
1:05:56 So what is meditation? O halde meditasyon nedir?
   
1:05:58 If you consciously meditate Bilinçli meditasyon yapıyorsanız,
   
1:06:01 it has a direction, a motive, elde etmek istenen
a desire to achieve. bir taraf, amaç, arzu vardır.
   
1:06:12 Surely that is not meditation, Bu tabii ki meditasyon değil.
is it? Öyle mi?
   
1:06:15 That's like a clerk Yani memurun
becoming a manager müdür olması gibi
   
1:06:19 – he is working, -çalışıyor da
working, working. çalışıyor.
   
1:06:25 The two things are the same. Bu iki şey aynıdır.
   
1:06:27 You call that business, the other Buna iş, diğerine dini
calls it religious achievement. başarı diyorsunuz.
   
1:06:33 Both are exactly the same thing. Her ikisi de tamamen aynı.
Do we see that? Bunu görüyor muyuz?
   
1:06:40 Gentlemen, do you see it, Baylar, bunu görüyor musunuz,
who meditate? kim meditasyon yapıyor?
   
1:06:43 Of course not. Tabii ki hayır.
   
1:06:47 That means giving up your Bu küçük zevklerinizi,
pet enjoyment, pet entertainment. küçük eğlencelerinizi bırakmak demek.
   
1:06:55 So we are saying conscious Biz bilinçli meditasyonun
meditation is no meditation meditasyon olmadığını söylüyoruz
   
1:07:03 because it is born of desire. çünkü bu arzudan doğmuştur.
   
1:07:08 Therefore it is born out of a desire Çünkü birşey elde etmek, birşey olmak
to achieve, to become something, için arzudan doğmuştur,
   
1:07:16 which is the self bu da benliğin
becoming something. birşeye dönüşmesidir.
   
1:07:24 The self, the 'me' Benlik, 'ben'
becoming God. Tanrıya dönüşür.
   
1:07:30 It sounds so silly. Kulağa aptalca geliyor.
   
1:07:34 Forgive me Bu kelimeyi kullandığım için
for using that word. beni bağışlayın.
   
1:07:36 Then what is meditation? O halde, meditasyon nedir?
   
1:07:39 If it is not conscious meditation, Bilinçli meditasyon değilse,
then what is meditation? meditasyon nedir?
   
1:07:44 You understand? Anlıyorsunuz?
   
1:07:53 The word 'meditation' means also Meditasyon kelimesi ayn zamanda
to ponder, to think over, derinlemesine düşünmek demek
   
1:08:01 and also measure ve de ölçme,
– to measure. ölçmek demek.
   
1:08:07 That's part of the meaning, the root Bu meditasyon sözcüğünün
meaning of that word 'meditation', anlamının bir kısmı, köken anlamıdır
   
1:08:12 both in Sanskrit, and so on. Sankritçe'de vb...
   
1:08:16 Now, can your brain Şimdi, beyniniz
stop measuring? ölçmeyi bırakabilir mi?
   
1:08:26 You understand? Anlıyorsunuz?
I am this, I will be that. Ben buyum, şu olacağım.
   
1:08:31 I am comparing Ben kendimi
myself with you, sizinle karşılaştırıyorum,
   
1:08:35 you are so beautiful, siz öyle güzelsiniz ki,
you have grace, o kadar zarifsiniz ki,
   
1:08:37 you have brains, you have zekisiniz,bir kaliteniz,
got quality, depth, derinliğiniz var,
   
1:08:41 you are aesthetically... wearing estetik olarak olağanüstü
something extraordinary birşey taşıyorsunuz
   
1:08:47 – I want that. -ben onu isterim.
   
1:08:50 You are measuring, Ölçüyorsunuz,
which is comparison. ki bu karşılaştırmadır.
   
1:08:52 Right? Doğru mu?
Can you stop comparing? Karşılaştırmayı durdurabilir misiniz?
   
1:08:57 Don't agree Kabul etmeyin,
– stop comparing, -karşılaştırmayı bırakın,
   
1:09:00 find out what it means to live tek bir karşılaştırma hareketi olmadan
without a movement of comparison. yaşam olabilir mi, bulun.
   
1:09:12 So you understand? O halde, anladınız mı?
   
1:09:17 Love is not a reaction, Sevgi bir tepki değil,
   
1:09:24 therefore it is free bu durumda, o özgürdür
   
1:09:27 – not to express what you want, -ne istediğinizi söylememek,
that's a reaction. ki bu tepki olur.
   
1:09:36 And freedom Ve özgürlük bu sevginin
is part of that love. bir parçasıdır.
   
1:09:43 Where there is love Sevginin olduğu yerde,
there is intelligence, zeka vardır,
   
1:09:47 not born out of thought. düşünceden doğmayan.
   
1:09:51 Intelligence is something Zeka, beynin dışında olan
outside the brain birşeydir
   
1:09:54 – I won't go into all this, -buna girmeyeceğim,
it's too complicated. bu, oldukça karmaşık bir konu.
   
1:09:57 Like compassion. Aynı şefkat gibi.
   
1:10:00 Compassion, love, freedom Şefkat, sevgi, özgürlük
is outside the brain. beynin dışındadır.
   
1:10:07 I know, I could go into it Biliyorum, detaya inebilirim
– there is no time. -ama zaman yok.
   
1:10:14 Because the brain is conditioned, Beyin şartlandığından,
it can't contain this. bunu ihtiva edemez.
   
1:10:20 So, meditation is not O halde, meditasyon, kasti,
conscious deliberate act. bilinçli bir eylem değil.
   
1:10:33 There is a totally different Tamamen farklı bir
kind of meditation meditasyon var
   
1:10:38 which has nothing whatsoever to do düşünce ve arzu ile
with thought and desire. hiç ilgisi olmayan.
   
1:10:46 And that means Ve bu da beynin
a brain that is really, gerçekten
   
1:10:54 if I may use the word, o kelimeyi kullanabilirsem,
empty. tamamen boş olması demektir.
   
1:11:01 Empty of all the things İnsan düşüncesinin yaptığı
that thought of man is made. herşeyden boşalmış.
   
1:11:12 And where there is space Ve boşluğun olduğu yerde,
   
1:11:19 – because freedom means that, -çünkü özgürlük de,
love means that, space, sevgi de odur, boşluk,
   
1:11:24 vast, limitless space – uçsuz bucaksız, sınırsız boşluk-
   
1:11:29 and where there is space ve boşluk olduğu sürece,
there is silence and energy. sessizlik ve enerji vardı.
   
1:11:41 If you are thinking about Tüm gün kendiniz üstüne
yourself all day long, düşünüyorsanız,
   
1:11:48 which most of us are, ki çoğumuz öyleyiz,
   
1:11:52 then you have reduced the o durumda, beynin olağanüstü
extraordinary capacity of the brain kapasitesini
   
1:11:56 to such a small issue kendinizle ilgili
about yourself, çok küçük konulara indirgediğiniz
   
1:12:01 therefore you have no space. o durumda boşluk olmaz.
   
1:12:08 And so the brain, Ve beynin kendine özgü
though it has its own rhythm bir ritmi olsa da
   
1:12:15 – not that the speaker -konuşmacı beyin konusunda
is a specialist on brains, uzman değil,
   
1:12:20 but he has lived a long time, studied ama o kadar uzun yaşadı ve kendi içindeki
time in himself, watched others – zamanı inceleyip başkalarını gözledi ki-
   
1:12:28 the brain has its own rhythm beynin öyle bir ritmi vardır ki
that can be left alone. tek başına bırakılabilir.
   
1:12:37 But when the brain is silent, Ancak beyin sessizken,
not chattering, quiet, utterly… konuşmazken, sessizce, tamamen...
   
1:12:46 then there is that which is not o durumda kelimelerle
measurable by words, ölçülemeyecek şey
   
1:12:54 that which is eternal, sonsuz olan, isimsiz olan
nameless. meydana gelir.