Krishnamurti Subtitles

Düşünce bütünü algılayabilir mi?

Brockwood Park - 29 August 1976

Public Talk 2



0:19 May we go on talking about Dün sabah kaldığımız yerden konuşmaya
what we said, yesterday morning? devam edebilir miyiz?
   
0:34 We were saying how important it is İnsan bilincinde bir dönüşüm olmasını
  gerektiğinin
   
0:39 that there should be transformation ne kadar önemli olduğunu söylüyorduk.
in the human consciousness.  
   
0:49 I think it is fairly obvious Bunun neden mutlak surette
   
0:50 why it is so absolutely zorunlu ve acil olduğu bence
necessary and urgent. oldukça aşikârdır.
   
0:58 One can observe right throughout Kişi muazzam bir düzensizliğin
the world, there is great disorder hüküm sürdüğünü
   
1:06 – politically, religiously, dünyanın her yanında gözlemleyebilir.
economically -politik, dinsel, ekonomik düzensizlik
   
1:10 and in our social relationship ve sosyal ilişkilerimizdeki düzensizlik
– which is society. -ki bu toplumun ta kendisidir.
   
1:17 There are wars, cruelty, Savaşlar, zalimlik ve her tür çarpıklık
every form of distortion vardır
   
1:30 and, apparently, no religious person ve görünüşe göre hiçbir dindar insan
or group of people, veya grup
   
1:35 have transformed themselves, kendilerini bütün insanlığın bilincini
radically, etkileyecek şekilde,
   
1:40 and so affected kökten bir biçimde dönüştürmemiştir.
the whole of human consciousness.  
   
1:47 And what we were saying, yesterday Ve dün söylüyor olduğumuz şuydu,
   
1:49 was that when there is insan dönüşümü zuhur ettiğinde
human transformation,  
   
1:59 that is, there is a transformation yani ortada bir dönüşüm olduğunda,
   
2:03 in the content of your consciousness bilincinizin içeriğinde
– which is you – -ki bu sizsinizdir-
   
2:08 then that very transformation bu dönüşüm bütün insanlığa etki eder.
affects the whole of mankind.  
   
2:16 Which, again, is fairly clear Ki bu da oldukça açıktır
   
2:20 and I hope one understands this fact ve umarım bu olguyu anlıyorsunuzdur
   
2:24 that where there is kökten dönüşümün olduğu yerde
radical transformation,  
   
2:33 actual, not theoretical, not bilfiil dönüşüm, teorik değil,
an ideational or a hypothetical change düşünsel veya hipotetik bir değişim değil
   
2:43 but actual transformation ve fakat bilincimiz gerçekten
in our consciousness, dönüşüme uğradığında,
   
2:47 in you, as a human being, bir insan olarak, içimizde dönüştüğümüzde
   
2:49 then that transformation brings o dönüşüm dünyanın bilincine oldukça
about quite a different atmosphere farklı bir atmosfer getirir.
   
2:56 in the consciousness of the world. Bence bu ortadadır,
I think this is clear,  
   
3:03 because one can see how people zira kişi -ne kadar nevrotik olursa olsun
   
3:07 – however neurotic, like Hitler, Hitler gibi, şu veya bu gibi kişilerin -
this person and that –  
   
3:10 have affected the world. dünyayı etkilediğini görür.
   
3:16 So, it is necessary, Öyleyse, bu konuda bir nebze bile
if we are at all serious, olsa ciddiysek
   
3:22 if we are at all concerned insanlık durumu, insanın davranışları
with human behaviour, human condition, hakkında ve dönüşümün aciliyeti konusunda
   
3:29 and the urgency zerre kadar endişeliysek
of that transformation,  
   
3:34 we must examine, together, bilincimizi birlikte sorgulamalıyız
our consciousness,  
   
3:42 that is, what you are, what we are. yani ne olduğunuzu, ne olduğumuzu.
   
3:49 And, apparently, very few have applied Ve görünen o ki pek azı bu dönüşümü
themselves to this transformation. kendilerine uygulamışlardır.
   
3:58 They have talked about it, Psikologlar, filozoflar ve de analistler
volumes have been written about it, bu dönüşüm hakkında konuşmuşlar,
   
4:05 by the psychologists, hakkında ciltlerce kitap yazmışlardır.
philosophers and the analysts.  
   
4:09 But, in fact, very few human beings Fakat aslında pek az insan kendisini
have radically transformed themselves. kökten dönüştürmüştür.
   
4:18 They are concerned with the outer Pek çok insan dışarıdaki süslemeyle,
trimmings, the frills, the branches, gösterişle, branşlarla ilgilenmişler
   
4:26 but have not tackled ve fakat var oluşumuzun özünü,
the very root of our existence bizde neyin tümüyle yanlış olduğunu,
   
4:32 to find out what is totally wrong neden bu şekilde davrandığımızı
with us, why we behave like this. anlayamaya soyunmamışlardır.
   
4:39 So, what we were saying, yesterday, Dolayısıyla dün konuşuyor olduğumuz
if we may continue with it today, mesele, eğer bugün de devam edebilirsek,
   
4:50 that in our consciousness, bilincimizde üç temel unsur vardır
there are three principal factors: demiştik:
   
4:58 fear, with all bütün zorluklarıyla beraber korku,
the complications of fear -lütfen
   
5:03 – please, observe it in yourself, sadece benim kelimelerimi dinlemeyiniz,
don’t merely listen to my words. bunu kendinizde gözlemleyiniz.
   
5:09 Description is not the described. Tasvir tasvir edilen değildir.
The word is not the thing. Kelime işaret ettiği şey değildir.
   
5:18 Unless one observes oneself through Ancak kişi tasvir edilen yoluyla kendini
what is described – the description – gözlemlediğinde -tasvirin kendisi yoluyla-
   
5:27 then you can go into yourself o takdirde kendinize dönüp tasvir
and observe the described – the fact. edileni -olguyu- gözlemleyebilirsiniz.
   
5:34 So, we were saying, yesterday, Böylelikle dün üç tane unsurun
there are three factors, olduğundan bahsediyorduk,
   
5:39 major factors in our consciousness bilincimizdeki üç ana unsur ki bunlar
which is fear, pleasure, korku, haz,
   
5:47 the pursuit of pleasure haz arayışı ve keder, eziyet ve
and great sorrow, kaygılarımızı içeren
   
5:52 sorrow implying grief, muazzam acılarımızdır,
travail, anxiety,  
   
5:58 every form of neurotic behaviour, her türlü nevrotik davranış şekli,
all that is in our consciousness. bilincimizde olan her hal.
   
6:10 And is it possible Ve bilinci değiştirmek olanaklı mıdır
to change that consciousness  
   
6:15 – to bring about a profound revolution -o bilinçte çok derin bir devrim meydana
in that consciousness? getirmek?
   
6:30 And if you are Ve eğer gerçekten bu devrimle ilgiliyseniz
really concerned about it  
   
6:33 we can then share the thing, o zaman bu soruyu beraber paylaşabiliriz.
together.  
   
6:36 But if you are merely Fakat sadece kelimelerle, teorilerle oyun
playing with words and theories, oynuyorsanız,
   
6:40 and beliefs and dogmas, inançlarla, dogmalarla ve şu grubu veya
and joining this group or that group, bu grubu takip ediyorsanız
   
6:44 this guru or that guru, şu veya bu guruyu,
   
6:46 then, I’m afraid, we have very o takdirde, korkarım ki çok az ortak
little in common with each other. noktamız var.
   
6:53 So, if you’re concerned, then Pekala, eğer ilgiliyseniz, dün korku
we were talking yesterday about fear. hakkında konuşuyorduk.
   
7:03 We said that fear Korkunun düşüncenin hareketi olduğunu
is the movement of thought, söyledik,
   
7:14 movement of thought, as time. zaman olarak düşüncenin hareketi.
   
7:19 It is very simple. Bu çok basittir. Haydi bunu
Don’t let’s complicate it. karmaşıklaştırmayalım.
   
7:22 Time, in the sense, Zaman, kişinin yarından korkması anlamında
one is afraid of tomorrow,  
   
7:29 or one is afraid of things veya kişinin geçmişte olanlardan korkması
that have happened in the past  
   
7:34 and not wanting it repeated, ve gelecekte tekrar etmesini istememesi
again, in the future. anlamında.
   
7:38 So, thought is a movement in time. O halde düşünce zamanda bir harekettir.
   
7:50 Right? Değil mi?
   
7:52 And fear is part of that Ve korku da düşüncenin o hareketinin
movement of thought. bir parçasıdır.
   
8:04 Right? Değil mi?
   
8:06 Please, look at it. Lütfen, korkuya bakınız.
We are communicating with each other. Birbirimizle iletişim kuruyoruz.
   
8:14 Communication implies sharing İletişim sadece sözel anlamı değil fakat
not only the verbal meaning  
   
8:23 but the actual substance of the word kelimelerin özünü de paylaşmayı ima eder
   
8:28 – the significance of the word – -kelimelerin anlamını-
the depth of the word. kelimelerin derinliğini.
   
8:33 So, we are, together, exploring. Öyleyse beraberce keşfediyoruz.
   
8:39 We are not telling you what to do, Size ne yapmanız gerektiğini
  söylemiyoruz.
   
8:45 because we are used zira şu başkalarını takip etme
to this habit of following others, alışkanlığına sahibiz
   
8:52 therefore, we establish an authority böylelikle de bir otorite kuruyor ve de o
and then accept that authority otoriteyi kabul ediyoruz
   
8:58 because, in ourselves, çünkü içimizde düzen yok
we are disorderly  
   
9:02 and out of that disorder, ve o düzensizlikten bir otorite
we create an authority yaratıyoruz,
   
9:09 who we hope will help us kargaşamızdan çıkabilmek için birinin
to get out of our confusion. yardımcı olacağını umut ediyoruz.
   
9:17 On the contrary, we are saying, Tam aksine zihin, psişe meselelerinde,
in the matters of the mind, psyche,  
   
9:23 in the matters of spiritual things spiritüel olan meselelerde -eğer bu
– if I may use that word ‘spiritual,’ kelimeyi kullanmama müsaade ederseniz,
   
9:31 it rather stinks, but doesn’t matter, daha ziyade kokuşmuş bir kelime fakat
we’ll use that word – fark etmez o kelimeyi kullanacağız-
   
9:39 there is no authority, otorite yoktur, guru yoktur diyoruz,
there’s no guru,  
   
9:47 though this country is inundated -bu ülke ve Batı dünyası
and the Western world  
   
9:51 – by the gurus, from India. Hindistan'dan gelen
  gurularla dolup taşmış olmasına rağmen-.
   
9:58 So, we are saying, Demek ki iletişimin paylaşmak olduğunu,
communication means sharing, beraber düşünmek,
   
10:04 thinking together, observing together beraber gözlemlemek olduğunu söylüyoruz,
  - birlikte, konuşmacının bir şey söylemesi
   
10:10 – together, not the speaker says ve sizin söylenileni kabul veya
something, you accept it or deny it, reddetmeniz değil
   
10:16 but sharing, actually together, fakat, bilfiil beraberce, kendimizde
what we are observing, in ourselves. gözlemlediğimizi paylaşmak.
   
10:25 So, we’ve said, thought is O halde düşüncenin ölçü olarak zamanda
a movement in time, as measure bir hareket olduğunu
   
10:34 and that fear is ve o korkunun da düşüncenin hareketi
the movement of thought. olduğunu söyledik.
   
10:42 When there is no movement of thought, Düşüncenin hareketinin olmadığı yerde
there is no fear. korku olamaz.
   
10:53 We went into it, yesterday, Dün bu meseleyi oldukça derinlemesine
fairly deeply, ele aldık
   
10:59 and perhaps I can go into it ve şimdi belki de çok çok kısaca korku
very, very briefly now, again, meselesine tekrar girebilirim,
   
11:05 which is, fear – the root of fear, korkunun ne olduğunu -korkunun kökenini,
   
11:13 not the various expressions of fear, korkunun çeşitli ifadelerini değil,
various objects of fear, korkunun çeşitli nesnelerini değil,
   
11:18 but the root of fear, ve fakat korkunun kökeni
which is so destructive, ki bu çok yıkıcıdır,
   
11:23 which brings about such darkness, zihne öylesine bir karanlık,
paralysis of the mind zihin felci getirir ki
   
11:30 – that fear, does it come about -o korku, 'korku' kelimesinden mi
through the word ‘fear’ doğmaktadır
   
11:41 or is it independent of the word? yoksa korku, 'korku' kelimesinden
  bağımsız mıdır?
   
11:45 Please, observe, examine your fear Lütfen bizler tasvir ederken kendi
in that way, as we are describing. korkunuzu sorgulayınız, gözlemleyiniz.
   
11:52 Does fear exist without the word Korku kelimesi olmadan korku
  var olmakta mıdır
   
11:57 or does the word ‘fear’ create fear? yoksa 'korku' kelimesi mi korkuyu
That’s one problem. yaratmaktadır? Bu sorularımızdan biridir.
   
12:02 Then, how do you observe fear? O halde korkuyu nasıl gözlemlersiniz?
   
12:13 When you say, ‘I know I’m afraid,’ 'Biliyorum, korktum' dediğinizde
how do you know? nasıl bilirsiniz?
   
12:21 Is your knowledge based Bilginiz korkuyla ilgili geçmiş
on past experiences of fear? deneyimlerinize mi dayanmaktadır?
   
12:29 So, you are looking at the fresh fear Yani taze korkuya geçmişin gözleriyle
with the eyes of the past bakıyorsunuzdur
   
12:37 and, therefore, ve böylelikle o yeni korkuya güç
giving to that new fear, strength. veriyorsunuzdur.
   
12:43 You’ve understood? Anladınız mı?
   
12:48 That is, I’m afraid of something Yani yapmış olduğum veya yapabileceğim
I have done, or something I might do, bir şeyden dolayı korkarım
   
12:58 and that thing, ve o şeye 'korku' adını koyarım.
I have named it as ‘fear.’  
   
13:06 When I have named it, Onu isimlendirdiğimde ona söz hakkı
I have recognised it. vermiş olurum.
   
13:12 And the recognition of it Ve korkuya söz hakkı verilmesi sadece
only strengthens the fact of fear. korku olgusunu güçlendirir.
   
13:18 Now, is it possible to be aware of Şimdi, o korkunun farkında olup,
that fear, the new expression of fear, o yeni korku ifadesinin,
   
13:28 and not name it, and observe it? onu isimlendirmemek ve gözlemlemek
You’ve understood? mümkün müdür? Anladınız mı?
   
13:41 Is this clear? Bu açık mı?
May we go on, from there? Buradan devam edebilir miyiz?
   
13:45 That is, to look at the new Yani bahsettiğimiz,'korku' dediğimiz
  o yeni
   
13:58 or the fresh form of sensation veya taze duyumsamayı
which we call ‘fear’  
   
14:03 without categorising it, kategorize etmeden, bir çerçeveye almadan
without putting it into a frame bakmak
   
14:13 and, thereby, giving it vitality. ve dolayısıyla da korkuya canlılık
  vermektir.
   
14:21 So, is it possible to observe O halde korkuyu isimlendirmeden,
that fear without naming, bastırmaya çalışmadan,
   
14:30 without trying to suppress, analyse, analiz etmeden, ondan kaçmaya çalışmadan
escape from it, just to observe it? sadece gözlemlemek mümkün müdür?
   
14:38 And you cannot observe it Ve eğer bir çerçeveye alırsanız
if you’ve put it in a frame, korkuyu gözlemleyemezsiniz,
   
14:44 because we’ve already çünkü halihazırda ona sahip olmuş,
captured it and held it. onu zapt etmişsinizdir.
   
14:49 So, what then becomes important is Dolayısıyla önemli olan korkuyu nasıl
how you observe your fear, gözlemlediğiniz,
   
14:58 how you look at it. ona nasıl baktığınız haline gelir.
   
15:01 Do you look at it Korkuya sizden ayrı bir varlık olarak mı
as an entity separate from fear? bakıyorsunuz?
   
15:10 You understand this? Bunu anlıyor musunuz?
   
15:12 That is, do you say, Yani şunu mu diyorsunuz,
‘Fear is different from me’ 'Korku benden ayrıdır'
   
15:18 – or, the fact is, fear is you? -yoksa, olgunun ta kendisi, korku siz
Right? misinizdir? Değil mi?
   
15:25 Please, this is very important Lütfen, bunu anlamak çok önemlidir
to understand  
   
15:29 because on this whole thing zira soruşturmamız bütünüyle buna
depends our investigation: bağlıdır:
   
15:35 how you observe. nasıl gözlemlediğinizde.
   
15:40 Do you observe as a separate entity Ayrı bir varlık olarak -gözlemleyen-
– the observer – mı gözlemliyorsunuz
   
15:49 and look at that fear, ve o korkuya, gözlemlenene
which is the observed,  
   
15:53 something different, başka bir şey, sizden ayrı bir şey olarak
something separated from you? mı bakıyorsunuz?
   
16:01 If it is separated from you Eğer korkunuz sizden ayrıysa ortada bir
then there is a gap, boşluk
   
16:07 there’s an interval. bir aralık var demektir.
   
16:10 Then, you try to suppress it, O halde korkunuzu bastırmaya,
you try to control it, kontrol etmeye çalışırsınız,
   
16:16 you try to run away from it, korkunuzdan kaçmaya, onu analiz etmeye
analyse it – çalışırsınız-
   
16:19 and so there’s constant battle ve böylece durmaksızın süren çatışma
going on. vardır.
   
16:25 Where there is division, Bölünmenin olduğu yerde çatışma olmak
there must be conflict, zorundadır,
   
16:30 like in nationalities, milliyetlerdeki, her sınıf farklılığında
in every class difference, and so on. vesaire olduğu gibi.
   
16:34 Wherever there is division Nerede bölünme varsa Katolikle Protestan,
between the Catholic, Protestant, Hindu, Müslüman arasında
   
16:38 Hindu, Muslim – whatever it is – -bölünme her neyle ilgili olursa olsun-
   
16:43 there must be conflict, çatışma, mücadele, ızdırap olmak
struggle, pain. zorundadır. O halde
   
16:50 So, one has to find out, very kişi bu bölünmenin neden var olduğunu
carefully, why this division exists. çok dikkatlice keşfetmek zorundadır.
   
16:58 Is it an illusion Bu bir yanılsama mıdır yoksa
or is it an actuality? bir gerçeklik midir?
   
17:07 Like anger, Öfke gibi,
   
17:09 anger is not separate from you öfke sizden ayrı değildir
– when you say, ‘I’m angry,’ -'Öfkeliyim' dediğinizde,
   
17:11 you are anger, it’s part of you. siz öfkesinizdir, öfke sizin bir
  parçanızdır.
   
17:15 But when you are afraid, Fakat korktuğunuzda korku sizin bir
it’s not part of you. parçanız değildir.
   
17:19 You say, ‘I’m going to do 'Bunun hakkında bir şeyler yapacağım'
something about it.’ dersiniz.
   
17:24 So, you have created a division, Böylece de bir bölünme dolayısıyla
and hence, conflict. çatışma yaratırsınız.
   
17:30 Whereas, when you observe fear, Halbuki korkuyu gözlemlediğinizde korku
that fear is you, part of you, sizsinizdir, sizin bir parçanızdır,
   
17:41 so the observer is the past. yani gözlemleyen geçmiştir.
   
17:47 Please, understand this, very deeply. Lütfen bunu çok ama çok derinlemesine
  anlayınız.
   
17:50 The observer is the past. Gözlemleyen geçmiştir.
   
17:54 He has accumulated a great deal Büyük ölçüde bilgi ve deneyim toplamıştır
of knowledge, experience  
   
18:00 and with that memory, he looks. ve bunlardan oluşan hafızasıyla bakar.
   
18:06 So, the past meets the present Yani geçmiş şimdiyle karşılaşır
   
18:11 and says, ve der ki 'ben şimdiden ayrıyım',
‘I am different from the present,’  
   
18:16 whereas, the observer halbuki gözlemleyen gözlemlenendir.
is the observed. Right? Değil mi?
   
18:22 Please, get this. Lütfen bunu anlayınız.
   
18:24 The thinker is the thought. Düşünen düşüncedir.
There is no thinker without thought. Düşünce olmadan düşünen yoktur.
   
18:31 The experiencer is the experience. Deneyimleyen deneyimdir.
Right? Değil mi?
   
18:41 Let’s look into it a little bit more. Haydi biraz daha meselenin içine girelim.
   
18:44 That is, when you experience Yani bir şeyi deneyimlediğinizde,
something, you must recognise it, onu tanımak zorundasınızdır,
   
18:51 otherwise, it’s not an experience. aksi takdirde bu bir deneyim değildir.
Right? Değil mi?
   
18:57 So, recognition means Demek ki tanıma onu halihazırda
you’ve already known it, bildiğiniz anlamına gelir,
   
19:04 so, it’s nothing new. yani bu yeni bir şey değildir.
   
19:08 So, the experiencer is the experience. O halde deneyimleyen deneyimdir.
   
19:13 Like the analyser, when you go Analist gibi, bir analiste veya uzmana
to an analyst or the analyser, gidersiniz,
   
19:17 when you analyse yourself kendinizi analiz ettiğinizde
– the analyser is the analysed. -analiz eden analiz edilendir.
   
19:24 Right? See this, clearly. Değil mi? Bunu açıkça görünüz.
For God’s… Understand? Tanrı aşkına... Anladınız mı?
   
19:28 If you once understand Bu basit prensibi bir kere anladığınızda
this basic principle  
   
19:31 then, we can go much further. o takdirde çok daha ilerisine
  gidebiliriz.
   
19:34 Which is, you eliminate conflict, Ki bu çatışmayı içsel olarak olduğu kadar
altogether dışsal olarak da
   
19:43 – inwardly, as well as outwardly. bütünüyle yok etmeniz anlamına gelir.
Right? Değil mi?
   
19:51 So, when you observe fear, Yani korkuyu gözlemlediğinizde,
   
19:56 are you observing it as a separate onu ayrı bir insan olarak, bir parçanız
person and fear is not part of you olmayan bir korku olarak mı
   
20:06 and, therefore, gözlemliyorsunuz ve haliyle de korkuyla
you are in conflict with it? çatışma içinde misiniz?
   
20:09 But when the thinker is the thought, Ama düşünen düşünceyken,
the observer is the observed, gözlemleyen gözlemlenenken,
   
20:18 what takes place? ne meydana gelir?
You understand my question, now? Şimdi sorumu anlıyor musunuz?
   
20:23 You have eliminated conflict, Çatışmayı bütün yönleriyle yok ettiniz.
altogether.  
   
20:28 Therefore, you have the energy, Bundan dolayı 'korku' dediğiniz o olguya
the attention to give to that fact verecek enerjiye,
   
20:34 – which you call ‘fear.’ dikkate sahipsiniz.
   
20:37 It’s only when you are not attentive, Ancak dikkatsiz olduğunuzda
fear continues. korku devam eder.
   
20:43 Right. Is this somewhat clear? Peki. Bu birazcık da olsa açık mı?
   
20:51 So, this is what we were saying, Demek ki dün söylediğimiz buydu
yesterday  
   
20:56 – it took an hour and a quarter – -bir saat on beş dakikamızı aldı-
   
20:58 we’re trying to make a résumé of it, birkaç dakika için bir özgeçmişini
in a few minutes. sunmaya çalışıyoruz.
   
21:03 So, we must go on O halde insan bilincindeki bir başka
with another factor, which is unsurla devam etmeliyiz,
   
21:08 as we said, in human consciousness dediğimiz gibi insan bilinci
which is so limited, çok sınırlıdır,
   
21:14 so conditioned by these three factors: bu etmenler tarafından öylesine
fear, pleasure, sorrow koşullandırılmıştır ki: korku, haz, acı
   
21:23 – it is limited by that -bu etmenler tarafından
  sınırlandırılmıştır
   
21:26 and the content of consciousness ve bilincin içeriği bilinçtir, değil mi?
is consciousness, isn’t it?  
   
21:34 The house is what is inside. Ev evin içindekilerdir.
   
21:38 So, our consciousness has Demek ki bilincimizde bu üç ana unsur
these three main factors vardır
   
21:48 and unless these main factors ve bu ana unsurlar anlaşılıp aşılmadıkça,
are understood and gone beyond,  
   
21:54 our consciousness is limited, bilincimiz sınırlıdır, bu üç etmen
is conditioned by these three factors tarafından koşullandırılmıştır,
   
22:03 and, therefore, there can be dolayısıyla da kökten bir dönüşümün
no radical transformation. olması mümkün değildir.
   
22:08 We are concerned Bizler hayatın dış kenarlarındaki
with the radical transformation, süslerle değil
   
22:12 not trimming kökten dönüşümle ilgiliyiz,
the outward edges of life,  
   
22:16 but the deep problems insanın karşısına çıkan derin sorunlarla
which confront man,  
   
22:21 and to change them, radically. ve onları kökten değiştirmekle.
   
22:24 So, now we’re going Öyleyse şimdi hayatımızdaki büyük
to talk about pleasure, etmenlerden biri olan
   
22:30 which is one of the greatest haz hakkında konuşacağız.
factors in our life.  
   
22:37 We’re not saying it’s right or wrong, Hazzın doğru veya yanlış olduğunu, iyi
it’s good or bad, veya kötü olduğunu söylemiyoruz,
   
22:44 we are looking at it, we are hazza bakıyoruz,
exploring the content of pleasure, hazzın içeriğini keşfediyoruz,
   
22:50 why human beings, neden dünyanın tam anlamıyla her yerinde
right throughout the world, insanların
   
22:55 have pursued pleasure hazzın farklı şekilleri peşinde
in different forms: koştuklarını:
   
23:02 pleasure through religion din yoluyla haz
   
23:05 – essentially, -özsel olarak,
when you seek what you call ‘God,’ 'Tanrı' dediğiniz şeyi aradığınızda,
   
23:08 it is, ultimately, pleasure. bu en nihayetinde olarak hazdır.
   
23:12 Pleasure in multiple forms – sexual Hazzın çoklu şekilleri: cinsel haz, sahip
pleasure, pleasure of possession, olma hazzı,
   
23:23 pleasure of attachment, korkuyu da içeren bağlılığın verdiği haz,
in which is involved fear  
   
23:27 – but we’ll go into it, presently – -fakat bunun içine birazdan gireceğiz-
   
23:31 pleasure in achievement, in success, kazanmadaki haz, başarıdaki,
pleasure in arrogance, kibirdeki haz,
   
23:41 pleasure in having muazzam bir şöhrete sahip olmaktaki haz.
a tremendous reputation.  
   
23:47 So, there are these extraordinary Demek ki hazzın bu olağanüstü ölçüde
forms of complicated pleasure. karmaşık şekilleri vardır.
   
23:53 Why do human beings pursue this? Neden insanlar bunun peşinde koşarlar?
   
24:00 It’s not only in the modern age Sadece modern çağda değil, antik
but also, from the ancient of times, zamanlarda da haz
   
24:05 this has been en temel etmenlerden biri olmuştur.
one of the major factors.  
   
24:10 And religion, throughout the world, Ve din, bütün dünyada -
has said  
   
24:13 – organised religion, otoriteye ve inanca dayanan organize din,
which is based on authority, belief,  
   
24:18 superstition and all the rest of it – batıl inançları ve bütün hikâye -
   
24:21 organised religions have said, organize dinler 'Hazzı yok etmek
‘You must eliminate pleasure, zorundasınız' dediler
   
24:29 which is desire, ki bu arzudur,
   
24:33 because,’ they said, çünkü 'eğer haz arıyorsan
‘if you are seeking pleasure  
   
24:40 you cannot find God, Tanrıyı bulamazsın veya
or you cannot serve God.’ Tanrıya hizmet edemezsin' dediler.
   
24:44 So, we are saying, Dolayısıyla biz de diyoruz ki keşfedelim,
let us explore it,  
   
24:49 not deny it or accept it, ret veya kabul etmeyelim,
nor say, ‘What is wrong with it,  
   
24:56 why shouldn’t I seek pleasure?’ 'Hazzın nesi yanlış, neden hazzı
  aramamalıyım ki?' de demeyelim
   
24:58 but we are trying to explore the whole zira hazzın bütün yapısını ve doğasını
structure and the nature of pleasure keşfetmeye çalışıyoruz
   
25:07 – if you are willing. - eğer istekliyseniz.
   
25:09 If pleasure is all important to you, Eğer haz sizin için çok önemliyse,
then don’t examine it, o zaman sorgulamayın,
   
25:14 because it’s going çünkü sorgulamamız pek çok şeyi
to destroy a lot of things. yok edecektir.
   
25:25 As we said, yesterday also, Dün de dediğimiz gibi hazzı derinlemesine
to understand pleasure, deeply, anlayabilmek için,
   
25:35 what is its significance, öneminin ne olduğunu,
what is its worth, değerinin ne olduğunu,
   
25:38 we must examine, very closely, düşüncenin ne olduğunu,
what is thinking, çok yakından sorgulamalıyız,
   
25:44 because part of pleasure çünkü hazzın bir kısmı düşüncedir,
is thinking, imagining, hayal etmedir,
   
25:50 making pictures, making images. resmetmek, imgeler oluşturmaktır.
You understand? Anlıyor musunuz?
   
25:57 So, we must go into the question, Yani düşüncenin ne olduğu sorusuna veya
very deeply, if you want to, sorununa, eğer istiyorsanız,
   
26:04 into the problem or into the question çok derinlemesine girmeliyiz.
of what is thinking.  
   
26:11 As we said, also, yesterday, Dün de değimiz gibi bu meditasyonun
this is part of meditation, bir parçasıdır,
   
26:17 the investigation korkunun soruşturulması veya sorgulanması,
or the examination of fear,  
   
26:23 the examination and hazzın soruşturulması ve anlaşılması,
the understanding of pleasure  
   
26:27 and the ending of sorrow, ve acının dinmesi meditasyonun
is part of meditation. bir parçasıdır.
   
26:33 Not the repetition of some mantra, Bir köşede oturup bir takım mantralar
sitting in a corner tekrar etmek,
   
26:38 and going off into some saçma sapan görülerde kopup gitmek değil,
kind of nonsensical visions,  
   
26:44 but this is the foundation ve fakat temel budur.
– please, see this – - lütfen bunu görünüz -
   
26:48 this is the foundation of meditation. bu meditasyonun temelidir.
   
26:52 If you are not deeply established Eğer bu temele derinden köklenmemişseniz,
in this foundation,  
   
26:59 your meditation is bound meditasyonunuz sizi bir yanılsamaya
to lead to illusion – meaningless. götürmeye mecburdur - anlamsızdır.
   
27:06 So, we’re going to, now, together, Demek ki şimdi beraberce düşüncenin
examine what is thinking. ne olduğunu sorguluyoruz.
   
27:14 Because all our structure Zira bütün yapımız, bütün eylemlerimiz,
all our action, all our beliefs, bütün inançlarımız,
   
27:20 all our religions – though they say bütün dinlerimiz - vahiy yoluyla
it’s revelation – all the rest of it, geldiklerini iddia etseler de -
   
27:27 is essentially based on thought. ve bütün hikâye,
  özünde düşünce üzerine kuruludur.
   
27:32 Right? Değil mi?
You cannot possibly deny that. Bunu inkar ediyor olmanız mümkün değil.
   
27:41 So, we are going to look into, first, O halde hazzın ne olduğunu incelemeden
before we examine what is pleasure önce
   
27:47 we must first look ilk olarak düşüncenin ne olduğuna
at what is thinking. bakacağız.
   
27:52 Please don’t accept what I am saying, Lütfen benim söylediklerimi, konuşmacının
what the speaker is saying, söylediklerini kabul etmeyiniz
   
27:57 look at your own movement of thinking. kendi düşüncenizin hareketine bakınız.
   
28:05 What is thinking Düşünce nedir
– not thinking about something, - bir şey hakkında düşünmek değil
   
28:10 but thinking itself, per se. fakat düşünmenin kendisi, kendi başına.
What is thinking? Düşünce nedir?
   
28:19 Is there a thinking without word, Herhangi bir sözcük, sembol olmadan
without a symbol, düşünce var mıdır,
   
28:27 without a picture, without an image? herhangi bir resim, imge olmadan?
You understand? Anlıyor musunuz?
   
28:36 Have you ever thought without a word Hiç herhangi bir kelime olmadan
  düşündünüz mü
   
28:43 or is word related to thinking? yoksa kelime düşünceye ilişkin bir şey mi?
   
28:52 And if word is related to thinking, Ve eğer kelime düşünceye ilişkin
  bir şeyse,
   
28:55 then word becomes tremendously o halde kelime muazzam bir öneme sahip
important, which it has in our life. olur ki hayatımızda bu öneme sahiptir
   
29:02 When you mention the word ‘God,’ 'Tanrı' kelimesini telaffuz ettiğinizde,
you, somehow her nasılsa
   
29:05 – some extraordinary transformation -olağanüstü bir dönüşüm meydana gelir.
takes place.  
   
29:09 And when you also say, ‘There is Ve bir de 'Tanrı yoktur, Tanrı öldü,'
no God, God is dead,’ it stirs you. dersiniz, bu sizde bir duygu uyandırır.
   
29:17 So, we are slave to words. O halde kelimelerin kölesiyiz.
   
29:22 ‘I’m an Englishman’ 'Ben bir İngilizim'
   
29:24 – immediately, there’s -anında bir önemlilik duygusu ortaya çıkar
a certain sense of importance,  
   
29:28 or a Hindu – whatever it is. veya bir Hindu - her ne iseniz.
   
29:31 So, thinking, as we said, Öyleyse dedik ki düşünce
   
29:37 is a movement of measure bir ölçü birimidir ki bu zamandır,
which is time,  
   
29:45 from the past, through the present, geçmişten gelen, şimdi yoluyla geleceği
modified to the future. değiştiren.
   
29:54 That’s the whole movement of thought. Düşüncenin bütün hareketi budur.
   
29:59 Thinking then is born out of O halde düşünce deneyimden,
experience, knowledge as memory, bilgiden doğmuştur hafıza olarak,
   
30:11 which is stored up in the brain, beyinde depolanmıştır, bu aşikardır.
which is obvious.  
   
30:17 So, please, this is very important Dolayısıyla, lütfen, bu çok önemlidir
   
30:20 because we’re going to discuss, çünkü birazdan ölümün ne olduğunu
presently, what is death. tartışmaya başlayacağız.
   
30:24 So, you must understand this, Dolayısıyla düşüncenin bir hareket
very deeply, olduğunu
   
30:28 that thought is a movement. çok derinlemesine anlamalısınız.
   
30:34 Movement means time Hareket zaman demektir
   
30:38 – from here to there, - oradan buraya, ne olduğundan
what has been to what should be – ne olması gerektiğine -
   
30:43 and so on and so on ideal olan ve gerçekte olan -
– the ideal and the actual. vesaire vesaire.
   
30:50 All this is a movement of time, Bütün bunlar zamanın hareketidir
which is thought. ki bu düşüncedir.
   
30:57 Thought is stored up Düşünce beyinde, beyin hücrelerinde
in the brain, in the cells depolanmıştır
   
31:03 – I’m not an expert, -ben bir uzman değilim, sadece kendimi
I’ve just watched myself. izliyorum.
   
31:15 Now, here arises a very interesting Şimdi eğer üzerine eğilebilirsek çok
problem, if we can go into it, ilginç bir sorun ortaya çıkıyor,
   
31:21 which is: can time have a stop? ki o da şu: zamanın bir sonu olabilir mi?
   
31:27 Not the chronological time, Kronolojik zamandan bahsetmiyoruz,
when you catch a train and bus treni, otobüsü ne zaman yakaladığınızda -
   
31:32 – don’t confuse it, bunları birbirine karıştırmayınız, sonra
then you will lose your bus. otobüsünüzü kaçırırsınız.
   
32:04 We are saying, or asking, Şunu söylüyor ya da daha ziyade soruyoruz,
can time have a stop? zamanın bir sonu olabilir mi?
   
32:11 Can the movement of thought Düşüncenin hareketi son bulabilir mi?
come to an end?  
   
32:19 That is, it can come to an end. Zaman bir son bulabilir. Eğer bu sorunun
I’II show it if you would go into it. içine girmek isterseniz size göstereceğim.
   
32:24 The past which is all your memories, Bütün anılarımız, deneyimlerimiz
experiences, olan geçmiş,
   
32:30 remembrances, traditions, hatıralar, gelenekler ve bütün hikâye
all the rest of it  
   
32:34 – the past, in which we live, - içinde yaşadığımız geçmiş,
of which we are – olduğumuz geçmiş -
   
32:41 that movement meets the present, bu hareket şimdiyle buluşur
and ends there. ve orada sona erer.
   
32:48 What we do is, meet the present, Bizim yaptığımızsa, şimdiyle buluşmak,
have it modified and move on, onu değiştirmek ve devam etmek,
   
32:55 so give continuity, all the time. bu sebeple de zamana devamlılık
You’ve understood this? vermektir, her daim. Bunu anladınız mı?
   
33:04 I’ve a problem – sexual, Bir problemim var - cinsel, veya her neyse
the whatever problem be.  
   
33:08 I think about it, meet it and end it. onun hakkında düşünür , onunla
  buluşur ve ona son veririm.
   
33:17 So, this is part of meditation Dolayısıyla bu meditasyonun bir parçasıdır
   
33:21 which we’ll discuss meditasyon hakkında konuşurken
when we talk about meditation bunu tartışacağız
   
33:24 because it’s very important to find çünkü psikolojik zamanın bir sonu
out if psychological time has an end. olduğunu keşfetmek çok önemlidir.
   
33:34 Because that which ends, only then Zira değişmez devamlılık olduğunda değil,
something new can take place,  
   
33:43 not if there is constant continuity. ancak zaman sona erdiğinde yeni
  olan meydana çıkabilir.
   
33:48 Then, it’s merely mechanical. Aksi takdirde ortaya çıkan
  şey sadece mekaniktir.
   
33:53 I won’t go into that, now, Buna şimdi girmeyeceğim, çünkü daha
because we’ll come to it, later. sonra buna değineceğiz.
   
33:57 So, thought, we said, O halde, dedik ki düşünce zamanın ve
is a movement of time and measure ölçünün bir hareketidir
   
34:03 and it is stored in the brain. ve beyinde depolanır.
   
34:09 That is our process of thinking. Bu bizim düşünce sürecimizdir. Yani
So, thought is that. düşünce o sürecin kendisidir.
   
34:17 Now, what is pleasure? Şimdi, haz nedir?
   
34:24 What is the difference Haz, zevk, neşe ve insan hayatının ender
between pleasure, enjoyment, joy anlarında yakalanan
   
34:33 and there are, at rare moments esrime(kendinden geçme) arasındaki
in human life, ecstasy? fark nedir?
   
34:39 Not hysteria, but ecstasy. Histeri değil, fakat esrime.
   
34:49 So, there are these factors: Dolayısıyla bu etmenler mevcuttur:
ecstasy, joy, enjoyment and pleasure. esrime, neşe, zevk ve haz.
   
35:02 Four different factors Bu haz denen denilen şeydeki dört etken.
in this so-called pleasure.  
   
35:09 What is pleasure? Haz nedir?
   
35:16 Is there pleasure at the moment, Anda, şimdide haz var mıdır yoksa haz,
at the second, or is pleasure after? sonrasında mı gelir?
   
35:26 You’re following all this? Bütün bunları takip ediyor musunuz?
   
35:28 Please, do go into this with me, Lütfen buna birazcık daha benimle
a little bit. beraber girin.
   
35:33 You aren’t tired, I hope, Bu sabah umarım yorulmadınız, değil mi?
this morning, are you?  
   
35:35 No – good. Yok - iyi.
   
35:42 We’re asking, is pleasure Haz anda mıdır yoksa sonra
at this second or is it after? mı gelir diye soruyoruz.
   
36:03 You may hear but there’re Siz duyuyor olabilirsiniz ama o tarafta
lots of people over there bir sürü insan var.
   
36:22 I’m glad you have had patience. Sabrınız olmasına sevindim.
   
36:34 We were talking about pleasure. Haz hakkında konuşuyorduk.
   
36:43 And it’s very important Ve hazzı anlamanın çok önemli
to understand, I think, olduğunu düşünüyorum,
   
36:48 what great part it plays in our lives, hayatımızda oynadığı muazzam rolü
   
36:56 and we have accepted it ve hazzı doğal bir şey olarak kabul ettik
as a natural thing  
   
37:01 and never really examined it, ve hiç derinlemesine sorgulamadık.
very deeply.  
   
37:09 We were saying that thought is Düşüncenin zamanda ve ölçüde bir
a movement in time and measure. hareket olduğunu söylüyorduk.
   
37:19 And we are asking what is, Ve hazzın bilfiil ne olduğunu soruyoruz?
actually, pleasure?  
   
37:25 Is there that awareness Hazzın farkındalığı, o his veya o duygu
of that sentiment or that feeling,  
   
37:29 at the actual moment of experience, deneyimin, algının, gözlemin olduğu
of perception, of observation, fiili anda mı var
   
37:37 or does it come a second after? yoksa bir an sonrasında mı devreye
  giriyor?
   
37:43 You understand my question? Sorumu anlıyor musunuz?
   
37:48 If it comes a second after, Haz, eğer bir an sonrasında devreye
then it’s the movement of thought. giriyorsa düşüncenin hareketidir.
   
37:58 But at the actual second Ve fakat fevkalade bir güzelliğin
of seeing some marvellous beauty görüldüğü tam o anda
   
38:07 – the sunset, a lovely tree - güneşin batışı, bir tarladaki çok hoş
in a field or a beautiful face – bir ağaç veya güzel bir yüz -
   
38:15 at that moment of perception, algının olduğu anda, haz yoktur,
there is no pleasure,  
   
38:20 there is only perception. sadece algı vardır.
   
38:24 But, a few seconds later, Fakat biraz sonrasında hafıza çalışmaya
memory begins to operate. başlar.
   
38:32 That is, thought says, Yani, düşünce şunu der 'Bundan daha
‘I must have more of it.’ fazlasına sahip olmalıyım.'
   
38:39 So, at the moment, Zira anda, kaydetme yoktur.
there is no recording.  
   
38:49 Please, this is very important Lütfen bunu anlamak çok önemlidir.
to understand.  
   
38:51 At the moment of any action Zevk verdiğini düşündüğümüz
which we consider pleasurable, herhangi bir eylem anında
   
38:55 at that second, there is tam o anda, zihinde, beyinde
no registration in the mind…  
   
39:00 in the brain, at all. kayıt işlemi yoktur, hem de hiç.
   
39:03 The registration takes place Düşünce 'Daha fazlasına sahip olmalıyım'
when thought says, ‘I must have more.’ dediğinde kayıt işlemi ortaya çıkar.
   
39:13 Haven’t you observed this in yourself? Bunu kendinizde gözlemlemediniz mi?
   
39:17 So, it is only Demek ki ancak düşünce devreye
when thought takes over, girdiğinde,
   
39:26 then the registration process kaydetme süreci beyinde meydana
in the brain takes place. gelmektedir.
   
39:33 Right? Değil mi?
   
39:37 And so, thought then pursues it Ve sonrasında düşünce hazzın peşine
– in image, in desire, düşer - imgelerde, arzuda,
   
39:48 in image and so on. görünüşlerde vesaire.
   
39:51 So, at the moment of actual incident, Bundan dolayı gerçekleşen olayın tam
actual happening, o anında, fiili olayın tam o anında
   
39:58 the brain is not registering, at all. beyin kayıt altına almıyordur,
  hem de hiçbir şeyi.
   
40:03 This is very important to understand Bunu anlamak çok önemlidir
   
40:05 because the function of the brain çünkü beynin işlevi kayıt altına almaktır,
is to register,  
   
40:13 and it wants to register ve beyin kayıt altına almak ister çünkü
because in that registration bu kayıtta
   
40:19 there’s security. Right? güvenlik vardır. Değil mi?
   
40:27 And the brain can only operate Ve beyin ancak güvenlik olduğunda
perfectly, when it is secure, mükemmel bir biçimde işleyebilir,
   
40:32 either in neurotic action nevrotik eylemin veya nevrotik inancın
or a neurotic belief, olduğu yerde,
   
40:36 there, in that, there is security. orada, o nevrozda, güvenlik vardır.
   
40:39 So, registration takes place O halde kayıt güvenli olmak için veya
in order to be secure  
   
40:49 or continue the pleasure o olayın zevkinin devam edebilmesi
of that incident. için ortaya çıkıyor
   
40:59 So, pleasure is non-existent Yani zevk eylemin oluştuğu anda var
at the moment of action, olmamaktadır
   
41:05 at the moment of perception, algının oluştuğu anda,
it only takes place after. ancak sonrasında meydana gelmektedir.
   
41:13 So, can there be Buna göre, sonrasında kayıt olmadan,
no registration after,  
   
41:21 only perception sadece algının olması
   
41:23 and not a continuity of that ve 'haz' dediğiniz şeyin devamlılığının
which you call ‘pleasure’? olmaması mümkün müdür?
   
41:27 Have you understood what I’m saying? Ne söylediğimi anladınız mı?
   
41:33 Is this somewhat clear? Bu biraz olsun açık mı?
Wait a minute. Durun bir dakika.
   
41:36 You see a mountain, Bir dağ görürsünüz, karla kaplı,
snow-capped, marvellous sight, olağanüstü bir görüntü,
   
41:45 dignity, stability, endurance vakar, durağanlık, dayanıklılık,
– an extraordinary thing to observe. - gözlemlenesi fevkalade bir şey.
   
41:54 Then the very dignity and the beauty Bunun üstüne dağın bütün vakarı,
and the majesty of that mountain güzelliği ve heybeti
   
42:02 absorbs all your thought. tüm düşüncelerinizi kendine katar.
   
42:07 It’s so great you are absorbed in it. Dağın kendisine katılmış olmanız ne de
  muhteşemdir.
   
42:10 But, a second later, Fakat bir an sonrasında kayıt
registration takes place oluşturulur,
   
42:14 – how marvellous that was! - ne kadar da müthişti!
   
42:18 The registration and the expression Kayıt ve 'ne kadar da müthişti' ifadesinin
in words, ‘How marvellous it is,’ kelimelere dökülüşü
   
42:24 is the movement of thought. düşüncenin hareketidir.
   
42:29 So, pleasure is the continuity Öyleyse haz olmuş olanın devamlılığıdır.
of that which has happened.  
   
42:38 This is very simple. Bu oldukça basittir.
   
42:40 Sexually, in observation, Cinsel olarak, gözlem her zaman sonradır.
it is always after.  
   
42:49 Now, we are saying, Şimdi, şunu diyoruz, gözleme müdahale
can there be an observation only, eden düşüncenin hareketi olmadan
   
42:58 and not the movement of thought salt gözlem olabilir mi?
interfering with that observation?  
   
43:08 Have you tried this ever in your life? Bunu hayatınızda hiç denediniz mi?
   
43:14 To see something beautiful, Güzel bir şeyi görüp, gözlemleyip o
observe it and then end it there, noktada öylece sonlandırmayı,
   
43:23 not let thought take over düşüncenin gözlemi devralmamasını,
and pursue it, ve düşüncenin peşinden sürüklenmemeyi.
   
43:29 through image, imgeler, arzu ve diğer bütün
through desire and all the rest of it? bahsettiklerimiz yoluyla?
   
43:34 So, in order to understand Demek ki hazzın bütün manasını
the full meaning of pleasure, anlayabilmek için,
   
43:41 one has to examine not only thought kişi sadece düşünceyi değil fakat arzuyu
but also of desire. da sorgulamalıdır.
   
43:49 One must understand desire. Kişi arzuyu anlamak durumundadır.
   
43:52 Again, religions have said, Dediğimiz gibi, bütün dinler 'Arzuyu yok
‘Wipe out desire, control desire, edin, arzuyu kontrol edin,
   
44:00 be without desire.’ arzusuz olun' demiştir.
   
44:03 I don’t know Bilmiyorum hiç bir manastırda
if you have been to a monastery, bulundunuz mu,
   
44:06 watched the priests, talked to them, rahipleri izleyip onlarla konuştunuz mu,
   
44:09 and you will see this fear of desire ve bu arzudan korkuyu göreceksinizdir
   
44:17 because desire must be expressed, çünkü arzu dışavurulmak zorundadır,
   
44:20 otherwise, it becomes aksi takdirde, içerde alev alev yanan
a burning flame, inside. bir ateş halini alır.
   
44:28 So, one must understand O zaman kişi arzunun ne olduğunu
what is desire. anlamak zorundadır.
   
44:32 What is desire? Arzu nedir?
   
44:40 When you are asked that question, Bu soru size sorulduğunda,
   
44:43 what‘s your inward response soruya verdiğiniz içsel cevap nedir
to that question  
   
44:46 – what is desire? - arzu nedir?
   
44:51 Probably, you’ve never even asked it. Muhtemelen bunu hiç sormamışsınızdır.
   
44:55 If you ask it, what is it? Eğer sorduysanız, cevap nedir?
   
44:59 It’s obviously sensation, Açıktır ki duyumsama vardır, arzunun
the beginning of it, sensation: başlangıcında, duyumsama:
   
45:06 seeing something beautiful, güzel bir şey görmek, bir elbise,
a dress, a car, a woman, man, bir araba, bir kadın, bir adam,
   
45:13 whatever it is – see, perception, her ne olursa olsun, duyumsama
   
45:16 then contact, sensation, temas, duyumsama,
   
45:22 then thought comes. ve sonrasında düşünce devreye girer.
   
45:27 That is, sensation, Yani duyumsama artı düşünce eşittir arzu.
plus thought equals desire.  
   
45:33 Desire then creates the image. Arzu böylelikle imgeler yaratır.
Right? Değil mi?
   
45:39 This is simple. Bu basittir.
   
45:41 Sensation, thought, desire Duyumsama, düşünce, arzu ve arzunun
and the image that desire creates. yarattığı imgeler.
   
46:02 I used to know a chap Bir delikanlı tanıdığım vardı
   
46:09 who used to put aside köşeye sinekler için bir parça şeker
a piece of sugar for the flies, koyardı,
   
46:27 while he was eating. yemek yerken.
   
46:31 So, thought is the response of memory Buna göre düşünce hafızanın tepkisidir
   
46:39 and if there was no memory, ve eğer hafıza olmasaydı kargaşa olurdu.
there would be disorder.  
   
46:45 Right? Of course. Değil mi? Elbette.
   
46:50 Memory is necessary Hafıza gündelik hayatta iş görebilmek
to function in daily life: için zorunludur:
   
46:58 technologically, educationally, teknolojik meselelerde,
reading, learning a language, eğitim meselelerinde, okurken,
   
47:02 driving a car, and so on and so on. bir dili öğrenirken,
  bir araba kullanırken vesaire vs.
   
47:05 Memory and the remembrance Hafıza ve beyinde depolanan
stored up in the brain, is necessary, anılar zorunludur,
   
47:14 but the disorder comes fakat kargaşa, düzen olmadığında
when there is no order  
   
47:23 in the structure of memory. hafızanın yapısında ortaya çıkar.
   
47:27 I’m getting on to something new! Yeni bir şeyde ilerliyorum!
   
47:35 That is, one recognises Yani kişi hafızanın bilgi olarak zorunlu
memory is necessary as knowledge olduğunu fark eder
   
47:45 – learning a language, and so on – - bir dil öğrenmek vesaire
   
47:50 but memory becomes disorder, fakat hafıza psikolojik olarak kargaşa
psychologically, halini alır,
   
47:59 because memory is mechanical. zira hafıza mekaniktir.
Right? Değil mi?
   
48:09 So, our relationship with another, O halde birbirimizle olan ilişkimiz,
   
48:12 if it is mechanical which is memory – eğer mekanikse ki bu hafızadır -
then there is no relationship. ortada ilişki yoktur.
   
48:18 I wonder if you see this. Bunu görebiliyor musunuz merak
  ediyorum.
   
48:20 Then, therefore, Sonrasında, haliyle de ilişkide
there is no order in relationship. düzen yoktur.
   
48:26 Right? Değil mi?
   
48:29 So, one must be aware Öyleyse kişi bu kargaşa ve düzenin
of this disorder and order. farkında olmalıdır.
   
48:39 Disorder takes place in relationship Kargaşa hafıza devrede olduğunda
when memory operates. meydana çıkar,
   
48:47 I wonder if you get the point of this. Bunun anlamını anlıyor musunuz merak
  ediyorum.
   
48:52 You are my wife, or my husband. Benim karımsınızdır veya
  benim kocamsınızdır
   
48:59 We have lived together Beraber yaşadık - seks, baş ağrıtma,
– sex, annoyance, jealousy, kıskançlık,
   
49:04 antagonism, irritation, karşıtlık, sinirlendirme,
nagging, possession dırdır, sahip olma
   
49:10 and all the strain of relationship. ve ilişkinin bütün gerilimi.
   
49:18 That is disorder. Bu kargaşadır.
   
49:21 Right? Değil mi?
Please see, that is disorder Lütfen görünüz, bu kargaşadır
   
49:26 because we are operating on memory çünkü hafızayla hareket etmekteyizdir
   
49:34 and, therefore, memory ve dolayısıyla da ilişkide mekanik olan
which is mechanical in relationship, hafıza,
   
49:40 in human relationship, insan ilişkilerinde mekanik olan hafıza
becomes disorder. kargaşa halini alır.
   
49:43 Ah, captured it? Have you got it? Ah, yakaladınız mı? Anladınız mı?
   
49:50 That is, memory is essential Yani hafıza belli bir düzeyde, belli
at a certain level, in a certain area, konularda elzemdir,
   
50:01 but in human relationship fakat insan ilişkilerinde hafızanın
when there is the operation of memory, eylemi olduğunda
   
50:07 then that brings disorder. kargaşa ortaya çıkmaktadır.
   
50:14 Look at it a little more closely. Biraz daha yakından bakınız.
   
50:16 That is, in our relationship Zira birbirimizle olan ilişkimizde
with each other,  
   
50:21 we create images of each other birbirimizle ilgili imgeler yaratırız
   
50:28 and the relationship is ve ilişki yaratılan bu iki imge
between these two images. arasındadır.
   
50:32 These images are mechanical. Bu imgeler mekaniktir.
   
50:40 They are put together by thought Bu imgeler anı olarak düşünce
as remembrance tarafından oluşturulmuşlardır
   
50:46 – you did this yesterday, - sen dün bunu yaptın, sana bunu
I told you that, etc., etc. söylemiştim, vesaire vs.
   
50:52 – memory, which is mechanical. - hafıza tarafından ki hafıza mekaniktir.
   
50:57 So, when in relationship, O halde ilişkide, insan ilişkisinde
in human relationship,  
   
51:01 mechanistic action takes place, mekanik eylem oluştuğunda, kargaşa da
there is bound to be disorder, oluşmak zorundadır
   
51:07 and that’s why there’s such strain ve bu sebeple birbirimizle olan
in our relationship with each other. ilişkimizde bu tür gerilimler vardır.
   
51:17 Right? Değil mi?
   
51:22 So, order is necessary for the brain Demek ki düzen beynin düzgün, verimli
to function properly, efficiently. bir şekilde işleyebilmesi için zorunludur.
   
51:30 When there is order, Düzenin olduğu yerde beyin hareketsizdir,
the brain is at rest,  
   
51:35 it hasn’t to work düzen getirmek için çalışması
to bring about order. gerekmemektedir.
   
51:41 Right? That’s what takes place Değil mi? Uyuduğumuzda olan şey budur
when we are sleeping  
   
51:46 – memory tries to assert order. - hafıza düzen getirmeye çalışmaktadır.
   
51:51 When there is so much disorder Çevremizde, içimizde bu kadar çok kargaşa
around us, in ourselves, varken,
   
51:55 there is some part of the brain beynin bir paçası şöyle demektedir:
which says,  
   
51:57 ‘For God’s sake, let me 'Tanrı aşkına bırak da bütün bu karmaşaya
put some order in all this mess.’ biraz düzen vereyim.'
   
52:02 So, it puts order Böylece beyin yaşamın mekanik
in the mechanical activity of life: aktivitesine düzen getirir:
   
52:09 going to the office, working, ofise gitmek, çalışmak ve bütün o hikâye
all that, or the factory, and so on. veya fabrikaya gitmek, vesaire.
   
52:15 But it tries to bring order, Fakat ayrıca beyin ilişkimize de düzen
also, in our relationship getirmeye çalışır,
   
52:20 by creating an image of you, of her, bir sen imgesi yaratarak, bir o imgesi
  yaratarak
   
52:29 and hopes, thereby, to have ve böylelikle aslında mekanik olan
an orderly life, which is mechanistic. düzenli bir hayata sahip olmayı ümit eder.
   
52:36 I wonder if you see this, clearly? Merak ediyorum acaba bunu açıkça
  görebiliyor musunuz?
   
52:38 Therefore, there’s always struggle Bu sebeple kadınla erkek arasında hep
between man and woman. bir mücadele vardır.
   
52:46 That is, in all relationships, Aslında sadece kadın erkek
not only with man and woman, ilişkilerinde değil
   
52:50 in all relationships. bütün ilişkilerde.
   
52:52 When we reduce relationship İlişkiyi mekanik bir sürece
into a mechanical process, indirgediğimizde
   
52:56 there is bound to be disorder. kargaşa olmak zorundadır.
   
53:01 Right? This is a fact. Değil mi? Bu bir olgudur.
   
53:04 Now, to observe the fact. Şimdi, olguyu gözlemlemek.
   
53:09 Right? How do you observe the fact? Değil mi? Olguyu nasıl gözlemliyorsunuz?
   
53:13 Is the fact different from you? Olgu sizden ayrı mıdır?
So, you are the fact. Öyleyse siz olgusunuzdur.
   
53:19 So, you are the image. Öyleyse siz imgesinizdir.
   
53:24 You may have a dozen images Düzinelerce imgeniz olabilir
   
53:26 – when you go to the office, -ofise gittiğinizde orada bir
you have an image there, imgeniz vardır,
   
53:28 when you’re working in a factory, bir fabrikada çalıştığınızda,
you have an image there, orada bir imgeniz vardır,
   
53:31 when you’re a secretary, bir sekreter olduğunuzda,
you have an image there orada bir imgeniz vardır
   
53:33 – and so on and on - vesaire vesaire, ilişkilerinizde
in your relationships –  
   
53:34 we have dozens of images, masks. düzinelerce imgemiz, maskelerimiz vardır.
   
53:40 And so, these images are Ve böylece bu imgeler daimi olarak
perpetually creating disorder. kargaşa yaratırlar.
   
53:48 I’m a Catholic, you’re a Protestant. Ben bir Katoliğim, sen bir Protestansın.
   
53:51 Disorder – which is an image, Kargaşa - ki düşünce tarafından
put together by thought, oluşturulmuş bir imgedir,
   
53:56 thought which has been conditioned, koşullandırılmış, bir Katolik olmak için
educated to be a Catholic eğitilmiş düşünce
   
54:02 – as a Protestant, or a non-believer, - bir Protestan olmak için veya bir
as a Communist, and so on. ateist, bir komunist olmak için vesaire.
   
54:07 So, there must be order right Demek ki hayat boyu bütün ilişkilerimizde
through life in our relationships, düzen olmak zorundadır,
   
54:19 therefore, one must understand o halde kişi arzunun seyrini
the process of desire. anlamak zorundadır.
   
54:24 See how complex it all is Arzunun ne kadar karmaşık olduğunu
  görmek
   
54:26 – but it’s very simple, - fakat kökenini kavradıktan sonra bu
if you once grasp the root of it. oldukça basittir.
   
54:32 There is the disorder Mekanik ilişkinin kargaşası oradadır
of mechanistic relationship  
   
54:40 and order in mechanical ve hayatın mekanik süreçlerinde düzen
processes of life oradadır
   
54:45 and, therefore, ve bu yüzdendir ki kişi arzuyu anlamak
one has to understand desire. zorundadır.
   
54:48 Desire is, we said, Dediğimiz gibi duyumsama artı düşünce
sensation plus thought is desire arzudur
   
54:53 – with its images. - imgeleriyle.
   
54:57 And pleasure is Ve haz düşüncenin hareketidir,
the movement of thought,  
   
55:11 unaware of the whole hazzın bütün yapısından bihaber bir halde.
structure of pleasure.  
   
55:16 Where there is pleasure, Haz olduğunda korku olma zorundadır.
there must be fear.  
   
55:19 I wonder if you get this. Bunu anlıyor musunuz merak ediyorum.
Isn’t it? Değil mi?
   
55:23 It’s two sides of the same coin. Bu aynı paranın iki yüzüdür.
   
55:26 If you pursue pleasure, Eğer hazzı kovalarsanız, korkuyu da
you are also pursuing fear. kovalıyorsunuzdur.
   
55:33 Right? Do you see? Değil mi? Görüyor musunuz?
No? Oh, my God! Hayır mı? Ah, Tanrım?
   
55:43 We’re not saying Hazzın peşinde koşmamanız gerektiğini
you should not pursue pleasure söylemiyoruz
   
55:46 but see the implications of it. ve fakat sonuçlarını görünüz.
   
55:50 I seek pleasure Hazzı ararım ve eğer ona sahip değilsem
and if I don’t have it, I’m annoyed, huzursuz olurum,
   
55:57 I feel frustrated, angry Hakkı yenmiş ve öfkeli hissederim
– which then breeds fear. - ki bu da korkuyu besler.
   
56:05 So, they’re always going together, O halde ikisi her zaman beraber hareket
fear and pleasure. etmektedir, korku ve haz.
   
56:13 Right? Değil mi?
   
56:16 So, thought is the movement Buna göre düşünce harekettir,
giving life to both. ikisine de hayat vermektedir.
   
56:25 Do you understand, now? Şimdi anlıyor musunuz?
   
56:29 If I have no thought of tomorrow, Eğer yarın düşüncem olmasaydı korkuyor
I wouldn’t be afraid, would I? olmazdım değil mi?
   
56:38 At the moment of an incident, Bir olay, tehlike anında korku yoktur.
danger, there is no fear.  
   
56:44 It’s only after. Ancak sonrasında korku gelir.
   
56:49 The ‘after’ is Bu 'sonrası' düşüncenin hareketidir.
the movement of thought.  
   
56:53 So, you see, this is very important. Yani gördüğünüz gibi bu çok önemlidir.
   
56:55 Can the brain not register at all Beyin kaydetmeyerek düşünceye hareket
and so give movement to thought? vermeyebilir mi?
   
57:10 I’II explain, just look at it. Açıklayacağım, sadece bakınız.
   
57:15 You see a sunset. Bir gün batımı görürsünüz. Gün batımını
I take that as the most simple thing, çok basit bir şey olarak alıyorum,
   
57:19 though it’s time-worn zaman tarafından eskitilmiş bir şey
but doesn’t matter. olmasına rağmen, ama fark etmez.
   
57:24 You look at a sunset. Gün batımına bakarsınız.
   
57:27 At that moment of perception, Algınızın gerçekleştiği anda, gün
the beauty, the colour, batımının güzelliği, rengi
   
57:32 you follow, the whole of it takip ediyor musunuz, her
– there is no registration, şeyi - ortada kayıt yoktur,
   
57:36 there is just the mere observation o hayret verici görüntünün salt gözlemi
of an astonishing sight. vardır.
   
57:43 It is so. Right? Öyledir. Değil mi?
   
57:46 Then thought comes and says, Sonra düşünce devreye girer ve
‘How marvellous that was, 'Ne kadar da müthişti' der,
   
57:50 I must write a poem about it, onun hakkında bir şiir yazmalıyım,
  arkadaşıma onun hakkında
   
57:53 I must write it in my letter to my bir mektup yazmalıyım, ya da onun resmini
friend, or paint it, verbalise it,’ çizmeliyim ya da onu söze dökmeliyim,'
   
58:00 all the movement of thought. hepsi düşüncenin hareketidir.
   
58:03 Now, to observe the sunset and Şimdi gün batımını gözlemlemek ve
not let thought come into it at all, düşüncenin devreye girmesine asla
   
58:13 that requires great attention, izin vermemek muazzam bir dikkat ister,
   
58:20 not to let the movement düşüncenin hareketinin egemen olmasına
of thought take over, izin vermemek,
   
58:25 which is the pursuit of pleasure. ki düşüncenin hareketi haz arayışıdır.
   
58:30 Have you got something of this? Bundan bir şey anlayabildiniz mi?
   
58:34 Do it! You will find out Yapınız! Bunun ne kadar olağanüstü
what an extraordinary thing it is, bir şey olduğunu keşfedeceksiniz,
   
58:38 that the brain kaydetmeye alışmış beynin
which is accustomed to register  
   
58:42 – and it is necessary for it - ve beyin için belli bir konuda
to register, mekanik düzen getirmek,
   
58:44 to bring mechanical order kaydetmek zorunludur -
in a certain field –  
   
58:49 but when it registers and fakat kaydedip kaydettiğinin
pursues what it has registered, peşine düşünce
   
58:54 then pleasure is the continuity of it, o zaman haz o kaydın devamı haline gelir
which brings about fear, also. ki bu korkuyu da beraberinde getirir.
   
59:01 You understand? Anlıyor musunuz?
   
59:03 So, can you observe only, O halde kaydetmeden gözlemleyebilir
without registering? misiniz?
   
59:11 You understand my question, now? Sorumu şimdi anlıyor musunuz?
   
59:17 Q: Just... It’s a very S: Şey...Bunu yapması çok zor bir şey
difficult thing to do because... çünkü...
   
59:22 K: I have stated it, sir. K: Efendim bunu ifade ettim.
   
59:25 If you understand it, Eğer anladıysanız bunu kelimelerinizle
don’t state it in your words. ifade etmeyiniz.
   
59:27 Try to follow, otherwise Takip etmeye çalışınız, aksi takdirde
you will put it into words kelimelere dökersiniz
   
59:30 and then it becomes your… ve sizin haline gelir...
you may be twisting it. çarpıtıyor olabilirsiniz.
   
59:34 So, please, just listen. Dolayısıyla lütfen sadece dinleyiniz.
   
59:40 I am aware that I’m afraid, Psikolojik olarak korktuğumun
psychologically. farkındayımdır.
   
59:49 And not to register that fact Ve bu olguyu o anda kaydetmemek,
at the moment,  
   
1:00:02 which requires tremendous alertness, muazzam bir uyanıklık gerektirir, anlıyor
you understand? Doesn’t it? musunuz? Değil mi?
   
1:00:08 Otherwise, you mechanically operate. Aksi takdirde mekanik bir şekilde
  yaşarsınız.
   
1:00:10 ‘I’m afraid, I must control it, 'Korkuyorum, korkumu kontrol etmeliyim,
I must run away from it’ ondan kaçmalıyım'
   
1:00:13 – all the rest of it. - ve bütün malum hikâye.
   
1:00:15 But when you observe, Fakat gözlemlediğinizde, o gözlemde
in that observation,  
   
1:00:20 is it possible not to register at all? hiç kaydetmemek mümkün müdür?
   
1:00:27 I see a beautiful face – observe it. Güzel bir yüz görüyorum - gözlemleyiniz.
   
1:00:34 That’s all! Hepsi bu!
   
1:00:38 But we don’t do that. Ama bunu yapmıyoruz.
   
1:00:42 All the mechanistic habits, Bütün mekanik alışkanlıklar, düşüncenin
movement of thought comes into being. hareketi varlığa gelir.
   
1:00:47 This requires – as I said – Bu - dediğim gibi - büyük bir dikkat
great attention, ister,
   
1:00:51 which is its own discipline, ki kendi içinde bir disiplindir,
   
1:00:55 so that the brain is free öyleki beyin sadece gözlemlemek için
to observe only özgür olabilsin
   
1:01:05 and not act mechanically. ve mekanik hareket etmesin.
   
1:01:10 You see the point? Konuyu anladınız mı?
   
1:01:13 Now, all this Şimdi, bütün bunlar bir analiz süreci
is not a process of analysis. değildir.
   
1:01:24 To me, analysis is a waste of time, Bana göre analiz bir zaman kaybıdır,
   
1:01:30 whether you psychoanalyse, ister psikanaliz olsun veya geri
all the rest of it. kalanlardan başka bir tanesi.
   
1:01:33 It’s a waste of time Bu bir zaman kaybıdır çünkü analiz eden
because the analyser is the analysed. analiz edilendir.
   
1:01:39 Now, can you see the totality Şimdi, hazzı bir bütün olarak,
of pleasure, at one glance tek bir bakışta görebiliyor musunuz
   
1:01:48 – the whole structure of it? - hazzın bütün yapısını?
   
1:01:50 You understand my question? Sorumu anlıyor musunuz?
   
1:01:54 We’ve said, what is pleasure, Haz nedir dedik ve hazzı irdeledik.
we’ve been through that.  
   
1:01:58 Right? Pleasure is Değil mi? Haz düşüncenin hareketidir
the movement of thought  
   
1:02:00 after the actuality has gone. Right? gerçekliğin kendisi gittikten sonra.
  Değil mi?
   
1:02:07 We said that. That is the movement Bunu söyledik. Bu hazzın hareketi ve
of pleasure and the pursuit of it. haz arayışıdır.
   
1:02:11 Now, what is desire – and the whole Şimdi arzu nedir - ve düşüncenin
movement of thought. Right? tüm hareketi. Değil mi?
   
1:02:17 Movement of thought, desire, Düşüncenin, arzunun hareketi,
actual happening of incident olayın bilfiil olduğu an
   
1:02:26 and then the continuity ve sonrasında düşünce tarafından
given to it by thought. o ana verilen devamlılık.
   
1:02:30 Can you see the totality Hazzın yapısının tamamını görebiliyor
of the structure of pleasure? musunuz?
   
1:02:36 Not bit by bit. Azar azar değil.
You understand my question? Sorumu anlıyor musunuz?
   
1:02:40 I wonder if you do. Anlıyor musunuz merak ediyorum.
   
1:02:43 To see something, totally, Bir şeyi tamamıyla görmek,
   
1:02:47 to see something totally bir şeyi tamamıyla görmek yöne sahip
is not to have direction. olmamaktır.
   
1:02:52 I wonder if you see this? Merak ediyorum bunu görüyor musunuz?
When you look at a map Bir haritaya baktığınızda
   
1:02:57 and you have a particular place ve gitmek istediğiniz belirli bir
you want to go to, yer olduğunda,
   
1:03:03 which is a direction, ki bu bir yönü gerektirir,
   
1:03:05 then you don’t look at the rest of it, o durumda haritanın geri
  kalanına bakmazsınız,
   
1:03:07 you go from here to Bramdean, buradan Bramdean'a gidersiniz, Londra'ya,
to London, so on, then it’s finished. vs. ve sonra haritayla işiniz bitmiştir.
   
1:03:14 So, to look at the whole of the map Demek ki haritanın bütününe bakmak
   
1:03:20 is possible only ancak yönünüz yoksa mümkündür.
when you have no direction.  
   
1:03:23 Direction means motive. Yön dürtü demektir.
I wonder if you’ve got it. Bunu anladınız mı merak ediyorum.
   
1:03:29 So, to see the totality and the nature Yani, hazzın yapısını, doğasını ve bütünü
and the structure of pleasure görmek için
   
1:03:35 which is thought, desire and the ki bu düşüncedir, arzudur ve olandan
movement of thought after the incident sonra düşüncenin hareketidir
   
1:03:40 – to see the totality of it. - hazzı bir bütün olarak görmek.
   
1:03:44 If you see the totality, Eğer bütünü görürseniz ondan sonra
then you can describe it in detail, bütünü detaylarıyla tasvir edebilirsiniz,
   
1:03:50 but the description in detail fakat tasvirdeki detaylar size bütün
will not give you the whole picture. resmi vermeyecektir.
   
1:03:55 I wonder if you get it. Anlıyor musunuz merak ediyorum.
   
1:03:56 So, to see something totally O halde bir şeyi tamamıyla görmek
– your wife, your husband, - karınızı, kocanızı
   
1:04:05 your politics, the whole of it – siyasetinizi, hepsini -
   
1:04:10 is possible only when there is ancak yön sağlayan hiçbir dürtü
no motive which gives direction. olmadığında mümkündür.
   
1:04:16 Got it? Anladınız mı?
   
1:04:23 So, pleasure is Dolayısıyla haz düşüncenin hareketidir,
the movement of thought,  
   
1:04:32 which is entirely different ve bu zevk veren şeyden tamamıyla
from that which is enjoyable. farklıdır.
   
1:04:40 You enjoy. Zevk alırısınız.
   
1:04:43 Say, I mean, if you like food, Diyelim ki yemeği seviyorsunuzdur,
you enjoy food, yemeği yemekten zevk alırsınız,
   
1:04:48 but thought comes over and says, fakat düşünce araya girer ve der ki
   
1:04:52 ‘I must have the same 'Aynı tür yemekten yarın da yemeliyim.'
kind of food, tomorrow.’  
   
1:04:57 Then, the habit begins. Sonra alışkanlık baş gösterir.
   
1:05:00 Then, the breakdown of the habit, Sonra da alışkanlığın kırılması,
   
1:05:02 which thought says, düşüncenin 'Alışkanlığımı yenmeliyim'
‘I must break it down’ demesiyle baş gösterir
   
1:05:04 so, all the conflict begins. ve bütün çatışma başlar. Halbuki
   
1:05:07 Whereas, if you are fond of food, yemeğe düşkünseniz tadına bakınız,
taste it, enjoy it and end it there. zevkine varınız ve orada son veriniz.
   
1:05:16 You understand? Anlıyor musunuz?
   
1:05:17 Not to say, ‘I must have it 'Yarın da veya bu akşam da bundan
tomorrow, or this evening.’ yemeliyim' dememekten bahsediyorum.
   
1:05:25 So, in the same way to observe Buna göre, aynı şekilde karınızı, kocanızı
your wife, your husband,  
   
1:05:32 everything around you, çevrenizdeki her şeyi kaydetmeden
without registering gözlemlemek
   
1:05:38 and, therefore, ve böylece gözleme devamlılık vermek.
giving it a continuity.  
   
1:05:43 Then that gives the brain Zira bu beyne muazzam bir özgürlük verir.
a tremendous freedom.  
   
1:05:48 You have established order Düzenli olması gerekene düzeni tanıttınız
where it should be orderly  
   
1:05:51 and you have cleared away ve ilişkideki bütün kargaşayı
all disorder in relationship, temizlediniz,
   
1:06:01 because then there is no picture, çünkü o halde sen ve o imgesi arasında,
there is no image between you and her hiçbir resmetme yok,
   
1:06:05 or between another. veya bir başkasıyla aranızda
You’ve got this? Good! hiçbir imge yok. Bunu anladınız? Güzel!
   
1:06:10 That’s enough for today, isn’t it? Bugün için yeterli, değil mi?