Krishnamurti Subtitles

Sağlıklı Zihin Nedir?

Ojai - 18 April 1982

Discussion with Scientists 4



0:10 The Nature of the Mind Zihnin Doğası
   
0:23 Part Four Kısım 4
   
0:25 What is a Healthy Mind? Sağlıklı zihin nedir?
   
0:37 This is one of a series of Bu J Krishnamurti, David Bohm, Rupert
dialogues between J Krishnamurti, Sheldrake, ve John Hidley
   
0:41 David Bohm, Rupert arasındaki diyalogların
Sheldrake, and John Hidley. bir parçasıdır.
   
0:45 The purpose of these discussions Tartışmanın konusu
is to explore essential questions zihin, psikolojik bozulma hakkındaki
   
0:48 about the mind, what is temel soruların ortaya çıkması,
psychological disorder, psikolojik düzensizliğin ne olduğu,
   
0:52 and what is required for ve temel psikolojik
fundamental psychological change. değişim için ne gerektiğidir.
   
0:57 J Krishnamurti is a religious J Krishnamurti dindar bir, filozof,
philosopher, author, and educator, yazar ve eğtimci,
   
1:01 who has written and given lectures olup bu konular hakkında
on these subjects for many years. yıllardır yazıp dersler vermiştir.
   
1:05 He has founded elementary Hindistan, İngiltere ve
and secondary schools Amerika'da
   
1:07 in the United States, ilk ve orta okullar
England, and India. açmıştır.
   
1:11 David Bohm is professor David Bohm İngiltere'de Londra
of theoretical physics Üniversitesi Birkbeck
   
1:14 at Birkbeck College, kolejinde teorik fizikçidir.
London University in England.  
   
1:17 He has written numerous books Teorik fizik ve
concerning theoretical physics bilincin doğası konusunda
   
1:20 and the nature birçok kitap yazmıştır.
of consciousness.  
   
1:22 Professor Bohm and Profösör Bohm ve bay
Mr. Krishnamurti Krishnamurti daha
   
1:24 have held previous dialogues önce birçok konuda
on many subjects. söyleşiler yapmıştı.
   
1:28 Rupert Sheldrake is a biologist, Rupert Sheldrake bir biyologdur
whose recently published book geçenlerde yayınladığı
   
1:32 proposes that learning in kitabında öğrenmenin
some members of a species bazı türlerde
   
1:35 affects the species o türün bütününü
as a whole. etkilediğini tartışıyor.
   
1:38 Dr. Sheldrake is presently Dr. Sheldrake Hindistan'da
consulting plant physiologist Hydarabad'da Uluslararası
   
1:42 to the International Crops araştırma ensütüsünde
Crops Research Institute  
   
1:44 in Hyderabad, India. yönetici psikologdur.
   
1:46 John Hidley is a psychiatrist John Hidley özel hasta bakan
in private practice, psikiyatrdır,
   
1:50 who has been associated Ojai Kaliforniya'da Krishnamurti
with the Krishnamurti school okullarıyla birlikte
   
1:52 in Ojai, California altı yıldır
for the past six years. beraber çalışmaktadır.
   
1:57 The first three dialogues have İlk üç diyalogda
focused on various processes benliğin tanımlanması
   
2:01 of self-identification hakkındaki süreçle
and their effects. ilgili düşünceler işlenmişti.
   
2:04 The need for psychological security Psikolojik güvenliğe olan
has been discussed as growing out ihtiyaç büyüen
   
2:09 of a basic division, in which temel bölünmeolarak, bilincin kendinden ayrı gözüken
the contents of consciousness  
   
2:13 appear to be separate ki bilincin içeriğidir
from consciousness itself. üzerinden tartışılmıştı.
   
2:16 Today's discussion begins Bugününn tartışması
with the importance of attention. dikkatin önemiyle başlıyor.
   
2:21 K: What is analysis? K: analiz nedir?
   
2:26 And what is observation? Ve gözlemi nedir?
   
2:31 In analysis there is the analyser Analizde anzlizör ve
and the analysed. analiz edilen vardır.
   
2:37 And so there is always Ve daima
that difference maintained. o fark korunur.
   
2:41 Where there is difference Fark olduğunda da
there must be conflict, çatışma olmalıdır,
   
2:46 division, bölünme,
   
2:50 and that's one of the factors ve çok yıkıcı olan
that really is very destructive etkenlerden biridir
   
2:56 to the whole psychological eksisksiz psikolojik
freedom, özgürlüğe,
   
3:04 this conflict, bu çelişki
this division. bu bölünme engeldir.
   
3:07 And analysis maintains Ve analiz bu bölünmeyi
this division. sürdürür.
   
3:14 Whereas if one Oysa kişi
observes closely yakından gözlerse
   
3:17 - I'm not correcting you, - Sizi düzeltmiyorum bayım
sir, I'm just enquiring - sadece sorguluyorum-
   
3:22 the analyser analiz eden
is the analysed. analiz edilendir.
   
3:24 Again the same problem: Tekrar aynı problem:
   
3:26 thought has divided the analyser düşünce analizciyi ve
and the analysed. edileni bölmüştür.
   
3:32 The analyser is the past, who has Analizci geçmiştir,
acquired a lot of knowledge, birçok bilgi biriktirrendir,
   
3:35 information, malumat,
separated himself, kendinden ayrılmış,
   
3:39 and is either correcting ve ya gözleneni düzeltir,
the observed, the analysed, analiz edilen,
   
3:45 make him conform kendine uydurur
- he is acting upon it. -onun üzerine davranır.
   
3:49 Whereas the analyser Oysa analiz eden
is the analysed. analiz edilendir.
   
3:54 I think if that is really Sanırım eğer bu gerçekten
understood very deeply, derinlemesine anlaşıldı,
   
3:59 the conflict, çelişki, psikolojik
psychological conflict ends, çelişki sona erer,
   
4:03 because in that çünkü onda
there is no division between analiz edenle edilen
   
4:09 the analyser arasında
and the analysed, fark yoktur,
   
4:12 there is only sadece gözlem
observation. vardır.
   
4:14 Which Dr. Bohm and we discussed Ki bunun hakkında geçen yıl
at considerable length last year. Dr. Bohm ile hayli uzun tartıştık.
   
4:25 So, if that is clearly Öyleyse, açıkça
understood anlaşıldıysa
   
4:28 - I am not laying - Kuralı aşağı
down the law, çekmiyorum,
   
4:30 but I am just… ama sadece
as I have observed, gözlediğim gibi,
   
4:33 as one has observed bu eksiksiz çatışma
this whole business of conflict, işini birinin gözlediği gibi,
   
4:39 whether one can live the whole kişi kişinin hayatını
of one's life without conflict. çatışmasız yaşayabilirmi meraktayım.
   
4:48 That means the controller Bunun anlamı
is absent, kontrolcü yoktur,
   
4:50 which is a very ki oda çok tehlikeli
dangerous question. bir sorudur.
   
4:56 I feel where there is inattention, hissettiğimi o ki
lack of attention, nerede bu dikkatsizlik, dikkat eksikliği
   
5:00 is really the whole varsa çatışmanın
process of conflict. tamamı vardır.
   
5:09 S: Yes, I can see that if both sides S: Evet, anlıyorum ki
saw this with the utmost clarity... eğer iki taraf da azami dikkatle görmüşse...
   
5:15 K: Yes. That means they are giving K: Evet. Bunun anlamı
intelligence to the whole problem. bütün probleme anlayışı verdikleridir.
   
5:20 S: What happens if only S: Sadece bir taraf çekişmede
one party in a conflict varsa azami
   
5:22 sees it with that utmost clarity? açıklıkla görürse ne olur?
K: What happens? K: Ne olur?
   
5:27 One gives complete attention Biri bütün dikkatini
in one's relationship between kadır ve erken ilişkisine
   
5:31 man and woman; verirse;
let's begin with that. haydi bunla başlayalım.
   
5:36 You have given Siz bütün dikkatinizi
complete attention. verdiniz.
   
5:41 When she insults you, Kadın sizi aşağıladığında,
when she flatters you, övdüğünde,
   
5:44 when she bullies you, sizi ezdiğinde,
   
5:46 or when she is yada size
attached to you, bağımlı olduğunda,
   
5:48 all that is the lack hepsi dikkat
of attention. eksikliğidir.
   
5:52 If you give complete attention, Eğer bütün dikkatinizi
and the wife doesn't, verirseniz e karınız vermezse,
   
5:57 then what happens? o zaman ne olur?
That is the same problem. Aynı problemdir bu.
   
6:04 Either you try to explain, Ya siz açıklamaya çalışırsınız
day after day, gün be gün,
   
6:09 go into it with her onunla gereken
patiently. sabırla devam edersiniz.
   
6:15 After all, attention implies also Hepsinden sonra, dikkat büyük
great deal of care, affection, love. oranda koruma, muhabbet sevgi gerektirir.
   
6:20 It's not just Sadece zihinsel
mental attention. dikkat demek değildir.
   
6:24 It's attention tüm varlığınızla
with all your being. dikkat demektir.
   
6:30 Then either she moves O zaman ya
along with you, sizinle birlikte hareket eder,
   
6:36 comes over to your side, sizin tarafınıza geçer,
as it were, olduğu yere,
   
6:39 or she holds on to her yada ayrılıkçı
   
6:45 separative inkarcı
contradictory state. durumunu korur.
   
6:52 Then what happens? O zaman ne olur?
   
6:55 One is stupid, Biri aptaldır
the other is intelligent. diğeri akıllı.
   
6:58 S: But the conflict... S: Ama çatışma...
K: So there is always the battle K: Yani daima çarpışma vardır
   
7:01 between the stupid aptal ve
and the ignorant. bilgisiz arasında.
   
7:04 I mean between the ignorant, Demek istediğim bilgisiz,
the stupid, and the intelligent. aptal ve akıllı arasında.
   
7:09 H: A thing that seems to happen H: Bu durumda birşey
in that situation is that oluyor ki
   
7:15 the one's intelligence makes room, birini zekası yer yapar,
in which the other person, diğer kişi
   
7:20 who is caught in some attachment, bir bağımlılığa yakalanmış,
may have freedom to look at it. ona bakmaya özgür olana.
   
7:24 K: But if the other K: Ama diğeri
refuses to look at it, ona bakmaya red ederse,
   
7:29 then what is the relationship o zaman ikisi
between the two people? arasındaki ilişki ne olur?
   
7:31 H: There is none. H: Yoktur.
K: That's all. K: Hepsi bu.
   
7:37 You see tribalism is deadly, Görüyorsunuz kabilecilik
destructive. ölümcüldür, yık edicidir.
   
7:44 You see it basically, Temelde esasen
fundamentally, and I don't. görüsünüz onu ve ben görmem.
   
7:53 You have seen it probably Muhtemelen onu
immediately, derhal gördünüz,
   
7:59 and I'll take many years, ve benim yıllarımı
a long time to come to that. aldı ona varmak.
   
8:04 Will you have the... Sapih olacakmısınz...
   
8:07 - I won't use - Sabır kelimesini
the word patience - kullanmayacağım-
   
8:09 will you have the care, dikkate, muhabbete,
affection, love, sevgiye sahip olacakmısınız,
   
8:13 so that you understand benim aptallığımı
my stupidity? anlamak için?
   
8:19 I may rebel against you. Size karşı asi olabilirim.
   
8:23 I may divorce you. Sizi boşayabilirim.
   
8:26 I may run away Sizden kaçabilirim.
from you.  
   
8:29 But you have sown the seed Ama tohumu
somewhere in me. içimde bir yerlere ektiniz.
   
8:38 But that does happen, Ama gerçek hayatta bu olur
doesn't it, really, in life? olmaz mı?
   
8:43 S: Yes. S: Evet.
   
8:45 H: You said something H: Dediğiniz birşey
that interests me here, burada ilgimi çekti,
   
8:48 you said that if you dedinizki eğer derhal
have seen it immediately gördüyseniz
   
8:50 and the other person may take ve diğer insanın onu
a long time to come to seeing it. görmesi çok zaman alabilir.
   
8:53 And it seems like in this attention Ve görünen o ki
that you're talking about konuştuğunuz bu dikkatte
   
8:57 perception is immediate. algılama derhaldir.
K: Of course. K: Kuşkusuz.
   
8:59 H: It isn't built up out of... H: Çıktısından yapılmamıştır...
K: Oh, no, then it's not perception. K: Oh, hayır o zaman algılama değildir.
   
9:04 H: That may be part of the reason H: Belki diğer insanın görmesindeki
the other person is having zorluğun sebebi
   
9:06 difficulty seeing it, is that olabilir, belki onların
they want it to be proved to them. kanıtlanmasını istedikleri budur.
   
9:09 K: You see conditioning is K: Görüyorsunuz,
destructive, şartlanma yıkıcıdır,
   
9:14 and I don't. ve ben değilim.
H: Yes. H: Evet.
   
9:16 K: What is our relationship K: Aramızdaki
between us two? ilişki nedir?
   
9:20 It's very difficult to communicate Birbirimizle iletişim
with each other... kurmak çok zor...
   
9:23 H: Yes. H: Evet.
   
9:25 K: ...verbally or with care, K: ...sözel yada dikkatle,
it's very difficult, because... çok zordur, çünkü...
   
9:29 H: You won't know H: Ne hakkında
what I'm talking about. konuştuğumu bilmezsiniz.
   
9:31 K: No, and also I'm resisting you K: Hayır, ve size daima
all the time. I'm defending myself. direnirimde. Kendimi savunurum.
   
9:36 H: You're defending H: Savunduğunuz
what you think you see. gördüğünüzü sandığınız.
   
9:38 K: What I think is right. I have K: düşündüğüm doğrudur. Ben
been brought up as a Hindu, bir Hindu olarak büyütüldüm,
   
9:42 or a British, or a German, yada İngiliz, yada Alman
or a Russian, whatever it is, veya Rus, yada herneyse,
   
9:48 and I see the danger of letting ve onu bırakıp gitmenin
that go. I might lose my job. tehlikesini görürürm. İşimi kaybedebilirim.
   
9:53 People will say İnsanlar diyebilirki
I'm little-minded. ben dar kafalıyım.
   
9:58 People might say Deyebilirlerki
I depend on public opinion, kamuoyunun görüşüne bağlıyım,
   
10:02 so I'm frightened böylece bırakmaktan
to let go. korkarım.
   
10:06 So, I stick to it. Yani, ona yapışırım.
   
10:08 Then what is your O zaman benimle
relationship with me? ilişkiniz nedir?
   
10:14 Have you any relationship? Bir ilişkiniz varmı?
H: No. H: Hayır.
   
10:17 K: No, I question whether K: Hayır, hiç ilişkiniz
you have no relationship. varmı diye sorguluyorum.
   
10:20 H: I can tell you H: Ne gördüğümü
what I see. söyleyebilirim.
   
10:22 K: Yes. But if you have love for K: Evet. Ancak bana sevginiz
me, real, not just attachment, varsa gerçekten, sadece bağımlılık değil,
   
10:27 and sex, and all that business, ve seks, ve bütün o işler,
if you really care for me, bana gerçekten değer verirseniz,
   
10:33 you cannot lose o ilişkiyi
that relationship. kaybetmezsiniz.
   
10:37 I may run away, Ben kaçsam bile,
   
10:39 but you have the feeling o ilişkiyi
of relationship. hissedersiniz.
   
10:43 I don't know if I am conveying Bilmem ne
what I mean. dediğimi aktarabildim mi?
   
10:45 H: In other words, I don't just H: Başka bir deyişle, dememki,
say, well, I see it and you don't, ben görüyorum ama sen görmüyorsun,
   
10:48 and if you're not going ve dinlemezsen,
to listen, the heck with you. ne halin varsa gör.
   
10:50 K: No. But, sir, K: Hayır. Ancak, bayım,
   
10:54 you have established bir tür ilişki
a kind of relationship, kurdunuz,
   
10:59 perhaps very profound, sevgi olduğunda,
when there is love. belkide çok derin.
   
11:03 I may reject you, but you have Sizi red edebilirim ama sevginin
that responsibility of love. o sorumluluğuna sahip olabilirsiniz.
   
11:14 Not only to the particular Özel bir insan için değil,
person,  
   
11:17 but to the whole bütün insanlık için.
of humanity.  
   
11:22 What do you say, sir, Bütün bunlar hakkında
about all this? ne dersiniz bayım?
   
11:25 B: Well, I can't say B: Peki, daha çok
a great deal more. büyük iş deyemem.
   
11:29 I think that this care and attention Sanırım bu gaile ve dikkat
are the essential points. temel noktalar.
   
11:33 And, for example, in the question Ve mesela, gözlemci
of the observer and the observed, ve gözlenen sorusu,
   
11:37 or the analyser yada analizci ve
and the analysed, analiz edilen,
   
11:40 the reason why that bu ayrımcılık olmasının
separation occurs nedeni
   
11:42 is because there has yeterli dikkat
not been enough attention. olmammasıdır.
   
11:44 K: Attention, that's what K: Dikkat, işte
I'm saying. söylediğim bu.
   
11:46 B: So that one has to have B: Yani o kişi kendisinin
that same attitude even in looking psikolojik problemlerine
   
11:50 at one's own bakışta bile aynı
psychological problems. davranışa sahiptir.
   
11:56 H: An attitude of care? H: Bir ihtimam tutumu mu?
   
11:58 B: Care and attention B: Ne olup bittiğne
to what's going on. ihtimam ve dikkat.
   
12:02 One starts to analyse Biri alışkanlıktan
by habit, analiz etmeye başlar,
   
12:06 and one might condemn ve biride onu
that, for example, kınar , mesela,
   
12:08 that would not be o da doğru tutum
the right attitude. olmayabilir.
   
12:11 But one has to give care Ama kişi ihtimam
and attention to exactly ve dikkati kesinlikle
   
12:15 what is happening in that, ne olduğuna, insanlarla
just as in relationship with people. ilişkide olduğu gibi vermelidir.
   
12:22 And it's because that Ve nedenide hiç dikkat
there was no attention olmaması
   
12:24 or not the right kind yada doğru tür
of attention, dikkat olmamasıdır,
   
12:27 that that division böylece o bölünme
arose in the first place, ilk adımda ortaya çıkar,
   
12:31 and was sustained, ve sürdürülür,
right? dorumu?
   
12:35 S: But it's possible to have S: Ama bu tür bir
perhaps this kind of attention dikkate sahip olmak mümkündür
   
12:38 towards people that we know: tanıdığımız insanlara doğru:
wives, children, friends, etc., karılar, çocuklar, arkdaşlar, vs,
   
12:43 but what about people we don't know? ama ya tanımadığımız insanlar?
I mean, most of us Dediğim, çoğumuz
   
12:46 have never met any Russians, hiç bir Rusla karşılaşmadık,
for example, and we feel, many of us, mesela, ve hiisettiğimiz, çoğumuz,
   
12:51 there's this terrible fear of Russia, bu dehşetli Rusya korkusu,
and Russian nuclear weapons, ve Rusya'nın nükleer silahları,
   
12:55 and the Russian threat, Rusya tehditi,
and all the rest of it. ve bezerleri.
   
12:58 And so it's very easy to think, Ve yani çok kolaydır düşünmek,
'We've got to have all these bombs, "Bütün bu bombalarımız,
   
13:01 and so on, because the Russians ve benzerleri, hepsi
are so terrible'. Rusların dehşetinden".
   
13:05 We can think all these things about Hiç karşılaşmadığımız Ruslar
Russians; we've never met them. hakkında bütün bunları düşünebiliriz.
   
13:09 So, how do we have attention Öyleyse, düşmanlar hakkında
to enemies, or imagined enemies, nasıl dikkatimiz olsun, yada tahmini düşmanlar,
   
13:13 that we don't know? ki onları tanımayız?
K: What is an enemy? K: Düşman nedir?
   
13:18 Is there such thing Düşman diye birşey
as an enemy? varmıdır?
   
13:24 S: Well, there are enemies in the S: Pekala, düşmanlar vardır
sense that there are people who... ki onlar...
   
13:27 K: ...who disagree K: ...sizinle aynı
with you. düşünmeyen insanlardır.
   
13:29 S: Not only disagree… S:Sadece farklı düşünenler değil!
K: Who have definite idealistic, K: İdealistik, ideolojik
   
13:33 ideological differences. farkları kimler tanımlamıştır.
   
13:36 S: Well, they're usually people S: Peki, genellikle bizden
who are afraid of us, I mean, korkan insanlar, dediğim
   
13:39 the Russians are afraid of us, Ruslar bizden korkarlar,
and we're afraid of them, ve bizde onlardan,
   
13:42 and because they're ve onlar bizden
afraid of us, korktukları için,
   
13:44 they're in a position bizim düşmanımız olma
of being our enemies. pozisyonundadırlar.
   
13:46 K: Because we are still K: Çünkü halen kabilecilik
thinking in terms of tribalism. terimleriyle düşünüyoruz.
   
13:50 S: Yes, certainly. S: Evet, kesinlikle.
   
13:53 K: Supposing you and I K:Varsayalım siz ve ben
move out of that. ondan sıyrıldık.
   
13:55 I'm Russian, you are English, Ben Rus'um, sen İngiliz,
or British, or German, or French. yada Britanya'lı, Alman, Fransız.
   
14:01 I move, I despise Bırakırım, bu kabileciliği
this sense of tribalism. hakir görürüm.
   
14:07 What's my relationship O zaman sizinle
then with you? ilişkim ne olur?
   
14:12 H: Well, we... H: Güzel, biz...
K: I'm not Russian then. K: O zaman ben Rus olmam.
   
14:14 S: No. S: Hayır.
K: I'm a human being K: Bir insan oğluyum
   
14:18 with all my psychological bütün psikolojik
problems, problemlerimle,
   
14:22 and you are another ve siz başka bir
human being insansınız
   
14:24 with all your bütün psikolojik
psychological problems. problemlerinizle.
   
14:27 We are human Bizler insanlarız
beings, not labels. etiket değiliz.
   
14:31 B: Of course, the Russians B: Şüphesiz, Ruslar bunu
may reject this, you see. red edebilir, görüyorsunuz.
   
14:34 Suppose, we're in this situation... Varsayalım, bu durumdayız...
K: We are in that. K: Öyleyiz.
   
14:37 B: ...and the Russians will B: ...ve Rus'lar bizi
reject us, right? Then we have to… red edecek, öylemi? Sonra ne yapmalıyız!
   
14:40 then what's the next step, sonraki adım ne,
right? doğrumu?
   
14:43 K: So what shall we do? K: Öyleyse ne yapmalıyız?
   
14:48 You see, Görüyorsunuz,
   
14:54 I represent bütün insanlığı simgeliyorum.
all humanity.  
   
14:58 I am all humanity. Ben insanlığım.
   
15:04 I feel that way. Öyle hissediyorum.
To me it's an actuality, not just Benim için bir gerçeklik, bir
   
15:09 an emotional explosion, duygusal patlama değil,
emotional, romantic idea. duygusal, romantik fikir değil.
   
15:14 I feel I am the rest of mankind; İnsanlığın geri kalanı olduğumu
I am mankind. duyumsuyorum; ben insanlığım.
   
15:19 Because I suffer, or I enjoy, Çünkü acı çekerim, yada zevk alırım,
I go through all the tortures, işkencelerden geçerim,
   
15:24 and so do you, ve sizde,
so do you. sizde.
   
15:26 So, you are the rest Yani, insalığın
of mankind. geri kalanısınız.
   
15:34 And therefore you have terrible Ve böylece onun için korkunç bir
responsibility for that, in that. sorumluluk sahibi olursunuz, onun içinde.
   
15:39 So when you meet a Russian, or a Yani bir Rus'la bira araya
German, or a British, or Argentine, geldiğinizde, Alman, Britan2yalı, yada Arjantin'li,
   
15:46 you treat them as human beings, onlara insan olarak davranırsın
not labels. bir etiket değil.
   
15:49 S: Then does this simply mean S: O zaman bu basitçe bu
that in this largely tribal society, kadar büyük bir kabile toplumu,
   
15:54 with governments, and bombs, hükümetler, ve bombalar,
and weapons of war, ve savaş silahları,
   
15:57 there'll just be a few individual sadece birkaç birey
scattered here and there, oraya buraya dağılmış,
   
16:00 who've dissolved kendilerinde kabileciliği
tribalism in themselves? yoketmiş mi demek oluyor?
   
16:03 K: Yes. If a hundred of us K: Evet. Eğer yüz tanemiz,
all over the world really had dünya boyunca kabilesel
   
16:08 a non-tribalistic attitude hayata karşı
towards life, olmayan davranışlar ile,
   
16:13 we would be gerçekte bir şey
acting like a... gibi davranarak...
   
16:17 I don't know - like a light Bilmem - bir ışık
in the midst of darkness. gibi karanlığın ortasında.
   
16:23 But we don't. Ama değiliz.
   
16:25 This just becomes Bu sadece idealist
an idealistic romantic idea, romantik fikire dönüşür,
   
16:29 and you drop it, because ve bırakırsınız, çünkü
each pursues his own way. her arayışın kendi yolu vardır.
   
16:35 S: Yes. S: Evet.
   
16:37 K: Sir, I think we ought K: Bayım, sanırım farkı
to differentiate görmeliyiz,
   
16:40 between attention dikkat ile
and concentration. konsantrasyon arasındaki.
   
16:49 Concentration is focusing Konsantrasyon enerjinizi
your energy on a certain point. belli bir noktaya yoğunlaştırmaktır.
   
17:01 And attention - Ve dikkat-
   
17:05 there is no focusing belli bir noktaya
on a certain point. fokuslanmamaktır.
   
17:09 It's attention. Dikkattir.
   
17:12 H: Concentration seems H: Konsantrasyon zihinde
to have a goal in mind. bir hedef var demektir.
   
17:15 K: A goal, motive. K: Bir hedef, amaç.
It's a restrictive process. Sınırlayıcı bir süreçtir.
   
17:20 I concentrate on a page, Bir sayafaya konsantre
but my thoughts... olurum, ama düşüncelerim...
   
17:24 I am looking out of the window, Pencereden dışarı bakarım,
and I'll pull it back, sonr onu bırakıp,
   
17:27 and keep on bu işe
this business. devam ederim.
   
17:30 Whereas if I gave Oysa eğr bütün dikkatimi
complete attention to buraya verirsem
   
17:33 what I am looking pencereden baktığıma
out of the window  
   
17:37 - that lizard which is going - bu duvarda
along the wall - yürüyüp giden kertenkeleye-
   
17:41 and with that same attention ve aynı dikkatle
I can look at my book, kitabıma bakarsam,
   
17:45 look what I am doing. ne yaptığıma bakarsam.
   
17:47 H: Concentration presupposes H: Konsantrasyon önceden
that there's a controller varsayar ki bir
   
17:50 in there pulling it back. kontrolcu vardır ve onu geri çeker.
K: That's just it. K: İşte sadece bu.
   
17:58 S: But then, if there's S: Ama sonra, dikkatin
no controller of the attention, kontrolcusu yoksa,
   
18:00 the attention is dikkat basitçe
simply a response şimdiki
   
18:03 to whatever the present koşulların
circumstances are. ne olduğuna bir tepkidir.
   
18:06 K: You insult me K: Beni aşağılarsınız
- I'm attentive. - Dikaatli olurum.
   
18:11 There is no recording O aşağılamnın
that insult. bir kaydı yoktur.
   
18:20 B: Yes, I said. B: Evet, dedim.
   
18:23 K: You flatter me - a marvellous talk K: Beni översiniz -
you gave the other day. geçen gün eşsiz bir konuşma yaptım.
   
18:27 I've heard this so often repeated. Bunun çok sık tekrarlandığını
And I'm bored with it, so gördüm. Ve ondan sıkıldım,
   
18:31 - I'm not only bored - yani -Sadece sıkılmadım-
I see, what? Ne görürüm?
   
18:38 You follow, sir? İzliyormusunuz bayım?
   
18:40 Is it possible - really, that's Gerçekten mümkün mü - bu çok
the much more difficult question - daha zor bir soru-
   
18:44 is it possible kayıt etmemek
not to record mümkün mü
   
18:48 except where gerekli olduğu yerler
it is necessary? hariç?
   
18:50 It's necessary to record Araba kullanırken
when you are driving. kayıt etmek gereklidir.
   
18:54 To learn how to drive. Nasıl sürüleceğini
  öğrenmek için.
   
18:56 Record when you do your business, İşinizi yaparken ve geride
and all the rest of it. kalanları kayıd edin.
   
19:00 But psychologically, Ama psikolojik
what is the need to record? olarak neden kayıt gerekli olsun ki?
   
19:07 S: Isn't it inevitable? Doesn't S: Kaçınılmaz mı bu? Hafızamız
our memory work automatically? otomatik olarak çalışmaz mı?
   
19:11 K: Memory is K: Hafıza oldukça
rather selective. seçicidir.
   
19:15 H: We seem to remember things H: Bizim için önemli şeyleri
that are important to us... hatırlar görünüyoruz...
   
19:18 S: Yes. S: Evet.
H: ...have some... H: .. olan bazı...
   
19:19 connect in with who we think ne olduğumuzu sandığımız şeyle
we are and what our goals are. ve amaçlarımız ile bağlayarak.
   
19:24 B: But it seems to me that when B: Ancak bana gözüken
there is paying attention dikkat ettiğinmiz zaman
   
19:29 then in general attention sonra genel dikkat
determines what is to be recorded ne kaydedileceğini saptar
   
19:33 and what is not, that is, ne edilmeyeceğini de, bu da
it is not automatic anymore. artık otomatik değildir.
   
19:35 K: It's not automatic K: Otomatik değil artık.
any more. Quite right. Oldukça doğru.
   
19:37 B: If it comes from the past, B: Eğer geçmişten gelirse,
from the concentration, konsantrasyondan,
   
19:41 or from the analysis, yada analizden,
then it will be automatic. o zaman otomatiktir.
   
19:46 K: Another problem K: Tartışmamız gereken
which we ought to discuss başka bir sorun
   
19:50 - we said yesterday we would - - dün söylediğimiz yapamamız gereken-
religion, meditation, din, meditasyon,
   
19:56 and if there is ve kutsal birşey
something sacred. varsa.
   
19:58 We said we would Dedik ki onun hakkında
talk about that. konuşmalıyız.
   
20:06 Is there anything Yaşamda kutsal
sacred in life? birşey varmı?
   
20:13 Not thought creating Düşüncenin kutsal birşey
something sacred yaratması değil
   
20:19 and then worshipping that sacred, ve sonra o kutsala tapmak,
which is absurd. ki saçmadır.
   
20:28 The symbols in all the Indian Bütün Hint tapınaklarındaki
temples, they're images, semboller, onların imajları,
   
20:33 like in the Christian Hristiyan klisesindeki
church, gibi,
   
20:37 or the Muslim yada Müsliman
in the mosque, camisindeki,
   
20:39 there is this marvellous writing, eşsiz yazılar vardır,
it's the same. hepsi aynıdır.
   
20:46 And we worship that. Ve onlara ibadet ederiz.
   
20:48 H: That's idolatry. H: Bu ikonculuk.
K: No. Thought has created this. K: Hayır. Düşünce yarattı bunu.
   
20:55 The thought has created Düşünce imajı
the image yarattı
   
21:00 and then it worships it. sonra ona
  taptı.
   
21:03 I don't know if you see Bilmem bunun
the absurdity of it. saçmalığını görüyormusunuz.
   
21:06 H: Yes. H: Evet.
   
21:07 S: Well, that's manifestly S: Peki, bu
absurd, tamamen saçma,
   
21:10 but the more sophisticated ama değişik dinlerin
members of different religions daha bilgiç üyeleri
   
21:13 would say that deyeceklerki
it's not the thought, bu düşünce değil,
   
21:15 the image that's created by thought düşünce tarafından yaratılan
that's being worshipped, ve tapılan imaj,
   
21:17 but the image points to something ama imaj düşüncenin
beyond thought ötesinde birşeyi işaret eder
   
21:20 which is being worshipped. ki odur tapılnılan.
K: Wait a minute, let's look at it. K: bir dakika, ona bir bakalım.
   
21:22 That is, the symbol, O yani sembol,
   
21:25 we know symbol bilirizki sembol
is not the real, gerçek değildir,
   
21:30 but why do we create ama neden sembolleri
the symbol? yaratırız ki?
   
21:38 Please answer it. Lütfen cevap verin.
   
21:40 If there is something beyond, Eğer ötesinde birşey varsa,
why do we create the intermediary? neden aracıyı yaratıyoruz?
   
21:47 S: Well, I think that S: Pekala, sanırım
this is a question bu soruyu bazı
   
21:51 which in certain religions dinlere ona
has been central to them. merkzez olanlara sormak lazım.
   
21:53 The Jews who were against all Yahudiler bütün ikonculuğa tamamen
idolatry for exactly this reason, bu nedenle karşıdırlar,
   
21:57 and the Muslims, who don't ve Müslümanlar, ki camilerinde
have images in the mosques. imajları yoktur.
   
22:00 K: No, but they have these scripts. K: Hayır, ama onlarında yazıtları vardır.
S: They have writing. S: Yazıtları vardır.
   
22:03 K: Of course. K: Şüphesiz.
   
22:05 S: Well, they think writing S: Peki, sanırlarki
is what tells them about yazılar onlara bütün sembollerin
   
22:08 what lies beyond all symbols. arkasında ne olduğunu söyler.
K: Yes. K: Evet.
   
22:11 S: Now, you could say S: Şimdi, deyebilirsiniz ki
the writing simply becomes a symbol, yazı basitçe bir sembole dönüşür,
   
22:14 but I mean, these are words, demek istediğim, bunlar kelimelerdir,
and words can help us. ve kelimeler bize yardım edebilir.
   
22:18 We're having a discussion, Bir tartışmamız var,
and these words that we're having, ve sahip olduğumuz bu kelimler,
   
22:20 your words may help me, for example, sizin kelimeleriniz bana yardım edebilir,
if they're written down, mesela, yazılmışlarsa,
   
22:24 then they're written words o zaman yazılı kelimelerdir
like Muslim words. Müslüman kelimeler gibidir.
   
22:27 K: So, why do I have to have K: Yani, neden bir aracıya
an intermediary at all? ihtiyacım var?
   
22:38 H: Because I think I'm here, and H: Çünkü sanırım ben buradayım,
it's over there, and I don't have it. ve orada bitmiştir, ona sahip değilim.
   
22:41 I need some way Oraya gitmek için
to get there. bir yola ihtiyacım var.
   
22:44 K: No, you're not answering K: Hayır, soruma
my question. cevap vermiyorsun.
   
22:49 Is it that you, the intermediary, Sen misin, aracı,
understand, or realised, or anlamış, gerçekleştirmiş, yada
   
22:55 follow truth, gerçeği izleyen,
or whatever it is, yada herneyse,
   
22:58 and therefore you are ve böylece bana
telling me about it? onun hakkında konuşan?
   
23:03 H: Maybe I've seen something H: Belki birşeyler görüyorum
and I want to tell you about it. ve onun hakkında sana analatmak istiyorum.
   
23:06 K: Yes, tell me about it, but why K: Evet, bana onu anlat,
do you make yourself interpreter? neden kendini yorumcu yapıyorsun?
   
23:11 Why do you become the intermediary Neden aracı oluyorsun
between that şeyle
   
23:14 - I don't know - Bilmem ki nedir o-
what that is -  
   
23:18 and me, who is ignorant, ve benim aramda, kim
who is suffering? cahil, kim acı çeker?
   
23:21 Why don't you deal with my Neden benim acımla yüzleşmiyorsun
suffering rather than with that? ondan daha çok?
   
23:26 H: I think that that will deal H: Sanırım o acı çekmenle
with your suffering. yüzleşecek.
   
23:29 If I can get you to... Eğer seni alabilrisem...
   
23:31 K: That has been, sir, K: Olan o, bayım,
that has been the old trick bütün rahiplerin
   
23:35 of all the priests dünya boyunca
in the world. süregelen eski numarası.
   
23:43 We have had priests Çok eskilerden beri
from time immemorial, rahiplerimiz var,
   
23:46 right? öyle değilmi?
H: Yes. H: Evet.
   
23:48 K: But you haven't K: Ama kederimimi
released my sorrow. henüz bitiremediniz.
   
23:53 I am still suffering milyonlarca yıldan sonra
after a million years. halen acı çekiyorum.
   
23:57 What for? Ne için?
   
23:59 Help me to get rid bundan kurtulmam
of that. için bana yardım edin.
   
24:03 Help me to be free, without fear, Özgürleşmem için yardım edin,
then I'll find out. korkusuz, sonra ben bulurum.
   
24:12 Is it that you want İstediğiniz, pozisyon, güç
position, power, status, statü mü,
   
24:19 like the rest dünyanın hepsinin
of the world. istediği gibi.
   
24:23 Now, this is really Şimdi bu gereçekten
quite serious. oldukça cidddidir.
   
24:27 B: I think, if we try B: Sanırım, eğer
to give the priests denersek rahiplere vermeyi
   
24:30 the most favourable en sevilen
interpretation, yorumu,
   
24:32 that they may ki onlarda
have considered, dikkate alabilirlerki,
   
24:35 at least the best among them, en azından içlerinde en iyisi
that there's a kind of poetic imagery şiirsel söz sanatıyla
   
24:39 that people may use to point o insanlar konuyu bunun
to something beyond that - right? - ötesinde birşey olarak kullanabilirler- öylemi?
   
24:43 in a communication, bir iletişimde,
they are trying to point konuyu anlaşılır yapmaya çalışırken
   
24:46 to this sacred which hakkında konuştuğumuz
we were talking about. bu kutsalı.
   
24:50 That's perhaps the way Belkide ona baktıkları
they would look at it. yöntem yüzünden dir.
   
24:52 Now, would you say that Şimdi, hiç anlamı olmadığını
that would make no sense, söylermiydiniz,
   
24:54 you know, to have a poetic image bilirsiniz, kutsalı gözstermek için
to point to the sacred. şiirsel bir imaja sahip olmanın.
   
24:57 K: But, sir, why don't you help me K: Ama bayım, neden bana ne olduğunnu
to see what is happening to me? görmem için bana yardım etmiyorsunuz?
   
25:04 B: Yes, that's your point, B: Evet, sizin demek istediğiniz,
don't point to the sacred right away, kutsalı hemen işaret etmeyin,
   
25:06 but look at this first. ama önce ona bakın.
   
25:08 K: Help me to be free of it, K: Ondan kurtulmam için
then I'll walk. bana yardım edin, sonra devam ederim.
   
25:10 B: Yes, I understand that. B: Evet, anlaşıldı.
   
25:14 K: We have never talked - K: Asla konuşmadık- hiç kimse
nobody has gone into this like that. içine böyle dalmadı.
   
25:18 Always God, some saviour, Daima tanrı, bir rahip,
some Brahma, and so on, so on. Brahman ve benzerleri...
   
25:29 And this is what Ve işte din dedikleri bu.
we call religion.  
   
25:34 All the rituals are invented Bütün törenler
by thought, düşünceden icat edildi,
   
25:39 marvellous architecture eşsiz mimariler
- by thought, - düşünceden,
   
25:44 all the things herşey kliselerin
inside the churches, içindeki,
   
25:47 temples, mosques, tapınaklar, camiler,
created by thought. düşünce tarafından yaratıldı.
   
25:51 And having thought create it, Düşünce yarattı onları,
then thought worships it. sonrada düşünce tapındı onlara.
   
25:57 But thought is not sacred. Ama düşünce kutsal değildir.
   
25:59 H: Yes, I see that. H: Evet, onu görebiliyorum.
So you are saying, Yani diyorsunuz ki,
   
26:01 is it possible to put a stop düşünceye bir dur demek
to thought? mümkünmüdür?
   
26:03 K: Thought. K: Düşünce.
Is it possible? Mümkünmüdür?
   
26:05 H: And thought is the thing H: Ve düşünce imaj
that gets in the way yaratmanın
   
26:07 by creating the images... yoludur...
K: Of course. K: Şüphesiz.
   
26:09 H: ...which we take H: ...ki gerçekten değerli
for something really valuable. birşeyler için aldığımızdır.
   
26:11 K: I start out looking K: Kutsal olan birşeylere
for something sacred. bakmakla başlarım.
   
26:15 You come along and say, Siz çıka gelirsiniz,
   
26:18 'I'll tell you all about it'. " sana herşeyi anlatacağım" dersiniz.
Then you begin to organise it. sonra organize etmeye başlarsınız.
   
26:24 It's all gone by then, O zaman herşey gider,
it's finished. bitmiştir.
   
26:28 H: Then I just stay within thought, H: O zaman sadece düşünce ile
that's all I have. kalırım elimdeki tek şeyle.
   
26:30 K: So, if we reject, or understand, K: Yani, eğer red edersek, yada anlarsak,
that thought is not sacred, o düşüncenin kutsal olmadığınnı,
   
26:39 there's nothing holy düşüncede kutsal
about thought, olan hiçbirşeyin olmadığını,
   
26:43 but thought thinks that ama düşünce sanırki
what it has created is holy. yarattığı şey kutsaldır.
   
26:48 Right, sir? doğrumu bayım?
B: Right. B: Doğru.
   
26:50 Would you also add that, Ayrıca dermisiniz ki
just for the sake of…  
   
26:53 that time is not sacred? zaman da kutsal değildir?
K: Time, of course, not. K: Zaman, tabiki değildir.
   
26:55 B: Nothing in time, B: zamanda hiçbirşey,
people would say that. insanlar bunu söyleyeceklerdir.
   
26:57 K: Tomorrow is not sacred! K: Yarın kutsal değildir.
   
26:58 B: They always say, B: Daima söylerler,
only the eternal is sacred. sadece sonsuz kutsaldır.
   
27:01 K: But to find out what is eternity, K: Amasonsuz olanı bulmak
time must stop. için zaman durmalıdır.
   
27:07 H: But we get into a real subtle H: Ancak ggerçekten zor anlaşılan
place here, because you have said yere girmeliyiz, çünkü dedinz ki
   
27:10 things like absolute attention mutlak dikkat gibi şeyler
dissolves the self. benliği yok eder.
   
27:14 Then absolute attention O zaman mutlak dikkat
can become a thought. düşünceye dönüşür.
   
27:17 K: Idea of it, yes. K: Onun fikrine, evet.
H: Yes, the idea of it. H: Evet onun düşüncesine.
   
27:20 So we may go the route Yani düşünce yaratma yoluna
of creating the idea. gidebiliriz.
   
27:24 That seems to always be the danger. O da daima tehlikeli duruyor.
K: Sir, you make a statement... K: Bayım, bir saptama yaptınız...
   
27:27 H: Yes. H: Evet.
   
27:29 K: ...'absolute attention'. K: ..."mutlak dikkat".
   
27:33 I don't capture the depth Ne demek istediğinizi
of your meaning, what is implied. tam derinliğini anladmadım.
   
27:39 You have gone into it, and you Ona girdiniz, ve diyebilirsiniz
can say that - absolute attention. mutlak dikkat.
   
27:44 I hear it and make it Onu işitir
into an idea. ve bir fikre dönüştürürüm.
   
27:47 And then I pursue Sonra fikrin peşinden
the idea. giderim.
   
27:50 H: That seems to be the process. H: süreç bu gibi gözüküyor.
K: That's what we do all the time. K: Her zaman yaptığımız bu.
   
27:53 S: Yes. S: Evet.
   
27:54 K: So - gone. K: Yani- gitti.
Idea is not what you've said. Fikir dediğiniz şey değildir.
   
28:00 What you said Dediğinizde bir
had depth in it, had some... derinlik var, bazı...
   
28:02 H: But we don't know H: Ama bir fikri kovaladığımızı
that we're pursuing an idea. bilmiyorduk.
   
28:05 We don't realise at the time Bir fikri kovaladığımız
that we're pursuing an idea. anda ne yaptığımız anlmadık.
   
28:08 K: Of course not, because I am K: Şüphesiz öyle değil, çünkü
used to this reducing everything bu herşeyi
   
28:15 to abstract ideas. somut düşüncelere indirgeme.
   
28:23 So, could we try Yani, bulmayı
to find out, deneyebilir miyiz,
   
28:28 or realise, that anything yada anlmayı, düşüncenin
thought does is not sacred? yaptığı hiçbirşey kutsal değildir.
   
28:40 S: That seems S: Bana kendini
self-evident to me. kanıtlayan gibi geliyor bu.
   
28:43 K: All right. K: anlaşıldı.
That's self-evident. Kendini kanıtlayan.
   
28:45 In all the religions as they are now Bütün dinlerde şimdi
- there is nothing sacred. olduklarında -hiç kutsal yoktur.
   
28:52 Right? Öylemi?
   
28:54 S: No, there's nothing sacred S: Hayır, sözcüklerde
in itself in the words, kendinden kutsal olan bir şey yoktur,
   
28:57 or the buildings, or the… yada binalarda, yada bunda
and so on. But in a sense veya şunda. Ama sonuçta
   
29:02 all these religions are supposed bütün dinlerden kendilerinden öteyi
to point beyond themselves. göstermeleri beklenir.
   
29:06 K: Yes. K: Evet.
   
29:09 And to help me to go beyond Ve bütün bunlardan öteye gitmeme
all this, I must start bana yardım edin, ızdırabımdan
   
29:15 with my being free kurtulmaktan
from my agony, başlamalıyım,
   
29:21 understand my relationship insanlarla ilişkimi
with people. anlamalıyım.
   
29:25 If there is confusion here, Burada bir karışıklık varsa,
in my heart and my mind, kalbimde ve zihnimde,
   
29:30 what's the good diğerinin iyi
of the other? tarafı nedir?
   
29:36 I am not materialistic. Ben materyalist değilim.
   
29:39 I am not anti… Diğerine karşı
the other. değilim.
   
29:45 But I say, 'Look, Ama derim ki, " Bak
I must start where I am'. nerede isem oradan başlamalıyım".
   
29:49 To go very far, Çok uzağa gitmek için
I must start very near. çok yakından başlamalıyım.
   
29:54 I am very near. Çok yakınım.
   
29:58 So I must Yani kendimi
understand myself. anlamalıyım.
   
30:04 I'm the rest İnsanlığın
of humanity. geri kalanıyım.
   
30:07 I am not an individual. Bir birey değilim.
   
30:11 So, there is the book Yani, içimde insanlığın
of humanity in me. bir kitabı var.
   
30:14 I am that book. Ben o kitabım.
   
30:16 If I know how to read it, Eğer onu okumayı bilirsem,
from the beginning to the end, baştan sonuna,
   
30:19 then I can go... o zaman gidebilirim...
   
30:22 then I will find o zaman bulurum
if there is a possibility... eğer bir olasılık varsa...
   
30:26 if there is really something gerçekten sonsuz
that is immense, sacred. kutsal birşey olup olmadığını.
   
30:33 But if you are all the time saying, Ama siz daima derseniz ki
'Look, there is that, "Bak, şu var,
   
30:38 that will help you', sana yardım edecek",
I say, 'It hasn't helped me'. derim ki " yardım etmedi".
   
30:42 We have had these religions Bu dinlere milyonlarca yıldır
for millions of years. sahibiz.
   
30:48 That hasn't Yapmadılar
- on the contrary, - hatta tam tersi,
   
30:50 you have distracted "olan" dan
from 'what is'. dikkatiniz dağıldı.
   
31:01 So, if I want to find out Yani, eğer kutsal
if there is anything sacred, birşey varmı diye bulmak isterseniz,
   
31:07 I must start very near. çok yakından başlamalıyım.
   
31:11 The very near is me. Çok yakın ben'im.
   
31:15 And can I free Ve kendimi korkudan
myself from fear, kurtarabilir miyim,
   
31:20 agony, sorrow, despair ızdıraptan, üzüntüden,
- all that? çaresizlikten- hepsinden?
   
31:27 When there is freedom I can move, Özgürlük olduğunda hareket ederim,
I can climb mountains. dağlara tırmanırım.
   
31:36 S: Sir, are you saying that S: Bayım, dediğiniz eğer
the sacred would become apparent korkuve diğerleri kaybolursa
   
31:39 if we dissolved fear kutsal açıklığa çıkar mı?
and all these other things.  
   
31:42 K: Obviously, sir. K: Açıkçası, bayım.
That's real meditation, you see. Gerçek meditasyon budur, görüyorsunuz.
   
31:51 S: Through attention S: Dikkat içinden bizde gerçekte
to what is really happening in us. ne olduğu.
   
31:54 K: Happening, yes, K: Bize olan, evet
that's it. işte bu.
   
31:56 S: And what is really happening S: Ve gerçekten bizimle
between us and other people, diğerleri arasında olan,
   
31:59 and all the rest of it. ve geri kalanının hepsi.
K: Between our relationships. K: İlişkilerimizin arasında.
   
32:01 S: Yes. Through attention to this, S: Evet. Dikaaten buna,
this action... bu eyleme...
   
32:05 K: Attention, and we have discussed, K: Dikkat, ve bir zaman önce
too, with Dr. Bohm, some time ago, Bay Bohm ile de tartışmıştık,
   
32:12 having an insight into the whole benliğin bütün hareketine
movement of the self, bir kavrayış getirmek,
   
32:21 which is not hatırlama
a remembrance. değildir.
   
32:25 Insight is total perception Kavrayış ne olduğunuzun
of what you are, topyekün kavranmasıdır,
   
32:32 without analysis, analiz yapmadan,
without investigation - all that. araştırmadan- bütün hepsidir.
   
32:38 Total immediate perception Zihnininiz bütün içeriğin
of the whole content  
   
32:43 of your consciousness, derhal algılanması,
   
32:48 not take bit, by bit, by bit parça parça değil,
- that's endless. - onun sonu gelmez.
   
32:54 H: Oh, we're broken up, H: Oh, ayrıldık,
so we look at each little piece. yani biz her küçük parçaya bakıyoruz.
   
32:56 K: Yes. And because we are broken up, K: Evet. Ve ayrıldığımız için,
we can never see the whole. bütünü asla göremiyoruz.
   
33:03 Obviously, that seems so logical! Açıkça, çok mantıklı görünüyor!
H: Okay. H: Tamam.
   
33:06 K: So, is it possible K. Öyleyse ayrılmamak
not to be broken up? olasımı?
   
33:11 What is to be broken up? Ayrılmak nedir?
   
33:14 This confusion, Bu karışıklık,
this mess in consciousness, biliçteki bu karmaşa,
   
33:17 which we talked about ki dün hakkında konuştuk.
yesterday.  
   
33:25 You see, nobody wants to go Görüyorsunuz, kimse derinlemesine
so deeply into all this. Right, sir? bunlara girmek istemiyor. Doğrumu, bayım?
   
33:32 First of all, one hasn't the time, İlk önce, birinin zamanı yoktur,
one is committed to one's job, birinin işi vardır,
   
33:38 to one's profession, biri mesleğine
or to one's science, biri bilime adanmıştır,
   
33:40 to one's whatever biri de herne yapıyorsa
one is doing. ona.
   
33:44 And you say, 'Please, this is Ve dersiniz ki, " lütfen bu çok zor,
too difficult, or too abstract, yada çok soyut,
   
33:49 not practical' - pratik değil" -
that's the word they all use. hepsinin kullandığı sözcük bu.
   
33:54 As though all this, what you are Bütün bunlara rağmen, yaptığınız
doing and all is terribly practical. müthiş pratiktir.
   
34:05 Armaments - is it practical? Silahlar- pratikmidir?
Tribalism, is... Kabilecilik, ...
   
34:10 oh, well, you know oh peki bunu biliyorsunuz.
all about it.  
   
34:13 So, sir, let's move Yani, bayım burdan ilerleyelim.
from there.  
   
34:18 Is silence of the mind Zihnin sesiliği bir
a state of attention? dikkat durumumudur?
   
34:33 Or is it beyond attention? Yoksa dikkaten ötemidir?
I don't know if I'm… Bilmem anlatabildim mi?
   
34:38 B: What would you mean B: "dikkatin ötesinde" ile
by 'beyond attention'? ne demek istediniz?
   
34:41 Let's try to get Haydi ona girmeyi
into that. deneyelim.
   
34:48 K: In attention is there… K: Dikkatte bir şey vardır
   
34:52 Is attention Dikkat niyetin
an act of will? eylemimidir?
   
34:56 I will attend. Dikkat edeceğim.
   
34:58 H: No, we said H: Hayır, dedik ki
that's concentration. o konsantrasyondur.
   
35:01 K: Sir, I am asking you, K: Bayım, size soruyorum,
where there is attention, dikkat olduğunda,
   
35:07 is there any kind bir tür çaba
of effort? varmıdır?
   
35:15 Struggle? Çabalama?
'I must attend'. "Dikkat etmeliyim".
   
35:24 What is attention? Dikkat nedir?
Let's go into it a little bit. Buna biraz girelim.
   
35:29 What is attention? Dikkat nedir?
   
35:35 The word 'diligent' "Gayretli" sözü
is implied in attention. dikkat belirtir.
   
35:40 To be diligent. Gayretli olmak.
Not negligent. İhmlci değil.
   
35:48 S: What does diligent mean? S: Gayretli olmak ne demek?
Careful? You mean careful? Özenli? Özenli mi demek istediniz?
   
35:52 K: Yes. Care. K: Evet. Özen.
To be very precise. Diligent. Tam anlamında olmak için. Gayretli.
   
35:58 B: The literal meaning B: Kelime anlamı
is 'taking pains'. " zahmet çekmek".
   
36:00 K: Pains, that's right. K: Zahmet. Bu doğru.
Taking pain. Which is to care, Zahmet çekmek. Ki oda özen,
   
36:06 to have affection, to do everything şevkatli olmak, herşeyi doğru
correctly, orderly. yapmak, düzenli.
   
36:15 Not repetitive. Basmakalıp değil.
   
36:22 Does attention demand Dikkat düşüncenini eylemini
the action of thought? talep etmez mi?
   
36:33 S: Well, it doesn't demand S: Pekala, analizin
the action of analysis, eylemini talep etmez,
   
36:35 in the way you've explained it. açıkladığınız şekilde.
K: No, certainly. K: Hayır, kesinlikle.
   
36:37 S: And insofar as thought is S: Ve düşünce olabildiği kadar analitiktir,
analytical, it doesn't demand that. onu talep etmez.
   
36:41 And it doesn't demand the action Ve eylemin iradesini talep
of will, insofar as will involves etmez, yapabildiği kadar ayrımcılığın
   
36:46 a separation, an attempt to, kalkışmanın zihnin bir
by one part of the mind, parçasını yalep eder
   
36:50 force another part başka bir parçayı
to do something else. başka birşey yapmaya zorlar.
   
36:53 And it doesn't imply Ve hiçbir anlamda
any sense of ima etmez ki
   
36:58 going anywhere or bir yere gitmeyi yada
becoming anything, birşey olamayı,
   
37:00 because becoming leads çünkü olmak kişiyi
one out of the present. şimdiden çıkmaya götürür.
   
37:03 K: That's right. K: Bu doğru işte.
You can't become attentive. Özenli olamazsın.
   
37:07 S: But in the act of attention... S:Ama dikat eyleminde...
K: Just see what is implied in it. K: Sadeec onunla ne kast edildiğini görünüz.
   
37:11 You can't become Özenli olamazsınız.
attentive.  
   
37:13 That means in attention Bu dikkatte
there is no time. zaman yoktur demektir.
   
37:20 Becoming implies time. Olmak zamanı ima eder.
S: Yes. S: Evet.
   
37:22 K: In attention K: Dikkatte
there is no time. zaman yoktur.
   
37:25 Therefore it is not Bu yüzden
the result of thought. düşüncenin sonucu değildir.
   
37:29 S: Yes. S: Evet.
   
37:39 K: Now, is that attention K: Şimdi, o dikkat
silence of the mind? zihnin sessizliği midir?
   
37:45 Which is a healthy, Ki o da sağlıklı
sane mind, makul zihindir,
   
37:53 uncluttered, bozulmamış
unattached bağımsız,
   
37:56 unanchored, free mind, demir atmamış, özgüz zihin,
which is the healthiest mind. en sağlıklı zihindir.
   
38:08 Therefore I am asking, Böylece soruyorum,
out of that… onun dışında
   
38:12 in that attention, o dikkatte zihin
is the mind silent? sessiz midir?
   
38:20 There is no movement Düşüncenin hiçbir
of thought. hareketi yoktur.
   
38:30 S: Well, it sounds S: Peki, onun
like it, yes. gibi görünüyor, evet.
   
38:36 It sounds like Kulağa bir olma gibi
a state of being geliyor
   
38:38 rather than a state of becoming, dönüşmeden ziyade,
because it's not going anywhere çünkü bir yere gitmiyor,
   
38:41 or coming from anywhere. yada bir yerden gelmiyor.
K: Again, when you say 'being' K: Tekrar, "var olan" dediğinizde
   
38:44 what does that mean? ne demek istersiniz?
Being what? Ne olmak?
   
38:50 S: Well, being what it is. S: Pekala, olmak olandır.
It's not being something else. Başka birşey olmak değildir.
   
38:53 K: No, what does K: Hayır, "olmak"
that mean, 'being'? ne demek?
   
38:59 Are you putting 'being' "Olma"yı "dönüşme"nin
as an opposite to becoming? zıddı olarak mı koyuyorsunuz?
   
39:02 S: Yes. S: Evet.
K: Ah, then... K: Ah, o zaman...
   
39:05 the opposite has zıt kendi
its own opposite. zıttınada sahiptir.
   
39:09 S: Well, by 'being' I simply mean S: Peki, "var olmak" ile basitçe
a state which is not in a process süreç olmayan zamanla başka
   
39:17 of going somewhere else bir yere gitmeyen
in time. bir durumu kast ettim.
   
39:19 K: Which means K: Oda eylemsizlik
non-movement. demektir.
   
39:26 S: I suppose so. S: Sanırım öyle.
B: You could say that, yes. B: Onu söyleyebilirsin, evet.
   
39:30 K: Non-movement. K: Eylemsizlik.
   
39:31 B: If you say what you mean B: Eğer hareket ile
by movement, ne kast eetiğinizi derseniz,
   
39:33 that it doesn't mean it's static, o statik olduğu anlamına gelmez,
to say it's non-movement. denirki eylemsizdir.
   
39:35 K: No, it's dynamic, K: Hayır, dinamiktir,
of course. şüphesiz.
   
39:37 B: Dynamic, but it's B: Dinamik, ama
a little difficult. biraz zor.
   
39:39 K: There is no moving K: Buradan oraya
from here to there. bir hareket yoktur.
   
39:42 B: But there is another kind B: Ama başka bir tür
of movement, perhaps. hareket vardır, belkide.
   
39:45 K: That's what I want K: İşte girmek istediğim
to go into. de o.
   
39:49 If we use the word Eğer "var olamk" sözünü
'being', kullanırsak,
   
39:54 without movement, hareketsiz,
it is without thought, düşüncesizdir,
   
40:00 without time, zamnsızdır,
   
40:04 which is the movement ki bildiğimiz hareket
which we know. budur.
   
40:09 But the other Ama diğerinin
   
40:13 has its own dynamism, kendi dinamikleri varddır,
   
40:17 its own movement, kendi hareketi,
but not this movement, ama bu hareket değil,
   
40:21 the time movement, zaman hareketi,
the thought movement. düşünce hareketi.
   
40:24 Is that what you call "Var olmayı" kast
'being'? ettğiğiniz bumu?
   
40:31 S: I suppose it is. S: Varsayıyorum ki o.
   
40:39 K: Is that 'being' K: Sessiz "olmak"
silent? mıdır o?
   
40:45 You follow, sir? İzliyormusunuz, bayım?
   
40:47 We have various Sessizliğin değişik
forms of silence. biçimleri vardır.
   
40:51 Right? Doğrumu?
S: Yes. S: Evet.
   
40:55 It may not be silent Ses duyulmamması anlamında
in the sense of soundless. sessizlik olmayabilir.
   
41:01 K: I am using the word K: "Sessizlik" sözünü
'silence' in the sense, düşüncenin tek bir
   
41:04 without a single hareketi olmaması anlamında
movement of thought. kukkanıyorum.
   
41:09 S: Well, in that sense it must be S: Peki, o anlamda
silent, almost by definition. sessiz olmalı, neredeyse tanım gereği.
   
41:12 K: Yes. So, has my mind, the mind, K: Evet. Yani, zihnim, zihin,
has it stopped thinking? düşünmeyi durdurmuşmudur?
   
41:22 Has - not stopped thinking - - Düşünme durmamıştır-
has thought found its own place ama kendi yerini bulmuştur
   
41:27 and therefore ve böylece
   
41:31 it's no longer moving, artık hareket etmez,
chattering, pushing around? fısıldamaz, etrafta dolaşmaz?
   
41:39 Because there is no controller. Çünkü kontrolcu yoktur.
You follow? İzliyor musunuz?
   
41:51 Because when there is Çünkü o büyük
a great silence sessizlik olduğunda
   
41:57 then that which o zaman
is eternal is. sonsuzluk olur.
   
42:00 You don't have to enquire Onu sorgulamanıza
about it. gerek yok.
   
42:06 It's not a process. bir süreç değil.
   
42:09 It isn't something Elde edebileceğiniz
you achieve, my god! birşey değil, tanrım!
   
42:15 By fasting, by rituals, Oruç tutarak, törenlerle,
by all these absurdities. bütün bu saçmalıklarla.
   
42:26 Sir, you hear that. Bayım, onu duydynuz.
H: Yes. H: Evet.
   
42:29 K: You hear K: İşittini
X saying that. X onu söylüyor.
   
42:32 What value has it? Ne değeri vardır?
   
42:37 Value in the sense - Değer derken onunla
what do you do with it? ne yaparsınız anlamında?
   
42:45 Has it any importance Kendi önemi varmıdır
or none at all? yoksa hiçbirşey midir?
   
42:50 Because you are going Çünkü siz
your way. kendi yolunuza gidiyorsunuz.
   
42:53 You are a psychologist, Siz bir psikologsunuz
you'll go your way, I'll go my way, kendi yolunuza gidersiniz, ben kendi,
   
42:58 because I have said what I have çünkü ne demem gerektiğini
to say, and there it ends. söyledim, ve orada biter.
   
43:03 Then what? Sonrası nedir?
   
43:05 Somebody comes along and says, Biri çıkıp gelir ve derki,
'I'll tell you what he means'. " Sana anlamını söyleyeceğim".
   
43:12 You haven't the time. Zamanınız yoktur.
He has a little time, he says, Onun biraz vardır ve derki,
   
43:16 'I'll tell you "Onu size
all about it'. anlatacağım".
   
43:18 And you are caught. Ve yakalanırsız.
   
43:22 This is what is İşte olan
happening. budur.
   
43:28 From the ancient of times, Antik zamanlardan beri
the Sumerians, Sümerler'den,
   
43:32 the Egyptians, the Babylonians Mısır'lılardan, Babil'lilerden
- they have played this. - hep bunu oynadılar.
   
43:35 And we are doing still Ve halen aynı tür
the same kind of nonsense. saçmalığı yapıyoruz.
   
43:41 And I say, what has Ve diyorum ki,
religion done to man? din insanlığa ne yapmıştır?
   
43:45 It hasn't helped him. Ona yardım etmemiştir.
   
43:51 It has given him Romantik aldatıcı
romantic illusory comfort. bir konfor vermiştir.
   
43:57 Actually look what - we're killing Gerçekte bakın -birbirimizi
each other - I won't go into that. öldürüyoruz- ona girmek istemiyorum.
   
44:14 So, sir, let's begin. Öyleyse bayım, haydi başlayalım.
   
44:17 What is a healthy mind? Sağlıklı zihin nedir?
   
44:28 H: It's a mind that's H: Böyle şeylere
not caught so in this... yakalanmamış bir zihindir...
   
44:31 K: A mind that's K: Bütün bir
whole, healthy, zihin, sağlıklıdır,
   
44:34 sane, holy makuldür, kutsaldır
- H-O-L-Y - holy. K-U-T-S-A-L kutsal.
   
44:38 All that means Bütün bunlar sağlıklı
a healthy mind. zihin demektir.
   
44:46 That's what we started İşte bu yüzden
discussing. tartışmaya başladık.
   
44:48 What is a healthy Sağlıklı zihin
mind? nedir?
   
44:53 The world is Dünya son
so neurotic. derece nörotiktir.
   
44:58 How are we going to tell you, Size bir analist bir psikolog
as an analyst, as a psychologist, olarak nasıl söyleyebiliriz ki,
   
45:03 how are you going to tell people siz insanlara nası söylersiniz ki,
what is a healthy mind, sağlıklı bir zihnin ne olduğunu,
   
45:05 nobody's going kimse ona
to pay attention to it. aldırmayacaktır.
   
45:10 They'll listen to the tape, Teypleri, televizyonları
to television, dinleyecekler,
   
45:13 they'll agree, but they'll go on katılacaklar, ama
their own way. kendi yollarında gideceklerdir.
   
45:19 So what do we do? Öyleyse ne yapalım?
How do we… Nasıl yapalım?
   
45:22 First of all, do I have Her şeyden önce benim
a healthy mind? sağlıklı bir zihnim varmı?
   
45:31 Or is it just a lot of Yoksa o bir resimler,
pictures, words, images? kelimeler, imajlar yığını mı?
   
45:41 A mind that's Bir zihin ki
totally unattached tamamen bağımsızdır
   
45:45 to my country, ülkemden,
to my ideas, fikirlerimden,
   
45:48 all totally dispassionately tamamen ihtirassızca
unattached. bağımsızdır.
   
45:58 H: Are you suggesting that H: Varsayımınız ancak ben
only then am I in a position o zaman insanlara
   
46:01 to talk to anybody? konuşacak bir durumda olurum?
K: Obviously. K: Açıkçası.
   
46:03 Obviously. Açıktır.
   
46:06 I may be married, Belki evliyim,
I may, olabilirim,
   
46:09 but why should I be ama karıma neden bağımlı
attached to my wife? olayım ki?
   
46:14 H: Then it's an idea of marriage, H: O zaman evlilik fikridir,
it's not a marriage. evlilik değildir.
   
46:17 K: But love is K: Ama sevgi bir
not attachment. bağımlılık değildir.
   
46:23 So, have I realised Yani, bunu
that in my life? yaşamımda kavradım mı?
   
46:25 A healthy mind that says, 'I love, Sağlıklı bir zihin derki
therefore there is no attachment'. " Seviyorum, öyleyse bağımlılık yoktur".
   
46:31 Is that possible? Mümkünmü bu?
   
46:35 S: Sir, you make it sound so easy S: Bayım, aynı zamanda konuyu
and so difficult at the same time, hem kolay hem de zor yapıyorsunuz,
   
46:41 because... çünkü...
K: I don't see why it's difficult. K: Neden zor anlamıyorum.
   
46:43 S: Because, you see, S: Çünkü, görüyorsunnuz,
I hear what you say, ne dediğinizi duydum,
   
46:46 I think this is absolutely sanırım bu kesinlikle
wonderful stuff. mükemmel birşey.
   
46:49 I want to have a healthy mind, Sağlıklı bir zihin isterim,
I want to be in a state of being, var olmak halinde olmak isterim,
   
46:52 and then I realise o zaman kavrarım ki
that it's back into this, buna geri geliştir,
   
46:55 that I can't become ki sağlıklı bir zihine
in a state of having a healthy mind, sahip olma durumunda olamam,
   
46:58 and I can't move by an act of will ve bu duruma bir irade
or desire into this state. yada arzu ile hareket edemem.
   
47:04 It has to happen. And it can't Olmalıdır. Ve benim irademin bir
happen through any act of my will. eylemi ile olmaz.
   
47:08 K: No. So… K: Hayır. Üzücü.
   
47:10 S: So I have to let it happen S: Öyleyse bir anlamda
in some sense. olmasına izin vermeliyim.
   
47:12 K: So we begin K: Öyleyse
to enquire. sorgulamaya başla.
   
47:15 You begin to say, Şimdi demeye başla,
now, why? neden?
   
47:17 Why am I not healthy? Neden sağlıklı değilim?
Am I attached to my house? Evime mi bağımlıyım?
   
47:21 I need a house, Bir eve ihtiyacım var,
why should I be attached to it? ama neden ona bağımlı olayım ki?
   
47:25 A wife, relationship, Bir karı, ilişki,
I can't exist without relationship, ilişkişiz var olamam,
   
47:32 life is relationship. hayat ilişkidir.
   
47:35 But why should I be Ama neden bir insana
attached to a person? bağımlı olmalıym ki?
   
47:38 Or to an idea, to a faith, Yada bir fikre, inanca,
to a symbol - you follow? - bir sembole- izliyor musunuz?
   
47:42 the whole cycle of it: bütün çevrimini:
   
47:46 to a nation, to my guru, bir ulusa, guruma,
to my god. You follow? tanrıma. İzliyor musunuz?
   
47:50 Attached means attached Bağımlı demek
right through. başında sonuna bağımlıdır.
   
47:52 A mind can be free of all that. Bir zihin bütün bunlardan
Of course it can. özgür olabilir. Şüphesiz yapabilir.
   
47:58 S: But not just by wanting S: Ama sadece onu
to be free of it. isteyerek değil.
   
48:00 K: No. But seeing K: Hayır. Ama
the consequences of it, ardından gelencekleri görerek,
   
48:04 seeing what is nelerin içerdiğini
involved in it, görerek,
   
48:09 the pain, the pleasure, the agony, acıyı, zevki, ızdırabı,
the fear - you follow? - korkuyu- izliyormusunuz?-
   
48:12 all of that is involved in it. hepsi içindedir.
   
48:17 Such a mind is Öyle bir zihin
an unhealthy mind. hastalıklı zihindir.
   
48:26 S: Yes, but one can even agree S: Evet, ama kişi buna katılıp bile,
with that, one can even see it, görüp bile,
   
48:29 one can even see the movements kişi birinin bağımlılığının
of one's attachments, hareketlerini anlasa bile,
   
48:32 one can even see the destructive bütün ardışıl
consequences of all this. yokedicilerini görse bile.
   
48:36 But that doesn't in itself seem Ama bu otomatikman
automatically to dissolve it. çözülecek gibi gözükmüyor.
   
48:39 K: Of course not. So, it brings in K: Tabiki değil. Yani,
quite a different question. çok değişik bir soruyu getirir bu.
   
48:46 Which is, sir, do you hear it Ki bayım onuda, sadece
merely with your sensory ears, duyumsal kulaklarınızla duyarsınız,
   
48:52 or do you really hear it? yada gerçekten duyar mısınız?
   
48:57 You understand my question? Soromu anladız mı?
S: Yes. S: Evet.
   
48:59 K: Is it just casual, verbal, sensory K: Sadece, günlük, sözel,
hearing, or hearing at depth? duyumsal, yada dereinde işitmektir?
   
49:15 If you hear it at the greatest depth, Eğer onu en derinden duyarsanız,
then it's part of you. o zaman sizin parçanızdır.
   
49:21 I don't know if... Bilmem ki eğer...
   
49:23 B: I think that generally one B: Sanırım kişi genellikle
doesn't hear at the greatest depth, onu en derinden işitmez,
   
49:27 and something is stopping it, ve birşeyler onun durdurur,
you see. All the conditioning. gördüğünüz gibi. Hepsi şartlanmadır.
   
49:31 K: And also, probably K: Ve belki onu duymak
we don't want to hear it. istemeyiz de.
   
49:34 B: But the conditioning B: Ama şartlanma bizi, onu
makes us not want to hear it. duymayı istemez yapar.
   
49:36 K: Of course, of course. K: Tabiki, tabiki.
   
49:38 B: We're unwilling B: Hevesimiz de
to do so. yoktur yapmaya.
   
49:40 K: How can I say to my wife, K: Nasıl söylerim ki karıma,
'I love you but I am not attached'? "Seni seviyorum ama bağımlı değilim sana"?
   
49:44 She'll say, 'What the hell Deyecektir ki "Neler
are you talking about?' saçmalıyorsun?"
   
49:57 But if one sees the absolute Ama kişi mutlak gereği
necessity görürse
   
50:05 to have a healthy mind, sağlıklı bir zihne sahip olmayı,
   
50:14 and the demand for it, ve onun için olan talebi,
not only in myself, sadece bende değil,
   
50:18 but in my children, çocuğumda,
my society. toplumumda.
   
50:23 H: But you don't mean by that H: Ama demek istediğiniz
going around demanding of myself etrafta kendimden talep etmenin
   
50:25 and other people diğer insanları da
that they become healthy. sağlıklı kılacağını değil herhalde...
   
50:27 K: No, no. K: Hayır, hayır.
I demand in myself. Kendimde talep ederim.
   
50:30 I ask why is not Sorarım ki neden
my mind healthy? zihnim sağlıklı değil?
   
50:34 Why is it neurotic? NEden nörotik?
   
50:41 Then I begin Sonra sorgulamaya
to enquire. başlarım.
   
50:45 I watch, I attend, Seyrederim, dikkat ederim,
I am diligent in what I am doing. yaptığıma gayret ederim.
   
50:53 B: It seems to me that you said B: Bana öyle geldiki
that we must have to see dedğiniz bunun
   
50:56 the absolute necessity sağlıklı zihnin mutlak gerekliliğini
of a healthy mind, but I think, görmek gerektiği. ama sanırım,
   
50:58 we've been conditioned mutlak gerekliliğe
to the absolute necessity şartlandığımız zaman
   
51:01 of maintaining attachment. bağımlılığı üretiriz.
   
51:03 And that's what we hear, Ve duyduğumuz budur,
right? öylemi?
   
51:10 S: Well, we haven't necessarily, S: Pekala, illada çok
there are many people, inasın olması gerekmez,
   
51:13 who've seen that bütün bu problemlerin
there's all these problems, var olduğunnu görmüş,
   
51:15 there's something wrong zihinde yanlış
with the mind, bazı şeylerin olduğunu,
   
51:17 they feel that something to be done bunun hakkında birşeyler yapılmasını
about it, and all that, hisseden, ve bütün hepsini,
   
51:20 and then take up some kind ve bazı tür ruhsal
of spiritual practice, pratikler yapan,
   
51:23 meditation, whatnot. meditasyon, belirsiz şeyler.
   
51:25 Now, you're saying that Şimdi, diyorsunuz ki
all these kinds of meditation, bütün o tip meditasyon,
   
51:27 concentrating on chakras, çakralara konsantre olmak,
and whatnot, ve belirsiz şeyler,
   
51:30 are all just the same tamamen aynı
kind of thing. tür şeylerdir.
   
51:34 K: I have played K: O numarayı çok
that trick long ago. zaman önce yaptım.
   
51:37 S: Yes. S: Evet.
   
51:40 K: And I see the absurdity K: Bütün bunların saçmalığını
of all that. gördüm.
   
51:43 That is not going Bunlar düşünceyi
to stop thought. durdurmaz.
   
51:48 S: Well, some of these methods S: Peki, bu yöntemlerin
are supposed to. bazıları farz ediliyor.
   
51:52 I don't know if they do or not. bilme edilip edilmediğini.
They've never done it for me, or... Benim için asla durdurmadılar, yada...
   
51:57 but I don't know if that's because ama bilmem belkide
I haven't done them enough. yeteri kadar denemedim onları.
   
52:00 K: So, instead of going K: Yani, bütün bu işeri
through all that business yapmak yerine
   
52:02 why don't you find out, neden bulmuyorsunuz,
let's find out what is thought, haydi düşüncenin ne olduğunu bulalım,
   
52:06 whether it can end, sona erer mi,
what is implied. ne içerir.
   
52:09 You follow? Dig! İzliyormusunuz? Dürtüyorum!
   
52:22 Sir, at the end of these Bayım, bu dört tartışmanın
four discussions sonunda
   
52:28 have you got sağlıklı zihinlere
healthy minds? ulaştınız mı?
   
52:35 Have you got a mind Karışık olmayan
that is not confused, bir zihin,
   
52:40 groping, floundering, el yordamıyla gitmeyen, bata çıka,
   
52:44 demanding, asking? talep etmeyen sormayan
  zihininiz oldumu?
   
52:47 You follow, sir? İzliyormusunuz bayım?
   
52:49 What a business! Ne iş ama!
   
52:56 It's like seeing Bir çıngıraklı yılanı
a rattler and say, görüp te,
   
52:58 'Yes, that's a rattler, " Evet, bir çıngıraklı yılan,
I won't go near it'. Finished! yanına gitmem" demeye benzer. Bitmiştir!
   
53:01 H: It looks from the inside like H: Bu eşsiz derin problemin
this is a tremendous deep problem, içinden bakmak gibidir,
   
53:05 that's very difficult çok zordur
to solve, çözmesi,
   
53:07 and you're saying Ve dışardan
from the outside, dersiniz ki,
   
53:09 that it's just like seeing a rattler, bir çıngaraklı yılan görüp
and you don't go near it, yanına gitmezsiniz,
   
53:11 there's nothing to it. yapacak birşey yoktur.
   
53:13 K: It is like that with me. K: Benimle olan gibi.
H: Yes. H: Evet.
   
53:16 K: Because I don't want to achieve K: Çünkü Nirvanayı yada cenneti,
nirvana, or heaven, or anything. yada henhangi birşeyi elde etmek istemem.
   
53:20 I say, 'Look' derim ki "Bak"
- you follow? - izliyormusun?
   
53:23 H: Well, I think it's interesting, H: Pekala, sanırım ilginçtir,
why it looks so deep neden çok derin göründüğü
   
53:26 when in fact it isn't. öyle olmadığı halde.
   
53:30 K: No, sir, we are all K :Hayır bayım, hepimiz
so very superficial. çok batıl itikatlıyız.
   
53:35 Right? Doğru mu?
   
53:37 And that seems Ve bizi tatmin
to satisfy us. ediyor görünüyor.
   
53:41 That's our... İşte bizim...
good house, good wife, güzel evimiz, güzel karımız,
   
53:44 good job, good relationship - güzel işimiz, güzel ilişkimiz -
don't disturb anything. hiçbirşeyi rahatsız etmez.
   
53:51 I'll go to church, Ben kiliseye gideceğim,
you go to the mosque, siz de camiye,
   
53:53 I'll go to the temple ben tapınağa gideceğim
- keep things as they are. - şeyleri olduğu gibi koruyun.
   
53:59 H: Then you're saying, H: Sonra diyorsunuz ki
we don't even want to look at it. onlara bakmak bile istemeyiz.
   
54:01 K: Of course not. K: Tabiki istemeyiz.
H: But say, we come with a problem... H: Ama diyelim, bir problemle geldik...
   
54:04 K: If Mrs. Thatcher and the gentleman K: Eğer bayan Thatcher ve
in Argentina looked at it, Arjantin'deki beyefendi ona bakıp,
   
54:08 how tribalistic they are ne kadar kabileciler
- they would stop it. - onu durdururlar.
   
54:17 But they don't, because Ama yapmazlar, çünkü
the public doesn't want it. halk onu istemez.
   
54:20 British - you follow? Britanya - izliyor musunuz?
   
54:23 We are educated to be cruel Bizler diğerine karşı
to each other. zalim olmaya eğitildik.
   
54:30 I won't go Ona girmeyeceğim.
into all that.  
   
54:37 So, a healthy mind Yani, sağlıklı
is that, sir. zihin budur bayım.
   
54:41 A healthy mind is Sağlıklı zihin
without any conflict. çatışmasızdır.
   
54:52 Then it is İşte o zaman kutsal
a holistic mind. zihindir.
   
54:58 And then there's a possibility Ve o zaman bir olasılık
of that which is sacred to be. vardır ki kutsal olusun.
   
55:03 Otherwise all this Yoksa bütün
is so childish. bunlar çok çocukçadır.